1. Hîzb, Zâriyât Sûresi

Zâriyât Suresi 44. Ayeti Meali

فَعَتَوْا عَنْ أَمْرِ رَبِّهِمْ فَأَخَذَتْهُمُ الصَّاعِقَةُ وَهُمْ يَنظُرُونَ
Fe’atev ‘an emri rabbihim fe-eḣażet-humu-ssâ’ikatu vehum yenzurûn(e)
1
fe
fakat
2
atev
itaat etmediler, (emirden) çıktılar
3
an emri
emrinden
4
rabbi-him
Rab’leri
5
fe
böylece
6
ehazet-hum
onları aldı
7
es sâikatu
yıldırım
8
ve hum yanzurûne
ve onlar bakıyorlar

Diyanet İşleri Derken Rablerinin emrinden uzaklaşıp azmışlardı. Bu yüzden bakınıp dururken kendilerini yıldırım çarpıvermişti.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Onlarsa Rablerinin emrine karşı büyüklük tasladılar. Bunun üzerine kendilerini, bakıp dururlarken yıldırım yakalayıp, çarptı.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Rablerinin emrinden azgınlık ettiler (dışarı çıktılar), bu yüzden bakınıp dururlarken yıldırım kendilerini yakalayıverdi.
Elmalılı Hamdi Yazır Rablarının emrinden azgınlık ettiler, bu yüzden o sâika kendilerini yakalayıverdi, bakınıp duruyorlardı
Diyanet Vakfı Rablerinin emrine karşı geldiler. Bu yüzden, bakıp dururlarken onları yıldırım çarpıverdi.
Abdulbaki Gölpınarlı Derken Rablerinin emrine karşı azgınlıkta bulunmuşlardı da onları bir yıldırımdır, gelip helâk edivermişti ve onlar da bakıp duruyorlardı.
Adem Uğur Rablerinin emrine karşı geldiler. Bu yüzden, bakıp dururlarken onları yıldırım çarpıverdi.
Ahmed Hulusi Rablerinin emrine itaattan çıktılar! Bunun üzerine onlar bakıp dururlarken kendilerini yıldırım yakalayıverdi.
Ahmet Tekin Rablerinin koyduğu düzene, şer’î hükümlere karşı geldiler. Onlar azâbı beklerlerken, başlarının üzerinde dolaşan felâketi hissede hissede onları yıldırım çarptı.
Ahmet Varol Ancak Rablerinin emrine başkaldırdılar ve bu yüzden bakıp dururlarken kendilerini yıldırım çarptı.
Ali Fikri Yavuz Rablerinin emrinden uzaklaşıb azmışlardı. Bu yüzden bakınıb dururlarken kendilerini yıldırım çarpıvermişti.
Bekir Sadak Onlar Rablerinin buyrugundan cikmislardi; bunun uzerine kendilerini gozleri gore gore yildirim carpti.
Celal Yıldırım Onlar ise azgınlık gösterip, Rablarının emrinin dışına çıkmışlardı. Bu yüzden bakıp dururken yıldırım onları yakalayıvermişti.
Diyanet İşleri 2 Onlar Rablerinin buyruğundan çıkmışlardı; bunun üzerine kendilerini gözleri göre göre yıldırım çarptı.
Fizilil Kuran Rab'lerinin buyruğuna baş kaldırdılar, bu yüzden bakıp dururlarken onları yıldırım yakaladı.
Gültekin Onan Ancak rablerinin buyruğuna baş kaldırdılar; böylece bakıp dururlarken, onları yıldırım çarpıp yakaladı.
Hasan Basri Cantay Rablerinin emrinden uzaklaşıb azmışlardı. (Bu yüzden) kendilerine de göre göre, onları yıldırım tutuvermişdi.
Hayat Neşriyat Buna rağmen (onlar) Rablerinin emrine karşı geldiler; bu yüzden, onlar bakıp dururlarken o yıldırım kendilerini yakalayıverdi.
Ibni Kesir Onlar ise Rabblarının emrine başkaldırmışlardı, buyruğundan çıkmışlardı. Bunun üzerine kendilerini göz göre göre yıldırım çarpmıştı.
Muhammed Esed (çünkü) Rablerinin buyruğuna baş kaldırmışlardı; bunun üzerine, (ümitsizce) bakınıp dururlarken bir ceza şimşeği onları yakalamıştı,
Ömer Nasuhi Bilmen (43-44) Semûd'da da (O'nun kıssasında da ibret vardır). O vakit onlara denilmişti ki, «Bir zamana kadar faidelenin.» Onlar ise Rablerinin emrine imtisalden kaçındılar, artık onları bakar oldukları halde yıldırım yakaladı.
Ömer Öngüt Rablerinin buyruğuna başkaldırdılar. Bu yüzden bakıp dururken kendilerini yıldırım çarpmıştı.
Şaban Piris Rab’lerinin emrinden çıkmışlar, bakıp dururlarken onları yıldırım çarpmıştı.
Suat Yıldırım Onlar Rab’lerinin emrinden uzaklaşıp azıtınca kendileri baka baka, o müthiş yıldırım onları çarpıverdi.
Tefhim-ül Kuran Ancak Rablerinin emrine baş kaldırdılar; böylece bakıp dururlarken, onları yıldırım çarpıp yakaladı.
Ümit Şimşek Onlar Rablerinin emrine karşı geldiler. Onları da göz göre göre yıldırım yakaladı.

