3. Hîzb, Şuarâ Sûresi

Şuarâ Suresi 76. Ayeti Meali

أَنتُمْ وَآبَاؤُكُمُ الْأَقْدَمُونَ
Entum veâbâukumu-l-akdemûn(e)
1
entum
siz
2
ve âbâu-kum
ve sizin babalarınız, atalarınız
3
el akdemûne
kadim, eski, geçmiş

Diyanet İşleri (75-76) İbrahim, şöyle dedi: “Sizin ve geçmiş atalarınızın taptığı şeyleri gördünüz mü?”
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) (75-76) İbrahim dedi ki: «İyi ama, ister sizin, ister önceki atalarınızın olsun, neye taptığınızı (biraz olsun) düşündünüz mü?»
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) (75-76) (İbrahim) dedi ki: «Siz ve sizden önceki atalarınızın neye taptıklarını şimdi gördünüz?
Elmalılı Hamdi Yazır (76-77) Hep onlar benim düşmanım ancak o rabbül'âlemîn başka
Diyanet Vakfı (75-76) İbrahim dedi ki: İyi ama, ister sizin, ister önceki atalarınızın; neye taptığınızı (biraz olsun) düşündünüz mü?
Abdulbaki Gölpınarlı Siz ve çok daha önce gelip geçen atalarınız.
Adem Uğur ''İster siz, ister eski atalarınız''
Ahmed Hulusi "Siz ve geçmişteki atalarınız!"
Ahmet Tekin 'Siz ve geçmiş atalarınız düşündünüz mü?'
Ahmet Varol Siz ve geçmiş atalarınız.
Ali Fikri Yavuz (75-76) İbrahim şöyle dedi: “- Şimdi gördünüz mü, o sizin ve geçen atalarınızın taptıklarını?
Bekir Sadak (75-83) Ibrahim: «Eski atalarinizin ve sizin nelere taptiklarinizi goruyor musunuz? Dogrusu onlar benim dusmanimdir. Dostum ancak alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, dogru yola eristiren de O'dur. Beni yediren de, iciren de O'dur. Hasta oldugumda bana O sifa verir. Beni ldurecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gununde yanilmalarimi bana bagislamasini umdugum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasina kat.
Celal Yıldırım (75-76) İbrâhim : «Sizin ve önceki atalarınızın nelere taptıklarını (üzerinde düşünüp onların neler olduklarını iyice) görüp anladınız mı ?
Diyanet İşleri 2 (75-83) İbrahim: 'Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum ancak Alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.
Fizilil Kuran Gerek sizin ve gerekse eski atalarınızın.
Gültekin Onan "Hem siz, hem de eski atalarınız?"
Hasan Basri Cantay (75-76) (İbrâhîm): «Şimdi gördünüz mü, dedi, gerek sizin, gerek daha evvelki atalarınızın neye tapmakda olduğunuzu»?
Hayat Neşriyat (75-76) (İbrâhîm) dedi ki: 'Siz ve önceki atalarınız, artık nelere tapmakta olduğunuzu gördünüz mü?'
Ibni Kesir Siz ve geçmiş atalarınız?
Muhammed Esed Sizler ve sizden önceki atalarınız,
Ömer Nasuhi Bilmen «Sizin ve eski atalarınızın?»
Ömer Öngüt “Hem siz hem de önceki atalarınız. ”
Şaban Piris Sizin ve önceki atalarınızın..
Suat Yıldırım (75-76) İbrahim dedi ki: "Peki, gerek sizin taptığınız, gerek gelip geçmiş babalarınızın taptığı şeyler hakkında biraz olsun düşünmediniz mi?
Tefhim-ül Kuran «Hem siz, hem de eski atalarınız?»
Ümit Şimşek 'Sizin de, geçmiş atalarınızın da taptığınız şeyleri?

