3. Hîzb, Vâkıa Sûresi

Vâkıa Suresi 2. Ayeti Meali

لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌ
Leyse livak’atihâ kâżibe(tun)
1
leyse
değil, yok
2
li vak’ati-hâ
onun vuku bulmasını, gerçekleşmesini
3
kâzibetun
yalanlayan kimse

Diyanet İşleri (1-2) Kesin gerçekleşecek (olan Kıyamet) koptuğu zaman, onun kopuşunu yalanlayacak kimse olmayacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Onun oluşunu yalanlayacak kimse yoktur.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) onun oluşuna yalan diyen dil olmaz.
Elmalılı Hamdi Yazır Olmaz vak'asına yalan diyen dil
Diyanet Vakfı Ki onun oluşunu yalanlayacak hiçbir kimse yoktur;
Abdulbaki Gölpınarlı Kopacağına dâir söylenen sözlerde yalan yok.
Adem Uğur Ki onun oluşunu yalanlayacak hiçbir kimse yoktur;
Ahmed Hulusi Artık onun gerçekliğini yalanlayacak olmaz!
Ahmet Tekin Onun gerçekleşeceği konusunda da yalandır, denilemez.
Ahmet Varol Onun gerçekleşmesini yalanlayan çıkmaz.
Ali Fikri Yavuz Onun kopmasını inkâr eden yok, (artık onu herkes tasdik eder).
Bekir Sadak (1-3) Kiyamet koptugunda kimini alcaltacak ve kimini yukseltecek olan o hadisenin yalan olmadigi ortaya cikacaktir.
Celal Yıldırım (1-2) Kıyamet olayı meydana gelince ki onun meydana gelmesini (inkâr edecek) bir yalancı bulunmaz.
Diyanet İşleri 2 (1-3) Kıyamet koptuğunda kimini alçaltacak ve kimini yükseltecek olan o hadisenin yalan olmadığı ortaya çıkacaktır.
Fizilil Kuran Onu hiç kimse yalanlayamayacaktır.
Gültekin Onan Onun vukuuna (gerçekleşmesine artık) yalan diyecek yoktur.
Hasan Basri Cantay (hiçbir nefs) onun vukuunda (Allaha karşı artık) yalancı değildir.
Hayat Neşriyat Onun meydana gelişini yalanlayacak olan hiçbir kimse yoktur.
Ibni Kesir Onun vukuunu hiç bir yalanlayıcı yoktur.
Muhammed Esed onun yalan olmadığı apaçık ortaya çıkacaktır;
Ömer Nasuhi Bilmen (1-3) Kıyamet hadisesi vaki olduğu zaman. Onun vukûu için bir yalan yoktur. (O Kıyamet) Alçaltıcıdır, yükselticidir.
Ömer Öngüt Onun vukuunu yalanlayacak hiç kimse yoktur.
Şaban Piris Bunun olacağı yalan değildir.
Suat Yıldırım Zaten onun olmasını yalanlayacak hiçbir delil olamaz.
Tefhim-ül Kuran Onun vukuuna (gerçekleşmesine artık) yalan diyecek yoktur.
Ümit Şimşek Onun vukuunu yalanlayacak kimse olmaz.

