3. Hîzb, Sâffât Sûresi

Sâffât Suresi 175. Ayeti Meali

وَأَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ
Ve ebsirhum fesevfe yubsirûn(e)
1
ve ebsir-hum
ve onlara bak, gözle
2
fe
bundan sonra, artık
3
sevfe
yakında
4
yubsirûne
görecekler

Diyanet İşleri Gözetle onları, yakında onlar da görecekler.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Onlara (inecek azabı) gözetle! Yakında onlar da göreceklerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Gör onları(n akibeti ne olacak! Onlar da) yakında göreceklerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır Gör onları: yakında görecekler
Diyanet Vakfı Onların halini gör, onlar da görecekler.
Abdulbaki Gölpınarlı Hele bir bak, bir gözle onları, onlar da sonuçları neymiş, yakında görecekler.
Adem Uğur Onların halini gör, onlar da görecekler.
Ahmed Hulusi Onları seyret. . . Yakında görecekler!
Ahmet Tekin Onların, inkâr edenlerin âkıbetlerinin nasıl olacağına, dünyada uğrayacakları felâketlere iyi bak. Yakında kendileri de görecekler. Akılları başlarına gelecek.
Ahmet Varol (Başlarına geleceği) gözetle. Nitekim onlar da yakında göreceklerdir.
Ali Fikri Yavuz Gözetle onları, yakında (kendilerine ne yapılacağını) görecekler.
Bekir Sadak Onlara inecek azabi gozetle, onlar da goreceklerdir.
Celal Yıldırım Onların sonunun ne olacağını gör, onlar da göreceklerdir.
Diyanet İşleri 2 Onlara inecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.
Fizilil Kuran Onlara inecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.
Gültekin Onan Ve onları seyret; (azabı) yakında göreceklerdir.
Hasan Basri Cantay Gözetle onları. Kendileri de (başlarına geleceği) yakında göreceklerdir.
Hayat Neşriyat Ve onları(n başlarına gelecek olanı) gör; nihâyet ileride (onlar da) görecekler!
Ibni Kesir Gözetleyiver onları, ilerde göreceklerdir.
Muhammed Esed ve onları(n kim olduklarını) gör; onlar (da) zaman içinde (şimdi görmediklerini) göreceklerdir.
Ömer Nasuhi Bilmen (174-176) Artık sen, onlardan (O muhaliflerden) bir zamana kadar yüz çevir. Ve onlara bak! Elbette ki, yakında göreceklerdir. Ya Bizim azabımızı mı alelacele istiyorlar?
Ömer Öngüt Onlara (inecek azabı) gözetle, onlar da görecekler.
Şaban Piris Onları gözle, onlar da gözleyecekler.
Suat Yıldırım Onları gözetle! Zaten kendileri de başlarına geleceği yakında göreceklerdir.
Tefhim-ül Kuran Ve onları seyret; onlar da (azabı) yakında göreceklerdir.
Ümit Şimşek Ve onları gözetleyedur. Onlar da yakında görecekler.

Diyanet Tefsiri Resûlullah’tan, inkârcıların inatçı, kaba davranışlarına, davetini şuursuzca reddetmelerine karşı sabırlı olması, bir süreye kadar onları kendi halleriyle baş başa bırakması istenmektedir. Bu “bir süre” hakkında “onlar ölünceye kadar, Bedir zaferine kadar, kıyamete kadar” gibi farklı açıklamalar yapılmışsa da (Taberî, XXIII, 115; İbn Atıyye, IV, 490) bunu belli bir zaman olarak görmeyip burada putperestlerin sapkınlık ve azgınlığının ilânihaye sürüp gitmeyeceğine, –önceki âyetlerde de belirtildiği üzere– sonlarının yakın olduğuna, günün birinde mutlaka putperestliğin sonunun geleceğine bir ima yapıldığı şeklinde düşünmek daha isabetli olur. “Hallerini gör onların; ileride kendileri de görecekler!” meâlindeki 175. âyet de inkârcılara yönelik olarak ileride başlarına yenilgi, ölüm, esirlik gibi nice hallerin geleceği şeklinde bir uyarı ve tehdit anlamı taşımakta; o zaman müminlerin sevineceğine, münkirlerin üzüleceğine işaret edilmektedir (Râzî, aynı yer; İbn Âşûr, XXIII, 196).

