4. Hîzb, Tegâbün Sûresi

Tegâbün Suresi 11. Ayeti Meali

مَا أَصَابَ مِن مُّصِيبَةٍ إِلَّا بِإِذْنِ اللَّهِ وَمَن يُؤْمِن بِاللَّهِ يَهْدِ قَلْبَهُ وَاللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ
Mâ esâbe min musîbetin illâ bi-iżni(A)llâh(i)(k) vemen yu/min bi(A)llâhi yehdi kalbeh(u)(c) va(A)llâhu bikulli şey-in ‘alîm(un)
1
mâ asâbe
isabet etmez
2
min musîbetin
bir musîbet
3
illâ
den başka, olmaksızın, olmadıkça
4
bi izni allâhi
Allah’ın izni
5
ve men
ve kim
6
yû’min
îmân eder
7
bi allâhi
Allah’a
8
yehdi
hidayet eder, ulaşır
9
kalbe-hu
onun kalbi
10
ve allâhu
ve Allah
11
bi şey’in
şeyi
12
kulli
her, hepsi
13
alîmun
en iyi bilen

Diyanet İşleri Allah’ın izni olmaksızın hiçbir musibet başa gelmez. Kim Allah’a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya iletir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Allah'ın izni olmayınca hiçbir musibet isabet etmez. Kim Allah'a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya götürür. Allah her şeyi bilendir.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Allah'ın izni olmadan hiçbir musibet başa gelmez, her kim de Allah'a iman ederse, O, onun kalbine hidayet verir. Allah herşeyi bilir.
Elmalılı Hamdi Yazır Allahın izni olmayınca hiçbir musîbet isabet etmez, her kim de Allaha iyman ederse o onun kalbine hidayet verir ve Allah her şey'i bilir.
Diyanet Vakfı Allah'ın izni olmaksızın hiçbir musibet isabet etmez. Kim Allah'a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya götürür. Allah her şeyi bilendir.
Abdulbaki Gölpınarlı Hiçbir felâket, Allah'ın izni olmadıkça gelip çatmaz ve kim inanırsa Allah'a, o da, onun gönlüne doğru yolu ilhâm eder ve Allah, her şeyi bilir.
Adem Uğur Allah'ın izni olmaksızın hiçbir musibet isabet etmez. Kim Allah'a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya götürür. Allah her şeyi bilendir.
Ahmed Hulusi Bi-iznillâh (Allâh'ın, hakikatin olan Esmâ'sı elvermedikçe) hiçbir musîbet isâbet etmez! Kim hakikatinin Allâh Esmâ'sı olduğuna iman ederse, ona şuurunda hakikati yaşatır! Allâh Bi-küllî şey'in (Esmâ'sıyla her şeyde olarak) Aliym'dir.
Ahmet Tekin Allah’ın koyduğu düzenin yasalarına uygun olarak iradesi tecelli etmeden kimsenin başına bir musibet, bir belâ, bir felâket gelmez. Kim Allah’a, Allah’ın izni olmadan başına bir felâket gelmeyeceğine iman ederse, Allah sabırlı davranma ve haline razı olma konusunda onun kalbine, aklına aydınlık ve ferahlık verir. Her şey Allah’ın ilmi, planı, iradesi dâhilinde gerçekleşmektedir.
Ahmet Varol Allah'ın izni olmadan hiçbir musibet gelip çatmaz. Kim Allah'a iman ederse (Allah) onun kalbine hidayet verir. Allah her şeyi bilendir.
Ali Fikri Yavuz Allah’ın izni olmayınca, hiç bir musibet başa gelmez. Kim de Allah’a iman ederse, Allah onun kalbine hidayet verir. Allah her şeyi (noksansız) bilendir.
Bekir Sadak Basa gelen hicbir musibet Allah'in izni olmaksizin olamaz; Allah'a kim inanirsa onun gonlunu dogruya yoneltir. Allah herseyi bilendir.
Celal Yıldırım Hiçbir musîbet, Allah'ın izni olmadan .başa gelip çatmaz. Kim, Allah'a imân ederse, Allah, onun kalbini doğruya çevirir. Allah herşeyi bilendir.
Diyanet İşleri 2 Başa gelen hiçbir musibet Allah'ın izni olmaksızın olamaz; Allah'a kim inanırsa onun gönlünü doğruya yöneltir. Allah herşeyi bilendir.
Fizilil Kuran Allah'ın izni olmaksızın hiçbir musibet isabet etmez. Kim Allah'a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya götürür. Allah her şeyi bilendir.
