3. Hîzb, Müzzemmil Sûresi

Müzzemmil Suresi 10. Ayeti Meali

وَاصْبِرْ عَلَى مَا يَقُولُونَ وَاهْجُرْهُمْ هَجْرًا جَمِيلًا
Vasbir ‘alâ mâ yekûlûne vehcurhum hecran cemîlâ(n)
1
ve isbir
ve sabret
2
alâ mâ
şeye
3
yekûlûne
diyorlar, söylüyorlar
4
ve uhcur-hum
ve onlardan hicret et, ayrıl
5
hecran
bir ayrılış ile
6
cemîlen
güzel

Diyanet İşleri Onların söylediklerine sabret ve onlardan güzellikle ayrıl.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Başkalarının diyeceklerine sabret, güzellikle onlardan ayrıl.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Başkalarının sözlerine sabret ve onları güzel bir terkedişle terket
Elmalılı Hamdi Yazır Ve ağyarın diyeceklerine sabret ve onları bir hecr-i cemîl ile terket, ayrıl!
Diyanet Vakfı Onların (müşriklerin) söylediklerine katlan ve onlardan güzellikle ayrıl.
Abdulbaki Gölpınarlı Ve sabret dediklerine ve gönlünden onlara aykırı olmakla berâber kötülüklerine karşı vermeyerek bırak onları.
Adem Uğur Onların (müşriklerin) söylediklerine katlan ve onlardan güzellikle ayrıl.
Ahmed Hulusi Onların dediklerine sabret ve onlardan güzel bir ayrılış ile ayrıl!
Ahmet Tekin Ötekilerin söyledikleri mantıksız, çirkin, incitici sözlere karşı sabrederek mücadeleye devam et. Tamamen irtibatını kesmeden, anlayışlı, hoşgörülü davranarak, onlardan uzak dur. Onlara şimdilik elleme.
Ahmet Varol Onların söylediklerine sabret ve onlardan güzel bir ayrılışla ayrıl.
Ali Fikri Yavuz Ve inkârcıların diyeceklerine, (sana iftira ve yalanlarına) sabırlı ol ve onları güzel bir şekilde terk edip ayrıl.
Bekir Sadak Putperestlerin soylediklerine sabret, yanlarindan guzellikle ayril.
Celal Yıldırım Onların (inkarcı müşriklerin) dediklerine katlan. Onları güzel bir tavırla terkedip ayrıl.
Diyanet İşleri 2 Onların söylediklerine sabret, yanlarından güzellikle ayrıl.
Fizilil Kuran Müşriklerin senin için dediklerine sabret, yanlarından nazik bir şekilde ayrıl.
Gültekin Onan Onların demelerine karşı sen sabret ve onlardan güzel bir ayrılma tarzıyla (düşünce ve eylem bakımından köklü bir tutum) ile kopup ayrıl.
Hasan Basri Cantay Onlar ne derlerse katlan. Onlardan sızıltısızca ayrıl.
Hayat Neşriyat Hem (o müşriklerin) söylediklerine sabret ve onları güzel bir ayrılışla terket!
Ibni Kesir Onların söylediklerine sabret ve yanlarından güzellikle ayrıl.
Muhammed Esed halkın (senin aleyhinde) söyleyebileceği her şeye sabırla katlan ve onlardan uygun şekilde uzaklaş.
Ömer Nasuhi Bilmen Ve diyecekleri şey üzerine sabret ve onları güzelce bir ayrılışla terk eyle!
Ömer Öngüt Onların söylediklerine sabret ve güzelce onlardan ayrıl.
Şaban Piris Onların söylediklerine sabret ve yanlarından güzellikle ayrıl.
Suat Yıldırım Onların söylediklerine karşı sabret, onlardan güzel bir tavırla uzak dur!
Tefhim-ül Kuran Onların demelerine karşı sen sabret ve onlardan güzel bir ayrılma tarzıyla (düşünce ve eylem bakımından köklü bir tutum) ile kopup ayrıl.
Ümit Şimşek Onların söylediklerine sabret ve güzellikle onlardan uzaklaş.

