4. Hîzb, Tevbe Sûresi

Tevbe Suresi 89. Ayeti Meali

أَعَدَّ اللّهُ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا ذَلِكَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ
E’adda(A)llâhu lehum cennâtin tecrî min tahtihâ-l-enhâru ḣâlidîne fîhâ(c) żâlike-lfevzu-l’azîm(u)
1
eadde allâhu
Allah hazırladı
2
lehum
onlar için
3
cennâtin
cennetler
4
tecrî
akar
5
min tahtihâ el enhâru
altından nehirler
6
hâlidîne
ebedî kalanlar, kalacak olanlar
7
fî-hâ
orada
8
zâlike
işte bu
9
el fevzu el azîmu
en büyük fevz, en büyük kurtuluş, en büyük mükâfat

Diyanet İşleri Allah onlara, içinde ebedî kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük başarıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Allah onlara, altından ırmaklar akan cennetler hazırladı. İçlerinde ebedi kalacaklar. İşte o büyük kurtuluş budur.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Allah, onlara altından ırmaklar akan cennetler hazırladı, içlerinde sonsuza dek kalacaklar. İşte o büyük kurtuluş bu!
Elmalılı Hamdi Yazır Allah onlara altından nehirler akar cennetler hazırladı içlerinde muhalled olacaklar, işte o fevz-i azîm bu
Diyanet Vakfı Allah, onlara içinde ebedî kalacakları ve zemininden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte büyük kazanç budur.
Abdulbaki Gölpınarlı Allah, onlara kıyılarından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. Budur en büyük kurtuluş ve saâdet.
Adem Uğur Allah, onlara içinde ebedî kalacakları ve zemininden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte büyük kazanç budur.
Ahmed Hulusi Allâh onlara, içinde sonsuz yaşayacakları altlarından nehirler akan cennetler hazırladı. . . İşte budur çok büyük başarı!
Ahmet Tekin Allah onlar için, altından ırmaklar akan, içinde ebedî yaşayacakları Cennet konakları hazırladı. İşte büyük mutluluk budur.
Ahmet Varol Allah onlar için içinde sonsuza kadar kalacakları altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte büyük kurtuluş budur.
Ali Fikri Yavuz Allah, onlara (ağaçları) altlarından nehirler akan cennetler hazırladı; içlerinde ebedî olarak kalacaklar. İşte bu, en büyük saadettir.
Bekir Sadak Allah onlara temelli kalacaklari, iclerinden irmaklar akan cennetler hazirlamistir. Buyuk kurtulus budur. *
Celal Yıldırım Allah onlara, içinde ebedî kalmaları üzere altlarından ırmaklar akan Cennetler hazırladı. İşte bu en büyük kurtuluş ve saadettir.
Diyanet İşleri 2 Allah onlara temelli kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. Büyük kurtuluş budur.
Fizilil Kuran Allah onlara altlarından nehirler akan ve içlerinde sürekli kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte büyük kurtuluş budur.
Gültekin Onan Tanrı onlar için, süresiz kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler hazırladı. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur.
Hasan Basri Cantay Allah onlar için — kendileri içinde ebedî kalıcı olmak üzere — altından ırmaklar akan cennetler hazırladı. İşte bu, en büyük seâdetdir.
Hayat Neşriyat Allah onlar için, altlarından ırmaklar akan Cennetler hazırladı; orada ebedî olarak kalıcıdırlar. İşte büyük kurtuluş budur!
Ibni Kesir Onlar için Allah; içinde ebedi kalacakları ve altından ırmaklar akan cennetler hazırladı. İşte bu, en büyük kurtuluştur.
Muhammed Esed Allah, içlerinde derelerin, ırmakların çağıldadığı, yerleşip sonsuza kadar yaşayacakları hasbahçeler hazırlamıştır onlar için; işte en büyük bahtiyarlık budur!
Ömer Nasuhi Bilmen Allah Teâlâ onlar için altından ırmaklar akar cennetler hazırlamıştır. Orada ebedîyen kalıcılardır. İşte en büyük necât budur.
Ömer Öngüt Allah onlar için altlarından ırmaklar akan, içlerinde ebedî kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük kurtuluştur.
