4. Hîzb, Tevbe Sûresi

Tevbe Suresi 61. Ayeti Meali

وَمِنْهُمُ الَّذِينَ يُؤْذُونَ النَّبِيَّ وَيِقُولُونَ هُوَ أُذُنٌ قُلْ أُذُنُ خَيْرٍ لَّكُمْ يُؤْمِنُ بِاللّهِ وَيُؤْمِنُ لِلْمُؤْمِنِينَ وَرَحْمَةٌ لِّلَّذِينَ آمَنُواْ مِنكُمْ وَالَّذِينَ يُؤْذُونَ رَسُولَ اللّهِ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
Veminhumu-lleżîne yu/żûne-nnebiyye veyekûlûne huve użun(un)(c) kul użunu ḣayrin lekum yu/minu bi(A)llâhi veyu/minu lilmu/minîne verahmetun lilleżîne âmenû minkum(c) velleżîne yu/żûne rasûla(A)llâhi lehum ‘ażâbun elîm(un)
1
ve min hum
ve onlardan
2
ellezîne yu’zûne
eza, eziyet eden kimseler
3
en nebiyye
nebî, peygamber
4
ve yekûlûne
ve derler
5
huve
o
6
uzunun
bir kulakdır (kulak gibidir), dinleyendir (dinlediğine inanandır)
7
kul
de ki, söyle
8
uzunu hayrin
hayrın kulağıdır, hayrı işitendir
9
lekum
sizin için
10
yu’minu
inanır
11
bi allâhi
Allah’a
12
ve yu’minu
ve inanır
13
li el mu’minîne
mü’minlere
14
ve rahmetun
ve bir rahmettir
15
li ellezîne âmenû
âmenû olan kimseler için
16
min-kum
sizden
17
ve ellezîne yu’zûne
ve eziyet eden kimseler
18
resûle allâhi
Allah’ın resûlü
19
lehum
onlar için
20
azâbun elîmun
elîm (acı) bir azap

Diyanet İşleri Yine onlardan peygamberi inciten ve “O (her söyleneni dinleyen) bir kulaktır” diyen kimseler de vardır. De ki: “O, sizin için bir hayır kulağıdır ki Allah’a inanır, mü’minlere inanır (güvenir). İçinizden inanan kimseler için bir rahmettir. Allah’ın Resûlünü incitenler için ise elem dolu bir azap vardır.”
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Yine onların içinde öyleleri vardır ki, Peygamber'i incitiyorlar ve «O her söyleneni dinleyen bir kulaktır.» diyorlar. De ki; «Sizin için bir hayır kulağıdır. Allah'a inanır, müminlere inanır, ayrıca sizden iman edenlere de bir rahmettir». Allah'ın Resulünü incitenlere acıklı bir azap vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Yine içlerinden peygamberi inciten ve: «O, her söyleneni dinler bir kulaktır.» diyenler vardır. De ki: «O, sizin için bir hayır kulağıdır, Allah'a inanır, mü'minlere inanır ve iman edenleriniz için bir rahmettir.» Allah'ın peygamberini incitenler için de acı bir azap vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır Yine içlerinden öyleleri var ki Peygamberi incidiyorlar ve «o her söyleneni dinler bir kulak» diyorlar, de ki: sizin için bir hayır kulağıdır, Allaha inanır, mü'minlere inanır ve iyman edenleriniz için bir rahmettir, Allahın Resulünü incidenler için ise elîm bir azab vardır
Diyanet Vakfı (Yine o münafıklardan:) O (Peygamber, her söyleneni dinleyen) bir kulaktır, diyerek peygamberi incitenler de vardır. De ki: O, sizin için bir hayır kulağıdır. Çünkü o Allah'a inanır, müminlere güvenir ve o, sizden iman edenler için de bir rahmettir. Allah'ın Resûlüne eziyet edenler için mutlaka elem verici bir azap vardır.
Abdulbaki Gölpınarlı Onlardan öyleleri de var ki Peygamberi incitirler ve o derler, her söyleneni dinleyen bir kulak âdeta. De ki: O, sizin için bir hayır kulağıdır, Allah'a ve inananlara inanır ve sizden inananlara rahmettir. Allah'ın Peygamberini incitenlere elemli bir azap vardır.
Adem Uğur (Yine o münafıklardan:) O (Peygamber, her söyleneni dinleyen) bir kulaktır, diyerek peygamberi incitenler de vardır. De ki: O, sizin için bir hayır kulağıdır. Çünkü o Allah'a inanır, müminlere güvenir ve o, sizden iman edenler için de bir rahmettir. Allah'ın Resûlüne eziyet edenler için mutlaka elem verici bir azap vardır.