Diyanet Tefsiri Önceki âyetler, ilâhî mesajı alarak onu kendi mânevî dünyasına yansıtması ve insanlara tebliğ etmesi için Hz. Peygamber’i psikolojik yönden hazırlamaya yönelikti. Bu âyetler ise mânevî hazırlıkla birlikte tebliğin nasıl yapılması ve nelere dikkat edilmesi gerektiğini öğretmektedir. Bunlar, daima Allah’ı anarak O’ndan yardım istemek, samimi kalp ile O’na yönelmek, O’nun gücüne dayanmak ve koruyuculuğuna güvenmek; inkârcıların kendisi hakkında söyledikleri “sihirbaz, kâhin, şair, mecnun” gibi yakışıksız sözlere, iftiralara aldırmamak, bunlara sabırla göğüs germek ve böyle durumlarda bu tür sözleri söyleyenlerle gereksiz ve verimsiz bir tartışma ve çatışma ortamına girmektense onlardan uzaklaşmaktır (krş. En‘âm 6/68). Mekke döneminin ilk zamanlarda inkârcıların, Resûlullah’a ve yeni müslüman olan az sayıdaki insana karşı tutumları daha çok sözlü sataşma şeklindeydi. Âyette Hz. Peygamber’in gittikçe şiddetlenecek olan bu olumsuz davranışlar karşısında takınacağı tavır belirlenmektedir. Buna göre Resûl-i Ekrem’in gerek üstün ahlâkı gerekse tebliğ görevi onun kötülüğe kötülükle karşılık vermesini engelleyecek; dolayısıyla o, –korktuğu, âciz olduğu için değil– ödevi gerektirdiği için düşmanlarının haksız sözlerine, sataşmalarına katlanmayı bilecektir. Onun, bu tür saldırganlardan “uygun bir şekilde uzaklaşması” da fiziksel anlamda uzaklaşmaktan çok, onlarla tartışma ve çatışmaya girişmekten, karşılık vermekten kaçınmak şeklinde yorumlanmıştır. Nitekim hicrete kadar Hz. Peygamber’in tutumu da burada belirtildiği şekilde olmuştur.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Û tu li ser gotinê wan hew bike, tu bi qencîyan dest ji wan berde.
Sahih International / English / Ingilizce And be patient over what they say and avoid them with gracious avoidance.
M.Pickthall / English / Ingilizce And bear with patience what they utter, and part from them with a fair leave taking.
Muhsin Khan / English / Ingilizce And be patient (O Muhammad SAW) with what they say, and keep away from them in a good way.
Yusuf Ali / English / Ingilizce And have patience with what they say, and leave them with noble (dignity).
Shakir / English / Ingilizce And bear patiently what they say and avoid them with a becoming avoidance.
Dr. Ghali / English / Ingilizce And (endure) patiently what they (The disbelievers) say, and forsake them with a becoming forsaking.
Albanian / Shqip / Arnavutça Dhe kij durim ndaj asaj që të thonë dhe largohu atyre i matur.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice (Ya Peyğəmbər!) Onların (Məkkə müşriklərinin) sənə deyəcəklərinə (batil söz və iftiralarına) səbr et. Onlardan gözəl tərzdə ayrıl!
Bosnian / Bosanski / Bosnakca I otrpi ono što oni govore i izbjegavaj ih na prikladan način,
Bulgarian / Български / Bulgarca И бъди търпелив към онова, което говорят! И ги напускай с достойнство!
Chinese / 中文 / Çince 你應當忍受他怍珨〞綿穡央A而溫和地退避他怴C
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 你应当忍受他们所说的谰言,而温和地退避他们。
Czech / Česky / Çekçe a trpělivě snášej to, co oni hovoří, a vzdal se od nich vhodným odchodem.
Dutch / Nederlands / Hollandaca Draag den schimp geduldig, dien de ongeloovigen u toevoegen, en vertrek van hen op een voegzame wijze.
Farsi / فارسی / Farsça و بر آنچه (مشرکان) می‌گویند، شکیبا باش، و به شیوه‌ای نیکو (و شایسته) از آنها دوری کن.
