3. Hîzb, Lokmân Sûresi

Lokmân Suresi 13. Ayeti Meali

وَإِذْ قَالَ لُقْمَانُ لِابْنِهِ وَهُوَ يَعِظُهُ يَا بُنَيَّ لَا تُشْرِكْ بِاللَّهِ إِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظِيمٌ
Ve-iż kâle lukmânu libnihi vehuve ya’izuhu yâ buneyye lâ tuşrik bi(A)llâh(i)(s) inne-şşirke lezulmun ‘azîm(un)
1
ve iz kâle
ve demişti
2
lukmânu
Lokman
3
libni-hî
oğluna
4
ve huve
ve o
5
yaızu-hu
ona vaazeder, öğüt verir
6
yâ buneyye
ey oğlum, oğulcuğum, yavrum
7
lâ tuşrik
şirk koşma
8
bi allâhi
Allah’a
9
inne
muhakkak ki
10
eş şirke
şirk
11
le
elbette
12
zulmun
zulümdür
13
azîmun
çok büyük

Diyanet İşleri Hani Lokmân, oğluna öğüt vererek şöyle demişti: “Yavrum! Allah’a ortak koşma! Çünkü ortak koşmak elbette büyük bir zulümdür.”
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Hani bir zaman Lokman, oğluna öğüt vererek demişti ki: «Yavrucuğum! Allah'a ortak koşma, çünkü Allah'a ortak koşmak (şirk), elbette büyük bir zulümdür.»
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Hani Lokman da oğluna öğüt vererek demişti: «Yavrum! Allah'a ortak koşma; çünkü ortak koşmak büyük bir zulümdür!
Elmalılı Hamdi Yazır Hani Lokman da oğluna demişti, ona va'zediyordu; Yavrum, Allaha şirk koşma, çünkü şirk çok büyük bir zulümdür
Diyanet Vakfı Lokman, oğluna öğüt vererek: Yavrucuğum! Allah'a ortak koşma! Doğrusu şirk, büyük bir zulümdür, demişti.
Abdulbaki Gölpınarlı An o zamanı ki hani Lokmân, oğluna öğüt verirken oğulcağızım demişti, Allah'a şirk koşma; şüphe yok ki şirk, elbette pek büyük bir zulümdür.
Adem Uğur Lokman, oğluna öğüt vererek: Yavrucuğum! Allah'a ortak koşma! Doğrusu şirk, büyük bir zulümdür, demişti.
Ahmed Hulusi Hani Lukman oğluna, ona öğüt verirken dedi ki: "Ey oğulcuğum! Esmâ'sıyla hakikatin olan Allâh'a (benliğini - bedenini tanrı edinerek) şirk koşma! Kesinlikle şirk çok büyük bir zulümdür!"
Ahmet Tekin Hani Lokman oğluna öğüt vererek, sorumluluklarını hatırlatarak:
'Oğulcuğum, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a ortak koşma, gizli şirke düşme, başka otoriteler kabul etme. Şirk büyük bir haksızlıktır, zulümdür.' demişti.
Ahmet Varol Lokman oğluna öğüt vererek şöyle demişti: 'Ey oğulcağızım! Allah'a ortak koşma. Şüphesiz ortak koşmak (şirk) büyük bir zulümdür.'
Ali Fikri Yavuz Bir vakit Lokmân, oğluna öğüd vererek şöyle demişti: “Yavrum, Allah’a ortak koşma; çünkü Allah’a ortak koşmak (şirk) çok büyük bir zulümdür.”
Bekir Sadak Lokman, ogluna ogut vererek: «Ey ogulcugum! Allah'a es kosma, dogrusu es kosmak buyuk zulumdur» demisti.
Celal Yıldırım Hani bir vakit Lukmân oğluna öğüt vererek dedi ki: «Oğulcağızım ! Sakın Allah'a ortak koşma. Çünkü gerçekten ortak koşmak büyük bir haksızlıktır.»
Diyanet İşleri 2 Lokman, oğluna öğüt vererek: 'Ey oğulcuğum! Allah'a eş koşma, doğrusu eş koşmak büyük zulümdür' demişti.
