4. Hîzb, Tekâsür Sûresi

Tekâsür Suresi 1. Ayeti Meali

أَلْهَاكُمُ التَّكَاثُرُ
El-hâkumu-ttekâśur(u)
1
elhâ-kum (u)
sizi oyaladı
2
et tekâsuru
çoklukla (mal, mülk, evlât ile) övünme

Diyanet İşleri (1-2) Çoklukla övünmek sizi, kabirlere varıncaya (ölünceye) kadar oyaladı.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) (1-2) Çoklukla övünmek, sizi kabirlere varıncaya kadar oyaladı.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) O çokluk kuruntusu sizleri oyaladı,
Elmalılı Hamdi Yazır Oyaladı o çokluk kuruntusu sizleri
Diyanet Vakfı (1-2) Çokluk kuruntusu sizi o derece oyaladı ki, nihayet kabirleri ziyaret ettiniz.
Abdulbaki Gölpınarlı Oyaladı mal mülk çokluğuyla öğünmek sizleri.
Adem Uğur Çokluk kuruntusu sizi o derece oyaladı ki,
Ahmed Hulusi Tekasür (zenginlik ve sülaleniz) sizi aldatıp oyaladı!
Ahmet Tekin Çokluk kuruntusu, çoklukla, evlât ve servet ile övünmek sizi boş meşguliyetlere sürükleyerek oyaladı.
Ahmet Varol Çoklukla övünmek sizi oyaladı,
Ali Fikri Yavuz Soy-sopunuzla öğünmek, sizi (Allah’a ibadet etmekten) öyle meşgul etti ki,
Bekir Sadak (1-2) Cogunluk olmak iddianiz sizi o kadar mesgul etti ki, mezarlari ziyaretle oradakileri de sayacak kadar oldunuz.
Celal Yıldırım Çokluk kuruntusu sizi o kadar oyaladı ki,
Diyanet İşleri 2 (1-2) Çoğunluk olmak iddianız sizi o kadar meşgul etti ki, mezarları ziyaretle oradakileri de sayacak kadar oldunuz.
Fizilil Kuran Mal ve evlat çoğaltma yarışı sizi oyaladı.
Gültekin Onan (Mal, mülk ve servetle) Çoklukla övünmek, sizi 'tutkuyla oyalayıp, kendinizden geçirdi'.
Hasan Basri Cantay Sizi çoklukla böbürleniş, (o derecede) oyaladı (ki),
Hayat Neşriyat (1-2) Sizi tekâsür’le (o çoklukla, mal ve evlâd çokluğuyla) övünmek (o kadar) oyaladı ki, nihâyet kabirleri ziyâret ettiniz (ve artık ölmüş olanlarınızı dahi sayarak gururlandınız)!
Ibni Kesir Çokluk ile böbürlenmeniz, sizi öylesine oyaladı ki;
Muhammed Esed Bir açgözlülük saplantısı içindesiniz,
Ömer Nasuhi Bilmen (1-2) Sizi o çokluk kuruntusu oyaladı. Tâ ki, kabirleri ziyaret ediverdiniz.
Ömer Öngüt Çoklukla öğünmek sizi o derece oyaladı ki,
Şaban Piris Çoklukla övünmek sizi oyaladı.
Suat Yıldırım Dünyalıklarla böbürlenmek, oyaladı sizleri.
Tefhim-ül Kuran (Mal, mülk ve servette) Çoklukla övünmek, sizi 'tutkuyla oyalayıp kendinizden geçirdi.'
Ümit Şimşek Çokluğunuzla övünmek sizi oyaladı:

