3. Hîzb, Tîn Sûresi

Tîn Suresi 1. Ayeti Meali

وَالتِّينِ وَالزَّيْتُونِ
Ve-ttîni ve-zzeytûn(i)
1
ve
andolsun
2
et tîni
incir
3
ve
ve
4
ez zeytûni
zeytin

Diyanet İşleri Tîn’e ve zeytûn’a andolsun.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Tîn'e ve Zeytun'a,
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Andolsun o incire, o zeytine,
Elmalılı Hamdi Yazır Kasem olsun o Tîne ve o Zeytune
Diyanet Vakfı (1-5) İncire, zeytine, Sina dağına ve şu emîn beldeye yemin ederim ki, biz insanı en güzel biçimde yarattık. Sonra onu aşağıların aşağısına indirdik.
Abdulbaki Gölpınarlı Andolsun Tîn'e ve Zeytûn'a.
Adem Uğur İncire, zeytine,
Ahmed Hulusi İncir'e ve Zeytin'e,
Ahmet Tekin İncire ve zeytine, önceki peygamberlerin ve ümmetlerin yaşadığı incir ve zeytin diyarına andolsun!
Ahmet Varol Andolsun incire ve zeytine,
Ali Fikri Yavuz And olsun incire, zeytine,
Bekir Sadak Incir ve zeytine and olsun,
Celal Yıldırım İncir ve zeytine,
Diyanet İşleri 2 İncir ve zeytine and olsun,
Fizilil Kuran Andolsun incir ve zeytine,
Gültekin Onan İncire ve zeytine andolsun,
Hasan Basri Cantay Andolsun incire, zeytine,
Hayat Neşriyat Yemîn olsun tîn’e (incire) ve zeytine!
Ibni Kesir Andolsun; incire ve zeytine,
Muhammed Esed İnciri ve zeytini düşün,
Ömer Nasuhi Bilmen (1-2) Andolsun tin'e ve zeytûn'e. Ve Sina dağına.
Ömer Öngüt İncire ve zeytine andolsun ki!
Şaban Piris Andolsun, İncir ve zeytine ..
Suat Yıldırım İncir ve zeytin hakkı için!
Tefhim-ül Kuran İncire ve zeytine andolsun,
Ümit Şimşek And olsun incire ve zeytine,

Diyanet Tefsiri Yüce Allah kendisinin ilim, sanat ve kudret sıfatlarını gösteren dört önemli varlığa yani insanın maddî gıdalarından olan incir ve zeytine ve mânevî gıdası olan vahyin indiği Sînâ dağı ile “emin belde”ye (Mekke), insanların muhtaç oldukları maddî ve mânevî ikramların mükemmel örneklerine yemin ederek insanı en güzel biçimde yarattığını, hem bedenen hem de ruhen yükümlülük alabilecek yeteneklerle donattığını ifade buyurmuştur (insanın seçkin yaratılışı ve üstünlüğü hakkında ayrıca bk. İsrâ 17/70). Bir görüşe göre incir ve zeytin, mecaz olarak bu ağaçların çokça bulunduğu toprakları, yani Akdeniz’in doğusunda bulunan Filistin ve Suriye’yi simgelemektedir. Kur’an’da adı geçen peygamberlerin çoğu bu topraklarda yaşadıkları ve tebliğde bulundukları için bu iki ağaç cinsi bu peygamberlerin dile getirdiği dinî öğretilerin sembolü olarak kabul edilmektedir. Kezâ “tîn” ve “zeytûn” kelimeleri hakkında, ilkiyle Mekke’deki Mescid-i Haram’ın, ikincisiyle Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’nın kastedildiği gibi daha başka sembolik izahlar yapılmıştır. Ancak Şevkânî’nin de haklı olarak belirttiği gibi bu tür yorumların aklî ve naklî dayanağı yoktur (V, 545-546). Âyette Sînâ dağı için kullanılan sînîn kelimesinin Habeşçe veya Nabatça olduğu ve “verimli, bereketli, bol ağaçlı” veya “mübarek” anlamına geldiği belirtilir (Râzî, XXXII, 10; İbn Âşûr, XXX, 421). Mekke’nin “güvenli şehir” olarak anılmasının sebebi ise gerek İslâm’dan önce gerekse İslâmî dönemde buranın bir barış kenti olarak tanınması ve orada her türlü kan dökmenin yasaklanmasıdır. “En güzel biçim” diye çevirdiğimiz ahsen-i takvîm tamlaması bu bağlamda insana Allah tarafından verilen en güzel ve en mükemmel biçim ve yapıyı, bu sayede insanın, yeryüzü varlıkları içinde gerek fizyolojik gerekse ruhsal yetenekler bakımdan en mükemmel ve en seçkin canlı olarak yaratılmış olmasını ifade eder. Yaratılmışların en mükemmeli olan insanda bulunan –âyetteki deyimiyle– bu güzelliğin kaynağı, Allah’ın onu kendi eliyle yaratıp ruhundan üflemesi (bk. Sâd 38/72), “kendi sûreti üzere” (kendi sıfatlarından ona –insanlık düzeyinde olmak üzere– lutufta bulunarak) yaratması (bk. Buhârî, “İsti’zân”, 1; Müslim, “Birr”, 115), onu yeryüzünde halife kılması (bk. Bakara 2/30; bilgi için bk. Süleyman Uludağ, “Ahsen-i Takvîm”, DİA, II, 178) vb. lutuf ve inayetleridir. Müfessirler Allah’ın insandan daha güzel mahlûku olmadığı kanaatindedirler. Zira Allah insanı canlı, bilen, irade sahibi, konuşan, işiten, dinleyen, gören, düşünüp tedbir alan, hikmetle hareket eden ve bütün bu özellikleri sayesinde fizik bakımdan kendisinden daha güçlü varlıklar üzerinde bile hâkimiyet kurabilen bir varlık olarak yaratmıştır ki bütün bu vb. sıfatlar aynı zamanda ilâhî sıfatların bir kısmının ondaki yansımaları, tecellileridir (krş. Şevkânî, V, 546).

