1. Hîzb, Tekvîr Sûresi

Tekvîr Suresi 6. Ayeti Meali

وَإِذَا الْبِحَارُ سُجِّرَتْ
Ve-iżâ-lbihâru succirat
1
ve izâ
ve olduğu zaman
2
el bihâru
denizler
3
succiret
tutuşturuldu, ateşlendi

Diyanet İşleri Denizler kaynatıldığı zaman,
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Denizler ateşlendiğinde (suları çekilip, volkanlar halinde ateş püskürdüğünde),
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) denizler ateşlendiğinde,
Elmalılı Hamdi Yazır Ve denizler ateşlendiği vakıt
Diyanet Vakfı Denizler kaynatıldığında,
Abdulbaki Gölpınarlı Ve denizler, coşup kabarınca.
Adem Uğur Denizler kaynatıldığında,
Ahmed Hulusi Denizler kaynadığında (şartlanma yollu edinilmiş bilgiler açığa çıkan gerçekler karşısında tutuşup kaynadığında),
Ahmet Tekin Denizler kaynatıldığında, kişi öğrenip bilecektir.
Ahmet Varol Denizler tutuşturulduğu zaman,
Ali Fikri Yavuz Bütün denizler kaynayıb birbirine karıştığı zaman,
Bekir Sadak Denizler kaynastirildigi zaman;
Celal Yıldırım Denizler birbirine karışıp kaynaştığında (veya ateş haline geldiğinde),
Diyanet İşleri 2 Denizler kaynaştırıldığı zaman;
Fizilil Kuran Denizler kaynatıldığı zaman
Gültekin Onan Denizler tutuşturulduğu zaman,
Hasan Basri Cantay Denizler ateşlendiği zaman,
Hayat Neşriyat Denizler, tutuşturulduğu zaman!
Ibni Kesir Denizler kaynatıldığı zaman;
Muhammed Esed ve denizler kaynadığında,
Ömer Nasuhi Bilmen (4-6) Ve yüklü develer salıverildiği zaman. Vahşi hayvanlar toplanıldığı zaman. Ve denizler ateş ile dolduğu zaman.
Ömer Öngüt Denizler kaynatıldığı zaman.
Şaban Piris Denizler kaynatıldığı/ fışkırtıldığı zaman..
Suat Yıldırım Denizler ateşlenip kaynatıldığı zaman,
Tefhim-ül Kuran Denizler, tutuşturulduğu zaman,
Ümit Şimşek Denizler tutuştuğunda,