Fizilil Kuran Lokman oğluna öğüt vererek; «Ey oğulcuğum! Allah'a ortak koşma, çünkü ortak koşmak, büyük bir zulümdür.»
Gültekin Onan Hani Lokman oğluna -öğüt vererek- demişti ki; "Ey oğlum, Tanrı'ya şirk koşma. Şüphesiz şirk, gerçekten büyük bir zulümdür."
Hasan Basri Cantay Hani Lukman, oğluna — o ona öğüd verirken — (şöyle) demişdi: «Oğulcağızım, Allaha ortak koşma. Çünkü şirk elbette büyük bir zulümdür».
Hayat Neşriyat Ve bir zaman Lokmân oğluna, kendisi ona nasîhat ederken şöyle demişti: 'Ey oğulcuğum! Allah’a şirk koşma! Muhakkak ki şirk, gerçekten (pek) büyük bir zulümdür!'
Ibni Kesir Hani Lokman; oğluna öğüt vererek demişti ki: Oğulcuğum; Allah'a şirk koşma, doğrusu şirk, büyük bir zulümdür.
Muhammed Esed Lokman, oğluna öğüt verirken şöyle konuştu: "Ey Benim sevgili oğlum! Allah'tan başkasına ilahi sıfatlar yakıştırma! Bil ki, böyle (düzmece) ortaklık yakıştırmalar, gerçekten büyük bir zulümdür!
Ömer Nasuhi Bilmen Ve yâd et o vakti ki, Lokman, oğluna nasihat ederek ona demişti ki: «Allah'a şerik koşma, şüphe yok ki, şirk elbette pek büyük bir zulümdür.»
Ömer Öngüt Lokman oğluna öğüt vererek şöyle demişti: “Oğulcuğum! Allah'a şirk koşma, doğrusu şirk koşmak çok büyük bir zulümdür. ”
Şaban Piris Lokman, oğluna öğüt vererek demişti ki: -Yavrucuğum, Allah’a şirk koşma, çünkü şirk çok büyük bir zulümdür.
Suat Yıldırım Lokman oğluna nasihat ederken: "Evladım!" dedi, "sakın Allah’a eş, ortak uydurma! Çünkü şirk pek büyük bir zulümdür."
Tefhim-ül Kuran Hani Lokman oğluna -öğüt vererek- demişti ki; «Ey oğlum, Allah'a şirk koşma. Hiç şüphe yok şirk; gerçekten büyük bir zulümdür.»
Ümit Şimşek Lokman oğluna öğüt verirken dedi ki: 'Oğlum, Allah'a ortak koşma. Çünkü şirk büyük bir zulümdür.'

Diyanet Tefsiri Lokmân, Kur’ân-ı Kerîm’de ismi sadece bu sûrede geçen, aynı zamanda sûrenin de ismiyle anıldığı sâlih bir kişidir. Âlimlerin çoğunluğu, Lokmân’ın peygamber olmadığını, ancak Allah’ın kendisini bilgi ve hikmetle şereflendirdiğini belirtirler. İslâm öncesi Arap toplumunda da onun bilge bir kişi olduğu kabul edilir, saygıyla anılırdı. İslâm tarihi kaynaklarında ve tefsirlerde soyu, milliyeti, hayatı ve sözleriyle ilgili güvenilirliği tartışmalı çeşitli rivayetler vardır (bilgi için bk. Ömer Faruk Harman, “Lokmân”, İFAV Ans., III, 123-124). Müfessirler 12. âyette Lokmân’a verildiği bildirilen hikmet kelimesini, “din konusunda derin bilgi, sahih inanç, akıl, yerinde ve doğru konuşma, isabetli görüş ve davranış” olarak açıklamışlardır (Taberî, XXI, 67; İbn Atıyye, IV, 346). Hikmet hem doğru bilgi, inanç ve düşünceyi hem de bu zihnî birikimin mümkün olan en mükemmel şekilde hayata geçirilmesini ifade eder. Bilgi birikimi olan bir insan bu birikimini doğru, yerinde ve gerektiği ölçüde kullanmaz yahut yanlış yerlerde kullanırsa bu insana âlim denebilirse de hakîm denemez; çünkü hikmet kavramı, “bilgiyi yerli yerince kullanma” anlamına da gelir. Buna göre bilgisini doğru ve gerektiği şekilde kullanmayan insan, bilginin şükrünü yerine getirmemiş olur; bilgisini belirtildiği şekilde kullanan ise şükür ödevini yerine getirdiği gibi bunun faydasını da yine kendisi görmüş, yani bilgisini değerlendirmiş ve sonuçta onu kendisi için faydalı hale getirmiş olur. 