1. Hîzb, Tekvîr Sûresi

Tekvîr Suresi 10. Ayeti Meali

وَإِذَا الصُّحُفُ نُشِرَتْ
Ve-iżâ-ssuhufu nuşirat
1
ve izâ
ve olduğu zaman
2
es suhufu
sahifeler (amel defterleri), kaydolmuş bilgilerin bulunduğu dökümanlar
3
nuşiret
neşredildi, yayınlandı, açıldı

Diyanet İşleri Amel defterleri açıldığı zaman,
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Amel defterleri açıldığında,
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) defterler açıldığında,
Elmalılı Hamdi Yazır Ve defterler açıldığı vakıt
Diyanet Vakfı (Amellerin yazılı olduğu) defterler açıldığında,
Abdulbaki Gölpınarlı Ve sahîfeler dağılınca.
Adem Uğur (Amellerin yazılı olduğu) defterler açıldığında,
Ahmed Hulusi Kaydedilmiş sayfaları açıldığında,
Ahmet Tekin Amellerin yazılı olduğu defterler açıldığında, kişi öğrenip bilecektir.
Ahmet Varol Sahifeler [3] açıldığı zaman,
Ali Fikri Yavuz (Herkesin işlemiş olduğu amellerin tesbit edildiği) defterler (hesab için) açıldığı zaman,
Bekir Sadak Amel defterleri acildigi zaman;
Celal Yıldırım (Amel) sahifeleri açıldığında,
Diyanet İşleri 2 Amel defterleri açıldığı zaman;
Fizilil Kuran Siciller açılıp yayıldığı zaman
Gültekin Onan Sahifeler (amel defterleri) açıldığı zaman,
Hasan Basri Cantay (Amel) defterler (i) açılıb yayıldığı zaman,
Hayat Neşriyat Sayfalar (amel defterleri), açıldığı zaman!
Ibni Kesir Sayfalar açıldığı zaman;
Muhammed Esed (insanların yapıp ettiklerinin) dosyaları açıldığında,
Ömer Nasuhi Bilmen Ve defterler açıldığı zaman.
Ömer Öngüt Amel defterleri açıldığı zaman.
Şaban Piris Sahifeler (amel defterleri) açıldığı zaman.
Suat Yıldırım Hesap defterleri açıldığı zaman...
Tefhim-ül Kuran Sahifeler (amel defterleri) açıldığı zaman,
Ümit Şimşek Defterler açıldığında,

