3. Hîzb, Ra'd Sûresi

Ra’d Suresi 27. Ayeti Meali

وَيَقُولُ الَّذِينَ كَفَرُواْ لَوْلاَ أُنزِلَ عَلَيْهِ آيَةٌ مِّن رَّبِّهِ قُلْ إِنَّ اللّهَ يُضِلُّ مَن يَشَاء وَيَهْدِي إِلَيْهِ مَنْ أَنَابَ
Veyekûlu-lleżîne keferû levlâ unzile ‘aleyhi âyetun min rabbih(i)(k) kul inna(A)llâhe yudillu men yeşâu veyehdî ileyhi men enâb(e)
1
ve yekûlu
ve der(ler)
2
ellezîne keferû
inkâr eden kimseler
3
lev lâ
olmasaydı, olsa olmaz mıydı, değil miydi
4
unzile
indirildi
5
aleyhi
ona
6
âyetun
bir âyet, mucize
7
min rabbi-hi
onun Rabbinden
8
kul
de
9
inne allâhe
muhakkak Allah
10
yudillu
saptırır (dalâlette bırakır)
11
men yeşâu
dilediği kimseyi
12
ve yehdî
ve hidayete erdirir (ulaştırır)
13
ileyhi
ona
14
men enâbe
dönen, yönelen kimse

Diyanet İşleri İnkâr edenler diyorlar ki: “Ona (Muhammed’e) Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!” De ki: “Şüphesiz Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de doğru yola eriştirir.”
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Yine o iman etmeyenler diyorlar ki: «Ona Rabbinden bir âyet indirilseydi ya.» De ki: «Hakikaten Allah, dilediğini şaşırtır ve kendisine gönül vereni de hidayete erdirir.»
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Yine o küfredenler diyorlar ki: «Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya! De ki: «Gerçekten Allah dilediği kimseyi şaşırtıyor, kendisine gönül vereni de hidayete eriştiriyor.
Elmalılı Hamdi Yazır Yine o küfredenler diyorlar ki: Ona Rabbından bir âyet indirilseydi ya!.. De ki, hakikat Allah dilediği kimseyi şaşırtıyor, kim de gönül verirse kendini hidayet buyuruyor
Diyanet Vakfı Kâfir olanlar diyorlar ki: Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi? De ki: Kuşkusuz Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de hidayete erdirir.
Abdulbaki Gölpınarlı Kâfir olanlar derler ki: Ona Rabbinden bir mûcize indirilseydi ya. De ki: Şüphe yok ki Allah, dilediğini sapıklığa ve gönlüyle ona, onun tapısına dönenleriyse doğru yola sevk eder.
Adem Uğur Kâfir olanlar diyorlar ki: Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi? De ki: Kuşkusuz Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de hidayete erdirir.
Ahmed Hulusi O hakikat bilgisini inkâr edenler: "O'na Rabbinden bir mucize inzâl edilseydi ya?" derler. . . De ki: "Muhakkak ki Allâh dilediğini saptırır, kendisine dönüp yöneleni de hakikate erdirir. "
Ahmet Tekin Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler:
'Ona, hak peygamber olduğunun delili olarak Rabbinden maddî bir mûcize indirilmeli değil miydi?' diyorlar.
'Allah sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu varlıkların hak yoldan uzaklaşmasına, dalâleti tercihine özgürlük tanır, kendisine gönül vereni, boyun eğeni de doğru yola iletir' de.
Ahmet Varol İnkâr edenler diyorlar ki: 'Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?' De ki: 'Doğrusu Allah dilediğini saptırır ve gönülden boyun eğeni de kendine yöneltir.
Ali Fikri Yavuz Yine o küfredenler diyorlar ki: “- Peygambere Rabbinden bir mûcize indirilseydi ya! De ki, Allah dilediği kimseyi şaşırtır ve kendisine kalbi ile yöneleni hidayete erdirir.
Bekir Sadak Inkar edenler: «Rabbinden ona bir mucize indirilmeli degil miydi?» derler. De ki: «Dogrusu Allah dileyeni saptirir ve Kendisine yoneleni dogru yola eristirir.»
