1. Hîzb, Mülk Sûresi

Mülk Suresi 23. Ayeti Meali

قُلْ هُوَ الَّذِي أَنشَأَكُمْ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْأَبْصَارَ وَالْأَفْئِدَةَ قَلِيلًا مَّا تَشْكُرُونَ
Kul huve-lleżî enşe-ekum ve ce’ale lekumu-ssem’a vel-ebsâra vel-ef-ide(te)(s) kalîlen mâ teşkurûn(e)
1
kul
de
2
huve ellezî
o ki
3
ensee-kum
sizi inşa etti, yoktan yarattı
4
ve ceale
ve kıldı, yaptı, verdi
5
lekum(u)
sizin için, size
6
es sem’a
işitme hassası
7
ve el ebsâre
ve görme hassası
8
ve el ef’idete
ve fuad hassası, idrak etme hassası, gönül
9
kalîlen
az
10
ne (kadar)
11
teşkurûne
şükrediyorsunuz

Diyanet İşleri De ki: “O, sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!”
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) De ki: «Sizi yaratan, size kulaklar gözler ve gönüller veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz!»
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) De ki: «O'dur ancak sizi yaratan, size dinleyecek kulak, görecek gözler, duyacak gönüller veren! Fakat sizler pek az şükrediyorsunuz!»
Elmalılı Hamdi Yazır De ki, odur ancak sizi inşa eyleyen ve size dinleyecek kulak, görecek gözler, duyacak gönüller veren, fakat sizler pek az şükr ediyorsunuz
Diyanet Vakfı (Resûlüm!) De ki: Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz!
Abdulbaki Gölpınarlı O, öyle bir mâbuttur ki sizi meydana getirmiştir ve sizin için kulak ve gözler ve gönüller halketmiştir, ne de az şükredersiniz.
Adem Uğur (Resûlüm!) De ki: Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz!
Ahmed Hulusi De ki: "Sizi inşa eden ve sizin için algılama kuvvesi, idrak kuvvesi (basîret) ve FUADLAR (Esmâ mânâ özelliklerini beyine yansıtıcı kalp nöronları) oluşturan "HÛ"dur! Ne kadar az şükrediyorsunuz (değerlendiriyorsunuz)!"
Ahmet Tekin 'O, sizi yaratandır, size kulaklar, gözler, kalpler ve akıllar verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz.' de.
Ahmet Varol De ki: 'Sizi yaratan size kulaklar, gözler ve kalpler veren O'dur. Çok az şükrediyorsunuz!'
Ali Fikri Yavuz (Ey Rasûlüm), de ki: “- Sizi yaratan, size işitecek kulak, görecek gözler ve duyacak kalbler veren O’dur. Siz, pek az şükrediyorsunuz.”
Bekir Sadak De ki: «Sizi yaratan sizin icin kulaklar, gozler ve kalbler var eden O'dur. Ne az sukrediyorsunuz!»
Celal Yıldırım De ki: Sizi yaratıp varlık alanına getiren, size işiten kulaklar, gören gözler, anlayan gönüller veren O'dur. Ne de az şükredersiniz ?
Diyanet İşleri 2 De ki: 'Sizi yaratan sizin için kulaklar, gözler ve kalbler var eden O'dur. Ne az şükrediyorsunuz!'
Fizilil Kuran De ki: «Sizi yaratan, size kulaklar, gözler ve kalpler veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz.»
Gültekin Onan De ki: "Sizi inşa eden (yaratan), size kulak, gözler ve yürekler (efideh) veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz?"
Hasan Basri Cantay (Habîbim) de ki: «O, sizi yaratan, size kulak (lar), gözler gönüller verendir. Siz ne az şükredersiniz».
Hayat Neşriyat (Ey Resûlüm!) De ki: 'Sizi yaratan ve size kulak(lar), gözler ve kalbler veren O’dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz!'
Ibni Kesir De ki: Sizi yaratan ve sizler için kulaklar, gözler ve kalbler var eden O'dur. Ne de az şükrediyorsunuz.
Muhammed Esed De ki: "O, sizi hayata getiren, size kulaklar, gözler ve kalpler bağışlayandır; (yine de) ne kadar az şükrediyorsunuz!"
Ömer Nasuhi Bilmen De ki: «O, o zâttır ki, sizi yarattı ve sizin için kulak ve gözler ve gönüller var kıldı. Pek az şükrediverirsiniz.»
Ömer Öngüt De ki: "Sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve gönüller veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz!"
Şaban Piris De ki: -Sizi yaratan, size kulaklar, gözler ve kalpler veren O’dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz.
Suat Yıldırım De ki: Sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve gönüller veren O’dur. Sizin şükrünüz ne de az!
Tefhim-ül Kuran De ki: «Sizi inşa edip yaratan, size kulak, gözler ve gönüller veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz?»
Ümit Şimşek De ki: Sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler veren Odur. Fakat çok az şükrediyorsunuz.