Şaban Piris Allah onlara içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük zaferdir.
Suat Yıldırım Allah onlara, içlerinden ırmaklar akan cennetler hazırladı. Onlar oraya ebediyyen kalmak üzere gireceklerdir. İşte en büyük mutluluk, en büyük başarı!
Tefhim-ül Kuran Allah onlar için, temelli kalacakları altından ırmaklar akan cennetler hazırladı. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur.
Ümit Şimşek Allah onlar için, ebediyen kalmak üzere, altlarından ırmaklar akan Cennetler hazırlamıştır. Asıl büyük bahtiyarlık işte budur.

Diyanet Tefsiri Tebük Seferi’ne katılmamak için bahaneler uyduran, özellikle havaların aşırı sıcak olduğu gerekçesine sığınan, fakat aynı zamanda müminleri de sefere çıkmaktan caydırmaya çalışan münafıkların âkıbetinin çok acı olacağı belirtilmekte; Hz. Peygamber’in bu kişilerden sağ kalanlarla karşılaşması halinde onların kendi maiyetinde bir sefere çıkmalarına müsaade etmemesi istenmekte, ölenlerinin ise imansız olarak can verdikleri bildirilip onlar için bir dinî vecîbe ifa etme cihetine gitmemesi emrolunmaktadır. Müslümanların ölen din kardeşlerine karşı ifa etmeleri gereken dinî vecîbelerin başında cenaze namazı kılınması ve bunun için gerekli hazırlıkların yapılması gelmektedir. Âyette bu hususa işaret edildikten sonra yer alan, “mezarı başında da durma” ifadesini Hz. Peygamber’in cenazenin defninden sonraki tatbikatına göre açıklamak uygun olur. Resûl-i Ekrem bir müslümanın cenazesi defnedildikten sonra kabri başında bir süre durur ve etrafındakilere şöyle derdi:“Kardeşiniz için Allah’tan mağfiret dileyiniz ve sorulanlara şaşırmadan cevap verebilmesi için dua ediniz; zira şu anda o sorguya çekilmektedir” (Ebû Dâvûd, “Cenâiz”, 69; krş. Tirmizî, “Cenâiz”, 70). (Münafıkların malları ve evlâtlarının dünyada eziyet vesilesi kılındığını ve Allah’ın onların canlarının da kâfir olarak çıkmasını murat ettiğini belirten 85. âyetin açıklaması için 55. âyetin tefsirine bk.). 87. “Geride kalanlar” diye tercüme edilen havâlif kelimesi, Arap dilinde daha çok kadınları ifade etmek üzere kullanılır; fakat belirli bir işte kendisinden verim alınamayacak olanlar anlamına da gelir. Kelimenin yer aldığı bağlamda sadece kadınların değil, kadınlarla birlikte yaşlı erkekler, çocuklar, engelliler gibi savaşa katılamayacak kimselerin kastedildiği anlaşıldığından, meâlinde bu geniş anlam tercih edilmiştir. Bazı müfessirlere göre kadınlara benzetmek onların ağırına giden bir ifade olduğu için kelime bu anlamıyla kullanılmıştır. Öte yandan bu kelimenin, “karşı çıkanlar” şeklinde tercüme edilmesi de mümkündür (İbn Atıyye, III, 68; Râzî, XVI, 151, 156-157). Yine bu âyette geçen “kalpleri mühürlendi” ifadesinde edebî sanatlardan istiare türü kullanılmış olup, onların kalplerinin inkârcılık ve sapkınlıkla kaplanmış olduğunu, bu durumun da imanın ve hidayet ışığının girmesini engellediğini belirtmektedir (İbn Atıyye, III, 68; bu sonucun insanın irade hürriyeti açısından değerlendirilmesi için bk. Bakara 2/7).

Kurdî / کوردی / Kürtçe Yezdan ji bona van ra ewan bihiştên ku di binê wan da çem dikişin amade kirîye, ewanan (di wan bihiştan da) di hemû gavan da dimînin. Serfirazîya mezin, a, eva ye.