Gültekin Onan Tanrı'nın izni olmaksızın hiçbir musibet (hiç kimseye) isabet etmez. Kim Tanrı'ya inanırsa, onun kalbini hidayete yöneltir. Tanrı her şeyi bilendir.
Hasan Basri Cantay Allahın izni olmayınca hiçbir musîybet (gelib) çatmaz. Kim Allaha îman ederse (Allah) onun kalbini doğruya götürür. Allah herşey'i hakkıyle bilendir.
Hayat Neşriyat Hiçbir musîbet Allah’ın izni olmadıkça isâbet etmez. O hâlde kim Allah’a îmân ederse, (Allah) onun kalbine hidâyet (musîbete karşı sabır) verir. Çünki Allah, herşeyi hakkıyla bilendir.
Ibni Kesir Allah'ın izni olmadıkça hiç bir musibet isabet etmez. Kim de Allah'a inanırsa; onun kalbini doğruya götürür. Ve Allah; her şeyi bilendir.
Muhammed Esed Allah'ın izni olmadıkça (insanın) başına hiçbir musibet gelmez. O halde, kim Allah'a inanırsa kendi kalbini (bu hakikate) açmış olur ve Allah her şeyi bilendir.
Ömer Nasuhi Bilmen Allah'ın izni olmadıkça musibetten bir şey isabet etmez ve her kim Allah'a imân ederse kalbini hidâyete erdirir ve Allah her şeyi bilendir.
Ömer Öngüt Allah'ın izni olmayınca hiçbir musibet isabet etmez. Kim de Allah'a inanırsa ona hidayet eder, gönlünü doğruya yöneltir. Allah her şeyi bilendir.
Şaban Piris Hiçbir musibet, Allah’ın izni olmadıkça isabet etmez. Kim, Allah’a iman ederse Allah onun kalbine hidayet verir. Allah, her şeyi bilir.
Suat Yıldırım Allah’ın izni olmaksızın hiçbir musîbet başa gelmez. Kim Allah’ı tasdik ederse, Allah onun kalbini hakka ve doğruya açar. Allah her şeyi hakkıyla bilir.
Tefhim-ül Kuran Allah'ın izni olmaksızın hiçbir musibet (hiç kimseye) isabet etmez. Kim Allah'a iman ederse, onun kalbini hidayete yöneltir. Allah, her şeyi bilendir.
Ümit Şimşek Başa gelen herşey Allah'ın izniyledir. Allah'a iman edenin kalbine Allah hidayet verir. Allah herşeyi hakkıyla bilir.

Diyanet Tefsiri Kullarına çok merhametli olduğuna inanılan Tanrı’nın kötülüklere niçin izin verdiği hususu, din felsefesinde genellikle kötülük problemi veya teodise (Tanrı’nın âdilliği problemi) başlığı altında geniş biçimde tahlil edilmiş ve tartışılmış bir konudur. Genel olarak hayrın ve şerrin var edilmesinin hikmetleri konusu bir yana, başa gelen her musibetin Allah’ın izniyle olması ifadesini Kur’an ve Sünnet’teki ilke ve bilgilere göre şöyle açıklamak uygun olur: Cenâb-ı Hak kullarına zulmetmez; dolayısıyla “kulların kendi fiilleri sebebiyle hak ettikleri bir karşılık” anlamındaki musibetin bu açıdan izahında zorluk bulunmamaktadır. Kusuru ve günahı olmadığı halde bazı kullara verilen sıkıntı ve felâketler ise kişinin ebedî mutluluğuna zarar veren yani gerçek mânada kötü ve insanın kendi fiili yüzünden başına gelen musibet olarak değerlendirilmez (bk. Şûrâ 42/30). Öyle görünüyor ki 11. âyette, insanların sorumluluğu bakımından musibetlerin değerlendirilmesi değil, Tanrı inancına ilişkin yaygın bir yanlışlığın düzeltilmesi amaçlanmaktadır. Önceki âyetlerin iman esaslarıyla ilgili olması, bu âyetin devamındaki ve müteakip iki âyetteki ifadeler de bunu destekler niteliktedir. Birçok bâtıl dinin yanı sıra ilâhî dinin mensupları arasında türemiş bazı sapkın mezheplerde, “iyi” ve “kötü” iki ayrı tanrı arasında bölüştürülerek şirk (Allah’a ortak koşma) telakkisine güya meşruiyet kazandırılmaya, masum bir çehre verilmeye çalışılmıştır. Bazı ilâhî dinlerin mensupları da zaman zaman, Allah’a kötülük yakıştırmama gibi ileri derecede bir duyarlılıkla, şerrin O’nun tarafından yaratılmış olamayacağı tarzında bir inanca kaymışlardır. Oysa Allah’ın fiilleri ve sıfatları insanların kendi isteklerine ve münasip görmelerine göre biçimlendirilebilecek bir konu değildir; kulun görevi O’nu kendisinin bildirdiğine göre tanıyıp O’nun istediği şekilde kulluk etmektir (ayrıca bk. Hac 22/11; Furkån 25/43; Câsiye 45/23). Doğru ve sağlam İslâm