4. Hîzb, Tebbet Sûresi

Tebbet Suresi 5. Ayeti Meali

فِي جِيدِهَا حَبْلٌ مِّن مَّسَدٍ
Fî cîdihâ hablun min mesed(in)
1
fî cîdi-hâ
onun boynunda vardır
2
hablun
ip
3
min mesedin
bükülmüş liften

Diyanet İşleri (4-5) Boynunda bükülmüş hurma liflerinden bir ip olduğu hâlde sırtında odun taşıyarak karısı da (o ateşe girecektir).
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Boynunda da hurma lifinden bir ip olacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Gerdanında fitillisinden bir ip olduğu halde.
Elmalılı Hamdi Yazır Gerdanında bir ip ki fitillisinden
Diyanet Vakfı (1-5) Ebu Leheb'in iki eli kurusun! Kurudu da. Malı ve kazandıkları ona fayda vermedi. O, alevli bir ateşte yanacak. Odun taşıyıcı olarak ve boynunda hurma lifinden bükülmüş bir ip olduğu halde karısı da (ateşe girecek).
Abdulbaki Gölpınarlı Hurma lifinden örülmüş bir ip de güzelim boynunda.
Adem Uğur Ve boynunda hurma lifinden bükülmüş bir ip olduğu halde.
Ahmed Hulusi Boynunda hurma lifinden bir ip olduğu hâlde!
Ahmet Tekin Boyunlarına vurulan zincirlerle cehenneme odun taşıyıp ateşe yaslanacaklar.
Ahmet Varol Boynunda da kalınca bükülmüş bir ip olarak.
Ali Fikri Yavuz Boynunda bükülmüş bir ip (zincir) olduğu halde...
Bekir Sadak (4-5) Karisi da, boynunda bir ip oldugu halde ona odun tasiyacaktir. *
Celal Yıldırım Boynunda bükük bir urgan olduğu halde !.
Diyanet İşleri 2 (4-5) Karısı da, boynunda bir ip olduğu halde ona odun taşıyacaktır.
Fizilil Kuran Boynunda sağlam hurma lifinden örülmüş bir ip bulunacaktır.
Gültekin Onan Boynuna bükülmüş bir ip (bağlanmış) olarak.
Hasan Basri Cantay (Karısının) boynunda bükülmüş bir ip de olduğu halde.
Hayat Neşriyat Boynunda bükülmüş bir ip olduğu hâlde!
Ibni Kesir Boynunda bükülmüş bir ip olduğu halde.
Muhammed Esed (o ki,) boynunda bükülmüş iplerden bir halat (taşır)!
Ömer Nasuhi Bilmen Boynunda bükülmüş bir ip olduğu halde (ateşe atılacaktır).
Ömer Öngüt Boynunda liften bükülmüş bir ip olduğu halde.
Şaban Piris Boynunda hurma lifinden bir ip ile..
Suat Yıldırım (4-5) Eşi de boynunda bükülmüş urgan olarak, o ateşe odun taşıyacak.
Tefhim-ül Kuran Boynuna bükülmüş bir ip (bağlanmış) olarak.
Ümit Şimşek Boynunda liften örülmüş urganıyla.