Ahmed Hulusi Onlardan bazıları da En Nebi'ye (Hz. Rasûlullah'a) eziyet ederler ve: "O, her duyduğuna (aldığı vahye) inanan biri" derler. . . De ki: "Size hayır ulaşsın diye (vahye) kulak verendir! Esmâ'sıyla onların hakikati olarak Allâh'a iman eder, iman edenlere inanır ve sizden iman etmişlere de bir rahmettir". . . Allâh Rasûlünü incitenlere gelince, onlar için acı bir azap vardır.
Ahmet Tekin Onların içinden bazıları peygamberi incitiyorlar.
'O, her söylenene kulak kesilen, her tarafta kulağı olan biridir' diyorlar. Sen:
'O, sizin lehinize olan, duyduklarından hayırlı sonuçlar çıkaran bir kulaktır. Ona gelen istihbârî bilgiler sizin menfaatinizedir. Allah’a, Allah’tan gelen bilgilere inanır, şuurlu ve kâmil mü’minlere, mü’minlerin getirdiği bilgilere güvenir, itimat eder. Sizden imanda kemale erenlere de bir rahmettir.' de. Allah’ın Rasulünü incitenlere, sünnetine dil uzatanlara, can yakıp inleten müthiş bir azap vardır.
Ahmet Varol Onlardan bazıları da Peygamber'i incitirler ve: 'O her söyleneni dinleyen bir kulaktır' derler. De ki: 'O, sizin için bir hayır kulağıdır. Allah'a inanır, mü'minlere inanır. İçinizden iman edenler için de bir rahmettir. Allah'ın Peygamberini incitenlere acıklı bir azap vardır.'
Ali Fikri Yavuz Yine münafıklardan öyleleri vardır ki, Peygamberi inicitiyorlar ve: “- O, her söyleneni dinliyen bir kulaktır.” diyorlar. De ki: “- O, sizin için bir hayır kulağıdır; Allah’a da inanır, müminlere de... İman edenleriniz için bir rahmettir. Allah’ın Rasûlüne eziyet verenlere ise, acıklı bir azab vardır.”
Bekir Sadak Ikiyuzlulerin icinde «O her seye kulak kesiliyor» diyerek peygamberi incitenler vardir. De ki: «O kulak, Allah'a inanan ve muminlere inanan, sizin icin hayirli olan, icinizden inanan kimselere rahmet olan bir kulaktir.» Allah'in peygamberini incitenlere can yakici azap vardir.
Celal Yıldırım Onlardan kimi de Peygamber'i incitiyor ve «O (her şeyi işiten) bir kulaktır!» diyorlar. De ki: O, sizin için hayırlı kulaktır; Allah'a imân eder, mü'minlere inanır ve sizden imân edenlere bir rahmettir. Allah'ın peygamberini incitip üzenler için elem verici bir azâb vardır.
Diyanet İşleri 2 İkiyüzlülerin içinde 'O her şeye kulak kesiliyor' diyerek Peygamberi incitenler vardır. De ki: 'O kulak, Allah'a inanan ve müminlere inanan, sizin için hayırlı olan, içinizden inanan kimselere rahmet olan bir kulaktır.' Allah'ın Peygamberini incitenlere can yakıcı azab vardır.
Fizilil Kuran Onlardan bazıları da, «Peygamber herkesi dinleyen bir kulaktan ibarettir» diyerek, onu üzerler. Onlara de ki; «O sizin için yararlı bir kulaktır; Allah'a inanır, mü'minlere güvenir, içinizdeki mü'minler için rahmettir. Allah'ın elçisini üzenleri acıklı bir azap beklemektedir.
Gültekin Onan İçlerinden Peygamberi incitenler ve: "O (her sözü dinleyen) bir kulaktır" diyenler vardır. De ki: "O sizin için bir hayır kulağıdır. Tanrı'ya inanır, inançlılara güvenir (yüminü) ve sizden inananlar için bir rahmettir. Tanrı'nın elçisine eziyet edenler... Onlar için acı bir azab vardır."
Hasan Basri Cantay (Yine o münafıkların) içlerinde öyle kimseler vardır ki peygambere ezâ ederler (onu incitirler) ve: «O, (her söyleyeni dinleyen) bir kulakdır» derler. De ki: «O, sizin için bir hayır kulağıdır, Allaha inanır, mü'minler (in sözün) e inanır. İçinizden iman edenler için de bir rahmetdir o. Allahın Resulünü incitenler (yok mu? İşte) en acıklı azab onlarındır.
Hayat Neşriyat Onlardan (o münâfıklardan) öyleleri de vardır ki, peygamberi incitirler ve: 'O(her söylediğimizi dinleyen) bir kulaktır' derler. De ki: '(O,) sizin için bir hayır kulağıdır(yalnız hayrı dinler); Allah’a îmân eder, mü’minlere de güvenir; sizden îmân edenler için ise bir rahmettir.' Allah’ın Resûlünü incitenler yok mu, onlar için (pek) elemli bir azab vardır.
