2. Hîzb, Nûh Sûresi

Nûh Suresi 1. Ayeti Meali

إِنَّا أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَى قَوْمِهِ أَنْ أَنذِرْ قَوْمَكَ مِن قَبْلِ أَن يَأْتِيَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
İnnâ erselnâ nûhan ilâ kavmihi en enżir kavmeke min kabli en ye/tiyehum ‘ażâbun elîm(un)
1
innâ
muhakkak ki biz
2
erselnâ
biz gönderdik
3
nûhan
Nuh
4
ilâ kavmi-hî
kendi kavmine
5
en enzir
uyarması
6
kavme-ke
senin kavmin, kavmini
7
min kabli
önceden, önce
8
en ye’tiye-hum
onlara gelmesi
9
azâbun
azap
10
elîmun
elîm, acı

Diyanet İşleri Şüphesiz biz Nûh’u, kavmine, “Kendilerine elem dolu bir azap gelmeden önce kavmini uyar” diye peygamber olarak gönderdik.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Gerçekten biz Nûh'u kavmine gönderdik, «kavmine acı bir azap gelmezden önce onları uyar» diye.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Haberiniz olsun ki, Biz Nuh'u: «Kendilerine elim bir azap gelmeden önce kavmini uyar!» diye kavmine gönderdik.
Elmalılı Hamdi Yazır Haberiniz olsun ki biz Nuhu kavmına gönderdik, kavmını inzar et diye, gelmezden evvel onlara bir azâbı elîm
Diyanet Vakfı Kendilerine yakıcı bir azap gelmeden önce kavmini uyar, diye Nuh'u kendi kavmine gönderdik.
Abdulbaki Gölpınarlı Şüphe yok ki biz, onlara elemli bir azap gelmeden korkut kavmini diye göndermiştik Nûh'u, kavmine.
Adem Uğur Kendilerine yakıcı bir azap gelmeden önce kavmini uyar, diye Nuh'u kendi kavmine gönderdik.
Ahmed Hulusi Muhakkak ki biz Nuh'u: "Kendilerine feci bir azap gelmeden önce kavmini uyar" diye, halkına irsâl ettik.
Ahmet Tekin Nûh’u, kavmine peygamberlik göreviyle özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere gönderdik.
'Kendilerine can yakıp inleten müthiş bir azap gelmeden önce, kavmini uyar.' dedik.
Ahmet Varol Doğrusu biz Nuh'u: 'Kavmini, kendilerine acıklı azap gelmeden önce uyar' diye kavmine gönderdik.
Ali Fikri Yavuz Gerçekten biz, Nûh’u kavmine gönderdik: “-Kavmine acıklı bir azab gelmezden önce onları korkut” diye...
Bekir Sadak «illetine can yakici bir azap gelmezden once onlari uyar» diye Nuh'u milletine gonderdik.
Celal Yıldırım Şüphesiz ki biz, Nuh'u kendi milletine peygamber olarak gönderdik de, elem verici bir azâb gelmeden önce onları uyar, (dedik).
Diyanet İşleri 2 'Milletine can yakıcı bir azap gelmezden önce onları uyar' diye Nuh'u milletine gönderdik.
Fizilil Kuran Milletine can yakıcı bir azab gelmezden önce onları uyar diye Nuh'u milletine peygamber olarak gönderdik.
Gültekin Onan Şüphesiz biz Nuh'u; "Kavmini onlara acı bir azab gelmeden evvel uyar" diye kendi kavmine (peygamber olarak) gönderdik.
Hasan Basri Cantay Hakıykat, biz Nuuhu kavmine gönderdik. «Kendilerine elem verici bir azâb gelmezden evvel kavmini (onunla) korkut» diye.
Hayat Neşriyat Şübhesiz ki biz Nûh’u kavmine: 'Kendilerine çok elemli bir azab gelmeden önce, kavmini korkut!' diye gönderdik.
Ibni Kesir Doğrusu Biz; Nuh'u kavmine gönderdik. Kendilerine elim bir azab gelmezden önce kavmini uyar, diye.
Muhammed Esed Biz Nuh'u kendi toplumuna göndererek "Başlarına şiddetli bir azap gelmeden halkını uyar!" diye (emrettik).
Ömer Nasuhi Bilmen Muhakkak ki, Nûh'u kavmine gönderdik, kendilerine bir elîm azap gelmeden evvel kavmini korkut diye.
Ömer Öngüt Kendilerine yakıcı bir azap gelmezden önce kavmini uyar diye Nuh'u kendi kavmine gönderdik.
Şaban Piris Kendilerine acı bir azap gelmeden önce kavmini uyar diye Nuh’u kavmine göndermiştik.
Suat Yıldırım Biz Nûh’u kendi milletine peygamber olarak gönderip: "Gayet acı bir azap başlarına gelip çatmadan önce halkını uyar!" dedik.
Tefhim-ül Kuran Hiç şüphesiz, biz Nuh'u; «Kavmini, onlara acı bir azab gelmeden evvel uyarıp korkut» diye kendi kavmine (peygamber olarak) gönderdik.
Ümit Şimşek 'Başlarına acı bir azap gelmeden önce onları uyar' diye, Biz Nuh'u kavmine gönderdik.

Diyanet Tefsiri Nûh aleyhisselâm, Kur’an’da adı çokça geçen ve dini tebliğ konusunda kavmiyle mücadelesine yer verilen peygamberlerin ilkidir. Kur’an’da Nûh’tan önceki bazı peygamberler de anılmakla birlikte onların inkârcılarla mücadelesi hakkında detaylı bilgi verilmemiştir. Nûh’un soyu, hayatı, peygamberliği, inkârcı toplumuna karşı sergilediği mücadele ve Nûh tûfanı hakkında Hûd sûresinin tefsirinde genişçe bilgi verilmiştir (bk. 11/25-49; ayrıca krş. A‘râf 7/59-64). İlk âyette Nûh’un peygamber olarak gönderildiği ifade edildikten sonra gerçeği inkâr edenlerin bu dünyada başlarına gelmesi mukadder olan felâketlere işaret edilmiştir. Müfessirler bu felâketin Nûh tûfanı olduğu kanaatindedirler. 4. âyette Nûh’un, bir taraftan “... size belirli bir vadeye kadar süre tanısın” derken, diğer taraftan Allah’ın belirlediği vade geldiğinde artık ecelin ertelenmeyeceğini söylemesi müfessirlerce iki şekilde açıklanmıştır: a) Allah, topluluk olarak iman etmeleri şartıyla insanlar için bir ecel tayin etmiştir. Ancak inkârda ısrar ettikleri takdirde belirlenen ecel gelmeden yine topluluk olarak cezalandırılıp helâk edilmeleri de ilâhî takdirin gereğidir. İman etmeleri halinde ise belirlenen o vakte kadar toplumsal varlıklarını devam ettirirler. b) Maksat, ömrün zamansal anlamda uzayıp uzamaması değil, bereketli, hayırlı ve verimli geçip geçmemesidir. Şu halde burada Allah tarafından belirlenen ecelin değişebileceği bildirilmemiş; fakat insanların değişmeyecek ecelleri gelinceye kadar iman ederlerse mutlu ve huzurlu olarak yaşayıp ölecekleri, ama iman etmezlerse mutsuz ve huzursuz yaşayacakları, nihayet hayatlarının da felâketlerle son bulacağı anlatılmak istenmiştir (Zemahşerî, IV, 161; Şevkânî, V, 342).

Kurdî / کوردی / Kürtçe Bi rastî me Nûh li bal koma wî da şandîye (me ji Nûh ra aha gotîye: "Nûh!) hêj di berîya, ku ji komalê te ra şapateke dilsoz ne hatîye; tu komalê xwe bide hişyar kirinê".
Sahih International / English / Ingilizce Indeed, We sent Noah to his people, [saying], "Warn your people before there comes to them a painful punishment."
