1. Hîzb, Mücâdele Sûresi

Mücâdele Suresi 21. Ayeti Meali

كَتَبَ اللَّهُ لَأَغْلِبَنَّ أَنَا وَرُسُلِي إِنَّ اللَّهَ قَوِيٌّ عَزِيزٌ
Keteba(A)llâhu leaġlibenne enâ ve rusulî(c) inna(A)llâhe kaviyyun ‘azîz(un)
1
ketebe
yazdı
2
allâhu
Allah
3
le
mutlaka
4
aglibenne
ben gâlip geleceğim
5
ene
ben
6
ve rusulî
ve resûllerim
7
inne
muhakkak
8
allâhe
Allah
9
kaviyyun
kuvvetli, kudretli, güçlü
10
azîzun
azîz, üstün

Diyanet İşleri Allah, “Şüphesiz ben ve peygamberlerim galip geleceğiz” diye yazmıştır. Şüphe yok ki, Allah çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Allah: «Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz.» diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galipdir.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Allah: «Andolsun ki, Ben yenerim Ben ve peygamberlerim!» diye yazmıştır. Şüphe yok ki, Allah güçlüdür, daima üstün gelendir.
Elmalılı Hamdi Yazır Allah yazdı: Celâlim hakkı için herhalde ben yenerim ben ve Resullerim, şübhe yok ki Allah kavîdir azîzdir
Diyanet Vakfı Allah: Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz, diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir.
Abdulbaki Gölpınarlı Allah yazdı, takdîr etti ki andolsun, ben ve peygamberlerim üstün geleceğiz; şüphe yok ki Allah pek kuvvetlidir, üstündür.
Adem Uğur Allah: Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz, diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir.
Ahmed Hulusi Allâh yazmıştır ki: "Kesinlikle galibim Ben ve Rasûllerim (olarak)!" Muhakkak ki Allâh Kaviyy'dir, Aziyz'dir.
Ahmet Tekin Allah:
'Elbette ben ve Rasullerim galip geleceğiz.' diye Levh-i Mahfuz’da yazmıştır. Allah güçlü, kudretli ve hükümrandır.
Ahmet Varol Allah: 'Elbette ben ve peygamberlerim galip geleceğiz' diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, yücedir.
Ali Fikri Yavuz Allah, şöyle hüküm vermiştir: “- Celâlim hakkı için, muhakkak ki, hem ben gâlib geleceğim, hem Peygamberlerim. Şübhe yok ki Allah çok kuvvetlidir, her şeye gâlibdir.
Bekir Sadak Allah, «And olsun ki Ben ve peygamberlerim ustun gelecegiz» diye yazmistir. Dogrusu Allah kuvvetlidir, gucludur.
Celal Yıldırım Allah, «Ben ve Peygamberlerim mutlaka üstün geleceğiz» diye yazmıştır. Şüphesiz ki Allah çok güçlüdür, çok üstündür.
Diyanet İşleri 2 Allah, 'And olsun ki Ben ve peygamberlerim üstün geleceğiz' diye yazmıştır. Doğrusu Allah kuvvetlidir, güçlüdür.
Fizilil Kuran Allah'a andolsun ki «ben ve elçilerim galip geleceğiz.» diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir.
Gültekin Onan Tanrı, yazmıştır: "Andolsun, ben galip geleceğim ve elçilerim de." Gerçekten Tanrı, en büyük kuvvet sahibidir, güçlü ve üstün olandır.
Hasan Basri Cantay Allah (şöyle) yazmışdır: «Andolsun ki ben gaalib geleceğim, peygamberlerim de». Şübhesiz Allah yegâne kuvvet saahibidir, mutlak gaalibdir.
Hayat Neşriyat Allah, (Levh-i Mahfûz’da): 'Celâlim hakkı için, ben muhakkak galib geleceğim, peygamberlerim de!' diye yazmıştır. Çünki Allah, Kavî (çok kuvvetli olan)dır, Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen)dir.
Ibni Kesir Allah: Andolsun ki Ben ve Peygamberlerim elbette galip geleceğiz, diye yazmıştır. Muhakkak ki Allah; Kavi'dir, Aziz'dir.
Muhammed Esed (Çünkü) Allah böyle buyurdu: "Ben kesinlikle üstün geleceğim, Ben ve Elçim!" Şüphesiz Allah, güçlüdür, kudret sahibidir!
Ömer Nasuhi Bilmen (20-21) Muhakkak o kimseler ki, Allah'a ve resûlune muhalefette bulunurlar, işte onlar, zelîl olanların arasındadırlar. Allah yazdı ki, «Elbette ben galebe edeceğim Ben. Peygamberlerim de...». Şüphe yok ki Allah kavîdir, azîzdir.
Ömer Öngüt Allah: "Ben ve peygamberlerim elbette galip geleceğiz!" diye yazmıştır. Şüphesiz ki Allah kuvvetlidir, yegâne galiptir.
Şaban Piris Allah, “Ben ve elçilerim mutlaka galip geleceğiz", diye hükmetmiştir. Şüphesiz Allah, güçlüdür, daima galiptir.
Suat Yıldırım Çünkü Allah: "Ben ve Resullerim elbette galip geliriz." diye hükmetmiştir. Şüphesiz ki Allah çok kuvvetlidir, mutlak galiptir.
Tefhim-ül Kuran Allah, yazmıştır: «Andolsun, ben galip geleceğim ve peygamberlerim de.» Gerçekten Allah, en büyük kuvvet sahibidir, güçlü ve üstün olandır.
Ümit Şimşek Allah, 'Ben ve peygamberlerim üstün geleceğiz' diye yazmıştır. Gerçekten de Allah karşı konulmaz kuvvet sahibi ve herşeyin mutlak galibidir.