Diyanet Tefsiri Ebû Leheb, Abdülmuttalib’in oğlu ve Hz. Peygamber’in baba bir amcasıdır. Asıl adı Abdülüzzâ olup parlak yüzlü olduğundan veya öfkelendiğinde yanakları kızardığı için babası tarafından kendisine “alev gibi, çok parlak” anlamına gelmek üzere Ebû Leheb lakabı verilmiştir. Daha önce Hz. Muhammed’i çok sevdiği, hatta iki oğlunu onun kızlarıyla evlendirdiği halde peygamber olduktan sonra onun azılı düşmanı oldu. Hz. Peygamber, insanların Allah katında eşit olduğunu, onların dinî ve ahlâkî erdemlerine göre değerlendirileceklerini söylüyordu. Ebû Leheb ise kibirli, gururlu ve zengin biri olup fakir ve zayıf insanların kendisine eşit tutulmasını kabullenemiyordu. Rivayete göre Resûlullah panayırda dolaşarak insanları İslâm’a davet ederken Ebû Leheb de arkasından gider ve çevresindekilere onun yalancı olduğunu söylerdi (Kurtubî, XX, 236). Hz. Peygamber’e karşı daima onun düşmanlarıyla birlikte hareket etmiş, hem kendisi hem de karısı ona eziyet etmişlerdir. Hicretin 2. yılında çiçek hastalığına yakalandığı için Bedir Savaşı’na katılamamış, fakat yerine adam göndermiş, ayrıca müşriklere malî destekte bulunmuştur. Kureyş’in Bedir’deki yenilgisini ve ağır kayıplarını haber aldıktan yedi gün sonra kahrından öldüğü söylenmektedir. Çiçek hastalığı kendilerine de bulaşır endişesiyle ailesinden hiç kimsenin ona yaklaşmadığı, öldüğünde ücretle tuttukları Sudanlılar’a defnettirdikleri rivayet edilir. Ebû Leheb’in kızı müslüman olarak Medine’ye hicret etmiş, oğulları Utbe ile Muttalib de Mekke’nin fethinden sonra İslâm’a girmişlerdir (fazla bilgi için bk. Mehmet Ali Kapar, “Ebû Leheb”, DİA, X, 178-179). “Ebû Leheb’in elleri kurusun!” meâlindeki 1. âyet mecazi bir ifade olup onun helâk olması yönünde bir bedduadır. Devamındaki “tebbe” fiili, bedduanın gerçekleşeceğini ifade eder; nitekim öyle de olmuştur. Müfessirler 2. âyette Ebû Leheb’in kazandığı bildirilen şeyden maksadın onun çocukları, malı, mevki ve itibarı olduğunu söylemişlerdir. Buna göre âyet, bunların hiçbirinin kendisini kötü sondan kurtaramadığını ifade eder. “Ona ne malı fayda verdi ne de kazandığı” diye çevirdiğimiz 2. âyete, “Malı ona ne fayda sağladı, o ne kazandı?” diye soru şeklinde de mâna verilmiştir (Şevkânî, V, 606-607). Ebû Leheb, Hz. Peygamber’in amcası olduğu için onu desteklemesi ve düşmanlarına karşı koruması gerekirken tam tersine karısıyla birlikte ona eziyet ve sıkıntı verdiklerinden dolayı 3. âyette ateşi son derece şiddetli olan cehenneme gireceği haber verilmiştir. Ebû Leheb’in karısı, Harb’ın kızı ve Ebû Süfyân’ın kız kardeşi Ümmü Cemîl Avrâ’dır. “Dedikodu yapıp söz taşıyan...” diye çevirdiğimiz 4. âyeti, Hz. Peygamber’e eziyet etmek maksadıyla diken, çalı çırpı toplayıp geceleyin peygamberin yoluna serdiği için “odun taşıyan” diye çevirenler de vardır. Biz meâlde, insanların arasını bozmak amacıyla laf götürüp getirdiği ve Hz. Peygamber’i maddî sıkıntısı sebebiyle aşağıladığı için mecazi anlamda böyle (hammâlete’l-hatab) nitelendirildiği şeklindeki yorumu tercih ettik. Taberî, her iki yorumu destekleyici rivayetler aktardıktan sonra kendisi birinci mânayı tercih etmiştir (bk. XXX, 338-339). Ayrıca hata ve günahlarını yüklenip taşıdığından dolayı mecazi anlamda “yanacağı cehennem için odun taşıyan” olarak nitelendirildiği kanaatinde olanlar da vardır (bk. Şevkânî, V, 607-608). Aynı kadın, Lât ve Uzzâ isimli putlara yemin ederek mücevherden yapılmış kıymetli gerdanlığını Hz. Peygamber’e düşmanlık uğrunda harcayacağını büyük bir gururla söylediğinden dolayı da 5. âyet, “Dünyadaki gerdanlık yerine âhirette boynuna ateşten bir ip takılacaktır” şeklinde yorumlanmıştır (bk. Kurtubî, XX, 242).