Finnish / Suomi / Fince Ole myös järkkymätön huolimatta siitä, mitä he sanovat, ja karta heitä sopivalla tavalla!
French / Français / Fransızca Et endure ce qu'ils disent; et écarte-toi d'eux d'une façon convenable.
German / Deutsch / Almanca Harre geduldig aus! Ertrage alles, was sie sagen, und halte dich langmütig von ihnen zurück!
Hausa / Hausa Dili Kuma ka yi haƙuri ga abin da suke faɗã, kuma ka ƙaurace musu, ƙauracẽwa mai kyãwo.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Dan bersabarlah terhadap apa yang mereka ucapkan dan jauhilah mereka dengan cara yang baik.
Italian / Italiano / Italyanca Sopporta con pazienza quello che dicono e allontanati dignitosamente.
Japanese / 日本語 / Japonca かれらの言うことを耐え忍び,かれらを離れよ,立派に身をかわせ。
Korean / 한국어 / Korece 그들이 말하는 것에 인내하 고 정중한 태도로 그들을 멀리하라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Dan bersabarlah terhadap apa yang dikatakan oleh mereka (yang menentangmu), dan jauhkanlah dirimu dari mereka dengan cara yang baik.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili അവര്‍ ( അവിശ്വാസികള്‍ ) പറയുന്നതിനെപ്പറ്റി നീ ക്ഷമിക്കുകയും, ഭംഗിയായ വിധത്തില്‍ അവരില്‍ നിന്ന്‌ ഒഴിഞ്ഞു നില്‍ക്കുകയും ചെയ്യുക.
Maranao / mәranaw Go phantanging ka so gi iran tharoon go awaing ka siran sa kaawa a maliwanag;
Norwegian / Norsk / Norveççe Bær tålmodig det folk sier, og hold deg unna dem på en pen måte.
Polski / Polish / Polonya Dili Znoś cierpliwie to, co oni mówią! Uciekaj od nich ucieczką piękną!
Portuguese / Português / Portekizce E tolera tudo quanto te digam, e afasta-te dignamente deles.
Romanian / Română / Rumence Lasă-Mă pe Mine cu cei care hulesc, cu cei care trăiesc în îndestulare, şi mai dă-le un scurt răgaz!
Russian / Россия / Rusça Терпимо относись к их словам и сторонись их красиво.
Somali / Somalice kuna Samir waxay sheegi gaaladu, si Quruxsanna uga hijroo (iskaga tag).
Spanish / Español / Ispanyolca ¡Ten paciencia con lo que dicen y apártate de ellos discretamente!
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Na vumilia hayo wayasemayo, na jitenge nao kwa vizuri.
Svenska / Swedish / Isveççe och bär vad [illasinnade människor] säger med tålamod, men håll dig värdigt på avstånd från dem.
Tatarça / Tatarish / Tatarca Вә аларның хакка каршы сөйләгән мәгънәсез сүзләренә чыда, вә аларны бер тарафка куй күркәм кую белән!
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili และจงอดทนต่อสิ่งที่พวกเขากล่าวร้ายและจงแยกตัวออกจากพวกเขาด้วยการแยกตัวอย่างสุภาพ
Urdu / اردو / Urduca اور جو جو (دل آزار) باتیں یہ لوگ کہتے ہیں ان کو سہتے رہو اور اچھے طریق سے ان سے کنارہ کش رہو
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Ва уларнинг гапларига сабр қил ва улардан чиройли четлашла, четлаб тур.
Bengali / বাংলা / Bengalce কাফেররা যা বলে, তজ্জন্যে আপনি সবর করুন এবং সুন্দরভাবে তাদেরকে পরিহার করে চলুন।
Tamil / தமிழர் / Tamilce அன்றியும், அவர்கள் (உமக்கெதிராகக்) கூறுவதைப் பொறுத்துக் கொள்வீராக, மேலும், அழகான கண்ணியமான - முறையில் அவர்களை விட்டும் வெறுத்து ஒதுங்கி விடுவீராக.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın