4. Hîzb, Şuarâ Sûresi

Şuarâ Suresi 212. Ayeti Meali

إِنَّهُمْ عَنِ السَّمْعِ لَمَعْزُولُونَ
İnnehum ‘ani-ssem’i lema’zûlûn(e)
1
inne-hum
muhakkak ki onlar
2
anis sem’i (an es sem’i)
işitmekten
3
le
gerçekten, kesinlikle, kesin olarak
4
ma’zûlûne
azledilmiş olanlar, uzak tutulmuş, men edilmiş olanlar

Diyanet İşleri Çünkü onlar (vahyi) işitmekten uzaklaştırılmışlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Şüphesiz onlar vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Onlar (vahyi) işitmekten kesinlikle mahrum edilmişlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır Onlar işitmekten sureti kat'ıyyede azledilmişlerdir
Diyanet Vakfı Şüphesiz onlar, vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır.
Abdulbaki Gölpınarlı Şüphe yok ki onlar, vahyi duymaktan uzaklaştırılmışlardır.
Adem Uğur Şüphesiz onlar, vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır.
Ahmed Hulusi Muhakkak ki onlar algılama kapasitesinden yoksundurlar!
Ahmet Tekin Onlar, kesinlikle vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır.
Ahmet Varol Çünkü onlar (vahyedileni) duymaktan kesinlikle uzak tutulmuşlardır.
Ali Fikri Yavuz Şeytanlar, vahyi işitmekten kesin olarak menedilmişlerdir.
Bekir Sadak Dogrusu onlar vahyi dinlemekten uzak tutulmuslardir.
Celal Yıldırım Onlar (inen vahyi) dinlemekten kesinlikle uzak tutulmuşlardır.
Diyanet İşleri 2 Doğrusu onlar vahyi dinlemekten uzak tutulmuşlardır.
Fizilil Kuran Çünkü onların vahyi işitmeleri engellenmiştir.
Gültekin Onan Çünkü onlar, (vahyedileni) işitmekten kesin olarak uzak tutulmuşlardır.
Hasan Basri Cantay Şübhe yok ki onlar (meleklerin sözünü) işitmekden kat'î surerde azledilmişlerdir.
Hayat Neşriyat Çünki onlar (meleklerin sözlerini) işitmekten elbette uzak tutulmuş olanlardır.
Ibni Kesir Onlar, gerçekten işitmekten uzak tutuldular.
Muhammed Esed Ayrıca, onların onu dinlemeleri (de) kesin olarak engellenmiştir!
Ömer Nasuhi Bilmen Şüphe yok ki, onlar işitmekten elbette azledilmişlerdir.
Ömer Öngüt Şüphesiz ki onlar işitmekten uzak tutulmuşlardır.
Şaban Piris Çünkü onlar, vahyi dinlemekten uzak tutulmuşlardır.
Suat Yıldırım Çünkü onlar vahyi işitmekten kesinlikle menedilmişlerdir.
Tefhim-ül Kuran Çünkü onlar, (vahyedileni) işitmekten kesin olarak uzak tutulmuşlardır.
Ümit Şimşek Zaten onlar vahyi işitmekten alıkonmuşlardır.