Ibni Kesir Onlardan kimileri de; o, her şeye kulak kesiliyor, diyerek peygambere eziyyet ederler. De ki: O, sizin için bir hayır kulağıdır. Allah'a inanır, mü'minlere inanır. Ve aranızda iman etmiş olanlara rahmettir. Allah'ın Rasulüne eziyyet verenler için elem verici bir azab vardır.
Muhammed Esed (Hakkın düşmanları) arasında "O her söze kulak veriyor" diyerek Peygamberi yerip kınayanlar var. De ki: "(Evet,) o, hakkınızda hayırlı olanı (duyup dinlemek için) kulaklarını açık tutuyor. Allaha inanıp müminlere güveniyor; (çünkü) içinizde imana erişenler için (Allahın) rahmeti(nin bir tecellisi)dir o. Ve Allahın Elçisini yerip kınayan o kimselere gelince, (öte dünyada) pek çetin bir azap bekliyor böylelerini.
Ömer Nasuhi Bilmen Ve yine onlardan öyle kimseler de vardır ki, peygamberi incitirler. O bir kulaktır, (herkesi dinler) derler. De ki: «O sizin için bir hayır kulağıdır. Allah Teâlâ'ya imân eder ve mü'minler için sözlerinin doğruluğuna inanır ve sizden imân edenler için bir rahmettir.» Ve o kimseler ki, Allah Teâlâ'nın Peygamberini incitiverirler, onlar için pek acıklı bir azap vardır.
Ömer Öngüt Onların içinde öyleleri vardır ki, Peygamber'i incitirler. “O her söyleneni dinleyen bir kulaktır. ” derler. Resulüm! De ki: “O sizin için bir hayır kulağıdır. Allah'a inanır, müminlere inanır ve içinizden iman edenler için bir rahmettir. ” Allah'ın Peygamber'ini incitip üzenlere acıklı bir azap vardır.
Şaban Piris Onların içinde: -O, her şeye kulak veriyor, diyerek onu (Peygamberi) üzenler vardır. De ki: ‘O, Allah’a iman eden ve müminlere inanan, sizin için hayırlı olan, içinizden iman edenlere rahmet olan bir kulaktır.’ Allah’ın Resulü’nü üzenlere can yakıcı bir azap vardır.
Suat Yıldırım Onlardan bazıları Peygamberi incitmek için "O herkese kulak veren safın biridir." derler. De ki: "Evet öyledir, ama hep hakkınızdaki iyi sözlere kulak veren biridir, Allah’a inanır, müminlere güvenir. İman edenleriniz için bir rahmettir O!"İşte böylesi bir Allah Resulünü incitenler yok mu? En acı azap onlara olacaktır.
Tefhim-ül Kuran İçlerinden peygamberi incitenler ve: «O (her sözü dinleyen) bir kulaktır» diyenler vardır. De ki: «O sizin için bir hayrın kulağıdır. Allah'a iman eder, müminlere inanıp güvenir ve sizden iman edenler için de bir rahmettir. Allah'ın Resulüne eziyet edenler, onlar için acıklı bir azab vardır.»
Ümit Şimşek Bir de onlardan, 'O bir kulaktır' diyerek Peygamberi incitenler var. De ki: O sizin için hayırlı bir kulaktır; Allah'a inanır, mü'minlere inanır; iman edenleriniz için de bir rahmettir. Allah'ın Resulünü incitenler için ise acı bir azap vardır.

