4. Hîzb, Neml Sûresi

Neml Suresi 4. Ayeti Meali

إِنَّ الَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْآخِرَةِ زَيَّنَّا لَهُمْ أَعْمَالَهُمْ فَهُمْ يَعْمَهُونَ
İnne-lleżîne lâ yu/minûne bil-âḣirati zeyyennâ lehum a’mâlehum fehum ya’mehûn(e)
1
inne ellezîne
muhakkak ki onlar
2
lâ yu’minûne
mü’min olmazlar, inanmazlar
3
bi el âhireti
ahirete (Allah’a ruhun ulaşmasına)
4
zeyyennâ
süsledik
5
lehum
onlar için, onlara
6
a’mâle-hum
onların amelleri, amelleri
7
fe
böylece
8
hum
onlar
9
ya’mehûne
(şaşkın bir halde) bocalarlar

Diyanet İşleri Şüphesiz, ahiret hayatına inanmayanların işlerini biz kendilerine güzel göstermişizdir de o yüzden bocalayıp dururlar.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Şüphesiz biz, ahirete inanmayanların işlerini kendilerine süslü gösterdik de onlar ilerisini göremezler, kalpleri körelmiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Ahirete inanmayanların yaptıklarını kendilerine süslü göstermişizdir de onlar ilerisini göremezler, kalpleri körelmiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır Çünkü Âhırete inanmıyanların yaptıklarını kendilerine müzeyyen göstermişizdir de onlar ilerisini görmezler, kalbleri körelmiştir
Diyanet Vakfı Şüphesiz biz, ahirete inanmayanların işlerini kendilerine süslü gösterdik; o yüzden bocalar dururlar.
Abdulbaki Gölpınarlı Âhirete inanmayanların işledikleri işleri bezedik de artık onlar, şaşkın bir halde kalakaldılar.
Adem Uğur Şüphesiz biz, ahirete inanmayanların işlerini kendilerine süslü gösterdik; o yüzden bocalar dururlar.
Ahmed Hulusi Ölümsüz gelecek yaşamlarına iman etmeyenlere gelince; onların yaptıkları işleri kendilerine süsleyip (keyifli) gösterdik; artık onlar (hakikate) kör ve şaşkın, (ortalıkta) bocalar dururlar!
Ahmet Tekin Âhirete, ebedî yurda inanmayanlara biz, amellerini süsleyip güzel gösterdik. Onlar ilerisini göremezler, bocalayıp dururlar.
Ahmet Varol Şüphesiz ahirete inanmayanların yaptıklarını kendilerine süslemişizdir. Bu yüzden onlar körü körüne bocalarlar.
Ali Fikri Yavuz Ahirete inanmıyanların âmellerini, kendilerine süslü göstermişiz de, onlar hakkı göremiyorlar.
Bekir Sadak Ahirete inanmayanlarin yaptiklari isleri kendilerine guzel gostermisizdir; bu yuzden koru korune bocalarlar.
Celal Yıldırım Âhiret'e inanmayanlara ise amellerini süsleyip çekici kıldık da o sebeple onlar (inkâr ve azgınlıkları içinde) bocalayıp dururlar.
Diyanet İşleri 2 Ahirete inanmayanların yaptıkları işleri kendilerine güzel göstermişizdir; bu yüzden körü körüne bocalarlar.
Fizilil Kuran ahirete inanmayanlara gelince onlara yaptıkları kötü işleri güzel gösteririz de sapıklıkları içinde bilinçsizce debelenirler.
Gültekin Onan Ahirete inanmayanlara gelince; biz onlara kendi yaptıklarını süslemişiz, böylece onlar, 'körlük içinde şaşkınca dolaşırlar'.
Hasan Basri Cantay Biz, âhirete inanmayanların (kötü) amel (ve hareket) lerini kendileri için süslemişizdir de (kalbleri kör olarak) şaşırıb kalmakdadırlar.
Hayat Neşriyat Şübhesiz ki âhirete inanmayanların (kötü) amellerini kendilerine süslü gösterdik; bu yüzden onlar bocalayıp dururlar.
Ibni Kesir Ahirete inanmayanlara gelince; muhakkak ki onlara, yaptıklarını güzel göstermişizdir. Bu yüzden şaşırıp kalmaktadırlar.
Muhammed Esed Ahirete inanmayanlara gelince, onlara yapıp ettiklerini güzel göstermişizdir; bu yüzden, körcesine bocalayıp durmaktadırlar.
Ömer Nasuhi Bilmen Şüphe yok o kimseler, ki ahirete inanmazlar, onlar için yaptıklarını süslemişizdir. Artık onlar mütehayyirane bir halde bulunurlar.
Ömer Öngüt Hiç şüphesiz ki biz ahirete inanmayanların yaptıkları işleri kendilerine süslü gösterdik. O yüzden bocalar dururlar.
Şaban Piris Ahirete inanmayanlar ise, biz onlara amellerini süsledik de onlar bocalayıp dururlar.
Suat Yıldırım Biz âhirete iman etmeyenlere yaptıkları işleri süsledik, o yüzden onlar körelmiş bir vaziyette bocalar dururlar.
Tefhim-ül Kuran Ahirete inanmayanlara gelince; biz onlara kendi yapmakta olduklarını süsleyivermişiz; böylece onlar, 'körlük içinde şaşkınca dolaşmaktadırlar.'
Ümit Şimşek Âhirete inanmayanlara ise, Biz yaptıklarını hoş gösterdik; onun için böyle bocalayıp dururlar.

Diyanet Tefsiri İnanmayanların yapıp ettiklerinin kendilerine güzel gösterilmesi Allah’ın onlara inanç ve yaşayışları konusunda seçme hakkı tanımaması anlamına gelmez; bilâkis kendi irade ve tercihleriyle inkârcılıkta ısrar ettikleri için Allah onları yapıp ettikleriyle baş başa bırakır. Böylece kalpleri katılaşır, iman etmezler ve yaptıklarının güzel olduğunu sanırlar. Bunun sonucu olarak da hem dünyada hem de âhirette yaptıklarının sonucuna katlanırlar (bu konuda ayrıca bk. Bakara 2/7).

Kurdî / کوردی / Kürtçe Bi rastî ewanê, ku (bi danê) para da bawer nakin hene! Me kirina wan ji bona wan ra xemilandîye. Îdî ewan bi xweber jî, di kirinê xwe da kor mane.
Sahih International / English / Ingilizce Indeed, for those who do not believe in the Hereafter, We have made pleasing to them their deeds, so they wander blindly.
M.Pickthall / English / Ingilizce Lo! as for those who believe not in the Hereafter, We have made their works fair seeming unto them so that they are all astray.
Muhsin Khan / English / Ingilizce Verily, those who believe not in the Hereafter, We have made their deeds fair-seeming to them, so they wander about blindly.
Yusuf Ali / English / Ingilizce As to those who believe not in the Hereafter, We have made their deeds pleasing(3242) in their eyes; and so they wander about in distraction.
Shakir / English / Ingilizce As to those who do not believe in the hereafter, We have surely made their deeds fair-seeming to them, but they blindly wander on.
Dr. Ghali / English / Ingilizce Surely the ones who do not believe in the Hereafter, We have adorned for them their deeds, so they are blundering (blindly);
Albanian / Shqip / Arnavutça E atyre që nuk bsojnë botën e ardhme, Ne ua kemi hijeshuar veprat ndaj dhe ata bredhin.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Həqiqətən, axirətə inanmayanların (pis) əməllərini özlərinə yaxşı göstərdik. Onlar (öz azğınlıqları içərisində) şaşqın bir vəziyyətdədirlər.
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Onima koji u onaj svijet ne vjeruju Mi prikazujemo kao lijepe postupke njihove – zato oni lutaju;
Bulgarian / Български / Bulgarca На онези, които не вярват в отвъдния живот, разкрасихме делата им и те се лутат.
Chinese / 中文 / Çince 不信後世者,我確已為他怞虒佴═F他怐漲甈陛A故他怓O徘徊歧途的。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 不信后世者,我确已为他们而装饰了他们的行为,故他们是徘徊歧途的。
Czech / Česky / Çekçe Těm však, kdož v onen svět nevěří, jsme zkrášlili jejich konání, takže jen slepě tápají.
Dutch / Nederlands / Hollandaca Wat hen betreft, die niet in het volgende leven gelooven, wij hebben hunne werken voor hen gereed gemaakt, zij zullen door verbazing getroffen worden, over hunne teleurstelling, als zij weder zullen worden opgewekt.
Farsi / فارسی / Farsça بی گمان کسانی که به آخرت ایمان نمی آورند،اعمال شان را برای آنها زینت داده ایم، پس آنها سر گردان می شوند.
Finnish / Suomi / Fince Jotka eivät usko tulevaan elämään, niiden teot Me olemme tosin tehnyt otollisiksi heidän omissa silmissään, ja sokeina he kulkevat eteenpäin.
French / Français / Fransızca Quant à ceux qui ne croient pas en l'au-delà, Nous embellissons [à leurs yeux] leurs actions, et alors ils deviennent confus et hésitants.
German / Deutsch / Almanca Die Ungläubigen, die nicht an das Jenseits glauben, haben Wir ihre Werke schön finden lassen, so wissen sie nicht, woran sie sind.
Hausa / Hausa Dili Lalle ne waɗanda suke bã su yin ĩmãni da Lãhira, Mun ƙawãta musu ayyukansu, sabõda haka sunã ɗimuwa.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Sesungguhnya orang-orang yang tidak beriman kepada negeri akhirat, Kami jadikan mereka memandang indah perbuatan-perbuatan mereka, maka mereka bergelimang (dalam kesesatan).
Italian / Italiano / Italyanca Quanto a coloro che non credono nell'altra vita, facemmo [sembrar] belle le loro azioni, sì che procedessero alla cieca.
Japanese / 日本語 / Japonca われは来世を信じない者には,自分の行いを(一見)立派に見えるようにした。それで,かれらは(舷?)惑されさ迷う。
Korean / 한국어 / Korece 내세를 믿지 아니한 자들의 행위들이 그럴듯하게 보이게 하매 그들은 방황하였으니
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Sesungguhnya orang-orang yang tidak percaya kepada hari akhirat, Kami jadikan perbuatan-perbuatan buruk mereka kelihatan baik kepada mereka; oleh itu, tinggalah mereka meraba-raba dalam kesesatan.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili പരലോകത്തില്‍ വിശ്വസിക്കാത്തതാരോ അവര്‍ക്ക്‌ തങ്ങളുടെ പ്രവര്‍ത്തനങ്ങള്‍ നാം ഭംഗിയായി തോന്നിച്ചിരിക്കുന്നു. അങ്ങനെ അവര്‍ വിഹരിച്ചുകൊണ്ടിരിക്കുന്നു.
Maranao / mәranaw Mataan! a siran a di mapaparatiyaya ko akhirat, na pipharasan Ami kiran so manga galbk iran; na siran na pphromparompak siran.
Norwegian / Norsk / Norveççe De som ikke tror på det hinsidige, i deres øyne har Vi latt deres gjerninger fortone seg prydelige, så de vandrer i blinde.
Polski / Polish / Polonya Dili Zaprawdę, tym, którzy nie wierzą w życie ostateczne, upiększyliśmy ich działania, więc oni wędrują na oślep.
Portuguese / Português / Portekizce Em verdade, àqueles que não crêem na outra vida, abrilhantaremos as suas ações, e eis que se extraviarão.
Romanian / Română / Rumence Aceştia vor avea osânda cea mai rea şi vor fi pierduţi în Viaţa de Apoi.
Russian / Россия / Rusça Воистину, тем, которые не веруют в Последнюю жизнь, Мы представили их деяния прекрасными, и они блуждают в растерянности.
Somali / Somalice Kuwaanse Rumayn Aakhiro waxaan u Qurxinay Camalkooda waana ku Indho la'Yihiin (Wareersanyihiin).
Spanish / Español / Ispanyolca Hemos engalanado a sus propios ojos las acciones de los que no creen en la otra vida. Yerran ciegos.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Kwa hakika wale wasio iamini Akhera tumewapambia vitendo vyao, kwa hivyo wanatangatanga ovyo.
Svenska / Swedish / Isveççe Vi har låtit dem som inte tror på det eviga livet se sina handlingar i ett förskönande ljus och så går de sin väg fram, snubblande än hit än dit i blindo.
Tatarça / Tatarish / Tatarca Ахирәт көненә ышанмаган кешеләрнең кабахәт эшләрен үзләренә яхшы итеп күрсәттек, алар азгынлыктан чыга алмыйча, хәйран булып йөрерләр.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili แท้จริงบรรดาผู้ไม่ศรัทธาต่อวันปรโลกนั้น เราได้ทำให้การงานของพวกเขาสวยงามแก่พวกเขา ดังนั้นพวกเขาจะระเหเร่ร่อน
Urdu / اردو / Urduca جو لوگ آخرت پر ایمان نہیں رکھتے ہیں ہم نے ان کے اعمال ان کے لئے آرستہ کردیئے ہیں تو وہ سرگرداں ہو رہے ہیں
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Албатта, охиратга иймон келтирмайдиганларга Биз амалларини зийнатлаб кўрсатдик. Бас, улар адашиб-улоқиб юраверарлар.
Bengali / বাংলা / Bengalce যারা পরকালে বিশ্বাস করে না, আমি তাদের দৃষ্টিতে তাদের কর্মকান্ডকে সুশোভিত করে দিয়েছি। অতএব, তারা উদভ্রান্ত হয়ে ঘুরে বেড়ায়।
Tamil / தமிழர் / Tamilce நிச்சயமாக எவர்கள் மறுமை வாழ்வில் நம்பிக்கை கொள்ளவில்லையோ, அவர்களுக்கு நாம் அவர்களுடைய செயல்களை அழகாக(த் தோன்றுமாறு) செய்தோம்; எனவே அவர்கள் தட்டழிந்து திரிகிறார்கள்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>