12. âyette “O’na şükreden kendi iyiliği için şükretmiş olur...” buyurulurken bu gerçeğe de işaret edilmiştir. Lokmân’a verilen hikmetin çerçevesi çizilirken tevhid inancının başta geldiği görülmektedir. Esasen bu, şükrün de birinci şartıdır; bu sebeple Lokmân, kendisi Allah’ın birliğine inandığı gibi oğluna da şirkten uzak durmayı öğütlemiştir. Âdil olmayan hakîm olamaz; adalet, “her şeyi yerli yerince yapmak, herkese hakkını vermek”tir. Herhangi bir şeyi Allah’a ortak koşan yani Allah’tan başkasına tanrılık nitelikleri yükleyen kişi, Allah’ın hakkı olan tanrılığı başkasına vermiş, böylece haksızlık (zulüm) yapmış demektir; üstelik bu tutum, haksızlıkların en büyüğüdür. Bu sebeple âyette “O’na ortak koşmak çok büyük bir haksızlıktır” buyurulmuştur. Esasen İslâm’ın en başta şirki ortadan kaldırmayı hedeflemesi de Allah’a ortak koşmanın, bütün kötülüklerin başında geldiği ve diğer birçok kötülüğün temel sebebi olduğu anlayışına dayanır.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Di gavekî da Loqman ji bona kurê xwe ra bi şîret (aha) gotîye: "Kure min! Tu ji bona Yezdan ra hevrîyan çê neke, loma bi rastî hevrîçêkirin cewreke pir mezin e."
Sahih International / English / Ingilizce And [mention, O Muhammad], when Luqman said to his son while he was instructing him, "O my son, do not associate [anything] with Allah . Indeed, association [with him] is great injustice."
M.Pickthall / English / Ingilizce And (remember) when Luqman said unto his son, when he was exhorting him: O my dear son! Ascribe no partners unto Allah. Lo! to ascribe partners (unto Him) is a tremendous wrong
Muhsin Khan / English / Ingilizce And (remember) when Luqman said to his son when he was advising him: "O my son! Join not in worship others with Allah. Verily! Joining others in worship with Allah is a great Zulm (wrong) indeed.
Yusuf Ali / English / Ingilizce Behold, Luqman said(3595) to his son by way of instruction: "O my son! join not in worship (others) with Allah. for false worship is indeed the highest wrong-doing."
Shakir / English / Ingilizce And when Luqman said to his son while he admonished him: O my son! do not associate aught with Allah; most surely polytheism is a grievous iniquity--
Dr. Ghali / English / Ingilizce And as Luqman said to his son (while) he was admonishing him, "O my son, do not associate (others) with Allah. Surely associating (others with Allah) is indeed a monstrous injustice."
Albanian / Shqip / Arnavutça (prkujtoju popullit tënd) Kur Llukmani duke e këshilluar, birit të vetr i tha: “O djali im, mos i përshkruaj All-llahut shok, sepse idhujtaria është padrejtësi më e madhe!”
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice (Ya Rəsulum!) Yadında olsun ki, bir zaman Loğman öz oğluna nəsihət edərək belə demişdi: “Oğlum! Allaha şərik qoşma. Doğrudan da, Allaha şərik qoşmaq böyük zülmdür! (Ağır günahdır!)”
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Kada Lukman reče sinu svome, savjetujući ga: "O sinko moj, ne smatraj druge Allahu ravnim, mnogoboštvo je, zaista, velika nepravda."
Bulgarian / Български / Bulgarca И рече Лукман на сина си, поучавайки го: “О, синко мой, не съдружавай с Аллах! Съдружаването е огромен гнет.”