inancına göre bütün varlık ve olayların yegâne yaratıcısı Allah Teâlâ’dır; Allah, irade gücü verdiği, hem iyilik hem kötülük işlemeye müsait yarattığı şuurlu varlıklara kötüyü tercih etmemelerini buyurmuş ama –dünya hayatının imtihan alanı olması sebebiyle– kötülüğü istediklerinde ve işlemeye koyulduklarında bu eylemlerin yine kendisinin yaratma düzeni içinde varlık kazanacağını, sorumluluğunun da onlara ait olacağını bildirmiştir. Bu düzen içinde şeytanın kötülüğü teşvik görevini üstlendiği ama asla ona fiillerin yaratıcısı olarak bakılmaması gerektiği de hatırlatılmıştır. Bu sebeple İslâm akaidinde, “hayrın da şerrin de Allah’tan olduğuna yani O’nun mutlak irade ve kudretinden bağımsız olmadığına, onun bilgisi dışında kalamayacağına, ancak Allah’ın kulları için yalnız hayra razı olduğuna, kulun başına gerçek mânada (ebedî mutluluğuna zarar veren) bir kötülük gelmişse bunun kendi yanlış davranışından kaynaklandığına” inanmak esastır. Ayrıca samimi bir mümin, kendi kusuru sebebiyle olmadan başına gelen felâket ve sıkıntıların da imtihanla ilgili olduğuna ve sabırla karşıladığında ecir alacağına inanır. Dolayısıyla bu inancın dayanaklarından biri olan 11. âyet, ayrıca müminler için önemli bir teselli kaynağı oluşturmaktadır. Nitekim bu inancın ruh sağlığı üzerindeki olumlu etkileri modern psikolojide kanıtlanmış olup, bu husus Hz. Peygamber’in şu hadisinde de veciz bir şekilde özetlenmiştir: “Müminin durumu ilginçtir: Allah’ın her hükmü onun iyiliğinedir; çünkü başına bir sıkıntı gelip sabretse bu onun hayrınadır, sevindirici bir şey meydana gelip şükretse bu da onun hayrınadır. Bu, yalnız mümine has bir özelliktir” (Müslim, “Zühd”, 64; Dârimî, “Rikåk”, 61; ayrıca bk. Nisâ 4/79; Hadîd 57/22).

Kurdî / کوردی / Kürtçe Her musîbeta çêbibe hey bi destûra Xuda ye. Kî bi Xuda bawerî bîne wê ew dilê wî bal rastiyê ve rêberî bike.Xuda zanayê bi her tiþtî ye.
Sahih International / English / Ingilizce No disaster strikes except by permission of Allah . And whoever believes in Allah - He will guide his heart. And Allah is Knowing of all things.
M.Pickthall / English / Ingilizce No calamity befalleth save by Allah's leave. And whosoever believeth in Allah, He guideth his heart. And Allah is Knower of all things.
Muhsin Khan / English / Ingilizce No calamity befalls, but with the Leave [i.e. decision and Qadar (Divine Preordainments)] of Allah, and whosoever believes in Allah, He guides his heart [to the true Faith with certainty, i.e. what has befallen him was already written for him by Allah from the Qadar (Divine Preordainments)], and Allah is the All-Knower of everything.
Yusuf Ali / English / Ingilizce No kind of calamity can occur, except by the leave of Allah. and if anyone believes(5492) in Allah, (Allah) guides his heart (aright): for Allah knows all things.
Shakir / English / Ingilizce No affliction comes about but by Allah's permission; and whoever believes in Allah, He guides aright his heart; and Allah is Cognizant of all things.
Dr. Ghali / English / Ingilizce In no way is there any affliction that afflicts, except it be by the permission of Allah. And whoever believes in Allah, He will guide his heart; and Allah is Ever-Knowing of everything.
Albanian / Shqip / Arnavutça çfarëdo e keqe që ndodh (godet), nuk mund të jetë ndryshe, vetëm sipas caktimit të All-llahut, e kush i beson All-llahut, Ai ia udhëzon zemrën e tij; All-llahu është i gjithdijshëm për çdo send.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Allahın izni olmadıqca (heç kəsə) heç bir müsibət üz verməz. Kim Allaha iman gətirsə, (Allah) onun qəlbini haqqa doğru yönəldər. (O, dünyada baş verən hər şeyin Allahın əzəli hökmü və izni ilə olduğunu bilər). Allah hər şeyi (keçmişi, indini və gələcəyi) biləndir!
