2. Hîzb, Rûm Sûresi

Rûm Suresi 58. Ayeti Meali

وَلَقَدْ ضَرَبْنَا لِلنَّاسِ فِي هَذَا الْقُرْآنِ مِن كُلِّ مَثَلٍ وَلَئِن جِئْتَهُم بِآيَةٍ لَيَقُولَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا إِنْ أَنتُمْ إِلَّا مُبْطِلُونَ
Velekad darabnâ linnâsi fî hâżâ-lkur-âni min kulli meśel(in)(c) vele-in ci/tehum bi-âyetin leyekûlenne-lleżîne keferû in entum illâ mubtilûn(e)
1
ve lekad
ve andolsun
2
darebnâ
biz örnekler, misaller verdik
3
li en nâsi
insanlar için, insanlara
4
içinde
5
hâzâ
bu
6
el kur’âni
Kur’ân
7
min kulli meselin
bütün meselelerden
8
ve le
ve mutlaka
9
in
eğer
10
ci’te-hum bi
onlara getirdin
11
âyetin
bir âyet
12
le
mutlaka
13
yekûle
derler
14
enne ellezîne
muhakkak o kimseler, onlar
15
keferû
inkâr ettiler
16
in
eğer, ancak
17
entum
siz
18
illâ
ancak, sadece
19
mubtılûne
bâtılla uğraşan kimseler

Diyanet İşleri Andolsun, biz bu Kur’an’da insanlara her türlü misali verdik. Andolsun, eğer sen onlara bir âyet getirsen, inkâr edenler mutlaka, “Siz ancak asılsız şeyler uyduranlarsınız” derler.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Andolsun ki, biz insanlar için bu Kur'ân'da her türlü meselden örnekler getirdik. Yemin ederim ki, sen onlara başka bir âyet de getirsen o kâfirler yine: «Siz yalancılardan (uydurduğunuz sözü Allah'a nispet edenlerden) başkası değilsiniz.» diyeceklerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Andolsun ki bu Kur'an'da her çeşit misaller getirdik. Yemin ederim ki, sen onlara başka bir ayet de getirsen o küfredenler yine diyecekler ki: «Siz muptilsiniz (olmayanı gerçek gibi gösteren kimselersiniz)!»
Elmalılı Hamdi Yazır Celâlim hakkı için bu Kur'anda her türlü meselden temsil getirdik, yemîn ederim ki sen onlara başka bir âyet de getirsen o küfredenler yine diyecekler ki: siz her halde mubtılsiniz
Diyanet Vakfı Andolsun ki biz, bu Kur'an'da insanlar için her çeşit misale yer vermişizdir. Şayet onlara bir mucize getirsen inkârcılar kesinlikle şöyle diyeceklerdir: Siz ancak bâtıl şeyler ortaya atmaktasınız.
Abdulbaki Gölpınarlı Ve biz, bu Kur'ân'da, insanlara her çeşit örneği getirdik ve sen, onlara bir delil göstersen: Siz derler, ancak aslı olmayan şeyleri öne sürenlersiniz.
Adem Uğur Andolsun ki biz, bu Kur'an'da insanlar için her çeşit misale yer vermişizdir. Şayet onlara bir mucize getirsen inkârcılar kesinlikle şöyle diyeceklerdir: Siz ancak bâtıl şeyler ortaya atmaktasınız.
Ahmed Hulusi Andolsun ki şu Kurân'da insanlar için her çeşit misalden vurguladık! Yemin olsun ki, onlara bir delil getirsen, o hakikat bilgisini inkâr edenler elbette şöyle diyeceklerdir: "Siz palavracısınız!"
Ahmet Tekin Andolsun, biz bu Kur’ân’da dini hakikatların delillerini, gerekçelerini, insani ve ahlaki değerlerin zaruretini insanların iyiliği, kurtuluşu için insanlara sunduk. Onlara bir mûcize bile getirsen, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar:
'Siz ancak, bâtıl şeyler ortaya atıyorsunuz' diyecekler.
Ahmet Varol Andolsun biz bu Kur'an'da insanlara her tür örneği verdik. Onlara bir mucize getirsen inkar edenler mutlaka: 'Siz ancak batıla yöneltenlersiniz' diyeceklerdir.
Ali Fikri Yavuz Gerçekten biz bu Kur’an’da, insanlar için, her çeşit misalden beyan ettik. Şübhe yok ki (ey Rasûlüm), sen onlara (istedikleri gibi gökten başka) bir ayet de getirsen, o küfre varanlar mutlaka: “- Siz (ey peygamberler ve müminler), ancak yalan uyduranlarsınız.” diyeceklerdir.
Bekir Sadak And olsun ki bu Kuran'da insanlar icin her turlu misali vermisizdir. Bununla beraber, eger sen onlara bir mucize getirmis olsan, inkar edenler: «Siz ancak batil seyler ortaya atanlarsiniz» derler.
Celal Yıldırım Şanıma yemin olsun ki, biz bu Kur'ân'da insanlar için her çeşit misâlden getirdik. And olsun ki sen onlara başka bir âyet (açık belge ya da mu'cize) de getirsen, şüphen olmasın ki o küfredenler, «siz ancak bâtılla (boş anlamsız gerçek dışı şeyhi uğraşanlarsınız» diyecekler.
Diyanet İşleri 2 And olsun ki bu Kuran'da insanlar için her türlü misali vermişizdir. Bununla beraber, eğer sen onlara bir mucize getirmiş olsan, inkar edenler: 'Siz ancak batıl şeyler ortaya atanlarsınız' derler.
Fizilil Kuran Andolsun; biz bu Kur'an'da insanlara her çeşit misali getirip anlattık. Onlara bir ayet getirdiğin zaman inkâr edenler; «Siz ancak geleneklerinizi iptal edenlerden başkası değilsiniz» derler.
Gültekin Onan Andolsun, biz bu Kuran'da insanlar için her örneği gösterdik. Şüphesiz, sen onlara bir ayet ile geldiğin zaman, o küfredenler mutlaka: "Siz ancak muptil olanlardan başkası değilsiniz" derler.
Hasan Basri Cantay Andolsun ki bu Kur'anda insanlar için her (çeşid) misâl (ler) irâd etmişizdir. Andolsun ki (Habîbim) onlara herhalde bir âyeti getirsen küfreden (o adam) lar mutlakaa: «Siz tezvircilerden başkası değilsiniz» diyeceklerdir.
Hayat Neşriyat Şânım hakkı için, bu Kur’ân’da insanlara her çeşit misâlden (ve ma'nâdan)getirdik. Ve muhakkak ki, onlara bir âyet de getirsen, o inkâr edenler elbette: 'Siz ancak bâtıl şeyler uyduran kimselersiniz' diyeceklerdir.
Ibni Kesir Andolsun ki; bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali irad etmişizdir. Bununla beraber sen, onlara herhangi bir ayet getirmiş olsan küfredenler: Siz ancak batıl şeyler ortaya atanlarsınız, derler.
Muhammed Esed Biz bu Kuran'da insanların önüne her türlü örnek olayı koyduk. Ama onlara (böyle) bir mesajla yaklaşırsan, hakikati inkara şartlanmış olanlar, mutlaka, "Siz düzmece iddialarda bulunmaktan başka bir şey yapmıyorsunuz!" derler.
Ömer Nasuhi Bilmen Andolsun ki, bu Kur'an'da insanlar için herbir meselden irâd ettik. Ve muhakkak ki, onlara herhangi bir âyet getirecek olsan elbette kâfir olanlar diyeceklerdir ki, siz mubtil kimselerden başka değilsiniz.
Ömer Öngüt Andolsun ki biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali getirdik. Şayet sen onlara bir âyet (mucize) getirsen, kâfir olanlar: “Siz ancak bâtıl şeyler ortaya atmaktasınız. ” derler.
Şaban Piris Gerçekten, bu Kur’an’da insanlar için her türlü örneği verdik. Onlara bir mucize getirsen bile, inkarcılar: -Siz, ancak batıl şeyleri ileri sürenlersiniz derler.
Suat Yıldırım Biz gerçekten bu Kur’ân’da insanlar için nice meseller getirdik. Eğer sen onlara karşı istedikleri bir mûcizeyi getirmiş olsan dahi, o kâfirler: "Siz ancak, batıl iddialar peşindesiniz" derler.
Tefhim-ül Kuran Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlar için her örneği gösterdik. Hiç tartışmasız, sen onlara bir ayetle geldiğin zaman, o küfre sapanlar, mutlaka: «Siz ancak muptil olanlardan başkası değilsiniz» derler.
Ümit Şimşek Doğrusu Biz bu Kur'ân'da insanlara her türlü misali vermiş bulunuyoruz. Fakat sen onlara bir âyet getirdiğinde, inkâr edenler, 'Siz ancak bâtıl şeyler uydurup duruyorsunuz' derler.

Diyanet Tefsiri Kıyamet koptuğunda günaha saplanmış olanların ancak kısa bir süre kaldıklarını söyleyeceklerinin belirtildiği 55. âyette nerede kaldıklarıyla ilgili bir açıklama bulunmadığı için, burada, dünyada veya kabirlerde geçirdikleri ya da dünyanın sona ermesiyle haşir günü (öldükten sonra dirilme vakti) arasında geçen sürenin kastedilmiş olabileceği (Zemahşerî, III, 208) yorumları yapılmıştır. 56. âyetin “fakat siz onu tanımıyordunuz” şeklinde çevrilen son cümlesi lafza uygun olarak “fakat siz bilmiyordunuz, anlamıyordunuz” şeklinde de tercüme edilebilir; meâlde “siz onu onaylamıyordunuz” tarzındaki izahlar esas alınmıştır (meselâ bk. Fîrûzâbâdî, V, 54). “Siz onu yalanladığınız ve alaya aldığınız için çabucak gelmesini istiyordunuz” tarzındaki yorum da (Şevkânî, IV, 266) bu mânayı desteklemektedir. 58. âyette Kur’an’da insanlar için her türlü örneğin verilmiş olduğu ifade edilirken, Allah’ın varlığı, birliği, Kur’an’ın Allah katından geldiği, insanların öldükten sonra diriltilerek hesaba çekilecekleri hususunda inkârcılara hiçbir mazeret bırakmayacak açıklıkta kanıtlar getirildiği ve uyarılara yer verildiği, bundan sonra inkârcılıkta direnmenin katı bir inattan başka bir şey olmadığı ve Hz. Peygamber’e hiçbir kusur izâfe edilemeyeceği anlatılmış olmaktadır (Râzî, XXV, 137-138).

Kurdî / کوردی / Kürtçe Bi sond! Me di vê Qur’anê da ji bona merivan ji hemî hecwekîyan vekirîye. Heke tu beratekî ji bona wan ra bînî, ewanê bûne file hene! (aha) dibejin: "Evan (beratan) hey hinek (rêzikên) pûçkar in (tu ewan tînî ji bo ku tu rê û rêzikê bav û kalê me bi wan pûç bikî)."
Sahih International / English / Ingilizce And We have certainly presented to the people in this Qur'an from every [kind of] example. But, [O Muhammad], if you should bring them a sign, the disbelievers will surely say, "You [believers] are but falsifiers."
M.Pickthall / English / Ingilizce Verily We have coined for mankind in the Qur’an all kinds of similitudes; and indeed if thou comest unto them with a miracle, those who disbelieve would verily exclaim: Ye are but tricksters!
Muhsin Khan / English / Ingilizce And indeed We have set forth for mankind, in this Quran every kind of parable. But if you (O Muhammad SAW) bring to them any sign or proof, (as an evidence for the truth of your Prophethood), the disbelievers are sure to say (to the believers): "You follow nothing but falsehood, and magic."
Yusuf Ali / English / Ingilizce verily We have propounded for men, in this Qur´an every kind of Parable: But if thou bring to them any Sign, the Unbelievers(3576) are sure to say, "Ye do nothing but talk vanities."
Shakir / English / Ingilizce And certainly We have set forth for men every kind of example in this Quran; and if you should bring them a communication, those who disbelieve would certainly say: You are naught but false claimants.
Dr. Ghali / English / Ingilizce And indeed We have already struck for mankind in this Qur'an every (manner) of similitude; and indeed in case you come to them with a sign, indeed the ones who have disbelieved will definitely say, "Decidedly you are nothing except wrong-doers." (Literally: The doers of futile or worthless deeds).
Albanian / Shqip / Arnavutça Ne në këtë Kur’an u kemi sjellë të gjithë shembujt, po pasha All-llahun, edhe sikur t’u sillje çfarëdo mrekullie ti atyre, ata që nuk besuan do të thoin: Ju (Muhammedi me besimtarë) nuk jeni veçse mashtrues (gënjeshtarë).
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Biz bu Qur’anda insanlar üçün hər çür məsəl çəkdik. (Ya Rəsulum!) Həqiqətən, sən onlara (Musanın yədi-beyzası, əsası kimi) hər hansı bir mö’cüzə gətirsən belə, onlar mütləq: “Siz (Peyğəmbər və ona iman gətirənlər) yalançısınız!” – deyəcəklər.
Bosnian / Bosanski / Bosnakca U ovom Kur'anu Mi navodimo ljudima svakovrsne primjere. A kad bi im ti ne znam kakvo čudo donio, opet bi rekli oni koji neće da vjeruju: "Vi samo iznosite laži!"
Bulgarian / Български / Bulgarca Дадохме вече на хората всякакви примери в този Коран. И ако им донесеш знамение, неверниците ще рекат: “Вие сте само празнодумци.”
Chinese / 中文 / Çince 在這《古蘭經》中,我確已為眾人設了各種譬喻。如果你昭示他­怳@種蹟象,那末     ,不信道者必定說G「你­怚u是荒誕的!」
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 在这《古兰经》中,我确已为众人设了各种譬喻。如果你昭示他们一种迹象,那末,不信道者必定说:�你们只是荒诞的!�
Czech / Česky / Çekçe A věru jsme uvedli lidem v Koránu tomto různé druhy příkladů; když však přijdeš s nějakým znamením, řeknou nevěřící: (". . . ". Rci:) "Vy nečiníte nic jiného, než že za falešné prohlašujete!"
Dutch / Nederlands / Hollandaca En thans hebben wij den mensch in dezen Koran vergelijkingen van allerlei aard voorgesteld; maar indien gij de ongeloovigen een vers daarvan brengt, zullen zij zekerlijk zeggen; Gij zijt slechts verkondigers van ijdele leugens.
Farsi / فارسی / Farsça به راستی برای مردم در این قرآن از هر گونه مثلی آوردیم، و اگر نشانه ای برای آنان بیاوری، البته کسانی که کافر شدند، گویند:«شما جز بیهوده گویان نیستید».
Finnish / Suomi / Fince Totisesti, olemme jo esittänyt tässä Koraanissa monenlaisia vertauksia ihmissuvun hyväksi. Mutta jos sinä tuot heille merkin, niin totisesti uskottomat lausuvat: »Te olette pelkkiä valehtelijoita.»
French / Français / Fransızca Et dans ce Coran, Nous avons certes cité, pour les gens, des exemples de toutes sortes. Et si tu leur apportes un prodige, ceux qui ne croient pas diront : "Certes, vous n'êtes que des imposteurs".
German / Deutsch / Almanca Wir haben den Menschen in diesem Koran Gleichnisse aller Art angeführt. Wenn du ihnen ein sinnfälliges wunderbares Zeichen bringen würdest, würden die Ungläubigen sagen: "Ihr alle, du und deine Anhänger, ihr seid im Irrtum."
Hausa / Hausa Dili Kuma lalle tabbas Mun buga kõwane irin misãli ga mutãne a cikin wannan Alƙur'ãni, kuma lalle idan kã je musu da kõwace ãyã, lalle, waɗanda suka kãfirta zã su ce "Kũ, bã kõme kuke ba fãce mãsu barua."
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Dan Sesungguhnya telah Kami buat dalam Al Quran ini segala macam perumpamaan untuk manusia. Dan Sesungguhnya jika kamu membawa kepada mereka suatu ayat, pastilah orang-orang yang kafir itu akan berkata: "Kamu tidak lain hanyalah orang-orang yang membuat kepalsuan belaka".
Italian / Italiano / Italyanca In questo Corano abbiamo proposto agli uomini ogni specie di metafora. Quando però porti loro un segno, i miscredenti diranno: «Non siete altro che impostori». XXX Sura "Ar-Rûm"
Japanese / 日本語 / Japonca 本当にわれは人びとのため,このクルアーンの中に種々の譬えを提示した。だがあなたが,仮令どの一節を持ち出しても,信じない者は必ず,「あなたがたは虚偽に従う者に過ぎません。」と言うであろう。
Korean / 한국어 / Korece 하나님은 백성들을 위하여 이꾸란에 모든 종류의 비유를 들었노 라 그러나 그대가 어떤 예증을 그 들에게 보였다고 하더라도 그 불신 자들은 그대는 단지 거짓장이에 불 과하니 라고 말할 것이라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Dan demi sesungguhnya, Kami telah mengemukakan kepada umat manusia berbagai kisah dan perbandingan di dalam Al-Quran ini; dan demi sesungguhnya jika engkau membawa kepada mereka sebarang keterangan, sudah tentu orang-orang kafir itu akan berkata: "Kamu ini tidak lain hanyalah orang-orang yang membuat dakwaan palsu".
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili മനുഷ്യര്‍ക്ക്‌ വേണ്ടി ഈ ഖുര്‍ആനില്‍ എല്ലാവിധ ഉപമയും നാം വിവരിച്ചിട്ടുണ്ട്‌. നീ വല്ല ദൃഷ്ടാന്തവും കൊണ്ട്‌ അവരുടെ അടുത്ത്‌ ചെന്നാല്‍ അവിശ്വാസികള്‍ പറയും: നിങ്ങള്‍ അസത്യവാദികള്‍ മാത്രമാണെന്ന്‌ .