Celal Yıldırım O inkâr edenler derler ki: «Ona Rabbinden bir mu'cize indirilseydi ya». De ki: Şüphesiz Allah dilediğini saptırır ve kendisine gönül verip yöneleni de doğru yola eriştirir.
Diyanet İşleri 2 İnkar edenler: 'Rabbinden ona bir mucize indirilmeli değil miydi?' derler. De ki: 'Doğrusu Allah dileyeni saptırır ve Kendisine yöneleni doğru yola eriştirir.'
Fizilil Kuran Kâfirler «Muhammed'e, Rabbi tarafından somut bir mucize, indirilseydi ya» derler. Onlara de ki; «Allah, dilediğini saptırır ve kendisine yöneleni doğru yola iletir.»
Gültekin Onan Küfredenler: "Ona rabbinden bir ayet indirilseydi ya!" derler. De ki: "Şüphesiz Tanrı dilediğini şaşırtıp saptırır, kendisine katıksızca yöneleni de dosdoğru yola yöneltip iletir."
Hasan Basri Cantay O küfredenler: «Ona (peygambere) Rabbinden bir (azâb) mu'cize (si) indirilmeli değil miydi»? derler. De ki: «Şübhesiz Allah kimi dilerse onu dalâlete götürür, gönlünü kendine çevirdiklerini ise doğru yola iletir».
Hayat Neşriyat Hem inkâr edenler: 'Ona (Muhammed’e) Rabbinden (bizim istediğimiz) bir mu'cize indirilmeli değil miydi?' diyor. De ki: 'Şübhesiz ki Allah, dilediğini (kendi isyânı sebebiyle) dalâlete atar; (rızâsına) yöneleni ise kendi (dîni)ne hidâyet eder.'
Ibni Kesir Küfredenler dediler ki: Rabbından kendisine bir ayet inidirilmeli değil miydi? De ki: Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de doğru yola eriştirir.
Muhammed Esed İmdi, (Peygamber'in getirdiği mesajın) doğruluğunu inkar edenler, "Ona Rabbinden mucizevi bir alamet indirilmeli değil miydi?" diyorlar. Sen de şöyle de: "Bilin ki, (sapmayı) dileyeni saptıran da, O'na yöneleni Kendisine yaklaştıran da, şüphesiz Allah'tır;
Ömer Nasuhi Bilmen Ve kâfir olanlar derler ki: «Ona Rabbinden bir âyet indirilmiş olmalı değil mi idi?» De ki: «Muhakkak Allah Teâlâ dilediğini sapıklığa düşürür ve Hakk'a yöneleni de kendisine hidâyet eder.»
Ömer Öngüt Kâfirler: “Ona Rabbinden bir âyet (mucize) indirilmeli değil miydi?” dediler. De ki: “Şüphesiz ki Allah dilediğini dalâlete düşürür ve Hakk'a inabe edene de hidayet eder. ”
Şaban Piris İnkar edenler: -O’na Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi? derler. De ki: -Kuşkusuz Allah dileyeni saptırır ve Kendisine yöneleni doğru yola eriştirir.
Suat Yıldırım (27-28) Yine o inkâr edenler diyorlar ki: "Peygambere Rabbi tarafından bir mûcize verilmeli değil miydi?" De ki: "Allah dilediğini bu tür iddiaları sebebiyle saptırır. Kendisine yöneleni de hidâyete erdirir. İşte onlar iman edip gönülleri Allah’ı zikretmekle, O’nu anmakla huzur bulan kimselerdir. İyi bilin ki gönüller ancak Allah’ı anmakla huzur bulur."
Tefhim-ül Kuran Küfre sapanlar: «Ona Rabbinden bir ayet (mucize) indirilseydi ya!» derler. De ki: «Şüphesiz Allah, dilediğini şaşırtıp saptırır, kendisine katıksızca yöneleni de dosdoğru yola yöneltip iletir.»
Ümit Şimşek İnkâr edenler, 'Rabbinden ona bir âyet indirilse ya' dediler. De ki: Allah dilediğini saptırır, kendisine yöneleni de doğru yola iletir.

