4. Hîzb, Tekâsür Sûresi

Tekâsür Suresi 3. Ayeti Meali

كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَ
Kellâ sevfe ta’lemûn(e)
1
kellâ
hayır
2
sevfe
yakında
3
ta’lemûne
siz bileceksiniz

Diyanet İşleri Hayır; ileride bileceksiniz!
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Hayır! Yakında bileceksiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Öyle değil, ileride bileceksiniz!
Elmalılı Hamdi Yazır Öyle değil, ilerde bileceksiniz
Diyanet Vakfı (3-4) Hayır! Yakında bileceksiniz! Elbette yakında bileceksiniz!
Abdulbaki Gölpınarlı İş öyle değil, yakında bilirsiniz.
Adem Uğur Hayır! Yakında bileceksiniz!
Ahmed Hulusi Hayır! Yakında (vefat ile) bileceksiniz.
Ahmet Tekin Bu doğru değil. Yakında, ölümden sonra hakikati kabirde öğreneceksiniz.
Ahmet Varol Hayır. Yakında bileceksiniz.
Ali Fikri Yavuz Hayır, (bu hareketiniz uygun değildir). İleride (ölürken size ne yapılacağını) bileceksiniz.
Bekir Sadak Hayir; oyle olmayin; yakinda bileceksiniz.
Celal Yıldırım Hayır, (bu hareketiniz ve düşünceniz hiç doğru değildir). İleride (gerçeği) bileceksiniz.
Diyanet İşleri 2 Hayır; öyle olmayın; yakında bileceksiniz.
Fizilil Kuran Hayır yakında bileceksiniz.
Gültekin Onan Hayır; ileride bileceksiniz.
Hasan Basri Cantay (Bundan) sakının. İleride (bu öğünmenizin kötü aakıbetini) bileceksiniz.
Hayat Neşriyat Hayır! İleride bileceksiniz!
Ibni Kesir Hayır; ilerde bileceksiniz.
Muhammed Esed Ama, zamanı geldiğinde anlayacaksınız!
Ömer Nasuhi Bilmen Öyle değil, ileride bileceksiniz.
Ömer Öngüt Hayır! Yakında bileceksiniz!
Şaban Piris Hayır, ileride bileceksiniz.
Suat Yıldırım Hayır (geçici dünya zevklerine bağlanmak doğru değil, sakının bundan) ileride bileceksiniz!
Tefhim-ül Kuran Hayır; ileride bileceksiniz,
Ümit Şimşek Heyhat! Öğreneceksiniz.

Diyanet Tefsiri “Çoğaltma yarışı” diye çevirdiğimiz 1. âyetteki tekâsür kelimesi, bu sûre bağlamında özellikle “yüksek bir amaç gütmeden, neden niçin demeden mal, evlât, yardımcı ve hizmetçi gibi her devrin telakkisine göre çokluğuyla övünülen şeyleri büyük bir tutkuyla durmadan çoğaltma yarışına girişmek, mânevî ve ahlâkî sorumluluğunu düşünmeden alabildiğine kazanma hırsına kendini kaptırmak” anlamına gelmektedir. Bu tutku bireysel olabileceği gibi toplumsal da olabilir. Âyette tekâsür kavramı Câhiliye toplumunun zihniyet yapısını tanıtmakla birlikte evrensel bir mesaj da içermekte, genel bir tesbit ve dolayısıyla uyarı anlamı da taşımaktadır. Nitekim birkaç asırdır özellikle “gelişmiş” denilen ülke ve toplumlarda hâkim zihniyet olan kapitalizmin esası da durmadan üretmek, tüketip tekrar üretmek, kârı ve serveti sınırsızca çoğaltmaktır. İşte bu dünya görüşü ve onun doğurduğu uygulamalar da bu “çoğaltma yarışı”nın çağdaş örneğidir. Ancak insanlığın mânevî ve ahlâkî değerlerini, birikimlerini sistem dışı bırakan, hatta tahrip eden bu yarış, sonuçta ekonomik ve siyasî gücü, iletişim imkânlarını da kullanarak bireysel ilişkilerden uluslar arası ilişkilere kadar uzanan bir haksızlık ve adaletsizlik düzeni doğurmakta ve nihayet dünyayı “global” bir mutsuzluk alanı haline getirmektedir. 2. âyetteki mekåbir kelimesi kabir anlamındaki makberenin çoğuludur. “Sonunda kabirleri ziyaret ettiniz” meâlindeki cümleye müfessirler üç türlü mâna vermişlerdir: a) Mecazi anlamda, “Sonunda ölüp kabirlere girdiniz; bu tutku ve yarış ölünceye kadar sürüp gitti”; b) Yine mecazi anlamda, “Kabirlerdeki ölülerle övündünüz”; c) Lafzî anlamda, “Bizzat kabirlere gidip ölülerle övündünüz.” Tefsirlerde anlatıldığına göre Câhiliye Arapları mal, evlât, akraba ve hizmetçilerinin çokluğunu bir gurur ve şeref sebebi sayarlar, hatta bu hususta övünürken yaşayanlarla yetinmeyip kabilelerinin üstünlüğünü geçmişleriyle de ispat etmek için kabirlere gider, ölmüş akrabalarının kabirlerini göstererek onların dahi çokluğuyla övünürlerdi. Sûrenin iniş sebebi olarak bu tür rivayetler bulunmakla birlikte genel anlamda insan fıtratındaki mal, evlât ve taraftarların çokluğu ile övünme vb. davranışlar eleştirilmekte, gerçek üstünlüğün âhirette ortaya çıkacağı belirtilmektedir. 3-5. âyetlerin başındaki “hayır” anlamına gelen kellâ edatı, ebedî olan âhiret hayatını, orada verilecek hesabı ve bu hesap için hazırlık yapmayı unutup da fani olan ve ancak daha yüksek amaçlar için kullanıldığında bir değer ifade eden mal mülk vb. imkânları bilinçsizce çoğaltma yarışına girişip bunlarla övünmenin korkunç bir gaflet ve yanılgı olduğu gerçeğini vurgulamak maksadıyla üç defa tekrar edilmiştir. 5. âyette “kesin bir bilgi” diye çevirdiğimiz ilme’l-yak^n tamlaması sözlükte “bir şeyi gerçek haliyle idrak etmek” anlamına gelen “ilim” ile “gerçeğe uygun kesin bilgi” anlamındaki yak^n kelimelerinden oluşan bir terim olup “kesin olan aklî ve naklî delillerin ifade ettiği bilgi” diye tarif edilmiştir (bu terim hakkında bilgi için bk. Yusuf Şevki Yavuz, “İlme’lyak^n”, DİA, XXII, 137).