Sahih International / English / Ingilizce Allah has prepared for them gardens beneath which rivers flow, wherein they will abide eternally. That is the great attainment.
M.Pickthall / English / Ingilizce Allah hath made ready for them Gardens underneath which rivers flow, wherein they will abide. That is the supreme triumph.
Muhsin Khan / English / Ingilizce For them Allah has got ready Gardens (Paradise) under which rivers flow, to dwell therein forever. That is the supreme success.
Yusuf Ali / English / Ingilizce Allah hath prepared for them gardens under which rivers flow, to dwell therein: that is the supreme felicity(1341).
Shakir / English / Ingilizce Allah has prepared for them gardens beneath which rivers flow, to abide in them; that is the great achievement.
Dr. Ghali / English / Ingilizce Allah has prepared for them Gardens from beneath which the Rivers run, eternally (abiding) therein; that is the magnificent triumph.
Albanian / Shqip / Arnavutça All-llahu u ka përgatitur atyre Xhennete që në të rrjedhin lumenj, ku do të qëndrojnë përgjithmonë. Ai është suksesi i madh.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Allah onlar üçün əbədi qalacaqları, (ağacları) altından çaylar axan cənnətlət hazırlamışdır. Bu, böyük qurtuluşdur (uğurdur)!
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Allah im je pripremio džennetske bašče kroz koje će rijeke teći, u kojima će vječno boraviti. To je veliki uspjeh!
Bulgarian / Български / Bulgarca Аллах е приготвил за тях Градините, сред които реки текат, там ще пребивават вечно. Това е великото спасение.
Chinese / 中文 / Çince 真主已為他拊w備了下臨諸河的樂園,他戔N永居其中,那正是偉大的成功。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 真主已为他们预备了下临诸河的乐园,他们将永居其中,那正是伟大的成功。
Czech / Česky / Çekçe Bůh pro ně přichystal zahrady, pod nimiž řeky tekou; v nich budou nesmrtelní, a to úspěch je nesmírný.
Dutch / Nederlands / Hollandaca God heeft tuinen voor hen gereed gemaakt, met rivieren doorsneden; eeuwig zullen zij daarin blijven. Dit zal eene groote zaligheid zijn.
Farsi / فارسی / Farsça خداوند برای آنها باغهایی (از بهشت) آماده کرده است, که نهرها از زیر (درختان) آن جاری است, جاودانه در آن خواهند ماند, این کامیابی بزرگ است.
Finnish / Suomi / Fince Jumala on valmistanut heille puutarhat, joiden liepeillä purot solisevat ja joissa he alati saavat asua. Tämä on ylin onni.
French / Français / Fransızca Allah a préparé pour eux des Jardins sous lesquels coulent les ruisseaux, pour qu'ils y demeurent éternellement. Voilà l'énorme succès !
German / Deutsch / Almanca Für sie hat Gott Paradiesgärten bereitet, unter denen Flüsse fließen. Sie werden ewig darin weilen. Das ist der höchste Gewinn.
Hausa / Hausa Dili Allah yã yi musu tattalin gidãjen Aljanna, ƙõramu sunã gudãna daga ƙarƙashinsu, sunã madawwamã a cikinsu. Wancan ne babban rabo mai girma.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Allah telah menyediakan bagi mereka surga yang mengalir di bawahnya sungai-sungai, mereka kekal di dalamnya. Itulah kemenangan yang besar.
Italian / Italiano / Italyanca Allah ha preparato per loro Giardini dove scorrono i ruscelli e dove rimarranno in perpetuo. Questo è il successo immenso!
Japanese / 日本語 / Japonca アッラーはかれらのために,川が下を永遠に流れる楽園を備えられ,かれらはその中に永遠に住むであろう。それは至上の幸福の成就である。
Korean / 한국어 / Korece 그리하여 하나님께서는 그들에게 천국을 약속하였으니 밑으로강이 흐르는 그곳에서 영생하리라그것이 바로 위대한 승리라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Allah telah menyediakan untuk mereka Syurga-syurga yang mengalir di bawahnya beberapa sungai, mereka kekal di dalamnya; yang demikian itulah kemenangan yang besar.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili അല്ലാഹു അവര്‍ക്ക്‌ താഴ്ഭാഗത്ത്‌ കൂടി അരുവികള്‍ ഒഴുകുന്ന സ്വര്‍ഗത്തോപ്പുകള്‍ ഒരുക്കിവെച്ചിരിക്കുന്നു. അവരതില്‍ നിത്യവാസികളായിരിക്കും. അതത്രെ മഹത്തായ വിജയം.