Diyanet Tefsiri Kıyamet gününün nasıl dehşet verici bir gün olduğunu ifade etmek ve insanları böylesine dehşetli bir gün için hazırlık yapmaya teşvik etmek üzere, altısı kıyametin başlangıcından hesap zamanına kadar, altısı da hesabın başlamasından itibaren gerçekleşecek on iki olay anlatılmaktadır: a) Güneşin dürülüp kararması. Bundan maksat ya güneşin ışığının sönmesi veya kütlesinin tamamen dağılması, bildiğimiz formunu ve işlevini kaybetmesidir. b) Yıldızların dökülüp sönmesi. Güneş ışığının sönmesi, bir kısmı parlaklığını güneşten alan diğer yıldızların da söneceğine işaret eder. Ayrıca kıyametin kopmasıyla kozmik sistem bozulunca yıldızların da birbirine çarpmak, yörüngelerinden kaymak, çekimden kurtulmak gibi gelişmelerle mevcut düzen ve işlevlerini kaybedecekleri, uzay boşluğuna saçılacakları da düşünülebilir (İbn Âşûr, XXX, 141-142; ayrıca bk. İnfitâr 82/2). c) Dağların sökülüp yürütülmesi. Bu ise yerkürede meydana gelecek olan şiddetli sarsıntı neticesinde dağların parçalanması ve yerlerinden kopup dağılması anlamına gelir (krş. Kehf 18/47; Nebe’ 78/20; Müzzemmil 73/14). Yerküredeki canlıların hayat kaynağı olan güneşin yok olmasıyla zaten burada hayatın devam etmesi mümkün değildir. d) Doğacak develerin başı boş bırakılması. “Doğacak develer” diye çevirdiğimiz ışâr (tekili: uşerâ) kelimesi “gebelik süresi 10 ayını doldurmuş; fakat henüz doğurmamış olan develer” anlamına gelir. Kur’an’ın indiği dönemdeki Arap toplumu bu develeri en değerli mal sayarlardı. Temsilî olarak kıyametin şiddetiyle karşılaşan insanın, böylesine değerli mallarına dahi ilgi göstermeyeceğini ifade eder (krş. Hac 22/1-2). “Doğuracak develerin başı boş bırakılması”nın mecazi bir anlatım olduğu, bununla bulutların artık yağmur yağdırmaz olacağı, bu yüzden yeryüzünde hayatın bütünüyle yok olmasına sebep olacak bir kuraklığın yaşanacağı anlamının kastedildiği yorumu da yapılmıştır (İbn Âşûr, XXX, 142-143). e) Yabani hayvanların toplanıp bir araya getirilmesi. Bu da ya kıyametin şiddetinden dolayı yabani hayvanların bile deliklerinden ve yuvalarından fırlayıp öteden beri korktukları şeyleri unutarak birbirlerinden ve insanlardan korkmadan dehşet içinde –denizlerin karalara taşması gibi– felâketin başlangıcındaki tehlikeli yerlerden çıkmaları ve daha güvenli yerlerde bir araya toplanmaları veya bu büyük felâketin tesiriyle kitleler halinde ölmeleri, cesetlerinin üstüste yığılmasıdır. “Yabani hayvanların birbirlerinden haklarını almak üzere bir araya toplanması” anlamına geldiğini söyleyenler de vardır (Şevkânî, V, 450). Nitekim bir hadiste kıyamet gününde hakların sahiplerine ödeneceği, hatta boynuzsuz koyunun boynuzludan hakkını alacağı belirtilmiştir (Müslim, “Birr”, 60; Tirmizî, “Kıyâmet”, 2). f) Denizlerin kaynatılması. Bu, şiddetli sarsıntı neticesinde yerkürede meydana gelecek olan volkanik patlaklar ve derin çatlaklardan dışarı püsküren magmanın, lav kütlelerinin deniz sularını ısıtıp kaynatması yahut dünyanın şiddetle sarsılmasının ve dağların parçalanıp yok olmasının doğal sonucu olarak denizlerin birbirine karışması ve tek deniz haline gelmesi demektir (İbn Âşûr, XXX, 143; krş. Tûr 52/6; İnfitâr 82/3). Buraya kadar anlatılanlar kıyametin kopması esnasında meydana geleceği bildirilen olaylardır. Müfessirlerin tamamına yakını bütün bunların jeolojik ve kozmik bir felâket olarak vuku bulacağını kabul ederler. Bundan sonrakiler ise kıyamet koptuktan sonra meydana geleceği haber verilen olaylardır. g) Nefislerin amelleriyle birleştirilip şekillendirilmesi. Bu âyetle ilgili yorumlar şöyledir: 1. Ölüm anında bedenden ayrılmış olan ruhların kıyamet koptuktan sonra yeniden dirilirken bedenle birleşmesi. Bu olay insanlar öldükten sonra ruhlarının yok olmadığını ve yeniden dirilme anında bedenleriyle birleştiğini gösterir. 2. Kıyamet gününde insanların benzerleriyle, yani müminlerin müminlerle, kâfirlerin de kâfirlerle bir araya getirilmesi (İbn Âşûr, XXX, 144). 3. Müminlerin nefislerinin hurilerle, kâfirlerinkinin de şeytanlarla bir araya getirilmesi. 4. Kişinin dünya hayatında beraber bulunduğu inanç ve zihniyet önderleriyle bir araya getirilmesi. 5. Kişinin aynı inanç ve ahlâkı, paylaştığı insanlarla bir araya getirilmesi. 6. Azgınların kendilerini azdıranlarla, itaatkârların da kendilerini itaate davet eden peygamberler ve müminlerle bir araya getirilmesi. 7. Nefislerin amelleriyle bir araya getirilmesi (Şevkânî, V, 450-451). Bize göre burada, her insanın (nefsin) dünya hayatında yapıp ettiklerini temsil eden veya bunlarla oluşmuş bir şekle girmesi kastedilmiştir. Nitekim insanların yeniden diriltilirken günah-sevap çeşidine göre şekiller alacaklarını ifade eden birçok hadis vardır (bk. Muhammed b. Abdullah el-Hatîb et-Tebrizî, III, 1533-1535). h) Diri diri toprağa gömülen kıza hangi suçundan dolayı öldürüldüğünün sorulması. Câhiliye döneminde –nâdir de görülse– bazı Araplar kız çocukları yüzünden utanç duydukları (bk. Nahl 16/58-59), bazıları da onları büyütüp beslemede sıkıntı çekmekten endişe ettikleri için (bk. En‘âm 6/151; İsrâ 17/31) onları diri diri toprağa gömerlerdi. İşte âhirette sorgulama başladığında bu katiller öldürdükleri kızlarıyla birlikte mahkemeye getirilecek ve hesaba çekileceklerdir. ı) Defterlerin ortaya serilmesi. İnsanlar öldüklerinde hesap gününde açılmak üzere amel defterleri kapanır. Hesap gününde bu defterler ortaya konduğunda herkes, dünyada iken hayır veya şer adına ne işlemişse kendi amel defterinde yazılmış olduğunu görür ve yaptıklarını hatırlar. Hesabı görüldükten sonra artık hakkında amellerine göre işlem yapılır (amel defterleri hakkında bk. Hâkka 69/19-28; ayrıca krş. İsrâ 17/13-14; Kehf 18/49). j) Gökyüzünün sıyrılıp açılması. Gökyüzü yerle birlikte (maddî evren) yok edilecek, insanın önündeki madde engeli kalkacak, madde ötesi ile yüzyüze gelmesi sağlanacaktır. Bu anlamda sema açılınca gayb âleminin gizli gerçekleri açığa çıkacak; insanların cennet, cehennem, melek vb. gayb varlıklarını hakikatleriyle tanımaları mümkün olacaktır. k) Cehennem ateşinin harlatılması. Bundan maksat yakıcılığının arttırılması, işlevine hazır hale getirilmesidir (ayrıca bk. Şuarâ 26/91). l) Cennetin yaklaştırılması. Cennetin dünya hayatını Allah’a sevgi ve saygı şuuru içinde yaşayan ve O’na itaatsizlikten sakınan kullara (takvâ ehline) yaklaşmasından maksat, o saadet ülkesine girme zamanının yaklaşmasıdır; bunun takvâ ehline verdiği tatlı heyecandır (krş. Şuarâ 26/90; Kaf 50/31).

