1. Hîzb, Tûr Sûresi

Tûr Suresi 3. Ayeti Meali

فِي رَقٍّ مَّنشُورٍ
Fî rakkin menşûr(in)
1
içinde, de
2
rakkın
üzerine yazı yazılan şey, ince deri, sayfa
3
menşûrin
yayılmış

Diyanet İşleri (1-7) Tûr’a, yayılmış ince deri sayfalara düzenle yazılmış kitaba, “Beyt-i Ma’mur”a , yükseltilmiş tavana (göğe), kabaran denize andolsun ki, şüphesiz Rabbinin azabı mutlaka gerçekleşecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) (2-3) Yayılmış ince deri üzerine, satır satır yazılmış kitaba,
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) (2-3) Yayılmış ince deri üzerine yazılmış bir Kitab'a,
Elmalılı Hamdi Yazır Ve yayılmış bir verakta
Diyanet Vakfı (1-8) Tûr'a, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitab'a, Beyt-i Ma'mûr'a, yükseltilmiş tavana, dolu denize andolsun ki, Rabbinin azabı mutlaka vuku bulacaktır. Ona engel olacak hiçbir şey yoktur.
Abdulbaki Gölpınarlı Yayılmış kâğıtta.
Adem Uğur yayılmış ince deri üzerine
Ahmed Hulusi Menşur (açığa çıkmış) rakk'ta (algılanır fiiller boyutunda).
Ahmet Tekin Yayılmış ince derilere, yazılmış kitaplara andolsun!
Ahmet Varol (2-3) Yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış kitaba,
Ali Fikri Yavuz (2-3) Açılmış sayfalara yazılı olan Kur’an’a,
Bekir Sadak (1-7) Tur'a, yayilmis ince deri uzerine satir satir dizilmis Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yukseltilmis tavan gibi goge, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabi hic suphesiz gelecektir.
Celal Yıldırım Yayınlanmış ince deri üzerine yazılı Kitâb'a,
Diyanet İşleri 2 (1-8) Tura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur.
Fizilil Kuran Yayılmış ince deri üzerine.
Gültekin Onan Yayılmış ince deri üzerine;
Hasan Basri Cantay (2-3) Neşredilmiş kâğıd (lar) içinde yazılı kitaba,
Hayat Neşriyat (2-3) Ve yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitâb’a (Kur’ân’a)!
Ibni Kesir Yayılmış ince deri üzerine.
Muhammed Esed açık tomarlar üstüne.
Ömer Nasuhi Bilmen (1-3) Kasem olsun Tûr'a. Ve yazılmış bir kitaba. Yayılmış bir ince deride.
Ömer Öngüt Yayılmış ince deri üzerinde,
Şaban Piris (1-3) Tûr’a... yayılmış ince deri üzerine yazılmış kitaba...
Suat Yıldırım (2-3) İnce deri üzerine yazılmış o kitaba.
Tefhim-ül Kuran Yayılmış ince deri üzerine;
Ümit Şimşek (2-3) Ve yayılmış yapraklarda yazılmış kitaba.