Kurdî / کوردی / Kürtçe Na! (wekî gomana we nîne) lê hûnê di nezîk da (bi xeletî ya xwe) bi zanin.
Sahih International / English / Ingilizce No! You are going to know.
M.Pickthall / English / Ingilizce Nay, but ye will come to know!
Muhsin Khan / English / Ingilizce Nay! You shall come to know!
Yusuf Ali / English / Ingilizce But nay, ye soon shall know (the reality).
Shakir / English / Ingilizce Nay! you shall soon know,
Dr. Ghali / English / Ingilizce Not at all! (But) eventually you will know.
Albanian / Shqip / Arnavutça Jo, nuk është ashtu! Gjithsesi këtë do ta kuptoni më vonë!
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Xeyr! (Belə yaramaz!). Siz (öləndən sonra bu yaramaz əməllərinizin aqibətini) mütləq biləcəksiniz!
Bosnian / Bosanski / Bosnakca A ne valja tako, saznaćete svakako!
Bulgarian / Български / Bulgarca Ала не! Ще узнаете.
Chinese / 中文 / Çince 真的 ,你戔N來就知道了。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 真的 ,你们将来就知道了。
Czech / Česky / Çekçe Však pozor! Brzy poznáte!
Dutch / Nederlands / Hollandaca (Gij zult uwen tijd) volstrekt niet (aldus gebruiken); Hiernamaals zult gij uwe dwaasheid kennen.
Farsi / فارسی / Farsça هرگز چنین نیست (که شما می پندارید) بزودی خواهید دانست.
Finnish / Suomi / Fince Totisesti saatte sen nähdä!
French / Français / Fransızca Mais non ! Vous saurez bientôt !
German / Deutsch / Almanca Aber nein! Ihr werdet die Folgen zu wissen bekommen.
Hausa / Hausa Dili A'aha! (Nan gaba) zã ku sani.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Janganlah begitu, kelak kamu akan mengetahui (akibat perbuatanmu itu),
Italian / Italiano / Italyanca Invece no! Ben presto saprete.
Japanese / 日本語 / Japonca いや,やがて(死後)あなたがたは(その真実を)知ろう。
Korean / 한국어 / Korece 그러나 너희는 곧 알게 되리 라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Jangan sekali-kali (bersikap demikian)! Kamu akan mengetahui kelak (akibatnya yang buruk semasa hendak mati)!
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili നിസ്സംശയം, നിങ്ങള്‍ വഴിയെ അറിഞ്ഞ്‌ കൊള്ളും.
Maranao / mәranaw Na gnki niyo, ka khatokawan iyo dn!
Norwegian / Norsk / Norveççe Nei, sannelig, dere skal få å vite!
Polski / Polish / Polonya Dili Wcale nie! Wy wkrótce będziecie wiedzieć!
Portuguese / Português / Portekizce Qual! Logo o sabereis!
Romanian / Română / Rumence Ba nu! Curând veţi afla ştire!
Russian / Россия / Rusça Но нет! Скоро вы узнаете!
Somali / Somalice Saas ma aha ee waad ogaandoontaan.
Spanish / Español / Ispanyolca ¡No! ¡Ya veréis...!
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Sivyo hivyo! Mtakuja jua!
Svenska / Swedish / Isveççe Ack nej! En dag skall ni få veta [ert misstag]!
Tatarça / Tatarish / Tatarca Юк, алданмагыз, әле дөньяга алданып тыныч кына яшәсәгез дә, тиздән белерсез алданганыгызны!
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili เปล่าเลย พวกเจ้าจะได้รู้
Urdu / اردو / Urduca دیکھو تمہیں عنقریب معلوم ہو جائے گا
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Йўқ! Сизлар тезда биласизлар.
Bengali / বাংলা / Bengalce এটা কখনও উচিত নয়। তোমরা সত্ত্বরই জেনে নেবে।
Tamil / தமிழர் / Tamilce அவ்வாறில்லை, விரைவில் (அதன் பலனை) நீங்கள் அறிந்து கொள்வீர்கள்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>