3. Hîzb, Şuarâ Sûresi

Şuarâ Suresi 81. Ayeti Meali

وَالَّذِي يُمِيتُنِي ثُمَّ يُحْيِينِ
Velleżî yumîtunî śümme yuhyîn(i)
1
vellezî (ve ellezî)
ve ki o
2
yumîtu-nî
beni öldürecek
3
summe
sonra
4
yuhyî-ni
beni diriltecek

Diyanet İşleri “O, benim canımı alacak ve sonra diriltecek olandır.”
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) «O ki, benim canımı alacak, sonra diriltecektir.»
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) O ki, beni öldürür, sonra beni yine diriltir.
Elmalılı Hamdi Yazır Ve o ki beni öldürür, sonra beni yine diriltir
Diyanet Vakfı Benim canımı alacak, sonra beni diriltecek O'dur.
Abdulbaki Gölpınarlı Ve öyle bir mâbuttur ki beni öldürür, sonra da diriltir.
Adem Uğur Benim canımı alacak, sonra beni diriltecek O'dur.
Ahmed Hulusi "Ki O, beni öldüren, sonra dirilten. "
Ahmet Tekin 'Ecelim gelince benim ölümümü gerçekleştiren, sonra beni tekrar diriltecek olandır.'
Ahmet Varol Beni öldürecek, sonra diriltecek olan O'dur.
Ali Fikri Yavuz O’dur ki, beni öldürecek ve sonra beni diriltecek.
Bekir Sadak (75-83) Ibrahim: «Eski atalarinizin ve sizin nelere taptiklarinizi goruyor musunuz? Dogrusu onlar benim dusmanimdir. Dostum ancak alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, dogru yola eristiren de O'dur. Beni yediren de, iciren de O'dur. Hasta oldugumda bana O sifa verir. Beni ldurecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gununde yanilmalarimi bana bagislamasini umdugum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasina kat.
Celal Yıldırım O ki beni öldürür, sonra da diriltir.
Diyanet İşleri 2 (75-83) İbrahim: 'Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.
Fizilil Kuran O, beni öldürecek ve sonra yeniden diriltecek olandır.
Gültekin Onan "Beni öldürecek, sonra diriltecek olan da O'dur."
Hasan Basri Cantay «Beni öldürecek, sonra beni diriltecek olan Odur».
Hayat Neşriyat 'O ki, beni vefât ettirecek; sonra beni diriltecek.'
Ibni Kesir Ki O, öldürür beni, sonra da O, diriltir.
Muhammed Esed ve beni öldürecek olan ve sonra yeniden diriltecek olan (hep) O'dur.
Ömer Nasuhi Bilmen «Ve O'dur ki, beni öldürür. Sonra da beni diritir.»
Ömer Öngüt “Beni öldürecek, sonra beni diriltecek O'dur. ”
Şaban Piris Beni öldürecek olan, sonra yeniden beni diriltecek olan O’dur.
Suat Yıldırım O’dur beni öldürecek ve sonra da diriltecek olan.
Tefhim-ül Kuran «Beni öldürecek, sonra diriltecek olan da O'dur;»
Ümit Şimşek 'Beni öldüren ve sonra dirilten Odur.