Diyanet Tefsiri Bu âyetlerde münafık karakteri ve münafıkların davranışlarıyla ilgili tasvire yeni kesitler eklenmekte, bir taraftan müslümanlar onların görünen yüzlerine aldanmamaları için uyarılmakta, diğer taraftan da Allah’ın âyetleri, peygamberi ve müslümanlarla alay eden münafıklarakendilerinden önceki inkârcı kavimlerin acı sonları hatırlatılmaktadır. Burada işaret edilen münafıklara ait söz ve davranışlar, tefsirlerde daha çok Tebük Seferi öncesinde ve bu sefer esnasında yaşanan olaylarla açıklanır; bu konudaki rivayetler âyetlerin yorumuna ışık tutmakla beraber, âyetlerin üslûbu ve sözün akışından daha çok münafık tiplemesinin hedeflendiği anlaşılmaktadır (münafıklar hakkında ayrıca bk. Bakara2/8-20; Nisâ 4/138-140, 142-146; Münâfikun 63/1-8). Tefsirlerde 61. âyetin inişi ile ilişkilendirilen bazı rivayetlere yer verilir. Bunlardan biri şöyledir: Bazı münafıklar özel sohbetlerinde Resûlullah’ı çekiştiriyorlardı, sonra içlerinden biri “Aman bunlar onun kulağına gitmesin” diye ikazda bulununca, “O her söze kolayca kanar, söylediklerimizi inkâr ederiz, üstüne bir de yemin ettik mi bize inanır” şeklinde cevaplar veriyorlardı (Taberî, X, 168-169). Resûl-i Ekrem’in, münafıkların yalanlarını yüzlerine vurmadığı ve özellikle yemine çok değer verdiği gerçeğinden hareketle söz konusu rivayetlerle âyet arasında bağ kurulabilir. Fakat burada asıl amacın münafıkların tutumlarından bir kesit verip onların zihniyetini mahkûm etmek ve bu vesileyle dikkatleri Hz. Peygamber’in yüksek ahlâkına yöneltmek olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan münafıkların, “O her söylenene kulak veriyor” anlamındaki sözleriyle, Resûlullah’ın bazı sesler işitip onu vahiy olarak yansıttığı iddiasında bulunmuş oldukları yorumu da yapılmıştır. “Allah’ın resulünü incitenler” şeklinde tercüme edilen kısmı “peygamberi yerip kınayanlar” şeklinde anlamak da mümkündür (Esed, I, 366). Âyetin, “O sizin için hayırlı olana kulak veriyor” şeklinde tercüme edilen kısmı şöyle izah edilebilir: Resûlullah gelişigüzel tahminlerle insanlar hakkında yargıda bulunmaz, Allah’a olan derin imanının yanı sıra müminlere de büyük bir güven duyar ve söylenenleri böyle iyi niyet temeline dayanan bir anlayışla değerlendirir. Bu cümlede onun kulak verdiği bildirilen şeyle kastedilenin, bütün insanlığın hayrına olan “vahiy” olduğu da söylenmiştir. Allah’ın mesajını ileten elçi olması itibariyle 62. âyette Hz. Peygamber de Allah’ın yanı sıra zikredilmiş fakat kimin hoşnut kılınması gerektiğini belirten zamir tekil kullanılmıştır. Bazı müfessirler bununla ilgili olarak, resulünün rızâsını kazanmanın Allah’ın da rızâsını kazanma mânasına geldiği yönünde açıklamalar yaparken, bazıları da burada hoşnutluğuna erişilmesi hedeflenecek yegâne varlığın Cenâb-ı Allah olduğuna işaret bulunduğunu belirtmişlerdir (Şevkânî, II, 429). 63 ve 64. âyetler arasında şöyle bir bağ kurulabilir: Allah ve resulüne karşı çıkan, din özgürlüğünü yok etmek için uğraş veren kimseler, bu durumları dünyada açığa çıkmış olsa da olmasa da içinde ebedî olarak kalacakları cehennem azabına çarptırılacaklardır, en büyük rezil-rüsvâ olma aslında budur. Münafıklar bunu bilip dururken, sadece dünyada rezil olmaktan, haklarında bir sûre indirilip kalplerindekinin ortaya dökülmesinden endişe etmektedirler. Münafıkların ileri sürdükleri mazeretin geçersizliğini belirten 65. âyet, dolaylı bir tarzda müminlere yönelik olarak da dinî ve itikadî konuların şaka ve eğlence konusu edilemeyeceği hususunda ciddi bir uyarı ihtiva etmektedir. Münafıkların bir kısmı iman ile küfür arasında bocalayan, diğer bir kısmı ise bilinçli olarak ve ısrarla inkârcılığını sürdüren fakat müslümanlara karşı bunu gizlemeye çalışan kişilerdir. İşte 66. âyette, aklını ve iradesini doğru yönde kullanmayı, içindeki hak-bâtıl mücadelesini imanın galibiyetiyle sonuçlandırmayı başaranlara yüce Allah’ın bağış kapısının açık bulunduğu, inkârcılıkta ısrar edenler için ise kötü âkıbetin kaçınılmaz olduğu haber verilmektedir. 67. âyette münafık karakterine ve 68. âyette münafıkların acı âkıbetlerine değinildiği gibi, 71. âyette mümin karakterine ve 72. âyette de onların mutlu sonlarına işaret edilerek iki grup arasında bir mukayese yapılmasına imkân sağlanmıştır. 69-70. âyetlerde, gerçekte inkârcı oldukları halde iman etmiş gibi görünen münafıkların âkıbetlerinin açıktan açığa peygamberlere karşı mücadele veren inkârcılardan daha iyi olmayacağı belirtilmekte, güç ve servet sahibi olsalar da inkârcıların boş davalar uğruna yaptıklarının gerek dünyada gerekse âhirette ziyan olup gittiği (bu konuda bk. Âl-i İmrân3/10, 116-117) hatırlatılıp münafıkların da bundan ders almaları gerektiği uyarısı yapılmaktadır.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Û ji wan (durûyan) ewanê ku cafayê didine pêxember hene! (Ji bona cefadana pêxember aha) dibêjin: "Ewa (pêxembera wusa dibêhê) bûye goh (ji hemû tiştan ra gohdarî dike. Muhemmed! Tu ji wan ra aha) bêje:"Ewa goha gohekî wusa ne; ji bona we ra qencîyek e. Ewa bi Yezdan bawer dike, ça jî bi bawergeran jî bawer dike, ewa (goha) ji bona wanê, ku ji we ne (bi rastî) bawer kirine dilovanîyek e (ji Yezdan e). Û ewanê ku cefayê didine pêxemberê Yezdan hene! Bi rastî ji bona wan ra şapateke dilsoz heye.