Maranao / mәranaw Na sabnsabnar a piyayag Ami ko manga manosiya, sangkai a Qor´an so oman i ibarat: Na ibt o katalingomaing ka siran sa tanda, na mataan a ptharoon dn o siran a da pamaratiyaya: "Da´ ko skano inonta na manga ribat."
Norwegian / Norsk / Norveççe Vi har gitt all slags lignelser for menneskene i denne Koran. Men kommer du til dem med et ord, så vil de vantro si: «Dere står for intet annet enn det verdiløse.»
Polski / Polish / Polonya Dili Przytoczyliśmy ludziom w tym Koranie wszelkie przypowieści. Lecz jeśli ty przychodzisz do nich ze znakiem, to z pewnością ci, którzy nie uwierzyli, będą mówili: "Wy jesteście tylko głosicielami fałszu."
Portuguese / Português / Portekizce Neste Alcorão, temos proposto aos humanos toda a espécie de exemplos: E quando lhes apresentas um sinal, osincrédulos dizem: Não fazeis mais do que proferir vaidades.
Romanian / Română / Rumence Astfel, Dumnezeu pecetluieşte inimile celor care nu ştiu.
Russian / Россия / Rusça Мы уже привели людям в этом Коране любые притчи. Если ты явишь им знамение, то неверующие непременно скажут: "Вы - всего лишь приверженцы лжи".
Somali / Somalice dhab ahaanbaan ugu caddaynay Dadka Quraankan dhexdiisa tusaale kasta, haddaadna ula timaado aayad waxay dhihi kuwii Gaaloobay waxaan baadhil (xumaan) ahayn kuma sugnidin.
Spanish / Español / Ispanyolca En este Corán hemos dado a los hombres toda clase de ejemplos. Si les vienes con una aleya, seguro que dicen los infieles: «¡No sois más que unos falsarios!»
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Na hakika tulikwisha wapigia watu kila mfano katika hii Qur'ani. Na ukiwaletea Ishara yoyote hapana shaka walio kufuru watasema: Nyinyi si chochote ila ni waongo.
Svenska / Swedish / Isveççe VI HAR framställt alla slags liknelser för människorna i denna Koran. Men även om du visar dem ett tecken, kommer förnekarna helt säkert att säga: "Ni är bara lögnare [och bedragare]!"
Tatarça / Tatarish / Tatarca Тәхкыйк ошбу Коръәндә кешеләргә хөкемнәрне, төрле мисалларны вә ґәҗәеб хәлләрне бәян иттек, әгәр син төрле могҗизалар белән килгән булсаң, әлбәттә, имансыз кешеләр әйтерләр иде: сез фәкать ялганчыларсыз, дип.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili และโดยแน่นอนในอัลกุรอานนี้เราได้ยกอุทาหรณ์ไว้ทุกอย่างสำหรับมนุษย์ และหากว่าเจ้านำมาให้พวกเขาสัญญาณหนึ่ง แน่นอน บรรดาผู้ปฏิเสธศรัทธาจะกล่าวว่า “พวกท่านมิใช่ใครอื่น นอกจากเป็นผู้หลอกลวง”
Urdu / اردو / Urduca اور ہم نے لوگوں کے (سمجھانے کے) لئے اس قرآن میں ہر طرح کی مثال بیان کر دی ہے اور اگر تم اُن کے سامنے کوئی نشانی پیش کرو تو یہ کافر کہہ دیں گے کہ تم تو جھوٹے ہو
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Батаҳқиқ, Биз ушбу Қуръонда одамлар учун турли мисоллар келтирдик. Аниқки, агар сен уларга оят-мўъжиза келтирсанг ҳам, куфр келтирганлар: «Сиз ботилчилардан ўзга эмассиз», дерлар.
Bengali / বাংলা / Bengalce আমি এই কোরআনে মানুষের জন্য সর্বপ্রকার দৃষ্টান্ত বর্ণনা করেছি। আপনি যদি তাদের কাছে কোন নিদর্শন উপস্থিত করেন, তবে কাফেররা অবশ্যই বলবে, তোমরা সবাই মিথ্যাপন্থী।
Tamil / தமிழர் / Tamilce திடமாக இந்த குர்ஆனில் மனிதர்களுக்குப் பலவிதமான உவமானங்களையும் நாம் கூறியிருக்கிறோம்; ஆயினும் நீர் எந்த ஓர் அத்தாட்சியை அவர்களிடம் கொண்டு வந்த போதிலும்; "நீங்கள் எல்லோரும் வீண் பொய்யர்களே அன்றி வேறில்லை" என்று நிராகரிப்வோர் நிச்சயமாக கூறுவார்கள்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>