Diyanet Tefsiri Bu âyetlerin zâhirinden anlaşıldığı üzere Hz. İbrâhim’in kavmi ay, güneş ve yıldızlara veya bunların yerdeki sembolü olan putlara tapıyorlardı. Bu toplumun gökyüzündeki en büyük tanrıları güneş, yeryüzündeki en büyük tanrıları ise onun temsilcisi olan Baal adındaki put idi. Onlara göre insanların hayatını putlar yönetiyordu, yaratma ve yok etme işini de zaman yapıyordu (İbn Âşûr, XIX, 141). İşte Hz. İbrâhim, kavminin Allah’ı bırakıp da tapmış oldukları bütün tanrıların uydurma, onlara tapanların da yanlış yolda olduklarına işaret etmiş, bundan sonra da gerçek ve tapılmaya lâyık olan tanrının yaratan, hidayete erdiren, yediren, içiren, şifa veren, öldüren, hayat veren ve kıyamet gününde günahları bağışlayan Allah Teâlâ olduğuna dikkat çekmiştir.83-89. 84. âyette “Bana, sonra gelecekler içinde iyilikle anılmayı nasip eyle!” diye çevirdiğimiz cümledeki “lisân-i sıdk” (doğruluk dili) tamlaması iki türlü yorumlanmıştır: a) Bu tamlamadaki lisân terimi dille aktarılabilecek, dille ulaştırılabilecek şeyleri veya bunları aktaranları ifade için mecaz olarak kullanılmıştır. Buna göre Hz. İbrâhim söylediklerinin doğru, gerçek ve yüce mânalar taşıyan sözler olmasını veya kendi soyundan, getirmiş olduğu hak dini sonraki nesillere aktaracak kimselerin gelmesini Allah Teâlâ’dan niyaz etmiştir. Nitekim yüce Allah duasını kabul ederek başta Hz. Muhammed olmak üzere onun soyundan birçok peygamber göndermiş ve Hz. Peygamber’e onun dinine uymasını emretmiştir (bk. Nahl16/123; krş. Âl-i İmrân 3/95; Nisâ 4/125). b) Bu tamlama Hz. İbrâhim’in, sonraki nesiller içerisinde iyilikle anılmak istediğini ifade etmektedir. Bundan dolayıdır ki Müslümanlar onu önder kabul eder, kendisini ve soyundan gelenleri hayırla anarlar. Yahudi ve hıristiyanlar gibi Ehl-i kitap da aynı şekilde ona ve soyundan gelenlere saygı gösterirler (Zemahşerî, II, 512; krş. Meryem 19/50). Müfessirler, 89. âyette “temiz bir kalp” diye çevirdiğimiz “kalb-i selîm” tamlamasını şu mânalarda yorumlamışlardır: Şirk ve şüpheden arınmış, iman esaslarına samimiyetle inanmış, mânen sağlıklı (İbn Kesîr, VI, 159), kötülüklerden korunmuş (Esed, II, 749), sünnete gönülden bağlı olup bid‘atlardan uzak duran, mal ve evlât sahibi olduğu için şımarmayan bir kalp (Şevkânî, IV, 103). Râzî’ye göre bu konudaki görüşlerin en doğrusu, kalb-i selîmi, “Cehaletten ve kötü huylardan arınmış kalptir” diye tanımlayan görüştür (XXIV, 151). Hz. İbrâhim bu duayı yaptığı zaman kendisine peygamberlik görevi verilmişti (Râzî, XXIV, 147; İbn Âşûr, XIX, 145). Bu sebeple müfessirler, meâlinde “hikmet” diye çevirdiğimiz hükm kelimesini birçok yerde “peygamberlik” anlamında yorumlarken, burada 83. âyette “derin bilgi, doğru hüküm verme ve kavrama yeteneği” gibi anlamlarda yorumlamışlardır. Müfessirler, İbrâhim’in babasının affı dışındaki bütün dileklerinin kabul olunduğuna dair çeşitli deliller getirmişlerdir (Râzî, XXIV, 147-150). İbrâhim aleyhisselâm, babasının Allah düşmanı bir putperest olduğunu anlayınca ve bu inancında ısrar ettiğini görünce ondan uzaklaşmıştır (bk. Tevbe 9/114; Meryem 19/42-48). Hz. İbrâhim’in “hep iyilikle anılması” konusundaki duasının bir sonucu olarak her ümmet ona ayrı bir sevgi duymuş ve adını övgüyle anar olmuştur. Müslümanlar namazda ve namaz dışında “salli” ve “bârik” dualarını okurken Hz. Peygamber’le birlikte onu da anarlar.