Sahih International / English / Ingilizce And among them are those who abuse the Prophet and say, "He is an ear." Say, "[It is] an ear of goodness for you that believes in Allah and believes the believers and [is] a mercy to those who believe among you." And those who abuse the Messenger of Allah - for them is a painful punishment.
M.Pickthall / English / Ingilizce And of them are those who vex the Prophet and say: He is only a hearer. Say : A hearer of good for you, who believeth in Allah and is true to the believers, and a mercy for such of you as believe. Those who vex the messenger of Allah, for them there is a painful doom.
Muhsin Khan / English / Ingilizce And among them are men who hurt the Prophet (Muhammad SAW) and say: "He is (lending his) ear (to every news)." Say: "He listens to what is best for you; he believes in Allah; has faith in the believers; and is a mercy to those of you who believe." But those who hurt Allah's Messenger (Muhammad SAW) will have a painful torment.
Yusuf Ali / English / Ingilizce Among them are men who molest the Prophet and say, "He is (all) ear."(1321) Say, "He listens to what is best for you: he believes in Allah, has faith in the Believers, and is a Mercy to those of you who believe." But those who molest the Messenger wil
Shakir / English / Ingilizce And there are some of them who molest the Prophet and say: He is one who believes every thing that he hears; say: A hearer of good for you (who) believes in Allah and believes the faithful and a mercy for those of you who believe; and (as for) those who molest the Messenger of Allah, they shall have a painful punishment.
Dr. Ghali / English / Ingilizce And of them are the ones who hurt the Prophet and say, "He is an ear!" (i.e., He listens to everything, welfare) Say "An ear (i.e., giving ear, listening) of charity (Or: benefit; the choicest thing, welfare) for you. He believes in Allah, and believes (i.e. trusts, reassures) the believers, and (is) a mercy for the ones of you who have believed; and the ones who hurt the Messenger of Allah, for them is a painful torment.".
Albanian / Shqip / Arnavutça Ka prej tyre që e ofendojnë Pejgamberin e thonë: “Ai është bërë vesh (beson çka dëgjon)”. Thuaj: “Ai është vesh itë mirës suaj (dëgjon të mirën dhe vepron e jo të keqen), ai beson All-llahun (çka i thotë), u zë besë beismtarëve dhe është mëshirues për ata që besuan nga mesi juaj, e ata që nuk e lënë të qetë të dërguarin e All-llahut, ata kanë dënim të dhëmbshëm.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice (Münafiqlər içində) Peyğəmbəri incidib: “O (hamını dinləyən, hər sözü eşidib inanan) bir qulaqdır”,- deyənlər də var. De: “O qulaq sizin üçün bir ne’mətdir. Allaha da inanır, mö’minlərə də. O sizdən iman gətirənlər üçün rəhmətdir. Allahın Rəsuluna əzab verənləri isə şiddətli bir əzab gözləyir!”
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Ima ih koji vrijeđaju Vjerovjesnika govoreći: "On vjeruje što god čuje!" Reci: "On čuje ono što je dobro, vjeruje u Allaha i ima vjere u vjernike, i milost je onima između vas koji vjeruju." A one koji Allahova Poslanika vrijeđaju čeka patnja nesnosna.
Bulgarian / Български / Bulgarca Сред тях са и онези, които обиждат Пророка и казват: “Той надава ухо за всичко.” Кажи: “Ухо за ваше добро.” Той вярва в Аллах и вярва на вярващите, и е милост за онези от вас, които вярват. А за онези, които обиждат Пратеника на Аллах, за тях има болезнено мъчение.
Chinese / 中文 / Çince 他怳丹酗H傷害先知,稱他為耳朵,你說:「他對於你怓O好耳朵,他信仰真主,     信任信士怴A他是你怳井H道者的慈恩。」傷害先知的人怴A將受痛W的刑罰。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 他们中有人伤害先知,称他为耳朵,你说:�他对于你们是好耳朵,他信仰真主,信任信士们,他是你们中信道者的慈恩。�伤害先知的人们,将受痛苦的刑罚。
Czech / Česky / Çekçe A jsou mezi nimi ti, kdož urážejí proroka a říkají: "On je jenom uchem!" Odpověz: "On je uchem dobra pro vás, on věří v Boha a má víru ve věřící a je milosrdenstvím pro ty z vás, kdož uvěřili; však pro ty, kdož uráželi posla Božího, je připraven trest bolestný."