Diyanet Tefsiri Allah’a ve peygamberine düşmanlık edenlerin dayanışma görünümü altında gerçekte kendilerini ve birbirlerini aldattıkları ve sonlarının hüsran olduğu belirtildikten sonra samimi müminlerin bu gibi kimselerle ilişkilerinde daha dikkatli olmaları gerektiği uyarısı yapılmaktadır. 14. ve müteakip âyetlerde başlıca özelliklerine değinilen kimselerin müslüman gibi görünen ama gerçekte İslâm düşmanlığı yapan münafıklar olduğu açıktır. Bunların kendileriyle iş birliği yaptıkları kimselerden “Allah’ın gazabına uğramış bir topluluk” diye söz edilmektedir. Âyette kimlikleriyle ilgili açık bir bilgi verilmemekle beraber, bağlamı dikkate alan hemen bütün müfessirler burada, o dönemde Medine ve çevresinde yaşayan yahudilerin kastedildiği kanaatindedirler. Dolayısıyla, 8. âyetin tefsiri sırasında belirtilen ihtimallerin bu âyetlerin iniş zamanı konusunda da göz önünde bulundurulması uygun olur (münafıkların müslümanlara tuzak kurmak üzere yahudilerle işbirliği yapmaları ve söz konusu yahudilerin Allah’ın gazabına müstahak olmaları hakkında bk. Enfâl 8/27, 55-57; Ahzâb 33/9-27; Haşr 59/2-6; ilâhî gazaba uğrayanlar hakkında ayrıca bk. Fâtiha 1/7). Tefsirlerde bu gruptaki âyetlerin veya bir kısmının nüzûl sebebi olarak –bazı rivayetlere göre Abdullah b. Nebtel isimli– bir münafığın, Resûlullah’ın huzurunda onun aleyhine sözler söylemediğine dair yalan yere yemin etmesi ve bulup getirdiği tanıkların da bile bile yalan yere yemin etmeleri olayına yer verilir (Zemahşerî, IV, 76-77). Bununla birlikte âyetin hedefinin bu olaya değinmekle sınırlı olmayıp, bile bile yalan yere yemin etmenin, yeminlerini kalkan olarak kullanmanın, yani yeminlerinin arkasına sığınıp onlarla insanları aldatmanın münafıklara özgü en belirgin özelliklerden olduğuna dikkat çekmek olduğu anlaşılmaktadır. 17. âyette yer alan “Malları da evlâtları da Allah katında kendilerine hiçbir yarar sağlamayacaktır” anlamındaki cümle değişik vesilelerle başka âyetlerde de bir uyarı ifadesi olarak yer almış, dünya hayatında kişiye güvence sağlayabilen hiçbir yolun kıyamet gününde bir yarar sağlayamayacağına ve herkesin tek başına yaptıklarının hesabını vermek durumunda kalacağına dikkat çekilmiştir (bk. Âl-i İmrân 3/10). 18. âyetin “... sanacaklar ki işe yarar bir şey yapmaktalar!” diye çevrilen kısmı şöyle açıklanmıştır: Dünyada yalan yere yemin etmek ve muhatabı kandırmaya çalışmak onlarda öylesine bir alışkanlık ve âdeta meleke haline gelmiştir ki âhirette dahi bu tutumlarını sürdürecekler, bunun kendilerine bir fayda getireceğini sanıp Allah’ı bile kandırmaya kalkacaklar, böylece iyiden iyiye rezil rüsvâ olacaklardır. Gerek duyular âlemindeki gerekse bunun ötesindeki her şeyi bilen Allah’a karşı bile böyle bir tutum sergilemeye kalkışan bu insanların dünyada müminleri kandırma çabası içinde olmalarını yadırgamamak gerekir (Zemahşerî, IV, 77; Râzî, XXIX, 274-275). 22. âyetin nüzûl sebebiyle ilgili birçok rivayet bulunmakla beraber bunları buradaki mânaların uygulanmasına ilişkin örnekler olarak düşünmek uygun olur, yoksa âyetin anlamını bunlardan birine bağlamak gerekmez. Âyet, içeriği bakımından öncesi ve sonrasıyla irtibatlıdır; Allah ve resulüne husumet besleyenlerin, akrabalık bağı gibi motifleri kullanarak müminleri kendileriyle –münafıkların yahudilerle yaptığı iş birliğine benzer– bir dayanışma ilişkisi içine çekmeye çalışabilecekleri tehlikesine karşı uyarı anlamı taşımaktadır (İbn Âşûr, XXVIII, 58). Kur’ân-ı Kerîm’in nüzûl sürecinde, müslümanlar başka dinlerin mensuplarıyla, özellikle putperestlerle farklı konumlarda ve çeşitli ilişkiler içinde bulunduklarından, bu konuya ilişkin âyetlerde üslûp ve içerik farklılığının bulunması tabiidir. Dolayısıyla, bu konuda sağlıklı sonuca ulaşabilmek için, her âyeti kendi bağlamında ele almak ve ayrıca müslümanların müslüman olmayanlarla ilişkilerini düzenleyen âyetleri ve Resûlullah’ın uygulamalarını topluca değerlendirmek gerekir (bu konuda genel bir değerlendirme için bk. Âl-i İmran 3/28; sevginin anlamı ve dereceleri ile ilgili tasnif ışığında bu âyette ve daha sonraki yıllarda nâzil olan iki âyette söz konusu edilen sevgi bağının yorumu için bk. Tevbe 9/23-24; ayrıca bk. Mümtehine 60/7-9). 22. âyetin “Onları katından bir ruh ile desteklemiştir” diye çevrilen kısmı “Onları katından bir lutuf ile, Kur’an’dan ve Hz. Peygamber’in sözlerinden kaynaklanan ilâhî bir lutuf, ışık ve başarı ile, Kur’an ile, Cebrâil (a.s.) ile desteklemiştir” gibi mânalarla açıklandığı üzere “Onları iman ruhuyla desteklemiştir” tarzında da yorumlanmıştır; çünkü bizatihî iman, kalplere hayat veren bir ruh mesabesindedir (Zemahşerî, IV, 78; İbn Atıyye, V, 282).