Diyanet Tefsiri Kıyamet sahneleriyle ilgili çarpıcı bir tasvire yer verildikten sonra, âhirette insanların üç gruba ayrılacakları belirtilmektedir. Bu gruplardan ilki, 8. âyette “ashâbü’l-meymene”, 27, 38, 90 ve 91. âyetlerde “ashâbü’l-yemîn” olarak adlandırılmış olup, Kur’an’daki başka açıklamalardan anlaşıldığına göre bu, “amel defteri sağ tarafından verilenler” demektir (bk. İsrâ 17/71; Hâkka 69/19; İnşikåk 84/7). İkinci grup 9. âyette “ashâbü’l-meş’eme” ve 41. âyette “ashâbü’ş-şimâl” olarak adlandırılmış, ayrıca 51 ve 92. âyetlerde “yoldan sapmış inkârcılar” diye anılmıştır. Bunlar amel defteri sol tarafından veya arka tarafından verilenlerdir (bk. Hâkka 69/25; İnşikåk 84/10). Üçüncü grup ise 10. âyette “es-sâbikûne’s-sâbikûn” (önde olanlar, o önde olanlar), 11 ve 88. âyetlerde “mukarrebûn” (Allah’a en yakın olanlar) şeklinde nitelenmiştir; bunların, amel defteri sağından verilenlerin önde gelen, mertebesi yüksek olan kesimi oldukları anlaşılmaktadır. Birinci grup için kullanılan “ashâbü’l-meymene” tamlamasındaki meymene kelimesi “uğur, bereket”, “ashâbü’l-meş’eme” tamlamasındaki meş’eme kelimesi “uğursuzluk” anlamına gelmekle beraber esasen bunlar da Araplar’da hayrın sağdan ve şerrin sol taraftan geldiği telakkisiyle bağlantılıdır. Yine, Arapça’da bu mâna ile ilişkili olarak söz konusu tabirlerden birincisi değerli ve yüksek mevkideki insanları, ikincisi de düşük mertebede bulunanları ifade etmek üzere kullanılır. Bazı müfessirler Hadîd sûresinin 12 ve Tahrîm sûresinin 8. âyetlerine dayanarak burada birinci gruptakilerin sağ yanlarının Allah’ın nuruyla aydınlanacağına işaret bulunduğu yorumunu yapmışlardır (Zemahşerî, IV, 56; Râzî, XXIX, 142–145). Bu bilgiler dikkate alınarak, –bağlama göre farklı tercümeler yapılabilirse de– ashâbü’l-meymene ve ashâbü’l-yemîn tamlamaları için “Allah’ın hoşnut olduğu tavırları benimseyen, O’nun katında değerli kimseler” anlamını yansıtacak bir tercüme yapılması uygun olur. Bu sebeple, belirtilen âyetlerin meâllerinde bu deyimler “hakkın ve erdemin yanında olanlar” şeklinde çevrilmiştir. Aynı anlayışla, ashâbü’l-meş’eme ve ashâbü’ş-şimâl deyimleri de ilgili âyetlerde “bâtılın ve erdemsizliğin yanında olanlar” şeklinde karşılanmıştır. 1. âyette geçen vâkıa kelimesi “meydana gelen, vukûu kesin olan önemli hâdise” demektir. Kıyametin geleceğinde kuşku bulunmadığı için bu kelimeyle anılmıştır. Müfessirlerin bir kısmı, “büyük olay gerçekleştiği zaman” ifadesinin devamında “göreceksiniz neler olacak!” gibi bir mânanın bulunduğunu düşünmüşlerdir. Buna göre 2. âyete “Ki onun meydana geleceğini kimse yalan sayamaz” şeklinde mâna vermek uygun olur. Yine bu âyetteki kâzibe kelimesinin cümledeki görevini farklı değerlendirerek “onun oluşu asla yalan değildir” anlamı da verilebilmektedir (Zemahşerî, IV, 55-56; İbn Atıyye, V, 238). Bazı müfessirlere göre 3. âyette söz konusu edilen “alçaltma ve yükseltme” kıyametle birlikte evrende meydana gelecek fizikî değişikliklerle ilgili olup mevcut düzen ve dengenin altüst olacağı anlamındadır; bu yorum 5-6. âyetlerdeki tasvire uygun düşmektedir. Diğer bir yaklaşıma göre alçaltma ve yükseltme insan unsuruyla ilgilidir. Bu da iki farklı yorum ortaya çıkarmaktadır: a) Kıyametin kopması âhirette inkârcıları cehennemin aşağılarına düşürecek ve müminleri cennetin yukarılarına yükseltecektir; b) Kıyametin kopması bu dünyada büyüklenen nice kimseleri ve toplumları alçaltacak, rezil rüsvâ edecek, horlanan veya tevazu gösteren nicelerini de yüceltecektir (Taberî, XXVII, 166-167; Zemahşerî, IV, 56; İbn Atıyye, V, 239).

