4. Hîzb, Tevbe Sûresi

Tevbe Suresi 82. Ayeti Meali

فَلْيَضْحَكُواْ قَلِيلاً وَلْيَبْكُواْ كَثِيرًا جَزَاء بِمَا كَانُواْ يَكْسِبُونَ
Felyedhakû kalîlen velyebkû keśîran cezâen bimâ kânû yeksibûn(e)
1
fe li yadhakû
artık gülsünler
2
kalîlen
az
3
ve li yebkû
ve ağlasınlar
4
kesîran
çok
5
cezâen
ceza, bedel (negatif veya pozitif karşılık) olarak
6
bi mâ
şeyler dolayısıyla, sebebiyle
7
kânû yeksibûne
kazanmış oldukları

Diyanet İşleri Artık kazandıklarının karşılığı olarak, az gülsünler, çok ağlasınlar.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Kazandıkları günahın cezası olarak, artık az gülsünler, çok ağlasınlar.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Artık kazandıkları günahın cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!
Elmalılı Hamdi Yazır Artık kazandıkları günahın cezası olarak az gülsünler çok ağlasınlar
Diyanet Vakfı Artık kazanmakta olduklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!
Abdulbaki Gölpınarlı Artık az gülsünler de çok ağlasınlar; bu da kazandıkları suç yüzünden uğradıkları cezâdır.
Adem Uğur Artık kazanmakta olduklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!
Ahmed Hulusi Yaptıklarının sonucu olarak yaşayacaklarını düşünerek, az gülsünler çok ağlasınlar!
Ahmet Tekin İşledikleri ameller, yüklendikleri günahlar sebebiyle hak ettikleri cezalardan dolayı az gülsünler, çok ağlasınlar.
Ahmet Varol Kazandıklarının cezası olarak, artık, az gülüp çok ağlasınlar.
Ali Fikri Yavuz Artık kazandıklarının cezası olarak az gülsünler ve çok ağlasınlar.
Bekir Sadak Yaptiklarinin cezasi olarak, bundan boyle az gulsunler, cok aglasinlar.
Celal Yıldırım İşledikleri günahın cezası olarak bundan böyle az gülsünler, çok ağlasınlar.
Diyanet İşleri 2 Yaptıklarının cezası olarak, bundan böyle az gülsünler, çok ağlasınlar.
Fizilil Kuran Yaptıklarının karşılığı olarak bundan böyle az gülüp çok ağlasınlar.
Gültekin Onan Öyleyse kazandıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.
Hasan Basri Cantay Artık irtikâb etmekde oldukları (günâhın) cezası olmak üzere az gülsünler, çok ağlasınlar onlar.
Hayat Neşriyat Artık kazanmakta oldukları (günahları)na bir cezâ olarak az gülsünler, çok ağlasınlar!
Ibni Kesir Artık yaptıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.
Muhammed Esed Bundan böyle artık az gülsün onlar, çünkü kazandıklarından ötürü çok ağlayacaklar.
Ömer Nasuhi Bilmen Artık onlar kazanmış oldukları şeyin cezası olmak üzere pek az gülsünler ve pek ziyâde ağlasınlar.
Ömer Öngüt Yaptıklarının cezası olarak, bundan böyle az gülsünler, çok ağlasınlar!
Şaban Piris Yaptıklarının cezası olarak az gülsünler çok ağlasınlar.
Suat Yıldırım Öyleyse kazandıkları günahların cezası olarak az gülsün, çok ağlasınlar!..
Tefhim-ül Kuran Öyleyse kazandıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.
Ümit Şimşek Şimdi biraz gülsünler; sonra çok ağlarlar. Bu da onların kendi işlediklerine bir cezadır.

