4. Hîzb, Sâd Sûresi

Sâd Suresi 30. Ayeti Meali

وَوَهَبْنَا لِدَاوُودَ سُلَيْمَانَ نِعْمَ الْعَبْدُ إِنَّهُ أَوَّابٌ
Ve vehebnâ lidâvûde suleymân(e)(c) ni’me-l’abd(u)(s) innehu evvâb(un)
1
ve vehebnâ
ve biz bağışladık
2
li dâvûde
Davut’a
3
suleymâne
Süleyman
4
min ebsâri-him
gözlerinden, bakışlarından, bakışlarını
5
el abdu
kul
6
furûce-hum
gerçekten o
7
evvâbun
evvab, Allah’a yönelmiş, Allah’a ruhunu ulaştırmış

Diyanet İşleri Dâvûd’a Süleyman’ı bağışladık. O ne güzel kuldu! Şüphesiz o, Allah’a çok yönelen bir kimse idi.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Bir de Davud'a Süleyman'ı bahşettik. Süleyman ne güzel kuldu. Çünkü o seslice tesbih edip Allah'a yönelirdi.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Bir de Davud'a Süleyman'ı ihsan ettik; ne güzel kuldu. O tesbih edip Allah'a yönelirdi.
Elmalılı Hamdi Yazır Bir de Davuda Süleymanı bahşettik, ne güzel kul, o cidden bir evvab
Diyanet Vakfı Biz Davud'a Süleyman'ı verdik. Süleyman ne güzel bir kuldu! Doğrusu o, daima Allah'a yönelirdi.
Abdulbaki Gölpınarlı Ve Dâvûd'a Süleyman'ı ihsân ettik, ne güzel bir kuldu, şüphe yok ki o, dâimâ Rabbine dönen, tövbe eden bir kuldu.
Adem Uğur Biz Davud'a Süleyman'ı verdik. Süleyman ne güzel bir kuldu! Doğrusu o, daima Allah'a yönelirdi.
Ahmed Hulusi Davud'a Süleyman'ı hibe ettik; ne güzel kuldu! Gerçekten O, evvab (hakikatini sıkça yaşayan) idi.
Ahmet Tekin Biz Dâvûd’a Süleyman’ı ihsan ettik. Süleyman ne güzel, bizi ilâh tanıyan, candan müslüman, saygılı bir kuldu. Sesli zikir ve tesbih ile Allah’a yönelirdi.
Ahmet Varol Davud'a Süleyman'ı bahşettik. O ne güzel bir kuldu! (Her tutumunda Allah'a) yönelen biriydi.
Ali Fikri Yavuz Bir de Davûd’a (oğlu) Süleyman’ı ihsan ettik. Süleyman ne güzel kuldu? Çünkü o, daima (Allah’ın rızasına ve ibadetine) rücû edendi.
Bekir Sadak Davud'a Suleyman'i bahsettik; o ne guzel bir kuldu! Dogrusu o daima Allah'a yonelirdi.
Celal Yıldırım Davud'a Süleyman'ı ihsan ettik. Ne güzel kuldur O! Şüphesiz O, devamlı Allah'a yönelip gönlünü O'na verendi.
Diyanet İşleri 2 Davud'a Süleyman'ı bahşettik; o ne güzel bir kuldu! Doğrusu o daima Allah'a yönelirdi.
Fizilil Kuran Biz Davud'a Süleyman'ı hediye ettik. Süleyman ne güzel kuldu! Doğrusu O daima Allah'a yönelirdi.
Gültekin Onan Biz Davud'a Süleyman'ı armağan ettik. O ne güzel kuldu. Çünkü o, [Tanrı'ya] yönelen / dönen (evvab) biriydi.
Hasan Basri Cantay Biz Dâvuda (oğlu) Süleymanı ihsan etdik. (Süleyman) ne güzel kuldu! Çünkü o, (tesbîhde, zikirde ve bütün vakıtlarında) dâima (Allaha) dönen (bir zât) di.
Hayat Neşriyat Bir de Dâvûd’a (oğlu) Süleymân’ı ihsân ettik. (O Süleymân) ne iyi kuldu! Hakikaten o, dâimâ (Allah’a) yönelen bir kimseydi!
Ibni Kesir Davud'a da Süleyman'ı lutfettik. O ne güzel bir kuldu ve muhakkak ki o, Allah'a yönelirdi.
Muhammed Esed Ve biz Davud'a (oğul olarak) Süleyman'ı armağan ettik; o, ne güzel bir kul(umuz oldu)! O, her zaman Bize yönelirdi.
Ömer Nasuhi Bilmen Ve Davûd için Süleyman'ı bağışladık. Ne güzel kul! Şüphe yok ki, O (Hakk'a) dönücü idi.
Ömer Öngüt Davut'a da Süleyman'ı bahşettik. O ne güzel kul idi, daima Allah'a yönelirdi.
Şaban Piris Davud’a Süleyman’ı bağışlamıştık. O, ne güzel bir kuldu. O, Allah’a yönelen biriydi.
Suat Yıldırım (Bunları belirttikten sonra tekrar Davud’un kıssasına dönelim:) Davud’a evlat olarak Süleyman’ı ihsan ettik. Süleyman ne güzel kuldu! Hep Allah’a yönelirdi.
Tefhim-ül Kuran Biz Davud'a Süleyman'ı armağan ettik. O, ne güzel kuldu. Çünkü o, (daima Allah'a) yönelip dönen biriydi.
Ümit Şimşek Davud'a Biz Süleyman'ı bağışladık. Ne güzel bir kuldu o; doğrusu, Allah'a yönelmiş bir kimseydi.

Diyanet Tefsiri Yukarıda Allah Teâlâ’nın Dâvûd’a çeşitli lutuflarda bulunduğu bildirilmişti. Burada ise belki de ona en büyük lutuf olmak üzere özellikle oğlu Hz. Süleyman’ın verildiği bildirilmektedir.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Û me Silêman bi Dawid bexþand.:i bendekî rind e! Bêguman ew pirr bendewar e.
Sahih International / English / Ingilizce And to David We gave Solomon. An excellent servant, indeed he was one repeatedly turning back [to Allah ].
M.Pickthall / English / Ingilizce And We bestowed on David, Solomon. How excellent a slave! Lo! he was ever turning in repentance (toward Allah).
Muhsin Khan / English / Ingilizce And to Dawud (David) We gave Sulaiman (Solomon). How excellent (a) slave! Verily, he was ever oft-returning in repentance (to Us)!
Yusuf Ali / English / Ingilizce To David We gave Solomon (for a son),-(4182) How excellent in Our service! Ever did he turn (to Us)!
Shakir / English / Ingilizce And We gave to Dawood Sulaiman, most excellent the servant! Surely he was frequent in returning (to Allah).
Dr. Ghali / English / Ingilizce And We bestowed on Dawud (David) Sulayman; (Solomon) how excellent a bondman he was! Surely he was a constant resorter (to Us).
Albanian / Shqip / Arnavutça Ne Davudit i falëm Sulejmanin, rob shumë i mirë dhe shumë i kthyer nga Zoti.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Biz Davuda Süleymanı bəxş etdik. Nə gözəl bəndə! O, daim Allaha sığınan bir kimsə idi. (Onun rizasını qazanmaq diləyirdi).
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Mi smo Davudu poklonili Sulejmana, divan je on rob bio, i mnogo se kajao!
Bulgarian / Български / Bulgarca И на Дауд дарихме Сулайман. Прекрасен раб! Той винаги се обръщаше към Нас.
Chinese / 中文 / Çince 我將素萊曼賜予達丑德,那蚢略H真是優美!他確是歸依真主的。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 我将素莱曼赐予达五德,那个仆人真是优美!他确是归依真主的。
Czech / Česky / Çekçe A darovali jsme Davidovi Šalomouna, jenž byl Naším výtečným služebníkem. A byl věru kajícníkem,
Dutch / Nederlands / Hollandaca En wij gaven aan David Salomo. Welk een uitmuntende dienaar! want hij wendde zich dikwijls tot den Heer.
Farsi / فارسی / Farsça و (ما) سلیمان را به داود عطا کردیم، چه بنده ی خوبی! بی گمان او بسیار رجوع کننده بود.
Finnish / Suomi / Fince Daavidille annoimme Salomon, josta tuli altis palvelijamme. Hän totisesti kääntyi kaikessa Meidän puoleemme.
French / Français / Fransızca Et à David Nous fîmes don de Salomon, - quel bon serviteur ! - Il était plein de repentir.
German / Deutsch / Almanca Und Wir schenkten Dawud Sulaiman. Welch ein trefflicher Diener! Er war immer wieder umkehrbereit.