Diyanet Tefsiri Yüce Allah altı şey üzerine kasem (yemin) ederek peygamberleri vasıtasıyla haber verdiği azabın mutlaka geleceğini ve onu engelleyebilecek hiçbir gücün bulunmadığını bildirmektedir. Üzerine yemin edilenlerle nelerin kastedildiği ve bunların yemin konusu ile bağlantısı hakkında değişik açıklamalar yapılmıştır (Allah’ın yemin etmesi ve Kur’an’da yer alan kasemler konusunda genel bilgi ve değerlendirme için bk. Zâriyât 51/1-6). Müfessirlerin büyük çoğunluğu, 1. âyette geçen tûr kelimesini –Kur’an’daki kullanımlarını dikkate alarak– Hz. Mûsâ’ya peygamberlik görevinin tebliğ edildiği kutlu dağ (Sînâ dağı) anlamıyla açıklamışlardır. Bununla genel olarak dağların kastedildiği kanaatini taşıyanlar da vardır (İbn Atıyye, V, 185). Bazı müfessirler ise bu kelimenin kök anlamlarından olan “uçma” mânasıyla bağ kurarak “gayb âleminden duyular âlemine uçup gelenler (ilhamlar, bilgiler, melekler)” yorumunu yapmışlardır (Beyzâvî, VI, 88). 2 ve 3. âyetlerde söz konusu edilen “kitap”la ilgili olarak yapılan belli başlı yorumlar şunlardır: a) Hz. Mûsâ’ya verilen kitap, b) Kur’ân-ı Kerîm, c) Hz. Muhammed’den önce indirilmiş ilâhî kitaplar, d) Yaratılmışlarla ilgili bütün bilgilerin kayıtlı bulunduğu levh-i mahfûz, e) Meleklerin göreviyle ilgili olarak levh-i mahfûzdan istinsah edilmiş kısımlar, f) Haşir günü insanların dünyada yapıp ettiklerini ayrıntılı olarak görecekleri amel defterleri (Zemahşerî, IV, 33; İbn Atıyye, V, 185; Râzî, XXVIII, 239). 3. âyette geçen rakk kelimesi “sahîfe, varak” mânasına gelir; daha çok hayvan (özellikle ceylan) derisinden yapılmış ince deri için kullanılır. Burada “kitap” kelimesiyle Kur’ân-ı Kerîm’in kastedildiği yorumunu yapanlar, sûrenin indiği sıralarda Kur’an’ın bu şekilde yazılmaya başlandığı veya –tamamı açısından– ileride yazılacağına işaret bulunduğu yorumunu yaparlar. “Açık ve yayılmış” anlamına gelen menşûr kelimesiyle ilgili olarak Râzî şu ilginç yorumu yapar: Burada kitabın açıklık özelliğine işaret vardır; zira dürülü, kapalı kitapta ne bulunduğunu kimse bilemez; şu halde burada söz konusu olan kitap dürülü yazılardan yani levh-i mahfûzdan farklıdır; bunun anlamı “O size açıktır, onu inceleyip üzerinde düşünmenize kimse engel olamaz” demektir (XXVIII, 240). 4. âyetteki “el-beyt’ül-ma‘mûr” tamlaması hakkında başlıca üç yorum vardır: a) Semada bulunan bir evin, bir mescidin adıdır; ilgili rivayetlerde bunun yedinci semâda, Kâbe’nin izdüşümüne denk gelen bir yerde, arşın hizasında bulunduğu, durâh diye de anıldığı, meleklerin ziyaretiyle şenlendiği belirtilir. Dördüncü ve altıncı semada veya semanın ve yerin her bir katında bir beytülma‘mûr bulunduğu yönünde de nakiller vardır. Yine rivayetlerde yer alan bilgilere göre her gün oraya çok sayıda melek girer, Allah’ı takdis ve tesbih ederler; çıkanlar artık asla (kıyamete kadar) oraya dönmezler (bk. Taberî, XXVII, 16-18; Zemahşerî, IV, 33; İbn Atıyye, V, 186). Şu var ki bu rivayetlerin âyetteki tamlamayı izah amacı taşıdığı açık değildir (İbn Âşûr, XXVII, 39). b) Kâbe’nin adıdır. Bu yorumda mâmur kelimesinin, “gelen gideni çok olan, ziyaretçileriyle şenlenen ve bakımlı olan yer” mânaları esas alınmıştır (Zemahşerî, IV, 33). Bu yorumu destekleyen bir rivayete göre Allah Teâlâ onu her yıl belirli sayıda ziyaretçi ile mâmur kılar, insanların sayısı bundan eksikse meleklerle tamamlar. c) Müminin kalbi kastedilmiştir. Kalp, kişinin Allah’ı tanıması ve O’na tam bir teslimiyet göstermesiyle mâmur olur (Beyzâvî, VI, 89; ayrıca bk. Abdurrahman Küçük, “Beytülma‘mûr”, DİA, VI, 94-95). Hemen bütün müfessirler, 5. âyette geçen ve “yüksek, yükseltilmiş tavan” anlamına gelen es-sakf el-merfû‘ tamlamasıyla semânın kastedildiğini belirtirler; Enbiyâ sûresinin 32. âyeti de bu mânayı destekler niteliktedir. Bu konudaki bir rivayete dayanarak bazı müfessirler, bununla (cennetin tavanı olan) arşın kastedildiği yorumunu yapmışlardır (Şevkânî, V, 110; Elmalılı, VII, 4551-4552). 6. âyetteki el-bahru’l-mescûr tamlamasında geçen bahr kelimesi “deniz” anlamına gelir; bunun sıfatı olarak zikredilen mescûr kelimesi ise farklı mânalara gelmektedir. Bu mânalardan hareketle söz konusu tamlama için yapılan belli başlı yorumlar şunlardır: a) Kızdırılmış, alevlenmiş: Kelimenin Tekvîr sûresinin 6. âyetindeki kullanımı ışığında, kıyametin kopması sırasında –muhtemelen jeolojik bir patlamayla– denizlerin aşırı ısınması kastedilmiş olabilir (Gafir 40/72’de de fiil –edilgen haliyle– “yakılma” mânasına kullanılmıştır). b) Dolgun, taşkın: Denizlerin sularla dolu olması veya okyanuslar kastedilmiş olabilir. c) Boş: Kıyamet sırasında denizlerin boşalması kastedilmiş olabilir. d) Tutulmuş, hapsedilmiş: Denizlerin, dünyanın düzenini altüst edecek taşmalar yapmasının engellenmesine işaret olabilir (Taberî, XXVII, 18-19; İbn Atıyye, V, 186). e) Karışık, karışkan: Suyu birbirine veya tatlısı acısına karışan denizler mânası kastedilmiş olabilir (Şevkânî, V, 110). f) Tûr’dan söz edilmesi dikkate alınarak, Firavun’un boğulduğu denizin kastedildiği de düşünülebilir (İbn Âşûr, XXVII, 39-40; Elmalılı, VII, 4552). Ayrıca burada, semâda arşın altında bulunan bir denize (Taberî, XXVII, 20) veya cehenneme (İbn Atıyye, V, 187) yemin edildiği yönünde rivayetler de bulunmaktadır. Taberî kelimenin “yakma” ve “dolma” şeklinde iki temel mânası bulunduğunu, bunlardan ilkinin dünya hayatındaki denizlere uymadığını, dolayısıyla “dolu deniz” mânası verilmesinin isabetli olacağını belirtir (XXVII, 19-20). Ancak buradaki denizin “kıyamet koparken ısınan ve kaynayan deniz” olarak anlaşılmasına da bir engel bulunmadığından meâlde “kaynayan deniz” anlamı tercih edilmiştir. İbn Âşûr burada üzerine yemin edilenlerle yeminin amacı arasındaki bağı özetle şöyle açıklar: İlk altı âyette üzerine yemin edilenler Hz. Mûsâ’nın Firavun’a gönderilmesiyle ilgili hususlardır. Yeminin konusu ise peygamberlerin uyarılarının esasını oluşturan ilâhî azabın mutlaka geleceği gerçeğidir. Firavun ve adamlarının helâki de bu gerçeği inkâr edip Mûsâ’yı yalancılıkla itham etmeleri sebebiyle olmuştur (XXVII, 36; Râzî’nin burada zikredilen üç mekân [Tûr dağı, deniz ve Kâbe] ile üç peygamber [Hz. Mûsâ, Hz. Yûnus ve Hz. Muhammed] arasında bağ kuran tevili için bk. XXVIII, 239-240).