Dutch / Nederlands / Hollandaca Er zijn sommigen onder hen, die den profeet belasteren en zeggen: Hij is een oor. Antwoord: Hij is een goed oor voor u; hij gelooft in God en hij vertrouwt den geloovige. En hij is eene genade voor degenen van u, die gelooven. Maar zij die Gods apostel beleedigen, zullen eene smartelijke straf ondergaan.
Farsi / فارسی / Farsça واز آنها (= منافقان) کسانی هستند که پیامبر را آزار می دهند, و می گویند: «گوش (وخوش باور) است». بگو: «برای شما گوش نیکی است, به خدا ایمان دارد, ومؤمنان را تصدیق می کند, ورحمت است برای کسانی از شما که ایمان آورده اند». وکسانی که رسول خدا را آزار می دهند, برایشان عذاب درد ناکی است.
Finnish / Suomi / Fince Heidän joukossaan on niitä, jotka panettelevat profeettaa ja sanovat: »Hän on herkkäuskoinen». Sano: »Se hän on teidän parhaaksenne, hän uskoo Jumalaan ja luottaa oikeauskoisiin. Hän armahtaa niitä teistä, jotka uskovat.» Mutta niitä, jotka panettelevat Jumalan lähettilästä, kohtaa tuskallinen rangaistus.
French / Français / Fransızca Et il en est parmi eux ceux qui font du tort au Prophète et disent : "Il est tout oreille" . - Dis : "Une oreille pour votre bien. Il croit en Allah et fait confiance aux croyants, et il est une miséricorde pour ceux d'entre vous qui croient. Et ceux qui font du tort au Messager d'Allah auront un châtiment douloureux.
German / Deutsch / Almanca Manche unter ihnen kränken den Propheten, indem sie sagen: "Er ist ganz Ohr." Sprich: "Er ist ganz Ohr für euer Gutes. Er glaubt an Gott und vertraut den Gläubigen, und er ist die Barmherzigkeit in Person für die Gläubigen unter euch." Diejenigen aber, die Gottes Gesandten kränken, ziehen sich eine schwere Strafe zu.
Hausa / Hausa Dili Kuma daga cikinsu akwai waɗanda suke cũtar Annabi, kuma sunã cẽwa "Shi kunne ne." Ka ce: "Kunnen alhẽri gare ku,Yanã ĩmãni da Allah, kuma Yanã yarda da mũminai, kuma rahama ne ga waɗanda suka yi ĩmãni daga gare ku."Kuma waɗanda suke cũtar Manzon Allah sunã da azãba mai raɗaɗi.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Di antara mereka (orang-orang munafik) ada yang menyakiti Nabi dan mengatakan: "Nabi mempercayai semua apa yang didengarnya". Katakanlah: "Ia mempercayai semua yang baik bagi kamu, ia beriman kepada Allah, mempercayai orang-orang mukmin, dan menjadi rahmat bagi orang-orang yang beriman di antara kamu". Dan orang-orang yang menyakiti Rasulullah itu, bagi mereka azab yang pedih.
Italian / Italiano / Italyanca Tra loro ci sono quelli che dileggiano il Profeta e dicono: «E' tutto orecchi» Di': «E' tutto orecchi per il vostro bene, crede in Allah e ha fiducia nei credenti, ed è una [testimonianza di] misericordia per coloro fra voi che credono. Quelli che tormentano il Messaggero di Allah avranno doloroso castigo».
Japanese / 日本語 / Japonca またかれらの中には,預言者を困らせて,「かれは(只の)耳です。」と言う者がある。言ってやるがいい。「かれはあなたがたのため,善いことの聞き手である,かれはアッラーを信仰し,信者たちを信頼する。またあなたがたの中の信仰する者のためには(アッラーからの)慈悲である。アッラーの使徒を悩ます者には,痛ましい懲罰がある。」
Korean / 한국어 / Korece 그들 가운데 선지자를 괴를 히려 그분은 귀가 있는가 또 그는들은대로 모든 것을 믿는 사람이 아닌가 라고 묻는 자 있으니 일러가로되 그는 하나님을 믿고 믿음 이 있는 사람들을 위해 복음만 들으시는 분이시라 믿는 사람들에 게는 은헤가 있을 것이오 하나님 의 선지자를 괴롭힌 자에게는 고 통스러운 벌이 있으리라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Dan di antara mereka (yang munafik itu) ada orang-orang yang menyakiti Nabi sambil mereka berkata: "Bahawa dia (Nabi Muhammad) orang yang suka mendengar (dan percaya pada apa yang didengarnya)". Katakanlah: "Dia mendengar (dan percaya) apa yang baik bagi kamu, ia beriman kepada Allah dan percaya kepada orang mukmin, dan ia pula menjadi rahmat bagi orang-orang yang beriman di antara kamu". Dan orang-orang yang menyakiti Rasulullah itu, bagi mereka azab seksa yang tidak terperi sakitnya.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili നബിയെ ദ്രോഹിക്കുകയും അദ്ദേഹം എല്ലാം ചെവിക്കൊള്ളുന്ന ആളാണ്‌ എന്ന്‌ പറയുകയും ചെയ്യുന്ന ചിലര്‍ അവരുടെ കൂട്ടത്തിലുണ്ട്‌. പറയുക: അദ്ദേഹം നിങ്ങള്‍ക്ക്‌ ഗുണമുള്ളത്‌ ചെവിക്കൊള്ളുന്ന ആളാകുന്നു. അദ്ദേഹം അല്ലാഹുവില്‍ വിശ്വസിക്കുന്നു. യഥാര്‍ത്ഥവിശ്വാസികളെയും അദ്ദേഹം വിശ്വസിക്കുന്നു. നിങ്ങളില്‍ നിന്ന്‌ വിശ്വസിച്ചവര്‍ക്ക്‌ ഒരു അനുഗ്രഹവുമാണദ്ദേഹം. അല്ലാഹുവിന്‍റെ ദൂതനെ ദ്രോഹിക്കുന്നവരാരോ അവര്‍ക്കാണ്‌ വേദനയേറിയ ശിക്ഷയുള്ളത്‌.