Hausa / Hausa Dili Kuma Muka bai wa Dãwũda Sulaimãn. Mãdalla da bãwanMu, shi. Lalle shi (Sulaimãn) mai mayar da al'amari ne ga Allah.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Dan Kami karuniakan kepada Daud, Sulaiman, dia adalah sebaik-baik hamba. Sesungguhnya dia amat taat (kepada Tuhannya),
Italian / Italiano / Italyanca Abbiamo dato a Davide Salomone, un servo eccellente
Japanese / 日本語 / Japonca われはダーウードにスライマーンを授けた。何と優れたしもべではないか。かれは梅悟して常に(われに)帰った。
Korean / 한국어 / Korece 하나님은 다윗에게 아들로 솔로몬을 주었으니 그는 훌륭한 종이었더라 그리하여 그는 하나님에게로 귀의 하였더라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Dan Kami telah kurniakan kepada Nabi Daud (seorang anak bernama) Sulaiman ia adalah sebaik-baik hamba (yang kuat beribadat), lagi sentiasa rujuk kembali (bertaubat).
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili ദാവൂദിന്‌ നാം സുലൈമാനെ ( പുത്രന്‍ ) പ്രദാനം ചെയ്തു. വളരെ നല്ല ദാസന്‍! തീര്‍ച്ചയായും അദ്ദേഹം ( അല്ലാഹുവിങ്കലേക്ക്‌ ) ഏറ്റവും അധികം ഖേദിച്ചുമടങ്ങുന്നവനാകുന്നു.
Maranao / mәranaw Na inibgay Ami ko Dawood so (wata iyan a) Solayman, miyakapiyapiya a oripn. Mataan! a skaniyan na pphananangoran (ko Allah)!
Norwegian / Norsk / Norveççe Og Vi gav David Salomo. Hvilken utmerket tjener! Han var visselig botferdig.
Polski / Polish / Polonya Dili Dawidowi darowaliśmy Salomona. Jakże wspaniały to sługa! Zaprawdę, on był pełen skruchy.
Portuguese / Português / Portekizce E agraciamos Davi com Salomão. Que excelente servo! Eis que foi contrito!
Romanian / Română / Rumence Când într-o seară îi fură înfăţişaţi caii care băteau din picior,
Russian / Россия / Rusça Мы даровали Давуду (Давиду) Сулеймана (Соломона). Как прекрасен был этот раб! Воистину, он всегда обращался к Аллаху.
Somali / Somalice Waxaan siinnay Nabi Daa'uud (wiikiisii) Suleymaan ahaaa wuxuuna ahaa adeec (Eebe) oo fiican toobad keen badan.
Spanish / Español / Ispanyolca A David le regalamos Salomón. ¡Qué siervo tan agradable! Su arrepentimiento era sincero.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Na Daudi tukamtunukia Suleiman. Alikuwa mja mwema. Na hakika alikuwa mwingi wa kutubia.
Svenska / Swedish / Isveççe OCH VI skänkte David [sonen] Salomo - en verklig [Guds] tjänare! Han vände alltid tillbaka till Oss med ångerfullt sinne.
Tatarça / Tatarish / Tatarca Вә Без Даудка Сөләйманны һибә кылдык, нинди хуш бәндәдер ул Сөләйман, ул һәрвакыт тәүбә тәсбих белән Аллаһуга кайтучыдыр.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili เราได้ประทาน (บุตร) คือสุลัยมานบ่าวผู้ประเสริฐแก่ดาวู๊ด แท้จริงเขาหันหน้าเข้าสู่เราเสมอ
Urdu / اردو / Urduca اور ہم نے داؤد کو سلیمان عطا کئے۔ بہت خوب بندے (تھے اور) وہ (خدا کی طرف) رجوع کرنے والے تھے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Ва Биз Довудга Сулаймонни ҳадя қилдик. У қандай ҳам яхши бандадир. Албатта, у ўта қайтгувчидир.
Bengali / বাংলা / Bengalce আমি দাউদকে সোলায়মান দান করেছি। সে একজন উত্তম বান্দা। সে ছিল প্রত্যাবর্তনশীল।
Tamil / தமிழர் / Tamilce இன்னும் தாவூதுக்கு(ப் புதல்வராக) ஸுலைமானை வழங்கினோம்; சிறப்பான (நம்) நல்லடியார், நிச்சயமாக அவர் (எதிலும் நம்மையே) நோக்குபவர்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>