Diyanet Tefsiri “Çoğaltma yarışı” diye çevirdiğimiz 1. âyetteki tekâsür kelimesi, bu sûre bağlamında özellikle “yüksek bir amaç gütmeden, neden niçin demeden mal, evlât, yardımcı ve hizmetçi gibi her devrin telakkisine göre çokluğuyla övünülen şeyleri büyük bir tutkuyla durmadan çoğaltma yarışına girişmek, mânevî ve ahlâkî sorumluluğunu düşünmeden alabildiğine kazanma hırsına kendini kaptırmak” anlamına gelmektedir. Bu tutku bireysel olabileceği gibi toplumsal da olabilir. Âyette tekâsür kavramı Câhiliye toplumunun zihniyet yapısını tanıtmakla birlikte evrensel bir mesaj da içermekte, genel bir tesbit ve dolayısıyla uyarı anlamı da taşımaktadır. Nitekim birkaç asırdır özellikle “gelişmiş” denilen ülke ve toplumlarda hâkim zihniyet olan kapitalizmin esası da durmadan üretmek, tüketip tekrar üretmek, kârı ve serveti sınırsızca çoğaltmaktır. İşte bu dünya görüşü ve onun doğurduğu uygulamalar da bu “çoğaltma yarışı”nın çağdaş örneğidir. Ancak insanlığın mânevî ve ahlâkî değerlerini, birikimlerini sistem dışı bırakan, hatta tahrip eden bu yarış, sonuçta ekonomik ve siyasî gücü, iletişim imkânlarını da kullanarak bireysel ilişkilerden uluslar arası ilişkilere kadar uzanan bir haksızlık ve adaletsizlik düzeni doğurmakta ve nihayet dünyayı “global” bir mutsuzluk alanı haline getirmektedir. 2. âyetteki mekåbir kelimesi kabir anlamındaki makberenin çoğuludur. “Sonunda kabirleri ziyaret ettiniz” meâlindeki cümleye müfessirler üç türlü mâna vermişlerdir: a) Mecazi anlamda, “Sonunda ölüp kabirlere girdiniz; bu tutku ve yarış ölünceye kadar sürüp gitti”; b) Yine mecazi anlamda, “Kabirlerdeki ölülerle övündünüz”; c) Lafzî anlamda, “Bizzat kabirlere gidip ölülerle övündünüz.” Tefsirlerde anlatıldığına göre Câhiliye Arapları mal, evlât, akraba ve hizmetçilerinin çokluğunu bir gurur ve şeref sebebi sayarlar, hatta bu hususta övünürken yaşayanlarla yetinmeyip kabilelerinin üstünlüğünü geçmişleriyle de ispat etmek için kabirlere gider, ölmüş akrabalarının kabirlerini göstererek onların dahi çokluğuyla övünürlerdi. Sûrenin iniş sebebi olarak bu tür rivayetler bulunmakla birlikte genel anlamda insan fıtratındaki mal, evlât ve taraftarların çokluğu ile övünme vb. davranışlar eleştirilmekte, gerçek üstünlüğün âhirette ortaya çıkacağı belirtilmektedir. 3-5. âyetlerin başındaki “hayır” anlamına gelen kellâ edatı, ebedî olan âhiret hayatını, orada verilecek hesabı ve bu hesap için hazırlık yapmayı unutup da fani olan ve ancak daha yüksek amaçlar için kullanıldığında bir değer ifade eden mal mülk vb. imkânları bilinçsizce çoğaltma yarışına girişip bunlarla övünmenin korkunç bir gaflet ve yanılgı olduğu gerçeğini vurgulamak maksadıyla üç defa tekrar edilmiştir. 5. âyette “kesin bir bilgi” diye çevirdiğimiz ilme’l-yak^n tamlaması sözlükte “bir şeyi gerçek haliyle idrak etmek” anlamına gelen “ilim” ile “gerçeğe uygun kesin bilgi” anlamındaki yak^n kelimelerinden oluşan bir terim olup “kesin olan aklî ve naklî delillerin ifade ettiği bilgi” diye tarif edilmiştir (bu terim hakkında bilgi için bk. Yusuf Şevki Yavuz, “İlme’lyak^n”, DİA, XXII, 137).