M.Pickthall / English / Ingilizce Lo! We sent Noah unto his people (saying): Warn thy people ere the painful doom come unto them.
Muhsin Khan / English / Ingilizce Verily, We sent Nuh (Noah) to his people (Saying): "Warn your people before there comes to them a painful torment."
Yusuf Ali / English / Ingilizce We sent Noah(5705) to his People (with the Command): "Do thou warn thy People before there comes to them a grievous Penalty."
Shakir / English / Ingilizce Surely We sent Nuh to his people, saying: Warn your people before there come upon them a painful chastisement.
Dr. Ghali / English / Ingilizce Surely We sent Nuh to his people (saying), "Warn your people even before there comes up to them a painful torment."
Albanian / Shqip / Arnavutça Ne e dërguam Nuhun e populli i vet (dhe i thamë): “Tërhiqja vërejtjen popullit tënd para se ata t’i godasë dënimi i rëndë!”
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Həqiqətən, Biz Nuhu: “Qövmünə şiddətli bir əzab gəlməmişdən əvəl onları (Allahın əzabı ilə) qorxut!” – deyə öz tayfasına peyğəmbər göndərdik.
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Mi smo poslali Nuha narodu njegovu: "Opominji narod svoj prije nego što ga stigne patnja nesnosna!"
Bulgarian / Български / Bulgarca Ние изпратихме Нух при неговия народ: “Предупреди народа си, докато не го е сполетяло болезнено мъчение!”
Chinese / 中文 / Çince 我確已派譴努哈去教化他的宗族,我說:「在痛W的刑罰偭{你的宗族之前,你當     警告他怴C」
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 我确已派谴努哈去教化他的宗族,我说:�在痛苦的刑罚降临你的宗族之前,你当警告他们。�
Czech / Česky / Çekçe Věru jsme poslali Noema k lidu jeho s rozkazem: "Varuj lid svůj, dříve než postihne jej trest bolestný!"
Dutch / Nederlands / Hollandaca Waarlijk, wij zonden Noach tot zijn volk, zeggende: Waarschuw uw volk, alvorens hen eene vreeselijke straf overvalt.
Farsi / فارسی / Farsça بی‌گمان ما نوع را به سوی قومش فرستادیم، (و گفتیم): «قوم خود را پیش از آن که عذاب دردناک به سراغ‌شان آید، هشدار ده (و بترسان).
Finnish / Suomi / Fince Totisesti Me lähetimme Nooan oman kansansa eteen sanoen: »Varoita kansaasi, ennenkuin tuskallinen rangaistus sen yllättää!»
French / Français / Fransızca Nous avons envoyé Noé vers son peuple : "Avertis ton peuple, avant que leur vienne un châtiment douloureux".
German / Deutsch / Almanca Wir haben Noah zu seinem Volk entsandt (und gaben ihm auf): "Warne deine Landsleute, bevor sie eine qualvolle Strafe ereilt!"
Hausa / Hausa Dili Lalle ne Mun aiki Nũhu zuwa ga mutãnensa, cẽwa ka yi gargaɗi ga mutãnenka gabãnin wata azãba mai raɗaɗi ta zo musu.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Sesungguhnya Kami telah mengutus Nuh kepada kaumnya (dengan memerintahkan): "Berilah kaummu peringatan sebelum datang kepadanya azab yang pedih",
Italian / Italiano / Italyanca In verità inviammo Noè al suo popolo: «Avverti il tuo popolo prima che giunga loro un doloroso castigo».
Japanese / 日本語 / Japonca 本当にわれは,ヌーフをその民に遣わし,「痛ましい懲罰があなたの民に下る前に,あなたは,かれらに警告しなさい。」(と命じた)。
Korean / 한국어 / Korece 실로 하나님이 노아를 그의 백성에게 보냄은 그들 위에 고통 스러운 응벌이 임하기 전에 백성 들에게 경고하고자 하셨으니
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Sesungguhnya Kami telah mengutus Nabi Nuh kepada kaumnya, (dengan berfirman kepadanya): "Berikanlah peringatan dan amaran kepada kaummu sebelum mereka didatangi azab yang tidak terperi sakitnya".
