1. Hîzb, Neml Sûresi

Neml Suresi 72. Ayeti Meali

قُلْ عَسَى أَن يَكُونَ رَدِفَ لَكُم بَعْضُ الَّذِي تَسْتَعْجِلُونَ
Kul ‘asâ en yekûne radife lekum ba’du-lleżî testa’cilûn(e)
1
kul
de
2
asâ
belki
3
en yekûne
olur, oluyor
4
radife
tâbî oldu, peşine takıldı, arkasından geldi
5
lekum
size
6
ba’du
bir kısmı
7
ellezî
ki o
8
testa’cilûne
acele istiyorsunuz

Diyanet İşleri De ki: “Belki de acele gelmesini istediğiniz şeyin bir kısmı size çok yaklaşmıştır.”
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) De ki: «Çabucak gelmesini istediğiniz şeyin (azabın) bir kısmı herhalde yakında ensenize binecektir.»
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) De ki: «Belki de çabuk gelmesini istediğiniz o azabın bir kısmı ensenize binmiş bulunuyor.»
Elmalılı Hamdi Yazır De ki: «belki o ivdiğinizin bir kısmı ensenize binmiş bulunuyor»
Diyanet Vakfı De ki: Çabucak gelmesini istediğiniz şeyin (azabın) bir kısmı herhalde yakında başınıza gelecektir.
Abdulbaki Gölpınarlı De ki: Çarçabuk gelip çatmasını dilediğiniz o azâbın birazcığı neredeyse gelmek üzere size.
Adem Uğur De ki: Çabucak gelmesini istediğiniz şeyin (azabın) bir kısmı herhalde yakında başınıza gelecektir.
Ahmed Hulusi De ki: "Acele istediğinizin bir kısmı belki de sizin arkanıza takılmıştır!"
Ahmet Tekin Onlara:
'Küstahça, çabucak gelmesini istediğiniz azâbın, cezanın bir kısmı, yakında dünyada başınıza gelecektir' de.
Ahmet Varol De ki: 'Belki de, çarçabuk gelmesini istediğiniz (azab)ın bir kısmı size ulaşmak üzeredir.'
Ali Fikri Yavuz De ki: “- Çarçabuk gelmesini istediğiniz azabın bir kısmı (yakında Bedir savaşında) size ulaşmak üzeredir.”
Bekir Sadak De ki: «Acele ettiginiz seyin bir kismi belki hemen basiniza gelir.
Celal Yıldırım De ki: O acele istediğiniz şeyin (azâbın) bir kısmı belki size yaklaşıp ensenize yapışmak üzeredir.
Diyanet İşleri 2 De ki: 'Acele ettiğiniz şeyin bir kısmı belki hemen başınıza gelir.'
Fizilil Kuran Onlara de ki; «Bir an önce gerçekleşsin diye sabırsızlandığınız azabın bir bölümü belki de yanı başınızdadır.»
Gültekin Onan De ki: "Belki de acele etmekte olduğunuzun (azabın) bir kısmı size yetişmiştir bile."
Hasan Basri Cantay De ki: «Çabucak (gelmesini) istemekde olduğunuz (o azâb) ın bir kısmı ensenize binmek üzeredir».
Hayat Neşriyat De ki: 'Acele istiyor olduğunuz şeyin (azâbın) bir kısmı, belki size gelmek üzere olabilir!'
Ibni Kesir De ki: Çabucak istemekte olduğunuzun bir kısmı ensenize inmek üzeredir.
Muhammed Esed de ki: "O çarçabuk gelmesini istediğiniz azabın bir kısmı belki de peşinize düşmüştür bile..."
Ömer Nasuhi Bilmen De ki: «O acele istediğiniz şeyin bir kısmı belki de sizin ardınıza takılmış bulunmaktadır.»
Ömer Öngüt De ki: “Çabukça gelmesini istediğiniz o şeyin (azabın) bir kısmı yakında başınıza gelecektir. ”
Şaban Piris -Acele istediğiniz şeyin bir kısmının peşinizde olması ümit edilir, de!
Suat Yıldırım De ki: "Acele ile istediğiniz o azabın bir kısmı belki de ensenize binmek üzeredir."
Tefhim-ül Kuran De ki: «Belki de acele etmekte olduğunuzun (azabın) bir kısmı size yetişmiştir bile.»
Ümit Şimşek Sen de ki: Çabuklaştırılmasını istediğiniz şeyin bir kısmı, belki de peşinize takılmıştır bile.

Diyanet Tefsiri Âhiretin inkârı ve inkârcıların çeşitli oyunları son peygamberin muhataplarına özgü değildir; bütün peygamberler bu inkârla karşılaşmış, her şeye rağmen görevlerini yapmış, ilâhî adalet ve irade yerini bulmuştur. Şu halde son mesajın tebliğcisi de gördüğü tepkilere fazla üzülmemeli, canını sıkmamalıdır. Kur’an’ın ve Hz. Peygamber’in uyarılarına rağmen müşrikler âhiret hayatını inkâr etmekle yetinmeyip alaylı ifadelerle o hayatın ne zaman geleceğini sormaktadırlar. 72. âyette Hz. Peygamber’in bu soruya nasıl cevap vermesi gerektiği bildiriliyor. Genellikle müfessirler bu âyette müşriklerin tepesine inmek üzere olduğu bildirilen azabı Bedir Savaşı’nda başlarına gelen ölüm ve esaret olarak yorumlamışlardır (Râzî, XXIV, 214; Şevkânî, IV, 145).

Kurdî / کوردی / Kürtçe (Muhemmed! Tu ji bona wan ra aha) bêje: "Dibe, ku ewa şapata hûn leza hatina wê dikin, hinekî (ji wê şapatê) li pey we da be (haja we pê tune be)."
Sahih International / English / Ingilizce Say, "Perhaps it is close behind you - some of that for which you are impatient.
M.Pickthall / English / Ingilizce Say: It may be that a part of that which ye would hasten on is close behind you.
Muhsin Khan / English / Ingilizce Say: "Perhaps that which you wish to hasten on, may be close behind you.
Yusuf Ali / English / Ingilizce Say: "It may be that some of the events which ye wish to hasten on may be (close) in your pursuit!"(3307)
Shakir / English / Ingilizce Say: Maybe there may have drawn near to you somewhat of that which you seek to hasten on.
Dr. Ghali / English / Ingilizce Say, "It may be that coming immediately after you is some (part) of that which you seek to hasten."
Albanian / Shqip / Arnavutça Ti thuaj: “Tanimë u është ngjeshur juve një pjesë e atij premtimi për të cilin po ju ngutet juve!”
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice De: “Tez-tələsik istədiyiniz (əzabın) bir hissəsi, bəlkə də, artıq sizə gəlib çatmaq üzərədir!” (Müşriklər onlara və’d olunan əzabın bir hissəsini Ühüd vuruşunda daddılar, qalanını isə Cəhənnəmdə dadacaqlar!)
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Reci: "Stići će vas sigurno nešto od onoga što požurujete!"
Bulgarian / Български / Bulgarca Кажи: “Възможно е вече да е след вас нещо от онова [мъчение], за което избързвате.”
Chinese / 中文 / Çince 你說G「你帔求忖暽窶{的,或許有一部分是臨近你怐滿C」
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 你说:�你们要求早日实现的,或许有一部分是临近你们的。�
Czech / Česky / Çekçe Odpověz: "Možná že část toho, co uspíšit chcete, za vámi již těsně stojí."
Dutch / Nederlands / Hollandaca Antwoord: Misschien zal een deel der straf, welke gij verlangt dat verhaast zal worden, dicht achter u volgen.
Farsi / فارسی / Farsça (ای پیامبر!) بگو :« شاید پاره ای از آنچه را که به شتاب می طلبید به شما نزدیک شده باشد».
Finnish / Suomi / Fince Vastaa: »Voi sattua, että jokin niistä asioista, joiden tuloa koetatte jouduttaa, seuraa teitä jo kannoillanne.»
French / Français / Fransızca Dis : "Il se peut qu'une partie de ce que vous cherchez à hâter soit déjà sur vos talons".
German / Deutsch / Almanca Sprich: "Vielleicht trifft euch bald etwas von dem, was ihr vorzeitig erleben möchtet."
Hausa / Hausa Dili Ka ce: "Akwai fatan sãshen abin da kuke, nẽman gaggãwarsa, ya kasance yã kuturta a gare ku."
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Katakanlah: "Mungkin telah hampir datang kepadamu sebagian dari (azab) yang kamu minta (supaya) disegerakan itu.
Italian / Italiano / Italyanca Di': «Forse parte di quel che volete affrettare è già imminente».
Japanese / 日本語 / Japonca 言ってやるがいい。「あなたがたの急いでいることの幾つかは,あなたがたに迫っているかも知れない。」
Korean / 한국어 / Korece 일러가로되 너희가 서둘러 구하는 것의 일부가 터희에게 도 래했는지도 모를 일이라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Katakanlah (wahai Muhammad): "Dipercayai tidak lama lagi akan datang kepada kamu sebahagian dari azab yang kamu minta disegerakan itu".
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili നീ പറയുക: നിങ്ങള്‍ ധൃതികൂട്ടിക്കൊണ്ടിരിക്കുന്ന കാര്യങ്ങളില്‍ ചിലത്‌ ഒരു പക്ഷെ നിങ്ങളുടെ തൊട്ടു പുറകില്‍ എത്തിയിട്ടുണ്ടായിരിക്കാം.
Maranao / mәranaw Tharoang ka a: "Matatangkd a khabaloy a marani rkano so sabaad ko pphagalokalokan iyo (a siksa)!"
Norwegian / Norsk / Norveççe Si: «Kanskje er noe av det dere ønsker påskyndet like i hælene på dere.»
Polski / Polish / Polonya Dili Powiedz: "Być może, jest tuż za wami część tego, co staracie się przyśpieszyć!"
Portuguese / Português / Portekizce Responde-lhes: É possível que vos acosse algo do que pretendeis apressar!
Romanian / Română / Rumence Domnul tău este Stăpânul harului asupra oamenilor, însă cei mai mulţi nu Îi mulţumesc.
Russian / Россия / Rusça Скажи: "Возможно, некоторое из того, что вы торопите, уже находится позади вас".
Somali / Somalice Waxaad Dhahdaa waxaa Suurowda inay Dhawdahay waxaad Dedejisanaysaan Qaarkeed.
Spanish / Español / Ispanyolca Di: «Quizás algo de aquello cuya venida queréis apresurar esté ya pisándoos los talones».
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Sema: Asaa ni karibu kukufikieni sehemu ya yale mnayo yahimiza.
Svenska / Swedish / Isveççe Säg: "Kanske är något av det som ni är angelägna att få se i hälarna på er."
Tatarça / Tatarish / Tatarca Әйт: "Сез ашыктырып сораган ґәзабның бәгъзесенең килмәклеге якын булды".
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili จงกล่าวเถิด (มุฮัมมัด) “หวังว่าบางอย่างที่พวกท่านรีบเร่ง (ให้มันเกิดขึ้น) นั้น กำลังตามหลังใกล้พวกท่านเข้ามาแล้ว”
Urdu / اردو / Urduca کہہ دو کہ جس (عذاب) کے لئے تم جلدی کر رہے ہو شاید اس میں سے کچھ تمہارے نزدیک آپہنچا ہو
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Сен: «Сиз келишига ошиқаётган нарсанинг баъзиси ортингизга мингашиб олган, бўлса ажаб эмас», деб айт. (Яъни, ўша ваъдалар шундоққина ортингизда турибди, аммо сиз сезмаяпсиз, холос. Дарҳақиқат, ғайбни ким билади? Эҳтимол, беш дақиқадан сўнг азоб, қиёмат ёки қайта тирилиш рўй берар, эҳтимол, ундан кўпроқ ёки озроқ вақт қолгандир. Ким билади буни?! Аллоҳ таоло бу ишларни хоҳлаган лаҳзасида содир этишга қодир.)
Bengali / বাংলা / Bengalce বলুন, অসম্ভব কি, তোমরা যত দ্রুত কামনা করছ তাদের কিয়দংশ তোমাদের পিঠের উপর এসে গেছে।
Tamil / தமிழர் / Tamilce "நீங்கள் அவசரப்படுபவற்றில் சில இப்பொழுதே உங்களுக்கு வந்து சேரக்கூடும்" என்று (நபியே!) நீர் கூறிவிடுவீராக.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>