Diyanet Tefsiri Kıyamet gününün nasıl dehşet verici bir gün olduğunu ifade etmek ve insanları böylesine dehşetli bir gün için hazırlık yapmaya teşvik etmek üzere, altısı kıyametin başlangıcından hesap zamanına kadar, altısı da hesabın başlamasından itibaren gerçekleşecek on iki olay anlatılmaktadır: a) Güneşin dürülüp kararması. Bundan maksat ya güneşin ışığının sönmesi veya kütlesinin tamamen dağılması, bildiğimiz formunu ve işlevini kaybetmesidir. b) Yıldızların dökülüp sönmesi. Güneş ışığının sönmesi, bir kısmı parlaklığını güneşten alan diğer yıldızların da söneceğine işaret eder. Ayrıca kıyametin kopmasıyla kozmik sistem bozulunca yıldızların da birbirine çarpmak, yörüngelerinden kaymak, çekimden kurtulmak gibi gelişmelerle mevcut düzen ve işlevlerini kaybedecekleri, uzay boşluğuna saçılacakları da düşünülebilir (İbn Âşûr, XXX, 141-142; ayrıca bk. İnfitâr 82/2). c) Dağların sökülüp yürütülmesi. Bu ise yerkürede meydana gelecek olan şiddetli sarsıntı neticesinde dağların parçalanması ve yerlerinden kopup dağılması anlamına gelir (krş. Kehf 18/47; Nebe’ 78/20; Müzzemmil 73/14). Yerküredeki canlıların hayat kaynağı olan güneşin yok olmasıyla zaten burada hayatın devam etmesi mümkün değildir. d) Doğacak develerin başı boş bırakılması. “Doğacak develer” diye çevirdiğimiz ışâr (tekili: uşerâ) kelimesi “gebelik süresi 10 ayını doldurmuş; fakat henüz doğurmamış olan develer” anlamına gelir. Kur’an’ın indiği dönemdeki Arap toplumu bu develeri en değerli mal sayarlardı. Temsilî olarak kıyametin şiddetiyle karşılaşan insanın, böylesine değerli mallarına dahi ilgi göstermeyeceğini ifade eder (krş. Hac 22/1-2). “Doğuracak develerin başı boş bırakılması”nın mecazi bir anlatım olduğu, bununla bulutların artık yağmur yağdırmaz olacağı, bu yüzden yeryüzünde hayatın bütünüyle yok olmasına sebep olacak bir kuraklığın yaşanacağı anlamının kastedildiği yorumu da yapılmıştır (İbn Âşûr, XXX, 142-143). e) Yabani hayvanların toplanıp bir araya getirilmesi. Bu da ya kıyametin şiddetinden dolayı yabani hayvanların bile deliklerinden ve yuvalarından fırlayıp öteden beri korktukları şeyleri unutarak birbirlerinden ve insanlardan korkmadan dehşet içinde –denizlerin karalara taşması gibi– felâketin başlangıcındaki tehlikeli yerlerden çıkmaları ve daha güvenli yerlerde bir araya toplanmaları veya bu büyük felâketin tesiriyle kitleler halinde ölmeleri, cesetlerinin üstüste yığılmasıdır. “Yabani hayvanların birbirlerinden haklarını almak üzere bir araya toplanması” anlamına geldiğini söyleyenler de vardır (Şevkânî, V, 450). Nitekim bir hadiste kıyamet gününde hakların sahiplerine ödeneceği, hatta boynuzsuz koyunun boynuzludan hakkını alacağı belirtilmiştir (Müslim, “Birr”, 60; Tirmizî, “Kıyâmet”, 2). f) Denizlerin kaynatılması. Bu, şiddetli sarsıntı neticesinde yerkürede meydana gelecek olan volkanik patlaklar ve derin çatlaklardan dışarı püsküren magmanın, lav kütlelerinin deniz sularını ısıtıp kaynatması yahut dünyanın şiddetle sarsılmasının ve dağların parçalanıp yok olmasının doğal sonucu olarak denizlerin birbirine karışması ve tek deniz haline gelmesi demektir (İbn Âşûr, XXX, 143; krş. Tûr 52/6; İnfitâr 82/3). Buraya kadar anlatılanlar kıyametin kopması esnasında meydana geleceği bildirilen olaylardır. Müfessirlerin tamamına yakını bütün bunların jeolojik ve kozmik bir felâket olarak vuku bulacağını kabul ederler. Bundan sonrakiler ise kıyamet koptuktan sonra meydana geleceği haber verilen olaylardır. g) Nefislerin amelleriyle birleştirilip şekillendirilmesi. Bu âyetle ilgili yorumlar şöyledir: 1. Ölüm anında bedenden ayrılmış olan ruhların kıyamet koptuktan sonra yeniden dirilirken bedenle birleşmesi. Bu olay insanlar öldükten sonra ruhlarının yok olmadığını ve yeniden dirilme anında bedenleriyle birleştiğini gösterir. 2. Kıyamet gününde insanların benzerleriyle, yani müminlerin müminlerle, kâfirlerin de kâfirlerle bir araya getirilmesi (İbn Âşûr, XXX, 144). 3. Müminlerin nefislerinin hurilerle, kâfirlerinkinin de şeytanlarla bir araya getirilmesi. 4. Kişinin dünya hayatında beraber bulunduğu inanç ve zihniyet önderleriyle bir araya getirilmesi. 5. Kişinin aynı inanç ve ahlâkı, paylaştığı insanlarla bir araya getirilmesi. 6. Azgınların kendilerini azdıranlarla, itaatkârların da kendilerini itaate davet eden peygamberler ve müminlerle bir araya getirilmesi. 7. Nefislerin amelleriyle bir araya getirilmesi (Şevkânî, V, 450-451). Bize göre burada, her insanın (nefsin) dünya hayatında yapıp ettiklerini temsil eden veya bunlarla oluşmuş bir şekle girmesi kastedilmiştir. Nitekim insanların yeniden diriltilirken günah-sevap çeşidine göre şekiller alacaklarını ifade eden birçok hadis vardır (bk. Muhammed b. Abdullah el-Hatîb et-Tebrizî, III, 1533-1535). h) Diri diri toprağa gömülen kıza hangi suçundan dolayı öldürüldüğünün sorulması. Câhiliye döneminde –nâdir de görülse– bazı Araplar kız çocukları yüzünden utanç duydukları (bk. Nahl 16/58-59), bazıları da onları büyütüp beslemede sıkıntı çekmekten endişe ettikleri için (bk. En‘âm 6/151; İsrâ 17/31) onları diri diri toprağa gömerlerdi. İşte âhirette sorgulama başladığında bu katiller öldürdükleri kızlarıyla birlikte mahkemeye getirilecek ve hesaba çekileceklerdir. ı) Defterlerin ortaya serilmesi. İnsanlar öldüklerinde hesap gününde açılmak üzere amel defterleri kapanır. Hesap gününde bu defterler ortaya konduğunda herkes, dünyada iken hayır veya şer adına ne işlemişse kendi amel defterinde yazılmış olduğunu görür ve yaptıklarını hatırlar. Hesabı görüldükten sonra artık hakkında amellerine göre işlem yapılır (amel defterleri hakkında bk. Hâkka 69/19-28; ayrıca krş. İsrâ 17/13-14; Kehf 18/49). j) Gökyüzünün sıyrılıp açılması. Gökyüzü yerle birlikte (maddî evren) yok edilecek, insanın önündeki madde engeli kalkacak, madde ötesi ile yüzyüze gelmesi sağlanacaktır. Bu anlamda sema açılınca gayb âleminin gizli gerçekleri açığa çıkacak; insanların cennet, cehennem, melek vb. gayb varlıklarını hakikatleriyle tanımaları mümkün olacaktır. k) Cehennem ateşinin harlatılması. Bundan maksat yakıcılığının arttırılması, işlevine hazır hale getirilmesidir (ayrıca bk. Şuarâ 26/91). l) Cennetin yaklaştırılması. Cennetin dünya hayatını Allah’a sevgi ve saygı şuuru içinde yaşayan ve O’na itaatsizlikten sakınan kullara (takvâ ehline) yaklaşmasından maksat, o saadet ülkesine girme zamanının yaklaşmasıdır; bunun takvâ ehline verdiği tatlı heyecandır (krş. Şuarâ 26/90; Kaf 50/31).