Kurdî / کوردی / Kürtçe Di pelê raxistî de.
Sahih International / English / Ingilizce In parchment spread open
M.Pickthall / English / Ingilizce On fire parchment unrolled,
Muhsin Khan / English / Ingilizce In parchment unrolled.
Yusuf Ali / English / Ingilizce In a Scroll unfolded;
Shakir / English / Ingilizce In an outstretched fine parchment,
Dr. Ghali / English / Ingilizce In a parchment spread,
Albanian / Shqip / Arnavutça Në lëkurë të shtrirë.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Açıq dəri üzərində (olan kitaba);
Bosnian / Bosanski / Bosnakca na koži razvijenoj,
Bulgarian / Български / Bulgarca на разгънат свитък,
Chinese / 中文 / Çince 寫於展開的皮紙者盟誓,
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 写于展开的皮纸者盟誓,
Czech / Česky / Çekçe na pergamenu rozprostřeném,
Dutch / Nederlands / Hollandaca Op eene afgewikkelde rol.
Farsi / فارسی / Farsça در صحیفه ای گشوده.
Finnish / Suomi / Fince joka on kirjoitettu levitetylle pergamentille,
French / Français / Fransızca Sur un parchemin déployé !
German / Deutsch / Almanca auf ausgebreitetem Pergament
Hausa / Hausa Dili A cikin wata takardar fãta shimfiɗaɗɗa.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce pada lembaran yang terbuka,
Italian / Italiano / Italyanca su pergamena distesa,
Japanese / 日本語 / Japonca 巻かれていない羊皮紙に,
Korean / 한국어 / Korece 그것은 펼쳐진 양피지에 기록 된 것이라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Pada lembaran surat yang terbuka;
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili നിവര്‍ത്തിവെച്ച തുകലില്‍
Maranao / mәranaw Ko karatas a makakayat,
Norwegian / Norsk / Norveççe på utbredt pergament,
Polski / Polish / Polonya Dili Na pergaminie rozwiniętym!
Portuguese / Português / Portekizce Em um pergaminho desenrolado.
Romanian / Română / Rumence Pe Casa vizitată!
Russian / Россия / Rusça на развернутой нежной коже!
Somali / Somalice Oo ku qoran warqado la fidiyay.
Spanish / Español / Ispanyolca en un pergamino desenrollado!
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Katika ngozi iliyo kunjuliwa,
Svenska / Swedish / Isveççe nedtecknad på öppna ark!
Tatarça / Tatarish / Tatarca ул Коръән юка тиредән ясалган тире битләренә язылган.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili ในม้วนกระดาษหรือหนังที่กางแผ่
Urdu / اردو / Urduca کشادہ اوراق میں
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Ёйилган терига.(сатрланган)
Bengali / বাংলা / Bengalce প্রশস্ত পত্রে,
Tamil / தமிழர் / Tamilce விரித்து வைக்கப்பட்ட,

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>