Kurdî / کوردی / Kürtçe Bi hêjîr û zeytûnan.
Sahih International / English / Ingilizce By the fig and the olive
M.Pickthall / English / Ingilizce By the fig and the olive,
Muhsin Khan / English / Ingilizce By the fig, and the olive,
Yusuf Ali / English / Ingilizce By the Fig(6194) and the Olive,(6195)
Shakir / English / Ingilizce I swear by the fig and the olive,
Dr. Ghali / English / Ingilizce And (by) the fig and the olive,
Albanian / Shqip / Arnavutça Pasha fikun dhe ullirin!
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice And olsun əncirə və zeytuna;
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Tako mi smokve i masline,
Bulgarian / Български / Bulgarca Кълна се в смоковницата и в маслината,
Chinese / 中文 / Çince 以無花果和橄欖果盟誓 ,
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 以无花果和橄榄果盟誓 ,
Czech / Česky / Çekçe Při hoře Fíkovníku a hoře Stromu olivového,
Dutch / Nederlands / Hollandaca Ik zweer bij de vijgen den olijf,
Farsi / فارسی / Farsça سوگند به انجیر وزیتون.
Finnish / Suomi / Fince Kautta viikunapuun ja oliivin,
French / Français / Fransızca Par le figuier et l'olivier !
German / Deutsch / Almanca Bei den Feigen und den Oliven!
Hausa / Hausa Dili Inã rantsuwa da Attinu da Azzaitũn.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Demi (buah) Tin dan (buah) Zaitun,
Italian / Italiano / Italyanca Per il fico e per l'olivo,
Japanese / 日本語 / Japonca 無花果とオリーブにおいて,
Korean / 한국어 / Korece 무화과와 올리브를 두고 맹세하사
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Demi buah Tiin dan Zaitun,
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili അത്തിയും, ഒലീവും,
Maranao / mәranaw Ibt ko Tin ago so Zayton,
Norwegian / Norsk / Norveççe Ved fikentreet og oljetreet
Polski / Polish / Polonya Dili Na drzewo figowe i oliwkowe!
Portuguese / Português / Portekizce Pelo figo e pela oliva,
Romanian / Română / Rumence Pe smochin şi pe măslin!
Russian / Россия / Rusça Клянусь смоковницей и оливой!
Somali / Somalice Eebe wuxuu ka dhaartay Tiinka iyo Zeytuunka.
Spanish / Español / Ispanyolca ¡Por las higueras y los olivos!
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Naapa kwa tini na zaituni!
Svenska / Swedish / Isveççe VID FIKONTRÄDET och oliven
Tatarça / Tatarish / Tatarca Инҗир җимеше илә ант итәм вә зәйтүн агачы белән.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili ขอสาบานด้วยต้นมะเดื่อและต้นมะกอก
Urdu / اردو / Urduca انجیر کی قسم اور زیتون کی
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Анжир билан қасам ва зайтун билан қасам.
Bengali / বাংলা / Bengalce শপথ আঞ্জীর (ডুমুর) ও যয়তুনের,
Tamil / தமிழர் / Tamilce அத்தியின் மீதும், ஒலிவத்தின் (ஜைத்தூன்) மீதும் சத்தியமாக-

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>