Diyanet Tefsiri Tebük Seferi’ne katılmamak için bahaneler uyduran, özellikle havaların aşırı sıcak olduğu gerekçesine sığınan, fakat aynı zamanda müminleri de sefere çıkmaktan caydırmaya çalışan münafıkların âkıbetinin çok acı olacağı belirtilmekte; Hz. Peygamber’in bu kişilerden sağ kalanlarla karşılaşması halinde onların kendi maiyetinde bir sefere çıkmalarına müsaade etmemesi istenmekte, ölenlerinin ise imansız olarak can verdikleri bildirilip onlar için bir dinî vecîbe ifa etme cihetine gitmemesi emrolunmaktadır. Müslümanların ölen din kardeşlerine karşı ifa etmeleri gereken dinî vecîbelerin başında cenaze namazı kılınması ve bunun için gerekli hazırlıkların yapılması gelmektedir. Âyette bu hususa işaret edildikten sonra yer alan, “mezarı başında da durma” ifadesini Hz. Peygamber’in cenazenin defninden sonraki tatbikatına göre açıklamak uygun olur. Resûl-i Ekrem bir müslümanın cenazesi defnedildikten sonra kabri başında bir süre durur ve etrafındakilere şöyle derdi:“Kardeşiniz için Allah’tan mağfiret dileyiniz ve sorulanlara şaşırmadan cevap verebilmesi için dua ediniz; zira şu anda o sorguya çekilmektedir” (Ebû Dâvûd, “Cenâiz”, 69; krş. Tirmizî, “Cenâiz”, 70). (Münafıkların malları ve evlâtlarının dünyada eziyet vesilesi kılındığını ve Allah’ın onların canlarının da kâfir olarak çıkmasını murat ettiğini belirten 85. âyetin açıklaması için 55. âyetin tefsirine bk.). 87. “Geride kalanlar” diye tercüme edilen havâlif kelimesi, Arap dilinde daha çok kadınları ifade etmek üzere kullanılır; fakat belirli bir işte kendisinden verim alınamayacak olanlar anlamına da gelir. Kelimenin yer aldığı bağlamda sadece kadınların değil, kadınlarla birlikte yaşlı erkekler, çocuklar, engelliler gibi savaşa katılamayacak kimselerin kastedildiği anlaşıldığından, meâlinde bu geniş anlam tercih edilmiştir. Bazı müfessirlere göre kadınlara benzetmek onların ağırına giden bir ifade olduğu için kelime bu anlamıyla kullanılmıştır. Öte yandan bu kelimenin, “karşı çıkanlar” şeklinde tercüme edilmesi de mümkündür (İbn Atıyye, III, 68; Râzî, XVI, 151, 156-157). Yine bu âyette geçen “kalpleri mühürlendi” ifadesinde edebî sanatlardan istiare türü kullanılmış olup, onların kalplerinin inkârcılık ve sapkınlıkla kaplanmış olduğunu, bu durumun da imanın ve hidayet ışığının girmesini engellediğini belirtmektedir (İbn Atıyye, III, 68; bu sonucun insanın irade hürriyeti açısından değerlendirilmesi için bk. Bakara 2/7).

