4. Hîzb, Fîl Sûresi

Fîl Suresi 3. Ayeti Meali

وَأَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْرًا أَبَابِيلَ
Ve ersele ‘aleyhim tayran ebâbîl(e)
1
ve ersele
ve gönderdi
2
aleyhim
onların üzerine
3
tayren
kuş, uçan
4
ebâbîle
ebabil

Diyanet İşleri (3-5) Üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar atan sürü sürü kuşlar gönderdi. Nihayet onları yenilmiş ekin yaprakları hâline getirdi.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Üzerlerine sürü sürü kuşlar gönderdi.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Üzerlerine sürü sürü kuşlar saldı.
Elmalılı Hamdi Yazır Saldı da üzerlerine sürü sürü kuşlar (Ebâbil)
Diyanet Vakfı Onların üstüne sürü sürü kuşlar gönderdi.
Abdulbaki Gölpınarlı Ve onlara, çeşitli yerlerden bölük bölük, birbiri ardınca kuşlar göndermedi mi?
Adem Uğur Onların üstüne ebâbil kuşlarını gönderdi.
Ahmed Hulusi İrsâl etti üzerlerine tayrân ebabil'i (Ebabil kuşları).
Ahmet Tekin Kalabalık sürüler halinde taş taşıyarak, üzerlerinde uçuşan görevli kuşlar gönderdi.
Ahmet Varol Üzerlerine sürü sürü kuşları gönderdi.
Ali Fikri Yavuz Üzerlerine sürü sürü kuşlar salıverdi,
Bekir Sadak (3-4) Onlarin uzerine, sert taslar atan surulerle kuslar gonderdi.
Celal Yıldırım Üzerlerine balçıktan yapılan sert taşlar atan Ebabil kuşlarını gönderdi de,
Diyanet İşleri 2 (3-4) Onların üzerine, sert taşlar atan sürülerle kuşlar gönderdi.
Fizilil Kuran Onların üzerine sürülerle kuşlar gönderdi.
Gültekin Onan Onların üzerine ebabil (sürü sürü) kuşlarını gönderdi.
Hasan Basri Cantay O, bunların üzerine sürü sürü kuş (lar) gönderdi,
Hayat Neşriyat Hem üzerlerine sürü sürü kuşlar gönderdi.
Ibni Kesir O; bunların üzerine sürülerle kuşlar gönderdi.
Muhammed Esed Üzerlerine kalabalık sürüler halinde uçan varlıklar saldı,
Ömer Nasuhi Bilmen Ve onların üzerlerine bölük bölük kuşlar gönderdi.
Ömer Öngüt Üzerlerine sürü sürü Ebabil kuşları gönderdi.
Şaban Piris (3-4) Onların üzerine damgalanmış taşlar atan ebâbil kuşlarını gönderdi.
Suat Yıldırım Üzerlerine ebabili, sürü sürü kuşları salıverdi.
Tefhim-ül Kuran Onların üzerine ebabil (sürü sürü) kuşlarını gönderdi.
Ümit Şimşek Üzerlerine bölük bölük kuşlar gönderdi.

Diyanet Tefsiri Tefsir ve tarih kaynaklarında anlatıldığına göre o zaman Habeşistan’ın yönetiminde bulunan Yemen’in genel valisi Ebrehe her yıl Mekke’deki Kâbe’yi ziyaret eden Arap hacılarını San‘a’ya çekmek için burada Kulleys veya Kalîs (kilise) denilen büyük bir katedral yaptırdı. Çeşitli bölgelere propagandacılar göndererek mâbedi ziyaret etmeleri için halkı San‘a’ya çağırdı. Ancak bu ümidi gerçekleşmeyince Kâbe’yi yıkmaya karar verdi ve muhtemelen 570 yılında, içinde mahmûd (mamut) adlı filin de bulunduğu büyük bir ordu ile Mekke üzerine yürüdü (olayın tarihi ve sebepleriyle ilgili farklı görüşler için bk. Mustafa Fayda, “Fil Vak‘ası”, DİA, XIII, 70-71). Ebrehe, hareketini engellemek için karşısına çıkan bazı güçleri etkisiz hale getirerek yoluna devam etti. Gönderdiği bir müfreze, içinde Hz. Peygamber’in dedesi Abdülmuttalib’e ait 200 devenin de bulunduğu Mekkeliler’e ait çok sayıda deveyi ele geçirdi. Abdülmuttalib, Ebrehe’ye gelerek develerinin iadesini istedi; Ebrehe’nin Kâbe ile ilgili bir sorusu üzerine Kâbe’yi merak etmediğini, çünkü onu sahibinin koruyacağını söyledi. Ertesi gün Ebrehe, ordusuna Kâbe yönünde hareket emri verdi. Fakat kaynaklarda belirtildiğine göre en öndeki fil (mamut) yerinden kımıldamadığı gibi askerler de üzerlerine taşlaşmış çamur yağdıran sürü sürü kuşlar tarafından –âyetteki benzetmeyle– “yenilip çiğnenmiş ekin” gibi imha edildi. Bazı müfessirler “sürü sürü” şeklinde çevrilen ebâbîl kelimesinin bir kuş türünün adı olduğu kanaatindedir, buna göre 3. âyete “ebâbîl kuşlarını