Maranao / mәranaw Na pd kiran so siran a phringasaan iran so Nabi go gi iran tharoon a: "Skaniyan na pananangila." Tharoang ka a: "Pananangila sa mapiya a bagian iyo: Paparatiyayaan iyan so Allah, go bbnarn iyan so miyamaratiyaya, go limo ko siran a miyamaratiyaya a pd rkano." Na so siran a phringasa ko sogo o Allah, na adn a bagian iran a siksa a malipds.
Norwegian / Norsk / Norveççe Noen av dem gjør profeten ondt ved å si: «Han er lutter øre for alt!» Si: «Han har øre for alt som er godt for dere. Han tror på Gud og han har tro på de troende. Han er en velsignelse for dem av dere som tror.» De som forulemper Guds sendebud, vil møte en smertelig straff.
Polski / Polish / Polonya Dili Wśród nich są tacy, którzy obrażają Proroka i mówią: "On jest tylko uchem!" Powiedz: "Uchem dobra dla was! On wierzy w Boga i wierzy wiernym; on jest miłosierdziem dla tych z was, którzy wierzą." A tych, którzy obrażają Posłańca Boga, czeka kara bolesna!
Portuguese / Português / Portekizce Entre eles há aqueles que injuriam o Profeta e dizem: Ele é todo ouvidos. Dize-lhes: É todo ouvidos sim, mas para ovosso bem; crê em Deus, acredita nos fiéis e é uma misericórdia para aqueles que, de vós, crêem! Mas aqueles queinjuriarem o Mensageiro de Deus sofrerão um doloroso castigo.
Romanian / Română / Rumence Ei se jură pe Dumnezeu ca să vă facă plăcere, însă lui Dumnezeu şi trimisului Său li se cuvine mai mult decât să le facă ei plăcere, dacă sunt credincioşi.
Russian / Россия / Rusça Среди них есть такие, которые обижают Пророка и говорят: "Он есть ухо (выслушивает любые новости)". Скажи: "Он слушает только то, что лучше для вас. Он верует в Аллаха и доверяет верующим. Он является милостью для тех, которые уверовали". Тем же, которые обижают Посланника Аллаха, уготованы мучительные страдания.
Somali / Somalice waxaa ka mid ah (munaafiqiinta) kuwa dhiba nabiga oo dhaha waa wax walba maqle, waxaad dhahdaa waa Khayr maqlihiinna wuxuuna rumayn Eebe, wuxuuna u rumayn Mu'miniinta, waana u naxariista kuwa rumeeyey oo idinka mid ah, kuwa dhiba Rassulka Eebe waxay mudan cadaab daran.
Spanish / Español / Ispanyolca Hay entre ellos quienes molestan al Profeta y dicen: «¡Es todo oídos!» Di: «Por vuestro bien es todo oídos. Cree en Alá y tiene fe en los creyentes. Es misericordioso para aquéllos de vosotros que creen». Quienes molesten al Enviado de Alá, tendrán un castigo doloroso.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Na miongoni mwao wapo wanao muudhi Nabii na kusema: Yeye huyu ni sikio tu. Sema: Basi ni sikio la kheri kwenu. Anamuamini Mwenyezi Mungu, na ana imani na Waumini, naye ni rehema kwa wanao amini miongoni mwenu. Na wanao muudhi Mtume wa Mwenyezi Mungu watapata adhabu chungu.