Kurdî / کوردی / Kürtçe Û gava avşîn li ser hev da kelîya, tevê hev bû.
Sahih International / English / Ingilizce And when the seas are filled with flame
M.Pickthall / English / Ingilizce And when the seas rise,
Muhsin Khan / English / Ingilizce And when the seas shall become as blazing Fire or shall overflow;
Yusuf Ali / English / Ingilizce When the oceans(5975) boil over with a swell;
Shakir / English / Ingilizce And when the seas are set on fire,
Dr. Ghali / English / Ingilizce And when the seas will be seething,
Albanian / Shqip / Arnavutça Dhe kur detet të vlojnë si zjarr i flakruar,
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Dənizlər od tutub yanacağı (və ya dolub daşacağı) zaman;
Bosnian / Bosanski / Bosnakca i kada se mora vatrom napune,
Bulgarian / Български / Bulgarca и когато моретата закипят,
Chinese / 中文 / Çince 當海洋澎湃的時唌,
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 当海洋澎湃的时候,
Czech / Česky / Çekçe až moře se povaří
Dutch / Nederlands / Hollandaca En als de zeeën zullen koken.
Farsi / فارسی / Farsça وهگامی که دریاها (جوشان و) بر افروخته شود.
Finnish / Suomi / Fince kun meret kuohuvat yli äyräittensä,
French / Français / Fransızca et les mers allumées,
German / Deutsch / Almanca wenn die Meere in Flammen aufgehen,
Hausa / Hausa Dili Kuma idan tẽkuna aka mayar da su wuta.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce dan apabila lautan dijadikan meluap
Italian / Italiano / Italyanca e ribollenti i mari,
Japanese / 日本語 / Japonca 大洋が沸きたち,(漆?)れる時,
Korean / 한국어 / Korece 바다가 물이 불어 넘쳐흐르며
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Dan apabila lautan meluap-luap bercampur-baur;
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili സമുദ്രങ്ങള്‍ ആളിക്കത്തിക്കപ്പെടുമ്പോള്‍,
Maranao / mәranaw Go amay ka so manga kalodan na pakakadgn,
Norwegian / Norsk / Norveççe når havene syder,
Polski / Polish / Polonya Dili Kiedy morza będą wzburzone;
Portuguese / Português / Portekizce Quando os mares transbordarem,
Romanian / Română / Rumence când sufletele vor fi împerecheate,
Russian / Россия / Rusça когда моря запылают,
Somali / Somalice Badahana la kululeeyo.
Spanish / Español / Ispanyolca cuando los mares sean hinchados,
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Na bahari zikawaka moto,
Svenska / Swedish / Isveççe och haven fattar eld,
Tatarça / Tatarish / Tatarca Вә дәрьяләр бер урынга түгелсәләр.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili และเมื่อทะเลลุกเป็นไฟ
Urdu / اردو / Urduca اور جب دریا آگ ہو جائیں گے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Ва, вақтики, денгизлар аланга олиб ёнса.
Bengali / বাংলা / Bengalce যখন সমুদ্রকে উত্তাল করে তোলা হবে,
Tamil / தமிழர் / Tamilce கடல்கள் தீ மூட்டப்படும்போது-

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>