4. Hîzb, Neml Sûresi

Neml Suresi 3. Ayeti Meali

الَّذِينَ يُقِيمُونَ الصَّلَاةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكَاةَ وَهُم بِالْآخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ
Elleżîne yukîmûne-ssalâte veyu/tûne-zzekâte vehum bil-âḣirati hum yûkinûn(e)
1
ellezîne
ki onlar
2
yukîmûne
ikame ederler
3
es salâte
namaz
4
ve yu’tûne
ve verirler
5
ez zekâte
zekât
6
ve hum
ve onlar
7
bi el âhıreti
ahirete
8
hum yûkınûne
onlar yakîn (sahibi) olarak inanırlar

Diyanet İşleri (2-3) Kur’an, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve ahirete de kesin olarak inanan mü’minler için bir hidayet rehberi ve bir müjdedir.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Ki o (müminler) namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de kesin olarak iman ederler.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) ki namazı dürüst kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de kesin olarak inanırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır Ki namazı dürüst kılarlar ve zekâtı verirler, Âhırette de onlar yakîn edinirler
Diyanet Vakfı (2-3) Namazı kılan, zekâtı veren ve ahirete de kesin olarak iman eden müminler için bir hidayet rehberi ve bir müjdedir.
Abdulbaki Gölpınarlı O inananlara ki namazlarını kılarlar, zekâtlarını verirler ve onlardır âhirete adamakıllı inananlar.
Adem Uğur Onlar ki, namazı kılarlar, zekâtı verirler ve ahirete de kesin olarak inanırlar.
Ahmed Hulusi Onlar ki, salâtı (Allâh'a yöneliş ile mi'râcı yaşama) ikame ederler ve arınıp saflaşmak için varlıklarından verirler; işte onlar ölümsüz geleceklerine kesin yakîn elde etmişlerdir.
Ahmet Tekin Mü’minler, namazı adâbına riâyet ederek, aksatmadan âşikâre kılanlar, vicdanlarını, servetlerini, sosyal bünyelerini arındıran, berekete vesile olan zekâtı verenler, özellikle âhiretin varlığını delilleriyle, gerekçeleriyle bilerek kesinlikle inananlardır.
Ahmet Varol Onlar namazı kılarlar, zekatı verirler ve onlar ahirete kesin inanırlar.
Ali Fikri Yavuz O müminler ki, namazı gereği üzere kılarlar, zekâtı verirler; âhireti ancak bunlar hakkıyla tasdik ederler.
Bekir Sadak (2-3) Bunlar, namaz kilan, zekat veren ve ahirete de kesin olarak inanan muminlere dogruluk rehberi ve mujdedir.
Celal Yıldırım O mü'minler ki, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler ve Âhiret'e kesinlikle inanırlar.
Diyanet İşleri 2 (2-3) Bunlar, namaz kılan, zekat veren ve ahirete de kesin olarak inanan müminlere doğruluk rehberi ve müjdedir.
Fizilil Kuran Onlar namaz kılarlar, zekâtı verirler ve ahirete kesinlikle inanırlar.
Gültekin Onan Ki onlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve onlar, ahirete kesin bilgiyle iman ederler.
Hasan Basri Cantay (öyle mü'minler) ki namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler. Onlar âhirete kat'î kanaat edinenlerin de ta kendileridir.
Hayat Neşriyat (O mü’minler) o kimselerdir ki namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler ve onlar âhirete gerçekten kat'î olarak inanırlar.
Ibni Kesir Onlar ki; namazı kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de yakınen inanırlar.
Muhammed Esed o inananlar ki, salatta devamlı ve duyarlıdırlar, arınmak için verirler ve ahirete de yürekten inanırlar!
Ömer Nasuhi Bilmen Öyle (mü'min) kimseler ki namazı doğruca kılarlar ve zekâtı verirler ve onlar ahirete de (evet onlar) kat'i surette inanırlar.
Ömer Öngüt Onlar ki namazı kılarlar, zekâtı verirler ve ahirete kesin olarak inanırlar.
Şaban Piris Onlar, namazı kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de kesin olarak inanırlar.
Suat Yıldırım O müminler ki namazı hakkıyla ifa eder, zekâtı verir ve âhirete kesin olarak iman ederler.
Tefhim-ül Kuran Ki onlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler ve onlar, ahirete kesin bilgiyle iman edenlerdir.
Ümit Şimşek O mü'minler ki, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler. Onlar âhirete de kesin şekilde inanmışlardır.

Diyanet Tefsiri Bazı sûrelerin başında bulunan bu tür harflere “hurûf-ı mukattaa” adı verilmektedir (bilgi için bk. Bakara 2/1). 1. âyet, ”Kur’an” ve “kitap” kelimeleri yer değiştirmiş olarak Hicr sûresinin başında da geçmektedir. Bu kelimeler müfessirler tarafından farklı şekillerde yorumlanmışsa da Râzî her ikisiyle de Kur’ân-ı Kerîm’in kastedildiği kanaatindedir; ancak Kur’an onun okunuşunu, kitap ise yazılı şeklini ifade etmektedir (XIX, 151). İbn Âşûr da bu görüşü tercih etmiştir (XIV, 8; ayrıca bk. Hicr15/1). “Gerçekleri açıklayan” diye çevirdiğimiz mübîn kelimesi ise “açık seçik anlaşılan” veya kısaca “apaçık” şeklinde de çevrilebilir. Buna göre Kur’an’ın âyetleri gelişigüzel söylenmiş değil, anlamı açık, doğruluğunda şüphe olmayan, gerçekleri açıklayan, müminlere doğru yolu gösteren ve müjde veren ilâhî sözlerdir. 3. âyette müslümanlar, Medine döneminde hükümleri ayrıntılı olarak belirlenen ve İslâm’ın temellerinden birini oluşturan zekât vecîbesine hazırlanmaktadır, o sırada daha çok gönüllü malî ödemeler şeklinde gerçekleşen bu davranış övülmektedir (zekâtın farz kılınması konusunda bilgi için bk. Tevbe 9/60, 103).