göndermedi mi?” şeklinde mâna vermek gerekir; fakat–konuya ilişkin rivayet ve tefsirler dikkate alındığında– bu görüş ikna edici görünmemektedir (bilgi için bk. Elmalılı, IX, 6102-6105). Yaygın inanışa göre bu olay Hz. Peygamber’in doğumundan elli-elli beş gün veya üç ay önce vuku bulmuştur. Sûrede Hz. Peygamber’e hitap edilerek 1-2. âyetlerde fil ordusunun başına gelen felâketin büyüklüğünden ve Kâbe’yi yıkma planlarının boşa çıkarıldığından haberdar olduğu ifade edilmektedir. Hz. Peygamber olaya bizzat şahit olmadığı halde, ona yöneltilen “görmedin mi” şeklindeki hitap mecazi bir ifade olup olayı bizzat gözüyle görmese bile görenlerden işitmiş olduğunu ve görmüş gibi kendisine tasvir edildiğini gösterir. 3-5. âyetler ise felâketin nasıl cereyan ettiğini yani Allah tarafından gönderilen sürülerle kuşun fil ordusunun üzerine pişkin tuğla türü taşlar yağdırarak onları nasıl hayvanlar ve haşarat tarafından yenmiş ekin artığına çevirdiğini ifade eder. Râzî’ye göre Ebrehe ve askerlerinin besledikleri kötü emellerin sûrede keyd (plan, tuzak) kelimesiyle ifade edilmesi, onların sadece Kâbe’yi yıkma amacı taşımadıklarını gösterir. Çünkü önceden açıkladıkları için Kâbe’yi yıkma fikri artık “tuzak” olmaktan çıkmıştı. Şu halde keyd kelimesi burada Ebrehe tarafının Araplar’a karşı besledikleri başka sinsi planları dile getirmektedir (XXXII, 99; bu planlar ve tuzakların neler olabileceği konusunda bk. Fayda, gös. yer.). Eski tefsirlerde bu fil olayı bütünüyle bir mûcize olarak değerlendirilir. Bazı tarihçi ve müfessirlerin, tâbiîn âlimlerinden İkrime’ye atfettikleri bir rivayette o, “Bu taşlar kime isabet ettiyse onda çiçek hastalığı görüldü” demiştir (İbn Hişâm, es-Sîretü’n-nebeviyye, I, 54-56; Taberî, XXX, 298-299, 303). Rivayete göre Hicaz bölgesinde çiçek ve kızamık hastalığı ilk defa bu olaydan sonra görülmüştür (bk. Taberî, XXX, 196). Muhammed Abduh, Ferîd Vecdî, Cevâd Ali, Muhammed Esed gibi bazı çağdaş araştırmacılar bu rivayetlere dayanarak olayı bulaşıcı hastalık salgını şeklinde yorumlamaya çalışmışlardır. Abduh’a göre sûrede sözü edilen kuşlardan maksat bir çeşit gerçek kuş olabileceği gibi sinek, sivrisinek gibi mikrop taşıyıcı canlılar da olabilir (bk. Tefsîru cüz’i Amme, s. 157-158). Ancak dönemin güçlü akımlarından pozitivizmin etkisi altında ortaya konduğu anlaşılan bu yoruma çağdaş müfessirlerin çoğu katılmamış, ona karşı ciddi tenkitler yöneltmişlerdir (meselâ bk. Elmalılı, VIII, 6123-6144; Seyyid Kutub, Fî Zılâli’l-Kur’ân, VI, 3976-3979). Sonuç olarak Allah’ın evini yıkmaya kalkışan saldırgan bir güç, bir mûcize neticesinde cezasını görmüş; hiçbir şekilde düşmana karşı koyma imkânı bulamayan ve şehri terkedip dağlara çekilen Mekke halkı da bu olaydan zarar görmeden kurtulmuştur. “Pişkin tuğla” diye çevirdiğimiz 4. âyetteki siccîl kelimesi “taşlaşmış çamur” demektir. Son âyetteki asf kelimesi ise “ekinin samanı ve buğday kapçığı gibi güve, böcek ve kurtçukların yediği, rüzgârın sağasola savurduğu kırıntılar” anlamına gelir. Müfessirler kuşların, ağızlarında ve ayaklarında bu tür taşlar götürüp Ebrehe ordusunun üzerine fırlattıklarını, sonuçta askerlerin birçoğunun bu taşların etkisiyle öldüğünü, Ebrehe’nin ise yaralı olarak San‘a’ya döndükten sonra orada hayatını kaybettiğini ifade etmişlerdir (Taberî, XXX, 196; Râzî, XXXII, 96-97). “Allah onları yenilip çiğnenmiş ekine çevirdi” meâlindeki son âyet, Ebrehe ve ordusunun nasıl büyük bir felâkete mâruz kaldığını ve sonuçta helâk olduğunu gösterir. Bu olayın Mekkeliler için öneminden dolayı bu yıla “Fil yılı” denilmiş ve onlar olayı tarih başlangıcı olarak kullanmışlardır.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Û (Xuda yê te)li serwan da refref (Çukê bi nav hecheck) şandîye.