Diyanet Tefsiri Âd Hûd peygamberin, Semûd da Sâlih peygamberin kavminin adı olup Kur’ân-ı Kerîm’de bu toplumların ve Nûh kavminin yapılan bütün ilâhî uyarıları hafife almaları ve inkârcılıkta direnmeleri sebebiyle helâk edilmelerine değişik vesilelerle dikkat çekilmiştir (Âd hakkında bk. A‘râf 7/65-72; Hûd 11/50-60; Semûd hakkında bk. A‘râf 7/73-79; Hûd 11/61-68; Nûh kavmi hakkında bk. A‘râf 7/59-64; Yûnus 10/71-74; Hûd 11/25-49).

Kurdî / کوردی / Kürtçe Vêca wan ji fermana perwerdekarê xwe serkêþî kir, êdî qêrînek bêhiþker wan girt û wan jî dinihart.
Sahih International / English / Ingilizce But they were insolent toward the command of their Lord, so the thunderbolt seized them while they were looking on.
M.Pickthall / English / Ingilizce But they rebelled against their Lord's decree, and so the thunderbolt overtook them even while they gazed;
Muhsin Khan / English / Ingilizce But they insolently defied the Command of their Lord, so the Sa'iqah overtook them while they were looking.
Yusuf Ali / English / Ingilizce But they insolently defied(5021) the Command of their Lord: So the stunning noise(5022) (of an earthquake) seized them, even while they were looking on.
Shakir / English / Ingilizce But they revolted against the commandment of their Lord, so the rumbling overtook them while they saw.
Dr. Ghali / English / Ingilizce Yet they rebelled against the Command of their Lord; so that stunning (thunderbolt) took them (away) (while) they were looking on.
Albanian / Shqip / Arnavutça E ata nga kryelartësia nuk respektuan urdhërin e Zotit të tyre, andaj i përfshiu rrufeja me krismë, e ata e shihnin.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Onlar öz Rəbbinin əmrinə (tabe olmağa) təkəbbür göstərmiş və onları gözləri baxa-baxa ildırım vurmuşdu.
Bosnian / Bosanski / Bosnakca I oni se oglušiše o naređenje Gospodara svoga, pa ih uništi strašan glas na oči njihove,
Bulgarian / Български / Bulgarca И се възгордяха пред повелята на техния Господ, [затова] мълнията ги порази, както си гледаха.
Chinese / 中文 / Çince 他抴蕨H抗他怚D的命令,故疾雷毀滅了他怴A同時,他戽捶ㄕD罰偭{,
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 他们曾违抗他们主的命令,故疾雷毁灭了他们,同时,他们眼见刑罚降临,
Czech / Česky / Çekçe Však rozkazu Pána svého neposlechli a zemětřesení je postihlo, zatímco se dívali,
Dutch / Nederlands / Hollandaca Maar zij schonden onbeschaamd het bevel van hunnen Heer, waardoor hen een vreeselijk onweder van den hemel overviel, terwijl zij daarheen blikten.
Farsi / فارسی / Farsça آنگاه آنها از فرمان پروردگارشان سر پیچی کردند, پس صاعقه آنها را در بر گرفت در حالی كه آنان (به عقوبت خود) نگاه می کردند.
Finnish / Suomi / Fince Mutta he kapinoivat Herransa käskyä vastaan, ja niin iski heihin heidän nähtensä ukkonen.
French / Français / Fransızca Ils défièrent le commandement de leur Seigneur. La foudre les saisit alors qu'ils regardaient.
German / Deutsch / Almanca Sie übertraten vermessen den Befehl ihres Herrn. So erschlug sie der Blitz, während sie zuschauten.