Diyanet Tefsiri Bir uyarıcı ve bir müjdeleyici olarak peygamberin görevi mûcize göstermek değil, insanları uyarmak; onlara hakkı, adaleti, güzeli ve doğruyu göstermek; haksızlık, adaletsizlik ve sapkınlıktan sakındırmaktır. Allah Teâlâ bir lutuf olarak gönderdiği peygamberleri mûcizelerle de desteklemiştir; ancak inkârcılar Hz. Peygamber’in getirdiği mûcizeleri yeterli bulmuyor, herkesin kabule mecbur kalacağı bir mûcize istiyorlardı. Böyle bir mûcize ise imtihan amacını ortadan kaldıracağı için ilâhî hikmete uygun değildi. Gerçek şu ki, burada eksik olan mûcize değil, doğruyu bulma arzusudur, onlarda doğruyu bulma arzusu olmadığı için peygamberin getirdiği mûcizelere rağmen inatla inkârcılıklarını sürdürmüşlerdir. Allah Teâlâ tercihini bu yönde kullanan kimseleri zorla doğru yola iletmez. Bilâkis onları kendi iradeleri ve tercihleriyle baş başa bırakır, sapkınlıkları içerisinde bocalar dururlar; inkârcılık ruhlarına yerleştikten sonra inanma güçleri zayıflamış olacağı için iman da edemezler. İşte Allah’ın dilediğini saptırmasından maksat budur. Nitekim yüce Allah 27. âyetin son cümlesinde doğruyu arayıp ona yönelenleri yani tercihlerini bu yönde kullananları hidayete erdireceğini haber vermekte, 28. âyette ise doğru yolu arayanların vasıflarını bildirmektedir. Âyetin bağlamı dikkate alındığı takdirde Allah’ı zikretmekten maksadın Kur’an olduğu düşünülebilir. Zira bir önceki âyette inkârcıların kabul etmedikleri şey Kur’an’dı; buna karşılık müminlerin gönüllerini huzura kavuşturan zikir de yine Kur’an’dır. Ayrıca Kur’ân-ı Kerîm’de birçok yerde zikr kelimesi Kur’an’ın adı olarak geçmektedir (meselâ bk. Hicr 15/9; Nahl16/44; Enbiyâ 21/50; Fussılet 41/41 vd.). Bununla birlikte zikr masdar olarak “anmak” mânasına gelir; âyette bu mânanın yani dil veya kalp ile Allah’ın anılmasının kastedilmiş olması kuvvetle muhtemeldir. Allah’ın hidayete erdirdiği kimseler Allah’a ve Kur’an’a gönülden ve samimi olarak inanan, Kur’ân-ı Kerîm’i okumakla ve Allah’ın adını anmakla kalpleri huzur, ruhları sükûnet bulan kimselerdir.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Ewanê bûne file hene! Dibêjin: “Heke ji Xudayê (Muhemmed) wekî (ça em divên berate bihatinan, dibû ku me bi wî) bawer bikira, çi dibû ku berate bihatinan?" (Muhemmed! Tu ji wan ra) bêje: "Bi rastî Yezdan (rê) wundabûna kî bivê (rêya wî) wunda dike. Û ewanê bi dilê xwe li bal wî da fetilî bin, tîne rêya rast."
Sahih International / English / Ingilizce And those who disbelieved say, "Why has a sign not been sent down to him from his Lord?" Say, [O Muhammad], "Indeed, Allah leaves astray whom He wills and guides to Himself whoever turns back [to Him] -
M.Pickthall / English / Ingilizce Those who disbelieve say: If only a portent were sent down upon him from his Lord! Say: Lo! Allah sendeth whom He will astray, and guideth unto Himself all who turn (unto Him),
Muhsin Khan / English / Ingilizce And those who disbelieve say: "Why is not a sign sent down to him (Muhammad SAW) from his Lord?" Say: "Verily, Allah sends astray whom He wills and guides unto Himself those who turn to Him in repentance."