Diyanet Tefsiri Bu âyetlerin zâhirinden anlaşıldığı üzere Hz. İbrâhim’in kavmi ay, güneş ve yıldızlara veya bunların yerdeki sembolü olan putlara tapıyorlardı. Bu toplumun gökyüzündeki en büyük tanrıları güneş, yeryüzündeki en büyük tanrıları ise onun temsilcisi olan Baal adındaki put idi. Onlara göre insanların hayatını putlar yönetiyordu, yaratma ve yok etme işini de zaman yapıyordu (İbn Âşûr, XIX, 141). İşte Hz. İbrâhim, kavminin Allah’ı bırakıp da tapmış oldukları bütün tanrıların uydurma, onlara tapanların da yanlış yolda olduklarına işaret etmiş, bundan sonra da gerçek ve tapılmaya lâyık olan tanrının yaratan, hidayete erdiren, yediren, içiren, şifa veren, öldüren, hayat veren ve kıyamet gününde günahları bağışlayan Allah Teâlâ olduğuna dikkat çekmiştir.83-89. 84. âyette “Bana, sonra gelecekler içinde iyilikle anılmayı nasip eyle!” diye çevirdiğimiz cümledeki “lisân-i sıdk” (doğruluk dili) tamlaması iki türlü yorumlanmıştır: a) Bu tamlamadaki lisân terimi dille aktarılabilecek, dille ulaştırılabilecek şeyleri veya bunları aktaranları ifade için mecaz olarak kullanılmıştır. Buna göre Hz. İbrâhim söylediklerinin doğru, gerçek ve yüce mânalar taşıyan sözler olmasını veya kendi soyundan, getirmiş olduğu hak dini sonraki nesillere aktaracak kimselerin gelmesini Allah Teâlâ’dan niyaz etmiştir. Nitekim yüce Allah duasını kabul ederek başta Hz. Muhammed olmak üzere onun soyundan birçok peygamber göndermiş ve Hz. Peygamber’e onun dinine uymasını emretmiştir (bk. Nahl16/123; krş. Âl-i İmrân 3/95; Nisâ 4/125). b) Bu tamlama Hz. İbrâhim’in, sonraki nesiller içerisinde iyilikle anılmak istediğini ifade etmektedir. Bundan dolayıdır ki Müslümanlar onu önder kabul eder, kendisini ve soyundan gelenleri hayırla anarlar. Yahudi ve hıristiyanlar gibi Ehl-i kitap da aynı şekilde ona ve soyundan gelenlere saygı gösterirler (Zemahşerî, II, 512; krş. Meryem 19/50). Müfessirler, 89. âyette “temiz bir kalp” diye çevirdiğimiz “kalb-i selîm” tamlamasını şu mânalarda yorumlamışlardır: Şirk ve şüpheden arınmış, iman esaslarına samimiyetle inanmış, mânen sağlıklı (İbn Kesîr, VI, 159), kötülüklerden korunmuş (Esed, II, 749), sünnete gönülden bağlı olup bid‘atlardan uzak duran, mal ve evlât sahibi olduğu için şımarmayan bir kalp (Şevkânî, IV, 103). Râzî’ye göre bu konudaki görüşlerin en doğrusu, kalb-i selîmi, “Cehaletten ve kötü huylardan arınmış kalptir” diye tanımlayan görüştür (XXIV, 151). Hz. İbrâhim bu duayı yaptığı zaman kendisine peygamberlik görevi verilmişti (Râzî, XXIV, 147; İbn Âşûr, XIX, 145). Bu sebeple müfessirler, meâlinde “hikmet” diye çevirdiğimiz hükm kelimesini birçok yerde “peygamberlik” anlamında yorumlarken, burada 83. âyette “derin bilgi, doğru hüküm verme ve kavrama yeteneği” gibi anlamlarda yorumlamışlardır. Müfessirler, İbrâhim’in babasının affı dışındaki bütün dileklerinin kabul olunduğuna dair çeşitli deliller getirmişlerdir (Râzî, XXIV, 147-150). İbrâhim aleyhisselâm, babasının Allah düşmanı bir putperest olduğunu anlayınca ve bu inancında ısrar ettiğini görünce ondan uzaklaşmıştır (bk. Tevbe 9/114; Meryem 19/42-48). Hz. İbrâhim’in “hep iyilikle anılması” konusundaki duasının bir sonucu olarak her ümmet ona ayrı bir sevgi duymuş ve adını övgüyle anar olmuştur. Müslümanlar namazda ve namaz dışında “salli” ve “bârik” dualarını okurken Hz. Peygamber’le birlikte onu da anarlar.