Chinese / 中文 / Çince 當日,魯格曼曾教訓他的兒子說G「我的小子啊!你不n以任何物配主。以物配主     ,確是大逆不道的。」
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 当日,鲁格曼曾教训他的儿子说:�我的小子啊!你不要以任何物配主。以物配主,确是大逆不道的。�
Czech / Česky / Çekçe Pravil Luqmán synu svému napomínaje jej: "Synáčku, nepřidružuj nic k Bohu, vždyť přidružování je věru křivda nesmírná."
Dutch / Nederlands / Hollandaca En gedenk, toen Lokman tot zijn zoon zeide, terwijl hij hem vermaande: O mijn zoon! geef God geen deelgenoot; want het veelgodendom is eene groote snoodheid.
Farsi / فارسی / Farsça و (به یاد آور) هنگامی را که لقمان به فرزندش در حالی که او را پند می داد، گفت :«ای پسرک من! به خدا شرک نیاور، بی گمان شرک، ستم بزرگی است.
Finnish / Suomi / Fince Muista, miten Lukmaan antoi pojalleen kehoituksen sanoen: »Poikani, älä aseta ketään Jumalan rinnalle. Totisesti, sellainen on perin väärää.»
French / Français / Fransızca Et lorsque Luqman dit à son fils tout en l'exhortant : "ô mon fils, ne donne pas d'associé à Allah, car l'association à [Allah] est vraiment une injustice énorme".
German / Deutsch / Almanca Einst sagte Luqmân zu seinem Sohn, indem er ihn ermahnte: "Mein Sohn! Geselle Gott nichts bei! Denn das wäre ein gewaltiges Unrecht."
Hausa / Hausa Dili Kuma a lõkacin da Luƙmãn ya ce wa ɗansa, alhãli kuwa yanã yi masa wa'azi, "Yã ƙaramin ɗãna! Kada ka yi shirki game da Allah. Lalle shirki wani zãlunci ne mai girma."
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Dan (ingatlah) ketika Luqman berkata kepada anaknya, di waktu ia memberi pelajaran kepadanya: "Hai anakku, janganlah kamu mempersekutukan Allah, sesungguhnya mempersekutukan (Allah) adalah benar-benar kezaliman yang besar".
Italian / Italiano / Italyanca E [ricorda] quando Luqmân disse a suo figlio: «Figlio mio, non attribuire ad Allah associati. Attribuirgli associati è un'enorme ingiustizia».
Japanese / 日本語 / Japonca さてルクマーンが,自分の息子を戒めてこう言った時を思い起しなさい。「息子よ,アッラーに(外の神を)同等に配してはならない。それを配するのは,大変な不義である。」
Korean / 한국어 / Korece 루끄만이 그의 아들에게 훈계하사 아들아 하나님을 불신하 지 말라 실로 하나님을 불신함이 가장 른 죄악이니라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Dan (ingatlah) ketika Luqman berkata kepada anaknya, semasa ia memberi nasihat kepadanya:" Wahai anak kesayanganku, janganlah engkau mempersekutukan Allah (dengan sesuatu yang lain), sesungguhnya perbuatan syirik itu adalah satu kezaliman yang besar".
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili ലുഖ്മാന്‍ തന്‍റെ മകന്‌ സദുപദേശം നല്‍കികൊണ്ടിരിക്കെ അവനോട്‌ ഇപ്രകാരം പറഞ്ഞ സന്ദര്‍ഭം (ശ്രദ്ധേയമാകുന്നു:) എന്‍റെ കുഞ്ഞുമകനേ, നീ അല്ലാഹുവോട്‌ പങ്കുചേര്‍ക്കരുത്‌. തീര്‍ച്ചയായും അങ്ങനെ പങ്കുചേര്‍ക്കുന്നത്‌ വലിയ അക്രമം തന്നെയാകുന്നു.
Maranao / mәranaw Na gowani na pitharo o Loqman ko wata iyan, a skaniyan na pphangthomaan iyan: "Hay ikaritan ko, ding ka zakoton so Allah: Mataan! a so kapanakoto na titho a kandarowaka, a lbi a mala."