Sahih International / English / Ingilizce And He sent against them birds in flocks,
M.Pickthall / English / Ingilizce And send against them swarms of flying creatures,
Muhsin Khan / English / Ingilizce And sent against them birds, in flocks,
Yusuf Ali / English / Ingilizce And He sent against them Flights of Birds,(6272)
Shakir / English / Ingilizce And send down (to prey) upon them birds in flocks,
Dr. Ghali / English / Ingilizce And He sent upon them baleful birds (in flocks),
Albanian / Shqip / Arnavutça Dhe Ai kundër tyre lëshoi shpendë që vinin tufë-tufë!
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Onların üstünə qatar-qatar quşlar (əbabil quşları) göndərdi.
Bosnian / Bosanski / Bosnakca i protiv njih jata ptica poslao,
Bulgarian / Български / Bulgarca И изпрати срещу тях ята от птици,
Chinese / 中文 / Çince 他曾派遣成群的鳥去傷他 ,
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 他曾派遣成群的鸟去伤他们 ,
Czech / Česky / Çekçe a neposlal na ně v hejnech ptáky,
Dutch / Nederlands / Hollandaca En troepen vogels (Ababils) tegen hen te zenden,
Farsi / فارسی / Farsça و پرندگانی گروه گروه بر (سر) آنها فرستاد.
Finnish / Suomi / Fince Ja lähettänyt heitä vastaan lintuparvia,
French / Français / Fransızca et envoyé sur eux des oiseaux par volées
German / Deutsch / Almanca Er sandte Schwärme von Vögeln über sie,
Hausa / Hausa Dili Kuma Ya sako, a kansu, wasu tsuntsãye, jama'a-jama'a.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce dan Dia mengirimkan kapada mereka burung yang berbondong-bondong,
Italian / Italiano / Italyanca Mandò contro di loro stormi di uccelli
Japanese / 日本語 / Japonca かれらの上に群れなす数多の鳥を遣わされ,
Korean / 한국어 / Korece 하나님은 그들에게 새떼를 보 내어
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Dan Ia telah menghantarkan kepada mereka (rombongan) burung berpasuk-pasukan, -
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili കൂട്ടംകൂട്ടമായിക്കൊണ്ടുള്ള പക്ഷികളെ അവരുടെ നേര്‍ക്ക്‌ അവന്‍ അയക്കുകയും ചെയ്തു.
Maranao / mәranaw Go biyotawanan Iyan siran sa manga papanok a khirrngkap.
Norwegian / Norsk / Norveççe Han sendte over dem fugleflokker,
Polski / Polish / Polonya Dili Czy nie rzucił przeciwko nim ptaków lecących stadami,
Portuguese / Português / Portekizce Enviando contra eles um bando de criaturas aladas,
Romanian / Română / Rumence Oare nu a trimis asupra lor păsări în stoluri,
Russian / Россия / Rusça и не наслал на них птиц стаями?
Somali / Somalice Oosan ku dirin korkooda Shimbiro kooxa ah.
Spanish / Español / Ispanyolca y envió contra ellos bandadas de aves,
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Na akawapelekea ndege makundi kwa makundi,
Svenska / Swedish / Isveççe när Han sände mot dem svärm efter svärm av fåglar
Tatarça / Tatarish / Tatarca Вә һәлак итмәк өчен алар өстенә төркем-төркем кошлар җибәрде.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili และได้ทรงส่งนกเป็นฝูง ๆ ลงมาบนพวกเขา
Urdu / اردو / Urduca اور ان پر جھلڑ کے جھلڑ جانور بھیجے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Ва уларнинг устига тўп-тўп қушларни юбормадими?
Bengali / বাংলা / Bengalce তিনি তাদের উপর প্রেরণ করেছেন ঝাঁকে ঝাঁকে পাখী,
Tamil / தமிழர் / Tamilce மேலும், அவர்கள் மீது பறவைகளைக் கூட்டங் கூட்டமாக அவன் அனுப்பினான்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın