4. Hîzb, Vâkıa Sûresi

Vâkıa Suresi 77. Ayeti Meali

إِنَّهُ لَقُرْآنٌ كَرِيمٌ
İnnehu lekur-ânun kerîm(un)
1
inne-hu
muhakkak ki o
2
le
gerçekten
3
kur’ânun kerîmun
Kur’ân-ı Kerim’dir
4
kerim
yüce, şerefli, çok değerli, ikram eden, cömert olan, feyz veren

Diyanet İşleri O, elbette değerli bir Kur’an’dır.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) O, elbette şerefli bir Kur'ân'dır.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Ki bu, hakikaten çok değerli bir Kur'an'dır.
Elmalılı Hamdi Yazır ki hakıkaten o bir Kur'an-ı Kerîm'dir
Diyanet Vakfı (77-78) Şüphesiz bu, korunmuş bir kitapta bulunan değerli bir Kur'an'dır.
Abdulbaki Gölpınarlı Şüphe yok ki bu, pek güzel ve şerefli Kur'ân'dır.
Adem Uğur Şüphesiz bu, değerli bir Kur'an'dır,
Ahmed Hulusi Şüphesiz ki O (evren), Kur'ân-ı Keriym'dir ("OKU"yabilene çok değerli "OKU"nandır).
Ahmet Tekin Bu, elbette, faydalı, feyizli, bereketli, cazibesi yüksek, asâletli, bütün ilâhî kitaplardaki dinî-ilmî esasları içeren, okunan Kur’ân’dır.
Ahmet Varol Muhakkak ki o şerefli bir Kur'an'dır.
Ali Fikri Yavuz Muhakkak ki o, (faydası çok) bir Kur’an-ı Kerim’dir.
Bekir Sadak (77-80) Dogrusu bu Kitap, sadece arinmis olanlarin dokunabilecegi, sakli bir Kitap'da mevcudken alemlerin Rabbi tarafindan indirilmis olan Kurani Kerim'dir.
Celal Yıldırım Şüphesiz bu, çok yüce, çok değerli Kur'ân'dır.
Diyanet İşleri 2 (77-80) Doğrusu bu Kitap, sadece arınmış olanların dokunabileceği, saklı bir Kitap'da mevcutken Alemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olan Kuranı Kerim'dir.
Fizilil Kuran Bu kitap, yüce Kur'an'dır.
Gültekin Onan Elbette bu, bir Kuran-ı Kerim'dir.
Hasan Basri Cantay muhakkak o, elbette çok şerefli bir Kur'andır,
Hayat Neşriyat (77-78) Şübhesiz ki bu, korunmuş bir kitabda (Levh-i Mahfûz’da) bulunan elbette pek şerefli bir Kur’ân’dır.
Ibni Kesir Şüphesiz o; şerefli bir Kur'an'dır.
Muhammed Esed O, gerçekten değerli bir hitabedir,
Ömer Nasuhi Bilmen (77-78) Muhakkak ki o, elbette bir kerîm Kur'an'dır. Bir mahfûz kitaptadır.
Ömer Öngüt Muhakkak ki o, elbette çok şerefli bir Kur'an'dır.
Şaban Piris -Hayır, Şüphesiz o, şerefli bir Kur’an’dır/okumadır.
Suat Yıldırım Bu kitap, pek değerli, şerefli bir Kur’ân’dır.
Tefhim-ül Kuran Hiç tartışmasız bu, Kur'an-ı Kerim'dir.
Ümit Şimşek Bu çok şerefli bir Kur'ân'dır.

Diyanet Tefsiri İlk âyette “yıldızların yerleri” diye çevrilen tamlama müfessirlerce daha çok “yıldızların doğduğu veya battığı yerler, dolaştığı menziller yani yörüngeler” ve özellikle “kıyamet sırasında yıldızların düşeceği yerler” mânalarıyla açıklanmıştır. Bazı ilk dönem müfessirlerinden, burada “Kur’an’ın parça parça indirilişi veya indirilmiş kısımları”nın veya “Kur’an’ın muhkem âyetleri”nin yahut “Kur’an’ın başı ve sonu arasındaki uyumun, tutarlılığı”nın kastedildiği yorumları nakledilmiştir (Taberî, XXVII, 203-204). Râzî, maksadın “Kur’an’ın girdiği kalpler” olabileceği yorumunu da zikreder (XXIX, 188). Öte yandan, bu tamlamanın sözlükte “yıldızların düştüğü yerler” anlamına gelmesi, günümüzdeki bazı Kur’an araştırmacılarını burada astrofizik uzmanlarının “kara delik” tabir ettikleri “büyük kütleli yıldızların ömürlerini tüketmeleri sonucu meydana gelen farazî gök cisimleri”ne veya “yıldız kökenli olmayıp yıldızlar arası uzaydaki gaz kütlesinin sıkıştırılmasının yol açtığı oluşumlar”a işaret edildiği yorumunu yapmaya yöneltmiştir (Allah’ın yemin etmesi ve Kur’an’da yer alan kasemler konusunda genel bilgi ve değerlendirme için bk. Zâriyât 51/1-6). 77. âyette Kur’an, “mertebesi yüksek, değerli, yüce” anlamlarına gelen kerîm sıfatıyla nitelenmiştir. Çünkü Allah Teâlâ, son kitap olması dolayısıyla onu bütün ilâhî kitaplardan mükemmel kılmış, gerçek dışı unsurların ona karışmasını önlemiş, onda yüksek ahlâk ilkelerine ve önemli konulara yer vermiştir. Onu ezberleyenin ve okuyanın değeri artar; o, gerçeğe ulaştıran kanıtlarla doludur, içerdiği hidayet, bilgi, açıklama ve hikmetlerle her türlü övgünün üzerinde bir kıymeti haizdir. Ardından gelen ve “korunmuş bir kitaptadır” diye tercüme edilen ifade Kur’an’ın ikinci sıfatı olduğuna göre bu da onun değerini anlatan mânevî bir nitelemedir. Başka izahlar da bulunmakla beraber birçok müfessir tarafından güçlü bulunan yoruma göre buradaki “kitap” kelimesinden maksat “levh-i mahfûz”dur (aşağıda belirtileceği üzere, bu yoruma göre meleklerin Allah’ın ilmine, levh-i mahfûzdakilere “dokunabilmeleri” o kaynakla irtibat kurmaları ve bu hususta kendilerine verilmiş görevler bulunduğu anlamındadır; ayrıca bk. Bürûc 85/21-22). Şu halde 77 ve 78. âyetler arasındaki anlam bağı şu olmalıdır: Kur’an’ın –Resûlullah’tan işitildiği şekliyle– lafızları ve mânaları, Allah’ın ilmindekine uygundur ve o asla beşer sözü değildir. Allah’ın katındakiler bizim açımızdan saklı ve mahiyetini idrak edemeyeceğimiz hususlar olduğu için O’nun ilmini ifade eden “kitap” kelimesi “saklı, korunmuş” anlamına gelen meknûn sıfatıyla nitelenmiştir; “kitap” kelimesinin kullanılması da O’nun ilminin sâbit ve değişmezliğini belirtmek içindir. 79. âyetteki “temizlenenler” anlamına gelen mutahharûn kelimesiyle ilgili olarak da farklı açıklamalar bulunmakla beraber müfessirler genellikle, burada meleklerin kastedildiği kanaatindedir; Abese sûresinin 11-16. âyetleri bu anlamı desteklemektedir. Dolayısıyla, buradaki “dokunma” anlamına gelen mess kelimesi, Kur’an’ın içeriğinin peygambere iletilmesinde meleklerden başkasının rolünün olamayacağını ve müşriklerin iddia ettikleri gibi kâhin veya şair sözü olmadığını ifade etmektedir. Zira müşrikler cin ve şeytanların gökten gelen haberlerden çalıntı yapabildiklerine, kâhinlerin de onlardan bilgi aldıklarına, yine her şairin kendisine şiiri dikte eden bir şeytanın bulunduğuna inanıyorlardı; Hz. Peygamber’in de Kur’an’ı böyle bir yolla elde ettiğini ileri sürmüşlerdi. Kur’an’ın Allah Teâlâ tarafından böylesine yüceltici ifadelerle anılması ve âyette, –asıl anlam yukarıda açıklandığı şekilde olsa bile– temiz olarak dokunmanın ona saygıyı belirten bir niteleme olarak yer alması sebebiyle ilk zamanlardan itibaren müslümanlar Kur’an âyetlerinin yazılı olduğu malzemeye ve mushafa ibadet temizliği olmadan yani abdestsiz olarak dokunmamaya özen göstermişlerdir. İslâm âlimlerinin çoğunluğu da Hz. Peygamber’den nakledilen bazı söz ve uygulamaları (Muvatta’, “Kur’an”, 1) bu yöndeki çıkarımı destekleyici bulmuşlar ve mushafa el sürmek için abdest almak gerektiğine hükmetmişlerdir. Öte yandan İbn Abbâs, Dâvûd b. Ali, İbn Hazm ve Şevkânî gibi âlimler âyetin mushaf ile değil levh-i mahfûz ile ilgili olduğunu, abdestli olmayanın mushafa dokunmasını meneden hadisin de sahih olmadığını yahut sahih olsa bile orada müşriklerin kastedildiğini ileri sürerek abdestli olmayan, cünüp ve âdet halindeki kimselerin mushafa dokunmasını ve onu okumasını câiz görmüşlerdir (başka yorumlarla birlikte bk. Râzî, XXIX, 192-196; İbn Rüşd el-Hafîd, Bidâyetü’l-Müctehid ve Nihâyetü’l-Muktesıd, I, 435; II, 32; Şevkânî, V, 186; a.mlf., Neylü’l-Evtâr, I, 225-227, 246-248; İbn Âşûr, XXVII, 333-337). Bu uygulamaları ve abdestin gerekliliği yönündeki ictihadı esas alan ve kutsal kitabına saygısının bir nişanesi olarak ona el sürerken abdestli olmaya gayret eden bir müminin bu davranışı onun ecrini ve feyzini arttırır; fakat bu hükmün Kur’an’la yakından ilgilenme ve mânaları üzerinde düşünme çabasını engelleyen bir set gibi algılanması kuşkusuz yanlış olur. Zaten İmam Mâlik gibi İslâm âlimleri Kur’an eğitim öğretiminin ve sıkıntıya yol açan durumların ayrı mütâlaa edilmesi gerektiğini gösteren fetvalar vermişlerdir. Mushafa dokunmadan Kur’an’ın okunması veya tercümesine el sürülmesi için abdest almak ise genel olarak gerekli görülmemiş, sadece tavsiye edilmiştir.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Bêguman ew Qur´anekî birûmet e.
Sahih International / English / Ingilizce Indeed, it is a noble Qur'an
M.Pickthall / English / Ingilizce That (this) is indeed a noble Qur’an
Muhsin Khan / English / Ingilizce That (this) is indeed an honourable recital (the Noble Quran).
Yusuf Ali / English / Ingilizce That this is indeed a qur´an most honourable,(5260)
Shakir / English / Ingilizce Most surely it is an honored Quran,
Dr. Ghali / English / Ingilizce Surely it is indeed an honorable Qur'an,
Albanian / Shqip / Arnavutça Se me të vërtetë ai është Kur’an i famshëm.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice (Sizə oxunan) bu (kəlam) çox qiymətli Qur’andır.
Bosnian / Bosanski / Bosnakca on je, zaista, Kur'an plemeniti
Bulgarian / Български / Bulgarca това наистина е свещен Коран
Chinese / 中文 / Çince 這確是寶貴的《古蘭經》,
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 这确是宝贵的《古兰经》,
Czech / Česky / Çekçe že toto je věru Korán vznešený,
Dutch / Nederlands / Hollandaca Dat dit de uitmuntende Koran is.
Farsi / فارسی / Farsça همانا این (کتاب) قرآنی کریم (وگرامی قدر) است.
Finnish / Suomi / Fince totisesti tämä on ylevä Koraani,
French / Français / Fransızca Et c'est certainement un Coran noble,
German / Deutsch / Almanca Es ist ein segensreicher Koran
Hausa / Hausa Dili Lalle shi (wannan littãfi), haƙĩƙa, abin karantãwa ne mai daraja.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Sesungguhnya Al-Quran ini adalah bacaan yang sangat mulia,
Italian / Italiano / Italyanca che questo è in verità un Corano nobilissimo,
Japanese / 日本語 / Japonca 本当にこれは,非常に尊いクルアーンである。
Korean / 한국어 / Korece 이것이 성스러운 꾸란이라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Bahawa sesungguhnya (yang dibacakan kepada kamu) itu ialah Al-Quran yang mulia, (yang sentiasa memberi ajaran dan pimpinan),
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili തീര്‍ച്ചയായും ഇത്‌ ആദരണീയമായ ഒരു ഖുര്‍ആന്‍ തന്നെയാകുന്നു.
Maranao / mәranaw Mataan! a skaniyan na titho a Qor´an, a pagaadatan,
Norwegian / Norsk / Norveççe Dette er en kostelig Koran
Polski / Polish / Polonya Dili Zaprawdę, to jest Koran szlachetny!
Portuguese / Português / Portekizce Este é um Alcorão honorabilíssimo,
Romanian / Română / Rumence dintr-o Carte ascunsă.
Russian / Россия / Rusça Воистину, это - благородный Коран,
Somali / Somalice Quraanku waa shay sharaf leh.
Spanish / Español / Ispanyolca ¡Es, en verdad, un Corán noble,
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Hakika hii bila ya shaka ni Qur'ani Tukufu,
Svenska / Swedish / Isveççe om att detta är en framställning som måste hållas högt i ära,
Tatarça / Tatarish / Tatarca Тәхкыйк Аллаһудан вәхий ителгән нәрсә хөрмәтле Коръәндер.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili นั่นคือ กุรอานอันทรงเกียรติ
Urdu / اردو / Urduca کہ یہ بڑے رتبے کا قرآن ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Албатта, у Қуръони каримдир.
Bengali / বাংলা / Bengalce নিশ্চয় এটা সম্মানিত কোরআন,
Tamil / தமிழர் / Tamilce நீச்சயமாக, இது மிகவும் கண்ணியமும் சங்கையும் மிக்க குர்ஆன் ஆகும்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>