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Nikakva nevolja se bez Allahove volje ne dogodi, a On će srce onoga koji u Allaha vjeruje uputiti – Allah sve dobro zna.
Bulgarian / Български / Bulgarca Никоя беда не идва без позволението на Аллах. А който вярва в Аллах, Той напътва сърцето му. Аллах всяко нещо знае.
Chinese / 中文 / Çince 凡災難的發生,無一不是依真主的判決的。誰信真主,他將引導誰的心,真主是全     知萬物的。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 凡灾难的发生,无一不是依真主的判决的。谁信真主,他将引导谁的心,真主是全知万物的。
Czech / Česky / Çekçe Pohroma žádná nepropukne jinak než s dovolením Božím. A kdo věří v Boha, toho srdce On na správnou cestu uvede a Bůh je v každé věci vševědoucí.
Dutch / Nederlands / Hollandaca Geen ongeluk gebeurt er zonder Gods verlof, en wie in God gelooft, diens hart zal door hem geleid worden. God kent alle dingen.
Farsi / فارسی / Farsça هیچ مصیبتی (به انسان) نمی‌رسد، مگر به حکم (و فرمان) الله و هرکس به الله ایمان آورد (الله) قلبش را هدایت می‌کند، و الله به همه چیز داناست.
Finnish / Suomi / Fince Ei mikään koettelemus kohtaa teitä Jumalan tietämättä; ja joka uskoo Jumalaan, hänen sydäntään Hän ohjaa oikeaan, sillä Jumala on kaikkitietävä.
French / Français / Fransızca Nul malheur n'atteint [l'homme] que par la permission d'Allah. Et quiconque croit en Allah, [Allah] guide son cœur. Allah est Omniscient.
German / Deutsch / Almanca Kein Unglück trifft (jemanden), außer mit Allahs Erlaubnis. Und wer an Allah glaubt, dessen Herz leitet Er recht. Und Allah weiß über alles Bescheid.
Hausa / Hausa Dili Wata masĩfa bã zã ta sãmu ba fãce da iznin Allah. Kuma wanda ya yi ĩmãni da Allah,Allah zai shiryar da zuciyarsa. Kuma Allah, ga dukan kõme, Masani ne.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Tidak ada suatu musibah pun yang menimpa seseorang kecuali dengan ijin Allah; dan barangsiapa yang beriman kepada Allah niscaya Dia akan memberi petunjuk kepada hatinya. Dan Allah Maha Mengetahui segala sesuatu.
Italian / Italiano / Italyanca Nessuna sventura colpisce [l'uomo] senza il permesso di Allah. Allah guida il cuore di chi crede in Lui. Allah è l'Onnisciente.
Japanese / 日本語 / Japonca どんな災厄も,アッラーの御許しなく起きることはない。誰でもアッラーを信仰する者は,その心を導かれよう。本当にアッラーは,凡てのことに通暁なされる。
Korean / 한국어 / Korece 하나님의 허락없이 어떤 재앙도 있을 수 없나니 하나님은 그분을 믿는자의 마음을 인도하실 것이라 실로 하나님은 모든 것을 아심으로 충만하시니라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Tidak ada kesusahan (atau bala bencana) yang menimpa (seseorang) melainkan dengan izin Allah; dan sesiapa yang beriman kepada Allah, Allah akan memimpin hatinya (untuk menerima apa yang telah berlaku itu dengan tenang dan sabar); dan (ingatlah), Allah Maha Mengetahui akan tiap-tiap sesuatu.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili അല്ലാഹുവിന്‍റെ അനുമതി പ്രകാരമല്ലാതെ യാതൊരു വിപത്തും ബാധിച്ചിട്ടില്ല. വല്ലവനും അല്ലാഹുവില്‍ വിശ്വസിക്കുന്ന പക്ഷം അവന്‍റെ ഹൃദയത്തെ അവന്‍ നേര്‍വഴിയിലാക്കുന്നതാണ്‌. അല്ലാഹു ഏതു കാര്യത്തെപ്പറ്റിയും അറിവുള്ളവനാകുന്നു.
Maranao / mәranaw Da a minisogat a tiyoba, a ba di sabap sa idin o Allah: Na sa taw a maratiyaya ko Allah, na nggonanaon Iyan so poso iyan: Na so Allah sii ko langowan taman na katawan Iyan.