Maranao / mәranaw Pithiyagaran siran o Allah sa manga sorga a pphamangondas ko kababaan iyan so manga lawasayg, makakakal siran on: Giyoto man so daag a mala.
Norwegian / Norsk / Norveççe Gud har beredt for dem paradisets haver, hvor bekker sildrer. Her skal de være og bli. Dette er den store seier.
Polski / Polish / Polonya Dili Przygotował dla nich Bóg Ogrody, gdzie w dole płyną strumyki; oni tam będą przebywać na wieki. To jest osiągnięcie ogromne!
Portuguese / Português / Portekizce Deus lhes destinou jardins, abaixo dos quais correm os rios, onde morarão eternamente. Tal é a magnífica recompensa.
Romanian / Română / Rumence Beduinii, care întotdeauna cer îngăduinţă, au venit să ceară să fie îngăduiţi. Cei care l-au hulit pe Dumnezeu şi pe trimisul Său au rămas acasă. O osândă dureroasă îi va lovi pe cei care au tăgăduit.
Russian / Россия / Rusça Аллах приготовил для них Райские сады, в которых текут реки. Они пребудут в них вечно. Это - великое преуспеяние.
Somali / Somalice wuxuuna u Darbay Eebe Jannooyin oy socoto dhexdeeda wabiyadii iyagoo kuwaari dhexdeeda taasina waa liibaan wayn.
Spanish / Español / Ispanyolca Alá les ha preparado jardines por cuyos bajos fluyen arroyos, en los que estarán eternamente ¡Ése es el éxito grandioso.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Mwenyezi Mungu amewatengenezea Bustani zipitazo mito kati yake, wadumu humo. Huko ndiko kufuzu kukubwa.
Svenska / Swedish / Isveççe Gud har i beredskap för dem lustgårdar, vattnade av bäckar, där de skall förbli till evig tid. Detta är den stora, den lysande segern!
Tatarça / Tatarish / Tatarca Аллаһу тәгалә, аларга асларыннан татлы елгалар ага торган җәннәтләр хәзерләде, алар анда мәңге калырлар. Бу – иң зур уңыш.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili “อัลลอฮ์ได้ทรงเตรียมไว้แล้ว สำหรับพวกเขา ซึ่งบรรดาสวนสวรรค์ ที่มีแม่น้ำหลายสายไหลอยู่ภายใต้ สวนสวรรค์เหล่านั้นโดยที่พวกเขาจะพำนักอยู่ในนั้นตลอดกาล นั่นแหละคือชัยชนะอันใหญ่หลวง”
Urdu / اردو / Urduca خدا نے ان کے لیے باغات تیار کر رکھے ہیں جن کے نیچے نہریں بہہ رہی ہیں ہمیشہ ان میں رہی گے۔ یہ بڑی کامیابی ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Аллоҳ улар учун остида анҳорлар оқиб турган жаннатларни тайёрлаб қўйди. Унда абадий қолурлар. Ана шу буюк ютуқдир.
Bengali / বাংলা / Bengalce আল্লাহ তাদের জন্য তৈরী করে রেখেছেন কানন-কুঞ্জ, যার তলদেশে প্রবাহিত রয়েছে প্রস্রবণ। তারা তাতে বাস করবে অনন্তকাল। এটাই হল বিরাট কৃতকার্যতা।
Tamil / தமிழர் / Tamilce அவர்களுக்கு அல்லாஹ் சுவனபதிகளைச் சித்தம் செய்து வைத்திருக்கின்றான்; அவற்றின் கீழே ஆறுகள் ஓடிக்கொண்டிருக்கின்றன. அவற்றில் அவர்கள் எந்நாளும் இருப்பார்கள். இதுவே மகத்தான பெரும் வெற்றியாகும்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>