Kurdî / کوردی / Kürtçe Û tu li wan binêre; vêca ewê paþê bibînin.
Sahih International / English / Ingilizce And see [what will befall] them, for they are going to see.
M.Pickthall / English / Ingilizce And watch, for they will (soon) see.
Muhsin Khan / English / Ingilizce And watch them and they shall see (the punishment)!
Yusuf Ali / English / Ingilizce And watch them (how(4141) they fare), and they soon shall see (how thou farest)!
Shakir / English / Ingilizce And (then) see them, so they too shall see.
Dr. Ghali / English / Ingilizce And behold them; then they will eventually behold.
Albanian / Shqip / Arnavutça E ti vështroji ata se edhe ata do ta shohin (ndihmën tonë ndaj juve besimtarëve).
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Və (kənardan) onlara bax! Onlar mütləq (küfrlərinin aqibətini) görəcəklər!
Bosnian / Bosanski / Bosnakca i posmatraj ih, i oni će posmatrati!
Bulgarian / Български / Bulgarca И ги наблюдавай, скоро и те ще видят!
Chinese / 中文 / Çince 你看著吧!他怳ㄓ[就看見了。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 你看着吧!他们不久就看见了。
Czech / Česky / Çekçe a pozoruj je; však oni také záhy zpozorují!
Dutch / Nederlands / Hollandaca En zie de rampen die hen zullen bedroeven; want zij zullen uwe toekomstige overwinning en uwen voorspoed zien.
Farsi / فارسی / Farsça و آنها را ببین، پس (آنها نیز، نتیجه کردار خود را) به زودی خواهند دید.
Finnish / Suomi / Fince Mutta tarkasta heitä, ja totisesti he saavat nähdä.
French / Français / Fransızca et observe-les : ils verront bientôt !
German / Deutsch / Almanca und sieh sie dir an. Auch sie werden sehen.
Hausa / Hausa Dili Ka nũna musu (gaskiya), da haka zã su dinga gani.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Dan lihatlah mereka, maka kelak mereka akan melihat (azab itu).
Italian / Italiano / Italyanca e osservali: presto vedranno!
Japanese / 日本語 / Japonca かれらを監視しなさい。やがて,かれらは目覚めるであろう。
Korean / 한국어 / Korece 그들을 지켜보라 그들도 지켜 보리라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Dan lihat (apa yang akan menimpa) mereka; tidak lama kemudian mereka akan melihat (kemenangan yang telah Kami tetapkan untukmu).
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili നീ അവരെ വീക്ഷിക്കുകയും ചെയ്യുക. അവര്‍ പിന്നീട്‌ കണ്ടറിഞ്ഞു കൊള്ളും.
Maranao / mәranaw Go pakaylayang ka siran, ka maylay ran bo!
Norwegian / Norsk / Norveççe og hold øye med dem. De skal få se!
Polski / Polish / Polonya Dili I przyglądaj się im; oni niebawem zobaczą!
Portuguese / Português / Portekizce E assevera-lhes que de pronto verão!...
Romanian / Română / Rumence Caută să grăbească osânda Noastră?
Russian / Россия / Rusça Посмотри на них, и скоро они увидят.
Somali / Somalice Fiirina iyaguna wayfiirin doonaane (waxa kudhaca).
Spanish / Español / Ispanyolca y obsérvales! ¡Van a ver...!
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Na watazame, nao wataona.
Svenska / Swedish / Isveççe men ha dem under uppsikt - [när lidandet drabbar dem] kommer de att inse [sanningen].
Tatarça / Tatarish / Tatarca Аларга ирешәчәк мәшәкатьләрне үзләренә күрсәт! Тиздән күрерләр мөэминнәргә нигъмәт, кәферләргә ґәзаб хәзерләнгәнлеген.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili และจงเฝ้าคอยดูพวกเขาเถิด แล้วพวกเขาก็จะเห็นมันเอง
Urdu / اردو / Urduca اور انہیں دیکھتے رہو۔ یہ بھی عنقریب (کفر کا انجام) دیکھ لیں گے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Ва уларнинг (томошасини) кўр! Бас, тезда ўзлари ҳам кўрурлар.
Bengali / বাংলা / Bengalce এবং তাদেরকে দেখতে থাকুন। শীঘ্রই তারাও এর পরিণাম দেখে নেবে।
Tamil / தமிழர் / Tamilce (அவர்களின் நிலை என்னவாகிறது என்பதை) நீர் கவனிப்பீராக! (தங்களுக்கு நேரப்போவதை) அவர்களும் கவனிப்பார்கள்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>