Norwegian / Norsk / Norveççe Ingen hjemsøkelse rammer uten Guds tillatelse. Om noen tror på Gud, så leder Han hans hjerte. Gud kjenner til alle ting.
Polski / Polish / Polonya Dili Nikogo nie dosięgnie żadne nieszczęście, jak tylko za zezwoleniem Boga. Bóg pokieruje sercem każdego, kto w Niego wierzy. Bóg o każdej rzeczy jest wszechwiedzący!
Portuguese / Português / Portekizce Jamais acontecerá calamidade alguma, senão com a ordem de Deus. Mas, a quem crer em Deus, Ele lhe iluminará ocoração, porque Deus é Onisciente.
Romanian / Română / Rumence Daţi ascultare lui Dumnezeu! Daţi ascultare Profetului! Să ştiţi, chiar dacă întoarceţi spatele, că asupra trimisului Nostru este doar înştiinţarea cea desluşită!
Russian / Россия / Rusça Любое несчастье постигает только по воле Аллаха. Сердце того, кто уверовал в Аллаха, Он наставляет на прямой путь. Аллах знает обо всякой вещи.
Somali / Somalice Wixii Musiiba ah (dhib ah) oo dhaca waa idinka Eebe, ruuxiise Eebe rumeeya waxaa hanuuni (oo xasili) qalbigiisa, Eebana wax walba waa ogyahay.
Spanish / Español / Ispanyolca No sucede ninguna desgracia si Alá no lo permite. Él dirige el corazón de quien cree en Alá. Alá es omnisciente.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Haufiki msiba wowote ila kwa idhini ya Mwenyezi Mungu. Na mwenye kumuamini Mwenyezi Mungu huuongoa moyo wake. Na Mwenyezi Mungu ni Mjuzi wa kila kitu.
Svenska / Swedish / Isveççe INGEN olycka drabbar [er] utan Guds tillåtelse. Gud ger hjärtat hos den som tror på Honom dess vägledning. - Gud har kunskap om allt.
Tatarça / Tatarish / Tatarca Кайгы бәла-каза ирешмәде, мәгәр Аллаһуның теләге белән генә иреште. Берәү итагать иткән хәлдә Аллаһуга иман китерсә, Аллаһ ул кешенең күңелен хаклыкка күндерер. Аллаһ һәрнәрсәне белүче.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili ไม่มีทุกข์ภัยอันใดเกิดขึ้น เว้นแต่ด้วยอนุมัติของอัลลอฮฺ และผู้ใดศรัทธาต่ออัลลอฮฺพระองค์จะทรงเปิดหัวใจของเขา (สู่แนวทางที่ถูกต้อง) และอัลลอฮฺเป็นผู้ทรงรอบรู้ทุกสิ่งอย่าง
Urdu / اردو / Urduca کوئی مصیبت نازل نہیں ہوتی مگر خدا کے حکم سے۔ اور جو شخص خدا پر ایمان لاتا ہے وہ اس کے دل کو ہدایت دیتا ہے۔ اور خدا ہر چیز سے باخبر ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Сизга Аллоҳнинг изнисиз ҳеч бир мусибат етмас. Ким Аллоҳга иймон келтирса, У зот унинг қалбини ҳидоятга солур. Аллоҳ ҳар бир нарсани билувчидир. (Бандага Аллоҳнинг қозои қадарисиз, илмисиз ҳеч бир мусибат етмайди, деган эътиқод доимо инсон хотирасида туриши керак. Пайғамбаримиз ҳадисларидан бирида: «...Ва билгинки, сенга етган мусибат адашиб бошқага ўтиши мумкин эмас, агар бошқага бўлса, сенга етмасди...», деганлар.)
Bengali / বাংলা / Bengalce আল্লাহর নির্দেশ ব্যতিরেকে কোন বিপদ আসে না এবং যে আল্লাহর প্রতি বিশ্বাস করে, তিনি তার অন্তরকে সৎপথ প্রদর্শন করেন। আল্লাহ সর্ববিষয়ে সম্যক পরিজ্ঞাত।
Tamil / தமிழர் / Tamilce நிகழும் நிகழ்ச்சியெல்லாம் அல்லாஹ்வின் அனுமதி கொண்டேயல்லாமல் (வேறு) இல்லை, மேலும், எவர் அல்லாஹ்வின் மீது ஈமான் கொள்கிறாரோ, அவருடைய இருதயத்தை அவன் நேர்வழியில் செலுத்துகிறான் - அல்லாஹ் ஒவ்வொரு பொருளையும் நன்கறிந்தவன்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>