Svenska / Swedish / Isveççe OCH DET finns de bland dem som förtalar Profeten och [spydigt] säger: "Han är idel öra." Säg: "Ja, han är idel öra [för det som gäller] ert bästa. Han tror på Gud [och Hans ord] och han litar på de troendes uppriktighet och [genom honom flödar] nåd över dem av er som har tron. Men på dem som talar illa om Guds Sändebud [väntar] ett plågsamt straff."
Tatarça / Tatarish / Tatarca Монафикълардан расүл г-мне теле белән рәнҗетүче кешеләр әйтәләр: "Ул нәрсә ишетсә шуңа ышанучан", – дип. Син аларга әйт: "Сезнең хәерле сүзләрегезне генә ишетеп ышанучыдыр, әмма сез әйткәнчә ни ишетсә, шуңа ышанучы түгел, Аллаһуга вә мөэминнәргә ышаныр вә Сезләрдән мөэмин булганнарга рәхмәттер, әмма расүллаһны рәнҗетүчеләргә рәнҗеткүче ґәзаб булачак".
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili “และในหมู่พวกเขานั้นมีบรรดาผู้ที่ก่อความเดือดร้อนแก่นะบี โดยที่พวกเขากล่าวว่า เขาคือหู จงกล่าวเถิด (มุฮัมมัด) ว่า คือหูแห่งความดีสำหรับพวกท่าน โดยที่ศรัทธาต่ออัลลอฮ์ และเชื่อถือต่อผู้ศรัทธาทั้งหลาย และเป็นการเอ็นดูเมตตา แก่บรรดาผู้ศรัทธาในหมู่พวกท่านและบรรดาผู้ที่ก่อความเดือดร้อนแก่ร่อซูลของอัลลอฮ์ นั้นพวกเขาจะได้รับการลงโทษอันเจ็บปวด”
Urdu / اردو / Urduca اور ان میں بعض ایسے ہیں جو پیغمبر کو ایذا دیتے ہیں اور کہتے ہیں کہ یہ شخص نرا کان ہے۔ (ان سے) کہہ دو کہ (وہ) کان (ہے تو) تمہاری بھلائی کے لیے۔ وہ خدا کا اور مومنوں (کی بات) کا یقین رکھتا ہے اور جو لوگ تم میں سے ایمان لائے ہیں ان کے لیے رحمت ہے۔ اور جو لوگ رسول خدا کو رنج پہنچاتے ہیں ان کے لیے عذاب الیم (تیار) ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Улардан Пайғамбарга озор берадиган ва: «У қулоқдир» дейдиганлар бор. Сен:«У сизга яхшилик нарсаларга қулоқдир. Аллоҳга иймон келтирадир, мўминларга ишонадир, сизлардан иймон келтирганларга раҳматдир. Аллоҳнинг Расулига озор берадиганларга аламли азоб бордир», деб айт.(Пайғамбаримиз (с.а.в.) ҳамма билан яхши муомалада бўлардилар. Ҳамманинг дардига қулоқ осар эдилар. Мунофиқлар бу юксак одоб намунасидан ҳам эгри хулоса чиқариб, моғор босган қалблари ҳиқду ҳасадга тўлиб, фитна гап ўйлаб чиқардилар. Пайғамбаримизга (с.а.в.) «қулоқ» деб лақаб қўйдилар.)
Bengali / বাংলা / Bengalce আর তাদের মধ্যে কেউ কেউ নবীকে ক্লেশ দেয়, এবং বলে, এ লোকটি তো কানসর্বস্ব। আপনি বলে দিন, কান হলেও তোমাদেরই মঙ্গলের জন্য, আল্লাহর উপর বিশ্বাস রাখে এবং বিশ্বাস রাখে মুসলমানদের কথার উপর। বস্তুতঃ তোমাদের মধ্যে যারা ঈমানদার তাদের জন্য তিনি রহমতবিশেষ। আর যারা আল্লাহর রসূলের প্রতি কুৎসা রটনা করে, তাদের জন্য রয়েছে বেদনাদায়ক আযাব।
Tamil / தமிழர் / Tamilce (இந்த நபியிடம் யார் எதைச் சொன்னாலும்) அவர் கேட்டுக் கொள்பவராகவே இருக்கிறார் எனக்கூறி நபியைத்துன்புறுத்துவோரும் அவர்களில் இருக்கிறார்கள்; (நபியே!) நீர் கூறும்; "(நபி அவ்வாறு) செவியேற்பது உங்களுக்கே நன்மையாகும். அவர் அல்லாஹ்வை நம்புகிறார்; முஃமின்களையும் நம்புகிறார்; அன்றியும் உங்களில் ஈமான் கொண்டவர்கள் மீது அவர் கருணையுடையோராகவும் இருக்கின்றார்." எனவே எவர்கள் அல்லாஹ்வின் தூதரை துன்புறுத்துகிறார்களோ, அவர்களுக்கு நோவினை தரும் வேதனையுண்டு.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>