Kurdî / کوردی / Kürtçe "Hûn û bavên we yên berê jî?"
Sahih International / English / Ingilizce You and your ancient forefathers?
M.Pickthall / English / Ingilizce Ye and your forefathers!
Muhsin Khan / English / Ingilizce "You and your ancient fathers?
Yusuf Ali / English / Ingilizce "Ye and your fathers before you?-
Shakir / English / Ingilizce You and your ancient sires.
Dr. Ghali / English / Ingilizce You and your fathers of old?
Albanian / Shqip / Arnavutça Ju dhe prindërit tuaj të mëparshëm,
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Sizin və ulu babalarınızın?
Bosnian / Bosanski / Bosnakca vi i kojima su se klanjali davni preci vaši,
Bulgarian / Български / Bulgarca вие и древните ви предци?
Chinese / 中文 / Çince 你抭怚j的祖先所崇拜的是甚麼H
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 你们最古的祖先崇拜的是什么?
Czech / Česky / Çekçe vy i dávní předkové vaši?
Dutch / Nederlands / Hollandaca En welke door uwe voorvaderen werden aangebeden.
Farsi / فارسی / Farsça شما و نیاکان پیشین شما.
Finnish / Suomi / Fince te ja teidän muinaiset esi-isänne?
French / Français / Fransızca Vous et vos vieux ancêtres ?
German / Deutsch / Almanca ihr und eure Väter und Vorväter?
Hausa / Hausa Dili "Kũ da ubanninku mafi daɗẽwa?"
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce kamu dan nenek moyang kamu yang dahulu?,
Italian / Italiano / Italyanca sia voi che i vostri lontani antenati?
Japanese / 日本語 / Japonca あなたがたも,昔の祖先たちも(崇拝していたものに就いて)。
Korean / 한국어 / Korece 여러분과 여러분의 옛조상들이 숭배한 것은 무엇입니까
Malay / Bahasa Melayu / Malayca "(Yang sekian lama disembah oleh) kamu dan datuk nenek kamu yang dahulu?
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili നിങ്ങളും നിങ്ങളുടെ പൂര്‍വ്വപിതാക്കളും
Maranao / mәranaw "Skano go so manga loks iyo a miyangaoona?"
Norwegian / Norsk / Norveççe dere og deres henfarne fedre?
Polski / Polish / Polonya Dili Co czciliście, wy i wasi najdawniejsi ojcowie?
Portuguese / Português / Portekizce Vós e vossos antepassados?
Romanian / Română / Rumence Aceşti idoli îmi sunt vrăjmaşi, şi nu Domnul lumilor
Russian / Россия / Rusça вы со своими отцами?
Somali / Somalice Idinka iyo Aabayaalkiinii Horeeyey.
Spanish / Español / Ispanyolca vosotros y vuestros lejanos antepasados?
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Nyinyi na baba zenu wa zamani?
Svenska / Swedish / Isveççe ni och alla era förfäder
Tatarça / Tatarish / Tatarca Үзегез вә әүвәлге бабаларыгыз гыйбадәт кыйлган сынымнарыгызның һич нәрсәгә ярамаганлыгын беләсезме?
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili ด้วยตัวของพวกท่านเอง และบรรพบุรุษของพวกท่านแต่กาลก่อน
Urdu / اردو / Urduca تم بھی اور تمہارے اگلے باپ دادا بھی
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Сиз ва қадимги оталарингиз?!
Bengali / বাংলা / Bengalce তোমরা এবং তোমাদের পূর্ববর্তী পিতৃপুরুষেরা ?
Tamil / தமிழர் / Tamilce "நீங்களும், உங்கள் முந்திய மூதாதையர்களும் (எதை வணங்கினீர்கள் என்று கவனியுங்கள்)."

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>