Kurdî / کوردی / Kürtçe Ji çêbûna wê re tu derew nîne.
Sahih International / English / Ingilizce There is, at its occurrence, no denial.
M.Pickthall / English / Ingilizce There is no denying that it will befall
Muhsin Khan / English / Ingilizce And there can be no denying of its befalling.
Yusuf Ali / English / Ingilizce Then will no (soul) entertain falsehood concerning its coming.
Shakir / English / Ingilizce There is no belying its coming to pass--
Dr. Ghali / English / Ingilizce There is no lying about its befalling;
Albanian / Shqip / Arnavutça Realitetin e asaj ndodhie nuk a kush që do ta përgënjeshtrojë.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Onun vaqe olmasını heç kəs təkzib edə (dana) bilməz!
Bosnian / Bosanski / Bosnakca događanje njegovo niko neće poricati –
Bulgarian / Български / Bulgarca никой не ще възпре неговото настъпване -
Chinese / 中文 / Çince 沒有任何人否認其發生。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 没有任何人否认其发生。
Czech / Česky / Çekçe #NÁZEV?
Dutch / Nederlands / Hollandaca Zal geene ziel de voorspelling zijner komst van valschheid beschuldigen.
Farsi / فارسی / Farsça که در واقع شدنش هیچ دروغی نیست.
Finnish / Suomi / Fince ei ole ketään, joka voisi sen kieltää.
French / Français / Fransızca nul ne traitera sa venue de mensonge.
German / Deutsch / Almanca kann niemand es mehr leugnen.
Hausa / Hausa Dili Bãbu wani (rai) mai ƙaryatãwa ga aukuwarta.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce tidak seorangpun dapat berdusta tentang kejadiannya.
Italian / Italiano / Italyanca la cui venuta nessuno potrà negare,
Japanese / 日本語 / Japonca (誰も)その起るのを,嘘であるとしなくなる。
Korean / 한국어 / Korece 그것이 오는 것에 대하여 어 느 누구도 거짓이라 하지 못하며
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Tiada sesiapapun yang dapat mendustakan kejadiannya.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili അതിന്‍റെ സംഭവ്യതയെ നിഷേധിക്കുന്ന ആരും ഉണ്ടായിരിക്കുകയില്ല.
Maranao / mәranaw Da ko kapakatana iyan i maka ongkir on, -
Norwegian / Norsk / Norveççe kan det ikke benektes at den inntreffer.
Polski / Polish / Polonya Dili - nie znajdzie ono żadnego zaprzeczenia -
Portuguese / Português / Portekizce -Ninguém poderá negar o seu advento -,
Romanian / Română / Rumence El coboară, El ridică!
Russian / Россия / Rusça никто не сочтет его наступление ложью.
Somali / Somalice Dhiciddaas wax beenin ma jiro (markay arkaan).
Spanish / Español / Ispanyolca nadie podrá negarlo.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Hapana cha kukanusha kutukia kwake.
Svenska / Swedish / Isveççe skall ingen bestrida dess verklighet.
Tatarça / Tatarish / Tatarca ул кыямәтнең вакыйга булуын ялганлаучы була алмас.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili ไม่มีผู้ปฏิเสธคนใดปฏิเสธต่อเหตุการณ์ของมัน
Urdu / اردو / Urduca اس کے واقع ہونے میں کچھ جھوٹ نہیں
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Унинг воқеъ бўлишини ёлғон қилувчи (жон) йўқдир.
Bengali / বাংলা / Bengalce যার বাস্তবতায় কোন সংশয় নেই।
Tamil / தமிழர் / Tamilce அந்நிகழ்ச்சியைப் பொய்யாக்குவது எதுவுமில்லை.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>