Yusuf Ali / English / Ingilizce The Unbelievers say: "Why is not a sign sent down to him from his Lord?"(1842) Say: "Truly Allah leaveth, to stray, whom He will; But He guideth to Himself those who turn to Him in penitence,-
Shakir / English / Ingilizce And those who disbelieve say: Why is not a sign sent down upon him by his Lord? Say: Surely Allah makes him who will go astray, and guides to Himself those who turn (to Him).
Dr. Ghali / English / Ingilizce And the ones who have disbelieved say, "If only a sign had been sent down upon him from his Lord!" Say, "Surely Allah leads into error whomever He decides and He guides to Him whomever has turned penitent."
Albanian / Shqip / Arnavutça E ata që nuk besuan (idhujtarët mekas) thonë: Përse nuk iu shpall (Muhammedit) ndonjë mrekulli nga Zoti i tij?” Thuaj: “(Iu shpall Kur’ani, por ju u verbuat) All-llahu e le të humbur atë që do, kurse atë që pendohet nga të këqiat e shpie në rrugë të drejtë.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Kafir olanlar: “Məgər Rəbbindən ona bir mö’cüzə endirilməli deyildimi?” – deyirlər. (Ya Rəsulum!) De: “Allah istədiyini (haqq yoldan) sapdırır. Tövbə edən (Allahın itaətinə qayıdan) şəxsi isə Öz hidayətinə (Özünün doğru yolu olan islam dininə) qovuşdurur”.
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Nevjernici govore: "Zašto mu Gospodar njegov ne pošalje čudo?" Reci: "Allah ostavlja u zabludi onoga koga On hoće, a k Sebi upućuje onoga ko Mu se pokajnički obraća,
Bulgarian / Български / Bulgarca И казват неверниците: “Защо не му бе низпослано знамение от неговия Господ?” Кажи: “Аллах оставя в заблуда когото пожелае и напътва към Себе Си онзи, който се покайва
Chinese / 中文 / Çince 不信道的人抳﹛G「怎麼沒有一種蹟象從他的主偭{他呢?」你說:「真主必定使 他所意欲者誤入迷途,必定使歸依他的人走上正路。」
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 不信道的人们说:�怎么没有一种迹象从他的主降临他呢?�你说:�真主必定使他所意欲者误入迷途,必定使归依他的人走上正路。�
Czech / Česky / Çekçe Ti, kdož nevěří, říkají: "Pročpak mu nebylo sesláno znamení nějaké od Pána jeho?" Rci: "Bůh dává zbloudit, komu chce, a vede k Sobě toho, kdo obrátil se s pokáním,
Dutch / Nederlands / Hollandaca De ongeloovigen zeggen: zoo lang hem geen teeken van zijn Heer wordt nedergezonden, zullen wij niet gelooven. Antwoord: Waarlijk, God zal in dwaling brengen wien het hem behaagt, en zal dengeen tot zich voeren, die berouw toont.
Farsi / فارسی / Farsça و کسانی که کافر شدند می گویند : «چرا نشانه (و معجزه ای) از (سوی) پروردگارش براو نازل نشده است ؟!». (ای پیامبر!) بگو:« بی گمان خداوند هرکس را بخواهد گمراه می کند ، و هر کس که باز گردد (و توبه کند ) به سوی خویش هدایت می کند».
Finnish / Suomi / Fince Ja uskottomat sanovat: »Miksi hänelle ei ole hänen Herransa lähettänyt tunnusmerkkiä?» Vastaa: »Jumala antaa joutua kadotukseen kenen haluaa, ja Hän ohjaa luoksensa sen, joka on siihen taipuvainen.»
French / Français / Fransızca Ceux qui ont mécru disent : "Pourquoi n'a-t-on pas descendu sur lui (Muhammad) un miracle venant de son Seigneur ? " Dis : "En vérité, Allah égare qui Il veut et Il guide vers Lui celui qui se repent,
German / Deutsch / Almanca Die Ungläubigen sagen: "Warum wird ihm kein wunderbares Zeichen herabgesandt?" Sprich: "Gott, Der die verborgenen Absichten kennt, läßt irregehen, wen Er will und leitet zu Sich, wer gläubig zu Ihm findet.