Kurdî / کوردی / Kürtçe Û gava rûpelên defterên (kirinan) têne vekirinê.
Sahih International / English / Ingilizce And when the pages are made public
M.Pickthall / English / Ingilizce And when the pages are laid open,
Muhsin Khan / English / Ingilizce And when the written pages of deeds (good and bad) of every person shall be laid open;
Yusuf Ali / English / Ingilizce When the scrolls are laid open;(5978)
Shakir / English / Ingilizce And when the books are spread,
Dr. Ghali / English / Ingilizce And when the Scrolls will be unrolled,
Albanian / Shqip / Arnavutça Dhe kur fletushkat të jenë shpaluar,
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Əməl dəftərləri açılacağı zaman;
Bosnian / Bosanski / Bosnakca i kada se listovi razdijele,
Bulgarian / Български / Bulgarca и когато книгите [за делата] бъдат разгърнати,
Chinese / 中文 / Çince 當功過簿被展開的時唌,
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 当功过簿被展开的时候, 
Czech / Česky / Çekçe až svitky budou rozvinuty
Dutch / Nederlands / Hollandaca Als de boeken opengelegd zullen worden.
Farsi / فارسی / Farsça وهنگامی که نامه های (اعمال) گشوده شود.
Finnish / Suomi / Fince kun kirjoitukset avataan,
French / Français / Fransızca Et quand les feuilles seront déployées ,
German / Deutsch / Almanca wenn die Blätter mit dem Verzeichnis der Taten ausgebreitet werden,
Hausa / Hausa Dili Idan takardun ayyuka aka wãtsa su (ga mãsu su).
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce dan apabila catatan-catatan (amal perbuatan manusia) dibuka,
Italian / Italiano / Italyanca e quando saranno dispiegati i fogli,
Japanese / 日本語 / Japonca (天の)帳簿が,開かれる時,
Korean / 한국어 / Korece 기록부들이 펼쳐지고
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Dan apabila surat-surat amal dibentangkan;
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili ( കര്‍മ്മങ്ങള്‍ രേഖപ്പെടുത്തിയ ) ഏടുകള്‍ തുറന്നുവെക്കപ്പെടുമ്പോള്‍.
Maranao / mәranaw Go amay ka so manga daptar (a siyoratan ko manga amal) na kayatn,
Norwegian / Norsk / Norveççe når skriftrullene (regnskapsbøkene) åpnes,
Polski / Polish / Polonya Dili Kiedy karty księgi zostaną rozpostarte;
Portuguese / Português / Portekizce Quando as páginas forem abertas,
Romanian / Română / Rumence când cerul va fi dat la o parte,
Russian / Россия / Rusça когда свитки будут развернуты,
Somali / Somalice Kutubta (camalkana) la fidiyo.
Spanish / Español / Ispanyolca cuando las hojas sean desplegadas,
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Na madaftari yatakapo enezwa,
Svenska / Swedish / Isveççe och [räkenskapens] böcker öppnas,
Tatarça / Tatarish / Tatarca Вә гамәл дәфтәрен хисаб өчен таратылса.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili และเมื่อบันทึกทั้งหลายถูกกางแผ่
Urdu / اردو / Urduca اور جب (عملوں کے) دفتر کھولے جائیں گے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Ва, вақтики, саҳифалар нашр қилинса.
Bengali / বাংলা / Bengalce যখন আমলনামা খোলা হবে,
Tamil / தமிழர் / Tamilce பட்டோலைகள் விரிக்கப்படும் போது-

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>