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili തീര്‍ച്ചയായും നൂഹിനെ അദ്ദേഹത്തിന്‍റെ ജനതയിലേക്ക്‌ നാം അയച്ചു. നിന്‍റെ ജനതയ്ക്ക്‌ വേദനയേറിയ ശിക്ഷ വരുന്നതിന്‍റെ മുമ്പ്‌ അവര്‍ക്ക്‌ താക്കീത്‌ നല്‍കുക എന്ന്‌ നിര്‍ദേശിച്ചു കൊണ്ട്‌
Maranao / mәranaw Mataan! a Skami na siyogo Ami so Noh ko pagtaw niyan: (sa pitharo on a) "Pakaiktiyarang ka so pagtawng ka ko da kiran pn katalingomai a siksa a malipds."
Norwegian / Norsk / Norveççe Vi sendte Noa til hans folk: «Advar ditt folk, før en smertelig straff kommer over dem.»
Polski / Polish / Polonya Dili Zaprawdę, wysłaliśmy Noego do jego ludu: "Ostrzegaj twój lud, zanim spadnie na nich kara bolesna!"
Portuguese / Português / Portekizce Em verdade, enviamos Noé ao seu povo, (dizendo-lhe): Admoesta o teu povo, antes que o açoite um castigo doloroso!
Romanian / Română / Rumence El spuse: “O, popor al meu! Eu vouă vă sunt predicator limpede la vorbă.
Russian / Россия / Rusça Мы отправили Нуха (Ноя) к его народу: "Предостереги свой народ прежде, чем их постигнут мучительные страдания".
Somali / Somalice Annagaa Nabi Nuux u dirray Qoomkiisii si uu ugu digo Caddibaadda horteed.
Spanish / Español / Ispanyolca Enviamos a Noé a su pueblo: «¡Advierte a tu pueblo antes de que le alcance un castigo doloroso!»
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Hakika Sisi tulimtuma Nuh'u kwa watu wake: Uwaonye kaumu yako kabla ya kuwafikia adhabu chungu.
Svenska / Swedish / Isveççe VI SÄNDE Noa till hans folk med uppdraget: "Varna ditt folk, innan ett plågsamt straff drabbar dem!"
Tatarça / Tatarish / Tatarca Тәхкыйк Без Нухны кавеменә пәйгамбәр итеп җибәрдек, кавемеңне куркыт Аллаһуның рәнҗеткүче каты ґәзабы килмәс борын, дип.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili แท้จริงเราได้ส่งนูหฺไปยังหมู่ชนของเขา (โดยบัญชาว่า) เจ้าจงกล่าวตักเตือนหมู่ชนของเจ้า ก่อนที่การลงโทษอันเจ็บปวดจะมาถึงพวกเขา
Urdu / اردو / Urduca ہم نے نوحؑ کو ان کی قوم کی طرف بھیجا کہ پیشتر اس کے کہ ان پر درد دینے والا عذاب واقع ہو اپنی قوم کو ہدایت کردو
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Биз Нуҳни ўз қавмига, қавмингни уларга аламли азоб келишидан аввал огоҳлантиргин деб, Пайғамбар қилиб юбордик.
Bengali / বাংলা / Bengalce আমি নূহকে প্রেরণ করেছিলাম তাঁর সম্প্রদায়ের প্রতি একথা বলেঃ তুমি তোমার সম্প্রদায়কে সতর্ক কর, তাদের প্রতি মর্মন্তদ শাস্তি আসার আগে।
Tamil / தமிழர் / Tamilce நிச்சயமாக நாம் நூஹை, அவருடைய சமூகத்தாரிடம்; "நீர் உம் சமூகத்தாருக்கு நோவினை செய்யும் வேதனை அவர்கள் மீது வருவதற்கு முன்னர் (அதுபற்றி) அச்சமூட்டி எச்சரிக்கை செய்வீராக" என (ரஸூலாக) அனுப்பினோம்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>