Hausa / Hausa Dili Kuma wanɗanda suka kãfirta, sunã cẽwa, "Don me ba a saukar da wata ãyã ba a kansa daga Ubangijinsa?" Ka ce: "Lalle ne Allah Yanã ɓatar da wanda Yake so kuma Yanã shiryar da wanda ya tũba zuwa gare shi."
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Orang-orang kafir berkata: "Mengapa tidak diturunkan kepadanya (Muhammad) tanda (mukjizat) dari Tuhannya?" Katakanlah: "Sesungguhnya Allah menyesatkan siapa yang Dia kehendaki dan menunjuki orang-orang yang bertaubat kepada-Nya",
Italian / Italiano / Italyanca Dicono i miscredenti: «Perché non è stato fatto scendere su di lui un segno da parte del suo Signore?». Rispondi: «In verità Allah allontana chi vuole e guida a Lui chi si converte,
Japanese / 日本語 / Japonca 信じない者は言う。「何故主からの印が,かれ(ムハンマド)に下されないのですか。」言ってやるがいい。「本当にアッラーは,御好・の者を迷うに任せ,梅悟してかれに返る者を導かれる。
Korean / 한국어 / Korece 불신자들이 왜 주님으로부터그에게 예증이 내리지 아니한가 라고 말하니 일러 가로되 실로 하나님은 그분이 원하심에 방황케하고 회개하는 자 그분께로 인도 하시니라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Dan orang-orang yang kafir berkata: "Mengapa tidak diturunkan kepada (Muhammad) satu mukjizat dari Tuhannya? "Katakanlah (wahai Muhammad): "Sesungguhnya Allah menyesatkan sesiapa yang dikehendakiNya (menurut undang-undang peraturanNya), dan memberi petunjuk ke jalan ugamanya, sesiapa yang rujuk kepadaNya, -
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili അവിശ്വസിച്ചവര്‍ ( നബിയെപറ്റി ) പറയുന്നു: ഇവന്‍റെ മേല്‍ എന്തുകൊണ്ടാണ്‌ ഇവന്‍റെ രക്ഷിതാവിങ്കല്‍ നിന്ന്‌ വല്ല ദൃഷ്ടാന്തവും ഇറക്കപ്പെടാത്തത്‌? ( നബിയേ, ) പറയുക: തീര്‍ച്ചയായും അല്ലാഹു താന്‍ ഉദ്ദേശിക്കുന്നവരെ വഴികേടിലാക്കുന്നു. പശ്ചാത്തപിച്ച്‌ മടങ്ങിയവരെ തന്‍റെ മാര്‍ഗത്തിലേക്ക്‌ അവന്‍ നയിക്കുകയും ചെയ്യുന്നു.
Maranao / mәranaw Na gii tharoon o siran a da pamaratiyaya a: "Ino a da a initoron on a tanda a phoon ko Kadnan iyan?" Tharoang ka (ya Mohammad) a: "Mataan! a so Allah na ndadagn Iyan so taw a kabaya Iyan; go pnggonanaon Iyan sii Rkaniyan so taw a somiyangor on,"
Norwegian / Norsk / Norveççe De vantro sier: «Hvorfor er det ikke sendt ham et tegn fra hans Herre?» Si: «Gud lar dem Han vil seile sin egen sjø, og leder til Seg de botferdige,
Polski / Polish / Polonya Dili Mówią ci, którzy nie wierzą: "Gdyby jemu został zesłany jakiś znak od jego Pana!" Powiedz: "Zaprawdę, Bóg sprowadza z drogi, kogo chce, i prowadzi drogą prostą do Siebie tego, kto się nawrócił."