Kurdî / کوردی / Kürtçe Ewanê ku nimêja xwe dikin û (baca malê xwe) didin û di nêzîk da jî (bi danê para da) bawer dikin hene! (bawerger) ewan in.
Sahih International / English / Ingilizce Who establish prayer and give zakah, and of the Hereafter they are certain [in faith].
M.Pickthall / English / Ingilizce Who establish worship and pay the poor due and are sure of the Hereafter.
Muhsin Khan / English / Ingilizce Those who perform As-Salat (Iqamat-as-Salat) and give Zakat and they believe with certainty in the Hereafter (resurrection, recompense of their good and bad deeds, Paradise and Hell, etc.).
Yusuf Ali / English / Ingilizce Those who establish regular prayers and give in regular charity, and also have (full) assurance of the hereafter.
Shakir / English / Ingilizce Who keep up prayer and pay the poor-rate, and of the hereafter, they are sure.
Dr. Ghali / English / Ingilizce Who keep up the prayer, and bring the Zakat, (i.e., pay the poor-dues) and they, (always) they, have certitude in the Hereafter.
Albanian / Shqip / Arnavutça Që falin namazin dhe e japin zeqatin dhe mu ata janë të bindur ndaj botës tjetër.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice O kəslər ki, (vaxtlı-vaxtında, lazımınca) namaz aılır, zəkat verir və axirətə möhkəm inanırlar.
Bosnian / Bosanski / Bosnakca koji molitvu obavljaju i milostinju udjeljuju i koji u onaj svijet čvrsto vjeruju.
Bulgarian / Български / Bulgarca които отслужват молитвата и дават милостинята закат, и за отвъдния живот са убедени.
Chinese / 中文 / Çince 信道者謹守拜功,完納天課,篤信後世。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 信道者谨守拜功,完纳天课,笃信后世。
Czech / Česky / Çekçe kteří dodržují modlitbu, dávají almužnu a jsou pevně přesvědčeni o životě budoucím.
Dutch / Nederlands / Hollandaca Die hun gebed geregeld verrichten en aalmoezen geven, en vast in het volgend leven gelooven.
Farsi / فارسی / Farsça (همان) کسانی که نماز را بر پا می دارند، و زکات را ادا می کنند، و آنان به آخرت یقین دارند.
Finnish / Suomi / Fince niille, jotka suorittavat rukouksensa, antavat säädetyt almut ja ovat varmoja tulevasta elämästä.
French / Français / Fransızca qui accomplissent la Salat, acquittent la Zakat et croient avec certitude en l'au-delà.
German / Deutsch / Almanca die die Gebete verrichten, die Zakat-Abgaben entrichten und sich des Jenseits gewiß sind.
Hausa / Hausa Dili Waɗanda suke tsayar da salla kuma su bãyar da zakka, alhãli kuwa sũ, game da Lãhira, to, sũ,sunã yin yaƙĩni.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce (yaitu) orang-orang yang mendirikan sembahyang dan menunaikan zakat dan mereka yakin akan adanya negeri akhirat.
Italian / Italiano / Italyanca che assolvono all'orazione, pagano la decima e credono con fermezza all'altra vita.
Japanese / 日本語 / Japonca かれらは礼拝の務めを守り,定めの喜捨をなし,堅く来世を信じる者である。
Korean / 한국어 / Korece 이것은 예배를 드리고 이슬람 세를 바치며 내세를 확신하는 자 들을 위한 것이라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Iaitu mereka yang tetap mendirikan sembahyang dan memberi zakat, sedang mereka pula percaya dengan yakin akan hari akhirat.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili നമസ്കാരം മുറപോലെ നിവ്വഹിക്കുകയും, സകാത്ത്‌ നല്‍കുകയും, പരലോകത്തില്‍ ദൃഢമായി വിശ്വസിക്കുകയും ചെയ്യുന്നവര്‍ക്ക്‌.
Maranao / mәranaw Siran na ipphamayandg iran so sambayang go pthonayn iran so zakat, go siran na so akhirat na tatangkdn iran.
Norwegian / Norsk / Norveççe som forretter bønnen, gir det rituelle bidrag, og er forvisset om det hinsidige liv.
Polski / Polish / Polonya Dili Którzy odprawiają modlitwę, którzy dają jałmużnę i wierzą szczerze w życie ostateczne.
Portuguese / Português / Portekizce Que observam a oração pagam o zakat e estão persuadidos da outra vida.
Romanian / Română / Rumence Celor care nu cred în Viaţa de Apoi, Noi le-am împodobit faptele în ochii lor, iar ei merg orbeşte.
Russian / Россия / Rusça которые совершают намаз, выплачивают закят и убеждены в Последней жизни.
Somali / Somalice Ee ah kuwa Ooga Salaadda oo Guta Zakada oo Aakhiro Yaqiinin.
Spanish / Español / Ispanyolca que hacen la azalá, dan el azaque y están convencidos de la otra vida.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Ambao wanashika Sala, na wanatoa Zaka, na Akhera wana yakini nayo.
Svenska / Swedish / Isveççe de som förrättar bönen och ger åt de behövande; det är de som har förvissningen att det eviga livet [väntar].
Tatarça / Tatarish / Tatarca Ул мөэминнәр намазларын вакытында укырлар, вә зәкәтләрен бирерләр, вә ахирәтнең булачагын белеп аңа хәзерләнерләр.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili บรรดาผู้ที่ดำรงการละหมาดและบริจาคซะกาต และต่อวันปรโลกพวกเขาเชื่อมั่น
Urdu / اردو / Urduca وہ جو نماز پڑھتے اور زکوٰة دیتے اور آخرت کا یقین رکھتے ہیں
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Улар намозни тўкис адо этадиган, закотни берадиган ва охиратга қаттиқ ишонадиганлардир.
Bengali / বাংলা / Bengalce যারা নামায কায়েম করে, যাকাত প্রদান করে এবং পরকালে নিশ্চিত বিশ্বাস করে।
Tamil / தமிழர் / Tamilce (அவர்கள் எத்தகையோரென்றால்) அவர்கள் தொழுகையை நிலை நிறுத்துவார்கள்; இன்னும், ஜகாத்தைக் கொடுப்பார்கள்; அன்றியும், அவர்கள் மறுமை வாழ்வின் மீது திட நம்பிக்கை கொள்வார்கள்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>