Norwegian / Norsk / Norveççe En gang sa Loqman til sin sønn, idet han formante ham: «Min sønn, sett intet ved Guds side. Flerguderi er en svær urett!»
Polski / Polish / Polonya Dili Oto powiedział Lokman do swego syna, napominając go: "Synu mój! Nie dodawaj Bogu żadnych współtowarzyszy! Zaprawdę, dodawanie współtowarzyszy to wielka niesprawiedliwość!"
Portuguese / Português / Portekizce Recorda-te de quando Lucman disse ao seu filho, exortando-o : Ó filho meu, não atribuas parceiros a Deus, porque aidolatria é grave iniqüidade.
Romanian / Română / Rumence Noi l-am sfătuit pe om cu privire la părinţii lui. Mama sa l-a purtat pe când el era în neputinţă şi l-a înţărcat după doi ani. Mulţumeşte-mi Mie şi părinţilor tăi. Întru Mine este devenirea.
Russian / Россия / Rusça Вот Лукман сказал своему сыну, наставляя его: "О сын мой! Не приобщай к Аллаху сотоварищей, ибо многобожие является великой несправедливостью".
Somali / Somalice (xusuuso) markuu ku yidhi Luqmaan Wiilkiisa isagoo waanin Wiilkayow Eebe hawshariigyeelin, shirkigu waa dulmi weyne.
Spanish / Español / Ispanyolca Y cuando Luqmán amonestó a su hijo, diciéndole: «¡Hijito! ¡No asocies a Alá otros dioses, que la asociación es una impiedad enorme!».
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Na Luqman alipo mwambia mwanawe kwa kumpa mawaidha: Ewe mwanangu! Usimshirikishe Mwenyezi Mungu. Kwani hakika ushirikina bila ya shaka ni dhulma iliyo kubwa.
Svenska / Swedish / Isveççe Och Luqman talade till sin son och förmanade honom: "Käre son! Sätt inte medhjälpare vid Guds sida; att sätta medhjälpare vid Hans sida är att begå en svår orätt!
Tatarça / Tatarish / Tatarca Локман угълын вәгазьләп әйтте: "Ий угълым, Аллаһуны бер генә дип бел, Аңа һичкемне, һичнәрсәне тиңдәш итмә, Аның тиңдәше юк, мәхлукъны Аллаһ урнына тоту яки Аллаһуның хатыны вә баласы бар дип игътикад итү, әлбәттә, бик олугъ золымдыр", – дип.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili และจงรำลึกเมื่อลุกมานได้กล่าวแก่บุตรของเขา โดยสั่งสอนเขาว่า “โอ้ลูกเอ๋ย เจ้าอย่าได้ตั้งภาคีใด ๆ ต่ออัลลอฮฺ เพราะแท้จริงการตั้งภาคีนั้นเป็นความผิดอย่างมหันต์ โดยแน่นอน“
Urdu / اردو / Urduca اور (اُس وقت کو یاد کرو) جب لقمان نے اپنے بیٹے کو نصیحت کرتے ہوئے کہا کہ بیٹا خدا کے ساتھ شرک نہ کرنا۔ شرک تو بڑا (بھاری) ظلم ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Луқмон ўғлига ваъз-насиҳат қилиб айтганларини эсла: «Эй ўғилчам, Аллоҳга ширк келтирма. Албатта, ширк катта зулмдир».
Bengali / বাংলা / Bengalce যখন লোকমান উপদেশচ্ছলে তার পুত্রকে বললঃ হে বৎস, আল্লাহর সাথে শরীক করো না। নিশ্চয় আল্লাহর সাথে শরীক করা মহা অন্যায়।
Tamil / தமிழர் / Tamilce இன்னும் லுஃக்மான் தம் புதல்வருக்கு; "என் அருமை மகனே! நீ அல்லாஹ்வுக்கு இணை வைக்காதே நிச்சயமாக இணை வைத்தல் மிகப் பெரும் அநியாயமாகும்," என்று நல்லுபதேசம் செய்து கூறியதை (நினைவுபடுத்துவீராக).

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın