3. Hîzb, Ra'd Sûresi

Ra’d Suresi 43. Ayeti Meali

وَيَقُولُ الَّذِينَ كَفَرُواْ لَسْتَ مُرْسَلاً قُلْ كَفَى بِاللّهِ شَهِيدًا بَيْنِي وَبَيْنَكُمْ وَمَنْ عِندَهُ عِلْمُ الْكِتَابِ
Veyekûlu-lleżîne keferû leste murselâ(en)(c) kul kefâ bi(A)llâhi şehîden beynî vebeynekum vemen ‘indehu ‘ilmu-lkitâb(i)
1
ve yekûlu
ve derler, diyorlar
2
ellezîne keferû
inkâr eden kimseler, kâfir olanlar
3
leste
sen değilsin
4
murselen
resûl olarak gönderilmiş
5
kul
de
6
kefâ
kâfi
7
billâhi (bi allâhi)
Allah
8
şehîden
şahit olarak
9
beynî
benimle
10
ve beyne-kum
ve sizin aranızda
11
ve men
ve kim, kimse
12
inde-hu
onun yanında, indinde
13
ilmu el kitâbi
kitabın ilmi

Diyanet İşleri İnkâr edenler, “Sen peygamber değilsin” diyorlar. De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve bir de yanında kitap (Kur’an) bilgisi bulunanlar yeter.”
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) O kâfirler: «Sen Allah tarafından gönderilmiş bir peygamber değilsin» diyorlar. De ki: «Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter, bir de yanında kitap ilmi bulunan (yeter).»
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) O küfredenler: «Sen peygamber değilsin.» diyorlar. De ki: «Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter, bir de yanında kitap ilmi bulunan!»
Elmalılı Hamdi Yazır O küfretmekte olanlar, sen bir mürsel değilsin diyorlar? de ki benimle sizin aranızda şahid olarak Allah yeter bir de nezdinde kitab ılmi bulunan?
Diyanet Vakfı Kâfir olanlar: Sen resûl olarak gönderilmiş bir kimse değilsin, derler. De ki: Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve yanında Kitab'ın bilgisi olan (Peygamber) yeter.
Abdulbaki Gölpınarlı Kâfirler, sen peygamber değilsin derler; de ki: Sizinle aramda tanık olarak Allah ve kitap bilgisine sâhip olan yeter.
Adem Uğur Kâfir olanlar: Sen resûl olarak gönderilmiş bir kimse değilsin, derler. De ki: Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve yanında Kitab'ın bilgisi olan (Peygamber) yeter.
Ahmed Hulusi Hakikat bilgisini inkâr edenler: "Sen mürsel (irsâl olunmuş bir Rasûl) değilsin" der. . . De ki: "Benimle sizin aranızda, şahidim olarak Allâh ve bir de indînde Hakikat bilgisi ilmi bulunanlar kâfidir. . . "
Ahmet Tekin Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler :
'Sen Rasul olarak gönderilmiş bir kimse değilsin' diyorlar.
'Benimle sizin aranızdaki konularda, benim hak peygamber olduğuma, sizin de yalancı olduğunuza şâhit olarak Allah, kutsal kitaplardaki doğru bilgilere sahip olan insaf sahipleri ve Kur’ân’ı anlayanlar yeter' de.
Ahmet Varol Kâfirler: 'Sen gönderilmiş değilsin' diyorlar. De ki: 'Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve kendilerinde Kitap'tan ilim bulunanlar yeter.'
Ali Fikri Yavuz O kâfir olanlar, sen Allah tarafından gönderilmiş bir Peygamber değilsin, diyorlar. De ki: “- Benimle sizin aranızda, doğruluğuma şâhid Allah yeter; bir de yanında kitap ilmi bulunan (Levh-i Mahfuz ilmi bulunan Cebraîl yeter)...
Bekir Sadak Inkar edenler: «Sen peygamber degilsin» derler; de ki: «Benimle sizin aranizda sahit olarak Allah ve Kitap'i bilenler yeter."*
Celal Yıldırım İnkâr edenlere, «Sen peygamber değilsin» derler. De ki: benimle sizin aramızda şâhid olarak Allah ve bir de yanında kitâb bilgisi bulunanlar yeter.
Diyanet İşleri 2 İnkar edenler: 'Sen peygamber değilsin' derler; de ki: 'Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve Kitap'ı bilenler yeter.'
Fizilil Kuran Kâfirler «Sen peygamber değilsin» derler. Onlara de ki; «Sizin ile benim aramda Allah'ın ve kutsal kitap kaynaklı bilginlerin tanıklığı yeterli bir kanıttır.»
Gültekin Onan O küfredenler şöyle derler: "Sen gönderilmiş (Tanrı'nın bir elçisi) değilsin." De ki: "Benimle sizin aranızda şahid olarak Tanrı yeter ve yanlarında kitabın ilmi bulunanlar da (bu gerçeği bllir)."
Hasan Basri Cantay O küfredenler şöyle der: «Sen (Hak tarafından) gönderilmiş bir peygamber değilsin». De ki: «Benim aramla sizin aranızda (hakikî) şâhid olarak Allah yeter ve (bunu) nezdinde kitab ilmi bulunanlar dahi (bilirler).
Hayat Neşriyat Buna rağmen inkâr edenler: 'Sen (peygamber olarak) gönderilmiş bir kimse değilsin' der. De ki: 'Benimle sizin aranızda şâhid olarak Allah yeter! Ve yanında kitab ilmi bulunanlar (yahudi ve hristiyanlardan mü’min olanlar) da (benim nübüvvetimi bilirler)!'
Ibni Kesir Küfredenler: Sen peygamber değilsin, derler. De ki: Benimle sizin aranızda şahid olarak Allah ve kitabın bilgisi kendi yanında olanlar yeter.
Muhammed Esed Ve hakkı inkara şartlanmış olan o kimseler, (ey Peygamber, sana): "Sen (Allah tarafından) gönderilmiş değilsin!" diyorlar; de ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter; bir de bu ilahi kelamı gerçekten anlayan kimse(ler)!"
Ömer Nasuhi Bilmen Ve kâfir olanlar der ki: «Sen gönderilmiş bir peygamber değilsin.» De ki: «Benim aramla sizin aranızda şahit olarak Allah Teâlâ ve kendisinde kitaba bilgi bulunan (kimseler) kifâyet eder.»
Ömer Öngüt İnkâr edenler: “Sen elçi olarak gönderilmiş bir kimse değilsin. ” derler. Resulüm! De ki: “Benim aramla sizin aranızda Allah ve kitap ilmine sahip olanların şâhitliği kâfidir. ”
Şaban Piris Kafir olanlar: -Sen peygamber değilsin, derler; de ki: -Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve kitap ilmine sahip olanlar yeter.
Suat Yıldırım Dini inkâr edenler: "Sen Peygamber değilsin" diyorlar. De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter, bir de nezdinde kitap ilmi bulunanlar."
Tefhim-ül Kuran O küfre sapanlar şöyle derler: «Sen gönderilmiş (Allah'ın bir elçisi) değilsin.» De ki: «Benimle sizin aranızda şahid olarak Allah yeter ve yanlarında kitabın ilmi bulunanlar da (bu gerçeği bilir) .»
Ümit Şimşek İnkâr edenler 'Sen peygamber değilsin' diyorlar. De ki: Sizinle benim aramda şahit olarak Allah ile Onun kitapları hakkında bilgi sahibi olanlar yeter.

Diyanet Tefsiri Peygamber için “onun gerçek bir Allah elçisi” olduğunu Allah’ın, kendisinin ve bu konuda bilgi sahibi olanların bilmesi yeterlidir. İnanmayanların ona “Sen peygamber değilsin” demeleri tabii ve etkisizdir. “Kitap bilgisine sahip olanlar”dan maksadın kimler olduğu konusunda iki ihtimal vardır: a) Bundan maksat Tevrat ve İncil bilgisine sahip olan yahudi ve hıristiyan âlimleridir; çünkü yukarıda belirtildiği üzere (âyet 36) Kur’an amelî konularda bazı farklılıklar getirse de dinin esasları itibariyle önceki kitaplarla uyuşuyor ve onları tasdik ediyordu (Mâide 5/48); ayrıca onların kitaplarında Hz. Peygamber’in evsafı ile ilgili bilgiler ve geleceğine dair müjdeler vardı; dolayısıyla Ehl-i kitap‘tan kendi dinlerine samimiyetle bağlı olanlar Hz. Muhammed’e indirilen Kur’an’dan da hoşlanıyor ve memnun oluyorlardı. Bu sebeple yüce Allah Hz. Muhammed’in hak peygamber olduğuna dair onların şahit gösterilmesini elçisine emretmiştir. b) Bunlar Varaka b. Nevfel gibi Mekkeliler’den olup yahudi veya hıristiyan olmadıkları halde Tevrat ve İncil’i bilen kimselerdir. Nitekim Hz. Peygamber’e ilk vahiy geldiğinde eşi Hz. Hatice onu Varaka’nın yanına götürmüş, o da Hz. Muhammed’e vahiy getiren meleğin daha önce Hz. Mûsâ’ya vahiy getiren melek olduğunu söylemişti, Mekkeliler de bu olaydan haberdar olmuşlardı (Buhârî, “Bed’ü’l-vahy”, 3). c) Kitap bilgisine sahip olanları belli bir grupla sınırlandırmak yerine, “Allah’ın vahyi, gönderdiği kitaplar konusunda bilgisi olanlar, bunları okuyup anlayarak hakkı bâtıldan ayırma ölçütü kazanmış bulunanlar” şeklinde anlamak daha uygundur. Bu takdirde, yukarıda geçen iki grup dışında, meselâ Kur’an’ı okuyan, bu kitap hakkında yeterli bilgiye sahip olanlar da, “kitap hakkında bilgi sahibi” olanlara dahil sayılacaklardır. Çünkü Hz. Muhammed’in peygamberliğinin en açık ve kesin delili Kur’an’dır.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Ewanê bûne file hene! (Muhemmed! Ji te ra) dibêjin: "Bi rastî tu (ji bal Yezdan da li bal me da bi pêxemberî) ne hatî şandıne." (Tu ji wan ra) bêje: "Di nîveka min û we da bi nêhrewanî (şahid) Yezdan û ewê zanîna pirtûkê li bal heye, bes e.
Sahih International / English / Ingilizce And those who have disbelieved say, "You are not a messenger." Say, [O Muhammad], "Sufficient is Allah as Witness between me and you, and [the witness of] whoever has knowledge of the Scripture."
M.Pickthall / English / Ingilizce They who disbelieve say: Thou art no messenger (of Allah). Say: Allah, and whosoever hath true knowledge of the Scripture, is sufficient witness between me and you.
Muhsin Khan / English / Ingilizce And those who disbelieve, say: "You (O Muhammad SAW) are not a Messenger." Say: "Sufficient for a witness between me and you is Allah and those too who have knowledge of the Scripture (such as 'Abdullah bin Salam and other Jews and Christians who embraced Islam)."
Yusuf Ali / English / Ingilizce The Unbelievers say: "No messenger(1867) art thou." Say: "Enough for a witness between me and you is Allah, and such as have knowledge of the Book."(1868)
Shakir / English / Ingilizce And those who disbelieve say: You are not a messenger. Say: Allah is sufficient as a witness between me and you and whoever has knowledge of the Book.
Dr. Ghali / English / Ingilizce And the ones who have disbelieved say, "You are not an Emissary." Say, " Allah suffices as an Ever-Present Witness between me and you, and whoever has in his presence Knowledge of the Book (is also a witness)."
Albanian / Shqip / Arnavutça E ata që mohuan thonë: “Ti nuk je i dërguar!” Thuaj: “Mjafton që All-llahu është dëshmitarë midis meje dhe midis jush dhe (është dëshmitar) ai që ka njohuri të librit (të shpalljeve)”.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice (Ya Rəsulum!) Kafirlər: “Sən peyğəmbər deyilsən!” – deyirlər. (Onlara) belə cavab ver: “Mənimlə sizin aranızda (doğruluğuma) Allahın və kitabı bilənlərin (Tövratı, İncili bilən mö’min yəhudi və xaçpərəstlərin, yaxud Qur’ana bələd olan mö’min müsəlmanların və ya lövhi-məhfuzdan xəbərdar olan Cəbrailin) şahid olması yetər!”
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Oni koji ne vjeruju govore: "Ti nisi poslanik!" Reci: "Meni i vama dovoljan će biti kao svjedok Allah, i onaj koji zna šta je Knjiga."
Bulgarian / Български / Bulgarca И казват неверниците: “Не си пратеник.” Кажи: “Достатъчен е Аллах за свидетел между мен и вас, и онези, у които е знанието на Писанието.”
Chinese / 中文 / Çince 不信道者將n知道,今世的善果將歸誰所有。不信道的人抳﹛G「你不是使者。」 你說:「真主足以為我和你怳孜〞漕ㄤA認識天經的人也足以為我和你怳孜〞? 見証。」
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 不信道者将要知道,今世的善果将归谁所有。不信道的人们说:�你不是使者。�你说:�真主足以为我和你们之间的见证,认识天经的人也足以为我和你们之间的见证。�
Czech / Česky / Çekçe Ti, kdož nevěří, říkají: "Ty nejsi žádný vyslanec Boží!" Rci: "Bůh stačí mi jako svědek mezi mnou a vámi i těmi, kdož znalost Písma mají!"
Dutch / Nederlands / Hollandaca De ongeloovigen zullen zeggen: Gij zijt niet door God gezonden. Antwoord: God en hij die de schriften begrijpt, zijn mij voldoende getuigen tusschen mij en u.
Farsi / فارسی / Farsça و کسانی که کافر شدند می گویند :«تو پیامبر (خدا) نیستی» بگو:«کافی است که خدا و کسی که علم ( پیشین ) نزد اوست ، میان من و شما گواه باشند ».
Finnish / Suomi / Fince Ja jos uskottomat sanovat: »Sinua ei ole lähetetty», niin vastaa: »Jumala olkoon todistajana minun ja teidän välillänne, ja olkoon jokainen, joka tuntee Kirjan.»
French / Français / Fransızca Et ceux qui ne croient pas disent : "Tu n'es pas un Messager". Dis : "Allah suffit, comme témoin entre vous et moi, et ceux qui ont la connaissance du Livre (sont aussi témoins)" .
German / Deutsch / Almanca Die Ungläubigen sagen: "Du bist kein Gesandter Gottes!" Sage: "Es genügt mir, daß Gott mein Zeuge ist und daß Er zwischen euch und mir urteilt, ebenso wie diejenigen, die Wissen vom Buch besitzen."
Hausa / Hausa Dili Kuma waɗanda suka kãfirta sunã cẽwa: "Ba a aiko ka ba." Ka ce, "Allah Yã isa zama shaida a tsakãnina da tsakãninku da wanda yake a wurinsa akwai ilmin Littãfi."
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Berkatalah orang-orang kafir: "Kamu bukan seorang yang dijadikan Rasul". Katakanlah: "Cukuplah Allah menjadi saksi antaraku dan kamu, dan antara orang yang mempunyai ilmu Al Kitab".
Italian / Italiano / Italyanca Dicono i miscredenti: «Tu non sei un inviato». Rispondi: «Mi basta Allah, testimone tra me e voi, Colui che possiede la Scienza del Libro».
Japanese / 日本語 / Japonca 信仰しない者は,「あなたは使徒ではない。」と言う。言ってやるがいい。「わたしとあなたがたとの間の立証者として,アッラーと啓典の知識を持つ者がいれば十分である。」
Korean / 한국어 / Korece 불신자들이 그대는 선지자 가 아니라 말하니 일러가로되 나 와 그리고 너희 사이의 중인은 하나님 만으로 충분하며 또한 성서 의 지혜를 가진 이들이 있노라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Dan orang-orang yang kafir itu berkata: "Engkau bukanlah seorang Rasul dari Allah". Katakanlah (kepada mereka): "Cukuplah Allah menjadi saksi antaraku dengan kamu, dan juga disaksikan oleh orang-orang yang ada ilmu pengetahuan mengenai Kitab Allah".
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili നീ ( ദൈവത്താല്‍ ) നിയോഗിക്കപ്പെട്ടവനല്ലെന്ന്‌ സത്യനിഷേധികള്‍ പറയുന്നു. പറയുക: എനിക്കും നിങ്ങള്‍ക്കുമിടയില്‍ സാക്ഷിയായി അല്ലാഹു മതി. ആരുടെ പക്കലാണോ വേദവിജ്ഞാനമുള്ളത്‌ അവരും മതി.
Maranao / mәranaw Na gii tharoon o siran a da pamaratiyaya a: "Kna a ba ka siyogo." Tharoang ka (ya Mohammad) a: "Kiyasanaan dn so Allah a Saksi rakn ago sii rkano, go so taw a adn a katao niyan ko kitab."
Norwegian / Norsk / Norveççe De vantro sier: «Du er ikke utsending!» Si: «Gud rekker til som vitne mellom oss, og hertil de som har skriftens kunnskap.»
Polski / Polish / Polonya Dili Ci, którzy nie uwierzyli, mówią: "Ty nie jesteś posłańcem!" Powiedz: "Bóg wystarczy jako świadek między mną a wami, a także każdy, kto posiada wiedzę Księgi!"
Portuguese / Português / Portekizce Os incrédulos dizem: Tu não és mensageiro! Responde-lhes: Basta Deus por testemunha, entre vós e mim, e quem tem aciência do Livro.
Romanian / Română / Rumence Alif. Lam. Ra. Ţi-am pogorât ţie o Carte ca să-i scoţi pe oameni din întunecimi către lumină, cu îngăduinţa Domnului lor pe calea Puternicului, Lăudatului,
Russian / Россия / Rusça Неверующие говорят: "Ты не являешься посланником". Скажи: "Достаточно того, что Свидетелем между мною и вами являются Аллах и обладающие знанием о Писании".
Somali / Somalice waxayna dhihi kuwii Galoobay ma tihid Rasuul, waxaad dhahdaa waxaa marag ugu filan dhexdeenna Eebe iyo cidda agteed ogaanshaha Kitaabku yahay.
Spanish / Español / Ispanyolca Los infieles dicen: «¡Tú no has sido enviado!» Di: «Alá basta como testigo entre yo y vosotros, y quienes tienen la ciencia de la Escritura».
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Na walio kufuru wanasema: Wewe hukutumwa. Sema: Mwenyezi Mungu anatosha kuwa shahidi baina yangu na nyinyi, na pia yule mwenye ilimu ya Kitabu.
Svenska / Swedish / Isveççe Och förnekarna säger: "Du är inte [Guds] utsände." Svara [dem]: "Inga andra vittnen behövs mellan mig och er än Gud och den som har [verklig] kunskap om uppenbarelsen."
Tatarça / Tatarish / Tatarca Кәферләр әйтерләр син расүл түгел дип, син аларга әйт: "Сезнең белән минем арада шаһит булырга Аллаһ үзе җитәдер һәм Аллаһ китабыннан хәбәре булган мөэминнәр дә минем рәсүллегемә шаһит булырлар".
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili และบรรดาผู้ปฏิเสธศรัทธากล่าวว่า “ท่านมิใช่เป็นผู้ได้รับแต่ตั้ง” จงกล่าวเถิด “เพียงพอแล้วที่อัลลอฮทรงเป็นพยานระหว่างฉันกับพวกท่าน และผู้ที่เขามีความรู้ในคัมภีร์ (ก็เป็นพยานด้วย)
Urdu / اردو / Urduca اور کافر لوگ کہتے ہیں کہ تم (خدا کے) رسول نہیں ہو۔ کہہ دو کہ میرے اور تمہارے درمیان خدا اور وہ شخص جس کے پاس کتاب (آسمانی) کا علم ہے گواہ کافی ہیں
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Куфр келтирганлар: «Пайғамбар эмассан», дерлар. Сен: «Мен билан сизнинг орангизда Аллоҳ ва Китоб илми бор кимсалар етарли гувоҳдир», деб айт.
Bengali / বাংলা / Bengalce কাফেররা বলেঃ আপনি প্রেরিত ব্যক্তি নন। বলে দিন, আমার ও তোমাদের মধ্যে প্রকৃষ্ট সাক্ষী হচ্ছেন আল্লাহ এবং ঐ ব্যক্তি, যার কাছে গ্রন্থের জ্ঞান আছে।
Tamil / தமிழர் / Tamilce (நபியே!) நீர் (இறைவனால் அனுப்பப்பட்ட) தூதர் அல்லர் என்று காஃபிர்கள் சொல்கிறார்கள்; எனக்கும், உங்களுக்குமிடையே சாட்சியாக இருக்க அல்லாஹ்வும், வேதஞானம் யாரிடமிருக்கிறதோ அவர்களும் போதுமானவர்கள்" என்று நீர் கூறிவிடுவீராக!

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>