Kurdî / کوردی / Kürtçe Îdî ji bona ewê keda ku ewan dikiribûne, bira ji virha ewan hindik bikenin û pir bigirîn. Eva celata wan e.
Sahih International / English / Ingilizce So let them laugh a little and [then] weep much as recompense for what they used to earn.
M.Pickthall / English / Ingilizce Then let them laugh a little: they will weep much, as the award of what they used to earn.
Muhsin Khan / English / Ingilizce So let them laugh a little and (they will) cry much as a recompense of what they used to earn (by committing sins).
Yusuf Ali / English / Ingilizce Let them laugh a little: much will they weep(1336): a recompense for the (evil) that they do.
Shakir / English / Ingilizce Therefore they shall laugh little and weep much as a recompense for what they earned.
Dr. Ghali / English / Ingilizce So, let them laugh a little and weep much in recompense for what they have been earning..
Albanian / Shqip / Arnavutça Le të qeshin pak (në dynja) e le të qajnë shumë (në botën tjetër). Ai është shpërblim i asaj që fituan.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Qazandıqlarının (qazandıqları günahların) cəzası (əvəzi) olaraq az gülüb çox ağlasınlar!
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Malo će se oni smijati, a dugo će plakati, biće to kazna za ono što su zaslužili.
Bulgarian / Български / Bulgarca Да се смеят малко и да плачат много -; възмездие за онова, което придобиха!
Chinese / 中文 / Çince 讓他怳眽漕A多A以報酬他怐瑰蝧恁C
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 让他们少笑些,多哭些,以报酬他们的营谋。
Czech / Česky / Çekçe Budou se nyní smát jen krátce, ale dlouho budou plakat (na onom světě) v odplatu za to, co si vysloužili!
Dutch / Nederlands / Hollandaca Laat hen dus weinig lachen; zij zullen des te meer weenen, als eene vergelding voor hetgeen zij hebben gedaan.
Farsi / فارسی / Farsça پس آنها باید کمتر بخندند, وبسیار گریه کنند, (این) جزای آنچه که انجام می دادند.
Finnish / Suomi / Fince Naurakoot he hieman: ansaittuna palkkanaan he saavat vielä paljon itkeä.
French / Français / Fransızca Qu'ils rient un peu et qu'ils pleurent beaucoup en récompense de ce qu'ils se sont acquis .
German / Deutsch / Almanca Sie werden ein wenig lachen im Diesseits und viel weinen im Jenseits. Das ist die Vergeltung für das, was sie sich aufgebürdet haben.
Hausa / Hausa Dili Sabõda haka su yi dãriya kaɗan, kuma su yi kũkada yawa a kan sãkamako ga abin da suka kasance sunã tsirfatãwa.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Maka hendaklah mereka tertawa sedikit dan menangis banyak, sebagai pembalasan dari apa yang selalu mereka kerjakan.
Italian / Italiano / Italyanca Ridano poco e molto piangano per quello che hanno fatto!
Japanese / 日本語 / Japonca それでかれらを少し笑わせ,多く泣かせてやりなさい。これは,かれらが行ったことに対する応報である。
Korean / 한국어 / Korece 그들로 하여금 잠시 웃게 하다가 그들이 얻은 것 만큼 크게 울게 하리라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Oleh itu bolehlah mereka ketawa sedikit (di dunia ini) dan mereka akan menangis banyak (di akhirat kelak), sebagai balasan bagi apa yang mereka telah usahakan.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili അതിനാല്‍ അവര്‍ അല്‍പം ചിരിക്കുകയും കൂടുതല്‍ കരയുകയും ചെയ്തുകൊള്ളട്ടെ; അവര്‍ ചെയ്തുവെച്ചിരുന്നതിന്‍റെ ഫലമായിട്ട്‌.
Maranao / mәranaw Na khala siran sa mayto: Na sgad siran sa madakl: Balas ko miyapasad iran (a manga dosa).
Norwegian / Norsk / Norveççe La dem le lite og gråte meget for det de har pådratt seg!
Polski / Polish / Polonya Dili Niech oni się pośmieją troszkę i niech wiele popłaczą - jako zapłata za to, co oni zarobili!
Portuguese / Português / Portekizce Que se riam, pois, porém, por pouco tempo; então, chorarão muito, pelo que lucravam.
Romanian / Română / Rumence Dacă Dumnezeu te întoarce către o astfel de obşte, şi îţi cere îngăduinţa de a ieşi cu tine la luptă, spune: “Nu veţi ieşi cu mine niciodată. Nu vă veţi război alături de mine cu vreun vrăjmaş. Aţi fost mulţumiţi să rămâneţi acasă odată, rămâneţi, aşadar, cu cei de pe urmă!”
Russian / Россия / Rusça Пусть они мало смеются и много плачут в воздаяние за то, что они приобретали!
Somali / Somalice ee ha qosleen wax yar (adduunka) hana ooyeen wax badan (aakhiro) iyadoo laga abaal marin waxay kasbadeen.
Spanish / Español / Ispanyolca ¡Que rían, pues, un poco! Ya llorarán, y mucho, como retribución de lo que han cometido.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Basi nawacheke kidogo; watalia sana. Hayo ni malipo ya yale waliyo kuwa wakiyachuma.
Svenska / Swedish / Isveççe Låt dem skratta den korta tid [det jordiska varar] - sedan måste de fälla många tårar över allt det [onda] de gjorde!
Tatarça / Tatarish / Tatarca Алар дөньяда аз гына көлсеннәр! Вә ахирәттә күп еласыннар! Кәсеп иткән икейөзлелекнең җәзасы өчен.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili “พวกเขาหัวเราะแต่น้อย และจงร้องไห้มาก ๆ เถิด ทั้งนี้เป็นการตอบแทนตามที่พวกเขาขวนขวาย ไว้"
Urdu / اردو / Urduca یہ (دنیا میں) تھوڑا سا ہنس لیں اور (آخرت میں) ان کو ان اعمال کے بدلے جو کرتے رہے ہیں بہت سا رونا ہوگا
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Бас, қилган касблари туфайли оз кулиб, кўп йиғласинлар. (Улар бу дунёда қанча кўп кулсалар ҳам оз бўлади, охиратда кўп йиғлашлари турган гап.)
Bengali / বাংলা / Bengalce অতএব, তারা সামান্য হেসে নিক এবং তারা তাদের কৃতকর্মের বদলাতে অনেক বেশী কাঁদবে।
Tamil / தமிழர் / Tamilce எனவே அவர்கள் சம்பாதித்துக் கொண்டிருந்ததற்குக் கூலியாகக் குறைவாகவே சிரிக்கட்டும், அதிகமாக அழட்டும்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>