3. Hîzb, Rahmân Sûresi

Rahmân Suresi 35. Ayeti Meali

يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌ مِّن نَّارٍ وَنُحَاسٌ فَلَا تَنتَصِرَانِ
Yurselu ‘aleykumâ şuvâzun min nârin ve nuhâsun felâ tentesirân(i)
1
yurselu
gönderilir
2
aleykumâ
siz ikinizin (iki toplumun) üzerine
3
şuvâzun
alev
4
min nârin
ateşten
5
ve nuhâsun
ve duman
6
fe
o zaman
7
lâ tentesirâni
ikiniz (iki toplum) yardımlaşamazsınız (kurtulamazsınız)

Diyanet İşleri Üstünüze ateşten yalın bir alevle kıpkızıl bir duman gönderilir de kendinizi koruyamazsınız.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Üzerinize ateşten alev ve duman gönderilir, kendinizi savunamazsınız.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Üstünüze ateşten bir alev, bir zehir duman salınır; aman dileseniz de kurtulamazsınız;
Elmalılı Hamdi Yazır Salınır üstünüze ateşten bir yalın, bir zehir duman, kurtulamazsınız deseniz de el'aman
Diyanet Vakfı Üzerinize ateşten alev ve duman gönderilir de birbirinizi kurtaramaz ve yardımlaşamazsınız.
Abdulbaki Gölpınarlı Üstünüze bir ateş yalımı ve erimiş bakır gönderilir de kaçamazsınız.
Adem Uğur Üzerinize ateşten alev ve duman gönderilir de birbirinizi kurtaramaz ve yardımlaşamazsınız.
Ahmed Hulusi İkinizin de üzerine Nâr'dan alev ve duman (bilinç bulanıklığı) irsâl edilir de başarılı olamazsınız!
Ahmet Tekin Üzerinize yüksek hararet, güçlü ışınlar (radyasyon) yağdırılır. Kendinizi koruyamazsınız, yardım ve kurtarma da mümkün değildir.
Ahmet Varol Üzerinize ateşten yalın bir alevle ateşsiz kıpkızıl bir duman salıverilir de kendinizi savunamazsınız. [3]
Ali Fikri Yavuz (Kabirlerinizden çıktığınız zaman) üstünüze saf ateşten bir alevle, bir duman salıverilir; (ve onlar, sizi mahşere sevkederler). Onları engelleyib kurtulamazsınız.
Bekir Sadak Ey insanlar ve cinler! Uzerinize dumansiz bir alev ve atessiz bir duman gonderilir de kurtulamazsiniz.
Celal Yıldırım Üzerinize dumansız bir ateş ve bunaltıcı bir duman (gaz) gönderilir de artık kendinizi savunamaz ve kurtaramazsınız.
Diyanet İşleri 2 Ey insanlar ve cinler! Üzerinize dumansız bir alev ve ateşsiz bir duman gönderilir de kurtulamazsınız.
Fizilil Kuran Üzerinize dumansız alev ve bakır eriyiği püskürtülür de bu azaptan sizi kurtaran bulunmaz.
Gültekin Onan İkinizin de üzerine ateşten yalın bir alev ve (bakır gibi erimiş) kıpkızıl bir duman salıverilir de 'kurtulup başaramazsınız'.
Hasan Basri Cantay Üzerinize ateşden (dumansız) bir yalınla (kara) bir duman salıverilecek, öyle ki birbirinizi kurtaramayacak, yardımlaşamayacaksınız.
Hayat Neşriyat Üzerinize ateşten (dumansız) bir alev ve alevsiz bir duman gönderilir dekurtulamazsınız.
Ibni Kesir Üzerinize dumansız bir alev ve ateşsiz bir duman gönderilir de birbirinizi kurtaramaz ve yardımlaşamazsınız.
Muhammed Esed Bir ateş alevi ve duman üzerinize salınacak ve hiçbir yardım görmeyeceksiniz!
Ömer Nasuhi Bilmen (35-36) Sizin üzerinize ateşten dumansız bir alev ve alevsiz bir duman gönderilir, artık yardımlaşamıyacaksınızdır. Artık Rabbinizin hangi nîmetlerini tekzîp edersiniz?
Ömer Öngüt Üzerinize dumansız bir ateş ve bunaltıcı bir duman gönderilir de artık birbirinizi kurtaramaz ve yardımlaşamazsınız.
Şaban Piris Üstünüze ateşten bir alev bir duman gönderilir de kendinizi koruyamazsınız.
Suat Yıldırım Üzerinize ateşler, duman alevleri gönderilir de artık kendinizi savunamazsınız.
Tefhim-ül Kuran İkinizin de üzerine ateşten yalın bir alev ve (bakır gibi erimiş) kıpkızıl bir duman salıverilir de 'kurtulup başaramazsınız.'
Ümit Şimşek Üzerinize ateşten saf alevler, bakır eriyiği gibi dumanlar salınır da birbirinize hiçbir yardımınız olmaz.

Diyanet Tefsiri Müfessirlerin bir kısmı buradaki hitabı kıyamet tasviri çerçevesinde değerlendirmişler ve o gün cinlere ve insanlara böyle seslenileceği yorumunu yapmışlardır. Önceki âyetlerde hesap gününe ilişkin bir uyarının bulunması, müteakip âyetlerde de kıyametten ve âhirette karşılaşılacak sonuçlardan söz edilmesi bu yorumu destekleyici niteliktedir. Diğer bir grup müfessire göre ise bu hitap dünya hayatıyla ilgilidir ve önceki âyetlerde yer alan uyarıyı tamamlamaktadır: Cinlere ve insanlara kendilerine dünya hayatında tanınan fırsata aldanmamaları gerektiği hatırlatılmakta, ölümden ve ilâhî huzurda verilecek hesaptan kaçışın asla mümkün olmadığı bildirilmektedir. Derveze 33. âyette geçen sultân kelimesini “kişiyi kurtaracak sâlih ameller” şeklinde izah eder (VII,136); birçok müfessirin anılan kelimeyi “delil, hüccet” anlamında almaları (İbn Atıyye, V, 230) bu yorumu destekler nitelikte olmakla beraber, 35. âyetin ifadesi belirtilen ihtimali zayıflatmaktadır. Öte yandan, bazı tefsirlerde sultan kelimesinin “güç” anlamı esas alınarak “Büyük bir güç bulunmadıkça geçemezsiniz” ifadesinden, “Böyle bir gücünüz de olmadığına göre göklerin ve yerin sınırını aşıp ötelere geçmeniz de imkânsızdır” anlamı çıkarılmıştır. Fakat sultan kelimesinin “yetki” anlamı dikkate alınarak âyetin ilgili kısmı, “Göklerin ve yerin sınırlarını aşıp ötelere geçebilmeniz ancak (Allah tarafından verilecek) bir yetki, bir imkânla olabilir” şeklinde de anlaşılabilir. Bu takdirde muhatapların, yüce yaratıcının evrendeki yasaları doğrultusunda ortaya koyacakları çabaları sonucunda elde edecekleri kuvvete bir gönderme yapılmış demektir. Uzay araştırmalarının ilerlediği ve uzaya seyahatlerin gerçekleştiği günümüz şartları, Kur’an tefsiriyle meşgul olanları bu yorumu benimsemeye ve bu âyetlerde uzayın fethine işaret bulunduğu görüşüne yöneltmiştir. Hatta 35. âyetteki tasvirin modern silâhları çağrıştırdığı yorumları yapılmıştır. Râzî’nin belirttiği gibi, bağlam bu hitabın âhirette olduğu izlenimini vermektedir. Fakat her iki ihtimale göre düşünüp bu âyetlerde, Allah’ın hükümranlığını aşmanın ve verdiği hükümden kaçmanın asla mümkün olmayacağı uyarısı bulunduğunu söylemek daha doğru olur (XXIX, 113-114). Bir başka anlatımla, Allah’a karşı sorumluluğu olan varlıklar ister dünya hayatında ister kıyamet gelip çattığında Allah’ın hükmünden kaçıp kurtulmak için yerin ve göğün sınırlarını zorlayacak kadar güç elde etseler veya kendilerine bu tarz bir imkân verilse, hatta bu varlıklar topyekün bir dayanışma içine girseler dahi, 35. âyette ifade edildiği üzere bunlar sınırlı ve sonuçsuz kalmaya mahkumdur. Şu halde ikinci yorum esas alındığında da (dünya hayatı bakımından) bu âyetlerden çıkan mesaj şu olmaktadır: Evreni daha iyi tanıma merakı, yerin derinliklerine ve göğün en uzak noktalarına nüfuz etme arzusu yadırganacak bir şey değildir ve büyük bir güç oluşturularak bu konuda epeyce mesafe alınabilir; ama bu çabalar asla ilâhî iradenin egemenliğini alt etme gibi bir amaç taşımamalıdır. Zira bu, Allah’ın evrendeki mutlak gücünü ayan beyan gören şuurlu varlıklara yaraşmaz; kaldı ki böyle bir yöneliş başarısızlıkla sonuçlanmaya mahkûmdur, böyle bir amaç taşıyanların âkıbeti hüsrandır. 35. âyette “erimiş bakır” diye çevrilen kelimeye “bakır gibi kızıl duman” mânası da verilmiştir.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Wê alav û dûyê ji agir bi ser we de bê þandin; êdî hûn nikarin yariya havûdin jî bikin.
Sahih International / English / Ingilizce There will be sent upon you a flame of fire and smoke, and you will not defend yourselves.
M.Pickthall / English / Ingilizce There will be sent, against you both, heat of fire and flash of brass, and ye will not escape.
Muhsin Khan / English / Ingilizce There will be sent against you both, smokeless flames of fire and (molten) brass, and you will not be able to defend yourselves.
Yusuf Ali / English / Ingilizce On you will be sent (O ye evil ones twain!)(5196) a flame of fire (to burn) and a smoke (to choke):(5197) no defence will ye have:
Shakir / English / Ingilizce The flames of fire and smoke will be sent on you two, then you will not be able to defend yourselves.
Dr. Ghali / English / Ingilizce Against you (both) will be sent flares of fire, and (molten) brass; then you will not vindicate yourselves.
Albanian / Shqip / Arnavutça Juve dy grumbujve u derdhet përmbi flakë zjarri dhe do t’uderdhen rem i shkrirë e nuk do të keni mundësi të mbroheni.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice (Qiyamət günü) sizin üstünüzə tüstüsüz alov və alovsuz tüstü göndəriləcək (başınıza ərimiş mis, od və duman töküləcək) və siz bir-birinizə kömək də edə bilməyəcəksiniz.
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Na vas će se ognjen plamen i rastopljeni mjed prolivati, i vi se nećete moći odbraniti –
Bulgarian / Български / Bulgarca Ще бъде пратен срещу вас пламък от огън и дим, и не ще ви се помогне.
Chinese / 中文 / Çince 火焰和火煙將被骨顜A怴A而你怳ㄞ鄏蛗獺C
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 火焰和火烟将被降于你们,而你们不能自卫。
Czech / Česky / Çekçe Bude na vás poslán plamen ohnivý a měď roztavená, a nebude vám pomoci!
Dutch / Nederlands / Hollandaca Een vuurvlam zonder rook, en een rook zonder vlam zullen op u worden nedergezonden, en gij zult niet in staat zijn, u daartegen te beschutten.
Farsi / فارسی / Farsça شعله هایی از آتش, ودود بر شما (جن وانس) فرستاده می شود پس نمی توانید از خودتان دفاع کنید.
Finnish / Suomi / Fince Hän lähettää teitä vastaan tulenliekit ja savun, eikä teillä silloin ole mitään apua.
French / Français / Fransızca Il sera lancé contre vous un jet de feu et de fumée [ou de cuivre fondu], et vous ne serez pas secourus.
German / Deutsch / Almanca Er sendet über euch Feuerflammen und geschmolzenes Kupfer, und ihr werdet euch dagegen nicht wehren können.
Hausa / Hausa Dili Anã sako wani harshe daga wata wutã a kanku, da narkakkiyar tagulla. To, bã zã ku nẽmi taimako ba?
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Kepada kamu, (jin dan manusia) dilepaskan nyala api dan cairan tembaga maka kamu tidak dapat menyelamatkan diri (dari padanya).
Italian / Italiano / Italyanca Sarà inviata contro entrambi fiamma ardente e rame fuso e non sarete soccorsi.
Japanese / 日本語 / Japonca あなたがた(邪悪な両者)に対して,燃え盛る炎と煙が浴びせられよう。あなたがたには,防ぎようがないであろう。
Korean / 한국어 / Korece 화염과 연기가 너희 두무 리 위에 이르게 되리라 그때 너희는 너희 스스로를 보호할 수 없나니
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Kamu (wahai golongan yang kufur ingkar dari kalangan jin dan manusia) akan ditimpakan dengan api yang menjulang-julang dan leburan tembaga cair (yang membakar); dengan yang demikian, kamu tidak akan dapat mempertahankan diri (dari azab seksa itu);
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili നിങ്ങള്‍ ഇരുവിഭാഗത്തിന്‍റെയും നേര്‍ക്ക്‌ തീജ്വാലയും പുകയും അയക്കപ്പെടും. അപ്പോള്‍ നിങ്ങള്‍ക്ക്‌ രക്ഷാമാര്‍ഗം സ്വീകരിക്കാനാവില്ല.
Maranao / mәranaw Mbotawanan rkano so kadg o apoy, go so bl, na di niyo dn marn:
Norwegian / Norsk / Norveççe Det vil bli sendt mot dere stråler av flammer og smeltet kobber, og dere kan ikke finne hjelp.
Polski / Polish / Polonya Dili I będzie wysłany przeciwko wam płomień ognia i miedź roztopiona,. a wy nie otrzymacie pomocy.
Portuguese / Português / Portekizce Então, uma chama de fogo e uma fumaça serão lançados sobre vós, e não podereis contê-las.
Romanian / Română / Rumence Aşadar, care sunt binefacerile Domnului vostru pe care voi doi le socotiţi minciuni?
Russian / Россия / Rusça На вас нашлют зеленое пламя (или пламя без дыма) и расплавленную медь (или дым), и вы не поможете друг другу.
Somali / Somalice Eebe (hadduu doono) wuxuu idinku diri Olol Naar ah, iyo Maar (la dhalaaliyay) umana gargaarsanaysaan.
Spanish / Español / Ispanyolca Serán lanzadas contra vosotros llamaradas de fuego sin humo y de bronce fundido, y no podréis defenderos.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Mtapelekewa muwako wa moto na shaba; wala hamtashinda.
Svenska / Swedish / Isveççe Ni blir måltavla för [strömmar] av eld och smält koppar, och ingen skall komma till er hjälp.
Tatarça / Tatarish / Tatarca Ий ышанмаучы кешеләр вә җеннәр сезгә җибәрелер уттан булган ялкын вә эрегән бакыр, Аллаһ ґәзабыннан котылу өчен ярдәмләшә алмассыз.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili เปลวไฟ และทองเหลือง จะถูกส่งมายังเจ้าทั้งสองแล้วเจ้าทั้งสองก็ไม่อาจจะป้องกันตนเองได้
Urdu / اردو / Urduca تم پر آگ کے شعلے اور دھواں چھوڑ دیا جائے گا تو پھر تم مقابلہ نہ کرسکو گے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Устингиздан ўт-чўғ ва тутун юборилур. Бас, қутула олмассиз.
Bengali / বাংলা / Bengalce ছাড়া হবে তোমাদের প্রতি অগ্নিস্ফুলিঙ্গ ও ধুম্রকুঞ্জ তখন তোমরা সেসব প্রতিহত করতে পারবে না।
Tamil / தமிழர் / Tamilce (மறுமையில்) உங்களிருசாரார் மீதும், நெருப்பின் ஜீவாலையும், புகையும் அனுப்பப்படும், அப்பொழுது நீங்கள் (இரு சாராரும், எவரிடமிருந்தும்) உதவி பெற்றுக் கொள்ள மாட்டீர்கள்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>