Diyanet Tefsiri Doğduğunda hiçbir bilgiye sahip olmayan insana bilgi vasıtalarından kulaklar, gözler ve kalpler (akıllar) verildiğinin hatırlatılması, insanın en değerli ve ayırıcı niteliğinin gözlem ve düşünme kapasitesi olduğuna ve bu nimetleri verene şükretmek gerektiğine işaret eder. Bu nimetler aynı zamanda Allah’ın eşsiz sanatını ve sonsuz kudretini göstermesi bakımından da önemlidir. Muhatabın sağduyusuna hitap edilerek onun yanlış inanç ve tutumlardan kurtulması, Allah’ın varlığına ve birliğine iman etmesi istenmektedir. Allah Teâlâ’nın sonsuz kudretini gösteren delillerden biri de insanoğlunun yeryüzünde yaratılması, türetilmesi ve çoğaltılmasıdır. Onları bu şekilde türetip yeryüzüne yayma gücüne sahip olan Allah, öldükten sonra dirilterek huzurunda toplamaya da kadirdir. Nitekim 24. âyetin son cümlesinde, “Sadece O’nun huzurunda gelip toplanacaksınız” ifadesiyle buna işaret edilmiştir (bu âyetlerin tefsiri için ayrıca bk. Nahil 16/78; Mü’minûn 23/78-79).