Hausa / Hausa Dili Sai suka yi girman kai ga umurnin Ubangijinsu, sabõda haka tsãwa ta kãma su, alhãli kuwa sunã kallo.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Maka mereka berlaku angkuh terhadap perintah Tuhannya, lalu mereka disambar petir dan mereka melihatnya.
Italian / Italiano / Italyanca Trasgredirono l'ordine del loro Signore. Li colpì una folgore mentre ancora guardavano,
Japanese / 日本語 / Japonca その時かれらは,主の命令に横柄に背いたので,あれよと見ているまに雷に襲われた。
Korean / 한국어 / Korece 그들은 주님의 명령을 거역 하였으매 지켜보던 징벌의 광음이그들을 멸망케 하였더라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Maka mereka membesarkan diri terhadap perintah Tuhannya, lalu mereka disambar petir (dengan tidak dapat melarikan diri), sedang mereka melihatnya.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili എന്നിട്ട്‌ അവര്‍ തങ്ങളുടെ രക്ഷിതാവിന്‍റെ കല്‍പനക്കെതിരായി ധിക്കാരം കൈക്കൊണ്ടു. അതിനാല്‍ അവര്‍ നോക്കിക്കൊണ്ടിരിക്കെ ആ ഘോരനാദം അവരെ പിടികൂടി.
Maranao / mәranaw Na pimaratabatan iran so sogoan o Kadnan iran, na miyadansal siran o lalis, a siran na kasasandngan iran.
Norwegian / Norsk / Norveççe Men de satte seg ut over Herrens bud, og så tok tordenskrallet dem, med åpne øyne,
Polski / Polish / Polonya Dili Lecz oni byli dumni wobec rozkazu swego Pana i poraził ich piorun, kiedy mieli otwarte oczy.
Portuguese / Português / Portekizce Porém, desacataram insolentemente a ordem de seu Senhor, e a centelha os fulminou, enquanto observavam.
Romanian / Română / Rumence Atunci nu s-au putut ţine pe picioare şi nici ajuta.
Russian / Россия / Rusça Они ослушались веления своего Господа, и их поразило губительное наказание, пока они наблюдали за этим.
Somali / Somalice Waxayna iska kibriyeen amarkii Eebe, waxaana qabtay Qaylo daran iyagoo eegi.
Spanish / Español / Ispanyolca Pero infringieron la orden de su Señor y les sorprendió el Rayo, viéndolo venir.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Wakaasi amri ya Mola wao Mlezi. Basi uliwanyakua moto wa radi nao wanaona.
Svenska / Swedish / Isveççe detta sedan de hade satt sig upp emot sin Herres befallning - och så drabbade [straffets] blixtar dem mitt för deras ögon.
Tatarça / Tatarish / Tatarca Алар Раббыларының әмереннән баш тарттылар ягъни аятькә вә пәйгамбәргә иман китермәделәр шуның өстенә дөяне дә үтерделәр. Алар ґәзабның килгәнен карап торган вакытларында, аларны бер тавыш тотты һәм һәлак итте.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili แต่พวกเขาได้ท้าทายโอหังต่อพระบัญชาของพระเจ้าของพวกเขา ดังนั้นเสียงกัมปนาทก็ได้คร่าชีวิตพวกเขาขณะที่พวกเขาจ้องมองดูอยู่
Urdu / اردو / Urduca تو انہوں نے اپنے پروردگار کے حکم سے سرکشی کی۔ سو ان کو کڑک نے آ پکڑا اور وہ دیکھ رہے تھے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Аллоҳнинг амридан бош тортдилар, бас, қараб турган ҳолларида уларни қаттиқ овоз тутди.
Bengali / বাংলা / Bengalce অতঃপর তারা তাদের পালনকর্তার আদেশ অমান্য করল এবং তাদের প্রতি বজ্রঘাত হল এমতাবস্থায় যে, তারা তা দেখেছিল।
Tamil / தமிழர் / Tamilce அவர்கள் தங்கள் இறைவனுடைய கடடளையை மீறினார்கள்; அவர்கள் பார்த்துக் கொண்டிருக்கும் நிலையிலேயே (நில நடுக்கம் பேரிடி போன்ற) பயங்கரமான பெரும் சப்தம் அவர்களைப் பிடித்துக் கொண்டது.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>