Diyanet Tefsiri Mekkeli bazı müşrikler risâlet görevinin ilk yıllarında Peygamber efendimizin karanlık güçler ve kötü ruhlarla ilişkisi olan bir kâhin olduğunu iddia ediyor, Kur’an’ı ona bir şeytanın getirdiğini söylüyorlardı (krş. Tûr 52/29); zira onların inançlarına göre kâhinlerin söylediklerini onlara şeytanlar telkin ediyordu. Bu sebeple onlara göre Resûlullah’ın getirdiği Kur’an da, olsa olsa, bir şeytan sözü olabilirdi. Söz konusu âyetler bu tür yersiz iddiaları reddetmektedir (Râzî, XXIV, 171; İbn Âşûr, XIX, 198). Hz. Peygamber’in şahsında genel olarak insanlığa hitap eden 213. âyet, Kur’an’ın Allah kelâmı olduğu delilleriyle ispatlandıktan sonra artık insanın şeytanların vesvese ve telkinlerine aldanıp da Allah’a ortak koşmaması, O’nunla birlikte başka ilâhlara tapmaması gerektiğini, aksi takdirde şiddetli cezaya çarptırılacağını haber vermektedir.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Loma ewan (pelîdan) bi rastî ji bîhistinê hatine dûrxistinê.
Sahih International / English / Ingilizce Indeed they, from [its] hearing, are removed.
M.Pickthall / English / Ingilizce Lo! verily they are banished from the hearing.
Muhsin Khan / English / Ingilizce Verily, they have been removed far from hearing it.
Yusuf Ali / English / Ingilizce Indeed they have been removed far from even (a chance of) hearing it.
Shakir / English / Ingilizce Most surely they are far removed from the hearing of it.
Dr. Ghali / English / Ingilizce Surely they are indeed kept apart from hearing.
Albanian / Shqip / Arnavutça Pse ata jnë të penguar edhe për ta dëgjuar!
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Axı onlara (vəhy eşitmək, mələklərin söhbətinə qulaq asmaq) qadağan edilmişdir.
Bosnian / Bosanski / Bosnakca oni ga nikako ne mogu prisluškivati.
Bulgarian / Български / Bulgarca Недостъпно е за тях да го чуят.
Chinese / 中文 / Çince 他抻T是被驅逐而不得與聞的。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 他们确是被驱逐而不得与闻的。
Czech / Česky / Çekçe vždyť zabráněno jim bylo u nebeského trůnu v naslouchání.
Dutch / Nederlands / Hollandaca Want zij zijn er ver van verwijderd, het gesprek der engelen in den hemel te hooren.
Farsi / فارسی / Farsça بی گمان آنها از شنیدن (وحی، و استراق سمع) برکنارند.
Finnish / Suomi / Fince Totisesti, he eivät saata edes kuunnella sitä.
French / Français / Fransızca Car ils sont écartés de toute écoute (du message divin).
German / Deutsch / Almanca Sie sind weit davon entfernt, den Koran zu hören.
Hausa / Hausa Dili Lalle ne sũ, daga saurãre, haƙĩƙa, waɗanda aka nĩsantar ne.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Sesungguhnya mereka benar-benar dijauhkan daripada mendengar Al Quran itu.
Italian / Italiano / Italyanca poiché invero sono esclusi dall'ascolto.
Japanese / 日本語 / Japonca かれらは,啓示を聞くことから遠ざけられている。
Korean / 한국어 / Korece 그들은 그것을 듣는 기 회조차도 제외되어 있었노라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Sesungguhnya mereka dihalang sama sekali daripada mendengar wahyu yang dibawa oleh Malaikat.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili തീര്‍ച്ചയായും അവര്‍ ( ദിവ്യസന്ദേശം ) കേള്‍ക്കുന്നതില്‍നിന്ന്‌ അകറ്റപെട്ടവരാകുന്നു
Maranao / mәranaw Mataan! a siran na so kapamamakin´g (ko langit) na piyakignkan kiran dn.
Norwegian / Norsk / Norveççe De er avskåret fra å snappe opp noe.
Polski / Polish / Polonya Dili Oni są odsunięci od słuchania .
Portuguese / Português / Portekizce Posto que lhes está vedado ouvi-lo.
Romanian / Română / Rumence Nu chema alt dumnezeu alături de Dumnezeu, căci astfel vei fi printre cei osândiţi.
Russian / Россия / Rusça Они отстранены от прислушивания к нему.
Somali / Somalice Shayaadiintu Maqalka waa ka Fogyihiin.
Spanish / Español / Ispanyolca Están, en verdad, lejos de oírlo.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Hakika hao wametengwa na kusikia.
Svenska / Swedish / Isveççe ja, de hålls till och med på sådant avstånd att de inte [ens] kan lyssna [till den].
Tatarça / Tatarish / Tatarca Тәхкыйк шайтаннар күктәге фәрештәләр сүзен ишетүдән пәрдәләнмешләрдер.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili แท้จริงพวกมันเป็นผู้กีดกัน อย่างแน่นอนจากการฟัง
Urdu / اردو / Urduca وہ (آسمانی باتوں) کے سننے (کے مقامات) سے الگ کر دیئے گئے ہیں
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Албатта, улар эшитишдан четлатилгандирлар.
Bengali / বাংলা / Bengalce তাদেরকে তো শ্রবণের জায়গা থেকে দূরে রাখা রয়েছে।
Tamil / தமிழர் / Tamilce நிச்சயமாக ஷைத்தான்கள் (இதைக்) கேட்பதிலிருந்தும் ஒதுக்கப்பட்டுள்ளார்கள்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>