Kurdî / کوردی / Kürtçe (Muhemmed! Tu ji bona wan ra aha) bêje: “Ewê hûn afirindine heye! Ewa Yezdan e. Ewî ji bona we ra goh û çav û dil çêkirîye. Hûn çiqa hindik sipasî ya (wî) dikin!“
Sahih International / English / Ingilizce Say, "It is He who has produced you and made for you hearing and vision and hearts; little are you grateful."
M.Pickthall / English / Ingilizce Say (unto them, O Muhammad): He it is Who gave you being, and hath assigned unto you ears and eyes and hearts. Small thanks give ye!
Muhsin Khan / English / Ingilizce Say it is He Who has created you, and endowed you with hearing (ears), seeing (eyes), and hearts. Little thanks you give.
Yusuf Ali / English / Ingilizce Say: "It is He Who(5582) has created you (and made(5583) you grow), and made for you the faculties of hearing, seeing, feeling and understanding: little thanks it is ye give.
Shakir / English / Ingilizce Say: He it is Who brought you into being and made for you the ears and the eyes and the hearts: little is it that you give thanks.
Dr. Ghali / English / Ingilizce Say, "He is The One Who brought you into being, and made for you hearing, and be holdings, (i.e., eyesight"s") and heart sights; (but) little do you thank Him!"
Albanian / Shqip / Arnavutça Thuaj: “Ai është q ju krijoi, ju dhuroi të dëgjuarit, të parit dhe mendjen, kurse pak po falënderoni”
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice (Ya Peyğəmbər!) De: “Sizi yoxdan yaradan, sizə qulaq, göz və qəlb verən Odur. (Allahın ne’mətlərinə) nə az şükür edirsiniz!”
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Reci: "On sve stvara i daje vam sluh i vid i pameti, a vi se malo zahvaljujete!"
Bulgarian / Български / Bulgarca Кажи [о, Мухаммад]: “Той е, Който ви сътвори и създаде за вас слуха и зрението, и сърцата. Колко малко сте признателни!”
Chinese / 中文 / Çince 你說G「他是創造你怴A並為你抭迣y耳、目和心的。你怮o很少感謝。」
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 你说:�他是创造你们,并为你们创造耳、目和心的。你们却很少感谢。�
Czech / Česky / Çekçe Rci: "On je ten, kdo vzniknout vám dal a daroval vám sluch, zrak i srdce - a jak málo jste vděčni!"
Dutch / Nederlands / Hollandaca Zeg: hij is het, die u het aanzijn heeft geschonken, en u het gehoor, het gezicht en het verstand (een hart) heeft gegeven; en echter hoe weinig dankbaar zijt gij!
Farsi / فارسی / Farsça بگو: «او کسی است که شما را آفرید, وبرای شما گوش وچشمان و دل قرار داد, (اما شما) اندکی سپاس گزاری می کنید».
Finnish / Suomi / Fince Sano: »Hän on teidät luonut ja antanut teille näön, kuulon ja sydämen. Vähäinen on teidän kiitollisuutenne.»
French / Français / Fransızca Dis : "C'est Lui qui vous a crées et vous a donné l'ouïe, les yeux et les coeurs". Mais vous êtes rarement reconnaissants !
German / Deutsch / Almanca Sprich: "Er ist es, Der euch erschaffen und euch Gehör, Augenlicht und Herz gegeben hat. Wie wenig dankt ihr dafür!"
Hausa / Hausa Dili Ka ce: "( Allah) Shine Wanda Ya ƙaga halittarku, Ya sanya muku ji da gani da tunãni, amman kaɗan ce ƙwarai godiyarku!"
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Katakanlah: "Dialah Yang menciptakan kamu dan menjadikan bagi kamu pendengaran, penglihatan dan hati". (Tetapi) amat sedikit kamu bersyukur.
Italian / Italiano / Italyanca Di': «Egli è Colui che vi ha creati e vi ha dato l'udito, gli occhi e i cuori». Quanto poco Gli siete riconoscenti!
Japanese / 日本語 / Japonca 言ってやるがいい。「かれこそはあなたがたを創り,あなたがたのために,聴覚,視覚,感情(知力)を与えられた方である。何とあなたがたの感謝の念の薄いことよ。」
Korean / 한국어 / Korece 일러가로되 너희를 창조하사성장케 하고 듣는 능력과 보는 능력과 감각의 능력롸 이해의 능력 을 주신 분이 바로 하나님이시라 그러나 너희는 감사하지 않더라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Katakanlah (wahai Muhammad): "Allah yang menciptakan kamu (dari tiada kepada ada), dan mengadakan bagi kamu pendengaran dan penglihatan serta hati (untuk kamu bersyukur, tetapi) amatlah sedikit kamu bersyukur".
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili പറയുക: അവനാണ്‌ നിങ്ങളെ സൃഷ്ടിച്ചുണ്ടാക്കുകയും നിങ്ങള്‍ക്ക്‌ കേള്‍വിയും കാഴ്ചകളും ഹൃദയങ്ങളും ഏര്‍പെടുത്തിത്തരികയും ചെയ്തവന്‍. കുറച്ചു മാത്രമേ നിങ്ങള്‍ നന്ദികാണിക്കുന്നുള്ളൂ.
Maranao / mәranaw Tharoang ka a: "Skaniyan so miyadn rkano go sominggay rkano ko kan´g, ago so manga kaylay, go so manga poso. Miyakayto ito a kapphanalamat iyo!"
Norwegian / Norsk / Norveççe Si: «Han er det som har frembrakt dere og gitt dere hørsel, syn og forstand. Hvor lite dere takker!»
Polski / Polish / Polonya Dili Powiedz: "To On spowodował, że powstaliście, dał wam słuch, wzrok i serca. Jak mało jesteście wdzięczni!"
Portuguese / Português / Portekizce Dize-lhes: Foi Ele Quem vos criou e vos dotou de ouvidos, de vistas e de faculdades. Quão pouco Lhe agradeceis!
Romanian / Română / Rumence Spune: “El este Cel ce v-a împrăştiat pe pământ şi la El veţi fi iarăşi strânşi.”
Russian / Россия / Rusça Скажи: "Он - Тот, Кто создал вас и наделил вас слухом, зрением и сердцами. Как же мала ваша благодарность!"
Somali / Somalice Dheh Nabiyow Eebe waa midka Dadkow idin ahaysiiyey, Maqal iyo Arag iyo Caqlina idiin yeelay, wax yar baadse Eebe ku shukridaan.
Spanish / Español / Ispanyolca Di: «Él es Quien os ha creado, Quien os ha dado el oído, la vista y el intelecto. ¡Qué poco agradecidos sois!»
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Sema: Yeye ndiye aliye kuumbeni tangu mwanzo, na akakupeni masikio na macho, na nyoyo. Ni kidogo kabisa shukrani zenu.
Svenska / Swedish / Isveççe SÄG [Muhammad]: "Det är Han som har skapat er och begåvat er med hörsel, syn och förstånd - men var är er tacksamhet?"
Tatarça / Tatarish / Tatarca Әйт: "Ул – Аллаһ сезне юктан бар кылды вә сезгә хак сүзне ишетмәк өчен колак бирде, вә гыйбрәтләрне күрмәк өчен күз бирде, вә фикерләп хак белән батылны аермак өчен күңел бирде, бу нигъмәтләргә караганда сезнең шөкер итүләрегез бик аздыр.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili จงกล่าวเถิดมุฮัมมัด พระองค์คือผู้ทรงบังเกิดพวกเจ้าจะขอบคุณ
Urdu / اردو / Urduca کہو وہ خدا ہی تو ہے جس نے تم کو پیدا کیا۔ اور تمہارے کان اور آنکھیں اور دل بنائے (مگر) تم کم احسان مانتے ہو
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Сен: «У сизларни йўқдан бор қилган ва сизларга эшитиш, кўриш ва ақлни берган зотдир. Жуда ҳам оз шукр қиласизлар-а?!» деб айт.
Bengali / বাংলা / Bengalce বলুন, তিনিই তোমাদেরকে সৃষ্টি করেছেন এবং দিয়েছেন কর্ণ, চক্ষু ও অন্তর। তোমরা অল্পই কৃতজ্ঞতা প্রকাশ কর।
Tamil / தமிழர் / Tamilce (நபியே!) நீர் கூறுவீராக: "அவனே உங்களைப் படைத்து உங்களுக்குச் செவிப்புலனையும், பார்வைகளையும் இதயங்களையும் அமைத்தான்; (எனினும்) மிகவும் சொற்பமாகவே நீங்கள் நன்றி செலுத்துகிறீர்கள்."

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>