Portuguese / Português / Portekizce Os incrédulos dizem: Por que não lhe foi revelado um sinal de seu Senhor? Responde-lhes: Deus deixa que se desvie aquem Lhe apraz e encaminha até Ele os contritos,
Romanian / Română / Rumence pe cei care cred şi ale căror inimi îşi află tihna în amintirea lui Dumnezeu — nu-şi află inimile tihna în amintirea lui Dumnezeu, oare? —
Russian / Россия / Rusça Неверующие говорят: "Почему ему не ниспослано знамение от его Господа?" Скажи: "Аллах вводит в заблуждение того, кого пожелает, и ведет прямым путем тех, кто обратился к Нему с покаянием".
Somali / Somalice waxay dhihi kuwii gaaloobay maxaa loogu soo dejin waayey korkiina Aayado Eebihiisa xaggiisa, waxaad dhahdaa Eebe wuu dhumiyaa ciduu doono (oo xaqa diida) wuxuuna u hanuuniyaa xagiisa ciddii u noqota.
Spanish / Español / Ispanyolca Los infieles dicen: «¿Por qué no se le ha revelado un signo que procede de su Señor?» Di: «Alá extravía a quien Él quiere y dirige a Él a quien se arrepiente».
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Na wanasema walio kufuru: Kwa nini hakuteremshiwa muujiza kutoka kwa Mola wake Mlezi. Sema: Hakika Mwenyezi Mungu humwacha kupotea amtakaye, na humwongoa anaye elekea kwake,
Svenska / Swedish / Isveççe FÖRNEKARNA av sanningen säger: "Varför har han inte fått ett tecken från sin Herre?" Säg: "Gud låter dem gå vilse som vill gå vilse och Han leder dem till Sig som vill vända åter till Honom i ånger,
Tatarça / Tatarish / Tatarca Кәферләр әйтәләр: "Кәшки Мухәммәдкә Коръәннән башка аның пәйгамбәрлеген куәтләүче бер галәмәт иңдерелсә, иман китерер идек", – дип. Син аларга әйт: Аллаһ үзе теләгән кешеләрне, ягъни кире кешеләрне хак юлдан адаштырыр һәм үзенә итагатьле инсафлы кешеләрне туры юлга күндерер.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili และบรรดาผู้ปฏิเสธศรัทธากล่าวว่า “ทำไมสัญญาณจากพระเจ้าของเขาจึงไม่ถูกประทานให้แก่เขา?” จงกล่าวเถิด “แท้จริงอัลลอฮฺทรงให้หลงทางแก่ผู้ที่พระองค์ทรงประสงค์ และทรงนำทางสู่พระองค์แก่ผู้ที่สำนึกตัว
Urdu / اردو / Urduca اور کافر کہتے ہیں کہ اس (پیغمبر) پر اس کے پروردگار کی طرف سے کوئی نشانی کیوں نازل نہیں ہوئی۔ کہہ دو کہ خدا جسے چاہتا ہے گمراہ کرتا ہے اور جو (اس کی طرف) رجوع ہوتا ہے اس کو اپنی طرف کا رستہ دکھاتا ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Ва куфр келтирганлар: «Унга Роббидан бир оят-мўъжиза тушса эди», дерлар. Сен: «Албатта, Аллоҳ кимни хоҳласа, залолатга кетказадир ва Ўзига йўналганларини ҳидоят қиладир», деб айт.
Bengali / বাংলা / Bengalce কাফেররা বলেঃ তাঁর প্রতি তাঁর পালনকর্তার পক্ষ থেকে কোন নিদর্শন কেন অবতীর্ণ হলো না? বলে দিন, আল্লাহ যাকে ইচ্ছা পথভ্রষ্ট করেন এবং যে, মনোনিবেশ করে, তাকে নিজের দিকে পথপ্রদর্শন করেন।
Tamil / தமிழர் / Tamilce "இவருக்கு இவருடைய இறைவனிடமிருந்து ஓர் அத்தாட்சி இறக்கி வைக்கப்படக் கூடாதா" என்று நிராகரிப்போர் கூறுகிறார்கள், (நபியே!) நீர் கூறும்; "நிச்சயமாக அல்லாஹ் தான் நாடியவரை வழிகெடச்செய்கிறான்; தன் பால் எவர் திரும்புகிறாரோ அத்தகையோருக்கு நேர் வழிகாட்டுகிறான்" என்று

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>