Kurdî / کوردی / Kürtçe Di sitûyê (wê jinêkê da) kapekî li hev alyaî heye
Sahih International / English / Ingilizce Around her neck is a rope of [twisted] fiber.
M.Pickthall / English / Ingilizce Will have upon her neck a halter of palm fibre.
Muhsin Khan / English / Ingilizce In her neck is a twisted rope of Masad (palm fibre).
Yusuf Ali / English / Ingilizce A twisted rope of palm-leaf fibre round her (own) neck!
Shakir / English / Ingilizce Upon her neck a halter of strongly twisted rope.
Dr. Ghali / English / Ingilizce Upon her (long) neck she will have a rope of palm-fibers.
Albanian / Shqip / Arnavutça E në qafën e saj ajo ka një litar të përdredhur.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Onun (övrətinin) boğazında xurma lifindən hörülmüş ip (və ya: yetmiş arşın uzunluğunda zəncir) olacaqdır!
Bosnian / Bosanski / Bosnakca o vratu njenu biće uže od ličine usukane!
Bulgarian / Български / Bulgarca На шията й ще има въже от сплетени влакна.
Chinese / 中文 / Çince 她的頸上繫著一條堅實的繩子。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 她的颈上系著一条坚实的绳子。
Czech / Česky / Çekçe a jíž kol hrdla provaz z vláken palmových visí.
Dutch / Nederlands / Hollandaca Terwijl zij om haren hals eene koord van geweven vezelen van den palmboom heeft.
Farsi / فارسی / Farsça در گردنش طنابی از لیف خرماست.
Finnish / Suomi / Fince jonka kaulaan on heitetty tiukasti punottu köysi.
French / Français / Fransızca à son cou, une corde de fibres.
German / Deutsch / Almanca Um ihren Hals hat sie einen Strick aus Palmfasern.
Hausa / Hausa Dili A cikin kyakkyãwan wuyanta akwai igiya ta kaba (Rãnar ¡iyãma).
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Yang di lehernya ada tali dari sabut.
Italian / Italiano / Italyanca che avrà al collo una corda di fibre di palma.
Japanese / 日本語 / Japonca 首に棕櫚の荒縄かけて。
Korean / 한국어 / Korece 그녀의 목에는 단단히 꼬인 동아줄이 감기리라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Di lehernya sejenis tali, dari tali-tali yang dipintal.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili അവളുടെ കഴുത്തില്‍ ഈന്തപ്പനനാരുകൊണ്ടുള്ള ഒരു കയറുണ്ടായിരിക്കും.
Maranao / mәranaw Kiyatagoan so lig iyan sa tali a phamkl!
Norwegian / Norsk / Norveççe har en snor av palmefibre rundt halsen!
Polski / Polish / Polonya Dili Będzie ona mieć na szyi sznur z włókien palmy.
Portuguese / Português / Portekizce Que levará ao pescoço uma corda de esparto.
Romanian / Română / Rumence cu o frânghie din sfoară de curmal legată de gât.
Russian / Россия / Rusça а на шее у нее будет плетеная веревка из пальмовых волокон.
Somali / Somalice Luqunteedana waxaa la yeeli Xadhig Liif ah.
Spanish / Español / Ispanyolca a su cuello una cuerda de fibras.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Shingoni mwake iko kamba iliyo sokotwa.
Svenska / Swedish / Isveççe skall bära ett tvinnat rep om sin hals.
Tatarça / Tatarish / Tatarca Ул хатынның муенында хөрмә мунчаласыннан булган бау бардыр.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili ที่คอของนางมีเชือกถักด้วยใยอินทผลัม
Urdu / اردو / Urduca اس کے گلے میں مونج کی رسّی ہو گی
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe У(аёл)нинг бўйнида эшилган арқон бор ҳолда.
Bengali / বাংলা / Bengalce তার গলদেশে খর্জুরের রশি নিয়ে।
Tamil / தமிழர் / Tamilce அவளுடைய கழுத்தில் முறுக்கேறிய ஈச்சங் கயிறுதான் (அதனால் அவளும் அழிவாள்).

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>