Kurdî / کوردی / Kürtçe Pesindana (bi mal û mêran) wusa hûn dane mujûl kirin.
Sahih International / English / Ingilizce Competition in [worldly] increase diverts you
M.Pickthall / English / Ingilizce Rivalry in worldly increase distracteth you
Muhsin Khan / English / Ingilizce The mutual rivalry for piling up of worldly things diverts you,
Yusuf Ali / English / Ingilizce The mutual rivalry for piling up (the good things of this world) diverts you(6257) (from the more serious things),
Shakir / English / Ingilizce Abundance diverts you,
Dr. Ghali / English / Ingilizce (Gross) multiplying diverts you.
Albanian / Shqip / Arnavutça Juve u preokupoi përpjekja për shumimin (e pasurirë, të fëmijve, të pozitës)!
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice (Ey qafil insanlar!) Çoxluq (mal-dövlət, oğul-uşaq və qohum-əqraba çoxluğu) ilə öyünmək sizi o qədər şirnikləndirdi (başınızı o qədər qatdı) ki,
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Zaokuplja vas nastojanje da što imućniji budete
Bulgarian / Български / Bulgarca Увлича ви преумножаването,
Chinese / 中文 / Çince 競賽富庶 ,已使你戽貝,
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 竞赛富庶 ,已使你们疏忽 ,
Czech / Česky / Çekçe Vy rádi v rozmnožování jmění soupeříte,
Dutch / Nederlands / Hollandaca De naijverige begeerte, rijkdommen en kinderen te vermeerderen, houdt u bezig
Farsi / فارسی / Farsça افزون طلبی شما را به خود مشغول (وغافل) ساخته است.
Finnish / Suomi / Fince Rikkauksien kartuttaminen vieroittaa mielenne (uskosta)
French / Français / Fransızca La course aux richesses vous distrait,
German / Deutsch / Almanca Euch hat die Vermehrungssucht so lange abgelenkt,
Hausa / Hausa Dili Alfahari da yawan dũkiya da dangi ya shagaltar da ku (dagaibada mai amfaninku).
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Bermegah-megahan telah melalaikan kamu,
Italian / Italiano / Italyanca Il rivaleggiare vi distrarrà,
Japanese / 日本語 / Japonca あなたがたは(財産や息子などの)多いことを張り合って,現を抜かす。
Korean / 한국어 / Korece 축적한 것들이 너희를 벗어나게 하리니
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Kamu telah dilalaikan (daripada mengerjakan amal bakti) oleh perbuatan berlumba-lumba untuk mendapat dengan sebanyak-banyaknya (harta benda, anak-pinak pangkat dan pengaruh), -
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili പരസ്പരം പെരുമനടിക്കുക എന്ന കാര്യം നിങ്ങളെ അശ്രദ്ധയിലാക്കിയിരിക്കുന്നു.
Maranao / mәranaw Miyakatmbang rkano so kapamagindiga sa kadakl,
Norwegian / Norsk / Norveççe Eie-mest mentaliteten opptar dere
Polski / Polish / Polonya Dili Zabawia was współzawodnictwo w pomnażaniu
Portuguese / Português / Portekizce A cobiça vos entreterá,
Romanian / Română / Rumence Mirajul bogăţiei vă ia în stăpânire
Russian / Россия / Rusça Страсть к приумножению увлекает вас
Somali / Somalice Waxaa idin shuqliyay Dadow wax badsasho (iyo isu faanid),
Spanish / Español / Ispanyolca El afán de lucro os distrae
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Kumekushughulisheni kutafuta wingi,
Svenska / Swedish / Isveççe NI FINNER ert nöje i att överglänsa varandra i rikedom och världsliga framgångar
Tatarça / Tatarish / Tatarca Сезне ахирәт өчен кирәк булган гамәлләрдән гафил кылды, алдады, мәхрүм итте, дөнья малын күбәйтү белән мактанышуларыгыз.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili การสะสมทรัพย์สมบัติเพื่ออวดอ้างได้ทำให้พวกเจ้าเพลิดเพลิน
Urdu / اردو / Urduca (لوگو) تم کو(مال کی) بہت سی طلب نے غافل کر دیا
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Кимники кўп сизни машғул қилди.
Bengali / বাংলা / Bengalce প্রাচুর্যের লালসা তোমাদেরকে গাফেল রাখে,
Tamil / தமிழர் / Tamilce செல்வத்தைப் பெருக்கும் ஆசை உங்களை (அல்லாஹ்வை விட்டும்) பராக்காக்கி விட்டது-

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>