Kurdî / کوردی / Kürtçe "Ewê min dimirîne û paşê jî min zinde dike; ewa (Xudayê cîhanê ye)."
Sahih International / English / Ingilizce And who will cause me to die and then bring me to life
M.Pickthall / English / Ingilizce And Who causeth me to die, the giveth me life (again),
Muhsin Khan / English / Ingilizce "And Who will cause me to die, and then will bring me to life (again);
Yusuf Ali / English / Ingilizce "Who will cause me to die, and then to life (again);
Shakir / English / Ingilizce And He Who will cause me to die, then give me life;
Dr. Ghali / English / Ingilizce And (it is He) Who makes me to die; thereafter He gives me life.
Albanian / Shqip / Arnavutça Ai më bën të vdesë e mandej më ngjall,
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Məni öldürəcək, sonra (yenidən) dirildəcək Odur.
Bosnian / Bosanski / Bosnakca i koji će mi život oduzeti, i koji će me poslije oživiti,
Bulgarian / Български / Bulgarca и Който ще ме умъртви, а после ще ме съживи,
Chinese / 中文 / Çince 他將使我死,然後使我復活。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 他将使我死,然后使我复活。
Czech / Česky / Çekçe a zemřít mi dá a pak mě oživí,
Dutch / Nederlands / Hollandaca En die mij zal doen sterven en mij daarna tot het leven zal terugbrengen.
Farsi / فارسی / Farsça و کسی که مرا می میراند؛ سپس زنده می کند.
Finnish / Suomi / Fince Hän, joka saattaa minut kuolemaan ja sitten antaa minulle elämän.
French / Français / Fransızca et qui me fera mourir, puis me redonnera la vie,
German / Deutsch / Almanca Und Er ist es, Der mich abberuft und mich zum Jüngsten Tag auferweckt.
Hausa / Hausa Dili "Kuma wanda Yake matar da ni, sa'an nan Ya rãyar da ni."
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce dan Yang akan mematikan aku, kemudian akan menghidupkan aku (kembali),
Italian / Italiano / Italyanca Colui che mi farà morire e mi ridarà la vita;
Japanese / 日本語 / Japonca わたしを死なせ,それから生き返らせられる御方。
Korean / 한국어 / Korece 나의 생명을 앗아가신 후 생명을 주시는 분이시며
Malay / Bahasa Melayu / Malayca "Dan (Dia lah) yang mematikan daku, kemudian Ia menghidupkan daku;
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili എന്നെ മരിപ്പിക്കുകയും പിന്നീട്‌ ജീവിപ്പിക്കുകയും ചെയ്യുന്നവന്‍
Maranao / mәranaw "Go Skaniyan i phakapatay rakn, oriyan iyan na pagoyagn ako Niyan;
Norwegian / Norsk / Norveççe som lar meg dø og så gir meg liv,
Polski / Polish / Polonya Dili Który sprowadzi na mnie śmierć, potem mnie ożywi,
Portuguese / Português / Portekizce Que me dará a morte e então me ressuscitará.
Romanian / Română / Rumence El este Cel ce — aşa râvnesc — îmi va ierta mie greşelile mele în Ziua judecăţii.
Russian / Россия / Rusça Который умертвит меня, а потом воскресит,
Somali / Somalice Waana kan I dili Ina Noolayn.
Spanish / Español / Ispanyolca me hará morir y, luego, me volverá a la vida,
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Na ambaye atanifisha, na kisha atanihuisha.
Svenska / Swedish / Isveççe Han skall låta mig dö och därefter väcka mig till nytt liv
Tatarça / Tatarish / Tatarca Вә Ул мине үтерә, соңра тергезә.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili และผู้ทรงให้ฉันตายแล้วทรงให้ฉันมีชีวิต
Urdu / اردو / Urduca اور جو مجھے مارے گا اور پھر زندہ کرے گا
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Мени ўлдирадиган, сўнгра тирилтирадиган ҳам Унинг Ўзи.
Bengali / বাংলা / Bengalce যিনি আমার মৃত্যু ঘটাবেন, অতঃপর পুনর্জীবন দান করবেন।
Tamil / தமிழர் / Tamilce "மேலும் அவனே என்னை மரிக்கச் செய்கிறான்; பிறகு அவனே என்னை உயிர்ப்பிப்பான்."

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>