Kurdî / کوردی / Kürtçe Xuda ferz nivisiye ku: Ez û pêxemberên xwe emê hey bi ser kevin. Lewra bêguman Xuda hêzdar e serkeftî ye.
Sahih International / English / Ingilizce Allah has written, "I will surely overcome, I and My messengers." Indeed, Allah is Powerful and Exalted in Might.
M.Pickthall / English / Ingilizce Allah hath decreed: Lo! I verily shall conquer, I and My messengers. Lo! Allah is Strong, Almighty.
Muhsin Khan / English / Ingilizce Allah has decreed: "Verily! It is I and My Messengers who shall be the victorious." Verily, Allah is All-Powerful, All-Mighty.
Yusuf Ali / English / Ingilizce Allah has decreed: "It is I and My messengers who must prevail": For Allah is One full of strength, able to enforce His Will.(5362)
Shakir / English / Ingilizce Allah has written down: I will most certainly prevail, I and My messengers; surely Allah is Strong, Mighty.
Dr. Ghali / English / Ingilizce Allah has written, "Indeed I will definitely overcome, I and My Messengers." Surely Allah is Ever-Powerful, Ever-Mighty.
Albanian / Shqip / Arnavutça All-llahu ka përcaktuar (shkruar në Levhi Mahvudh): “Unë dhe të dërguarit e Mi, pa tjetër do të ngadhnjejmë!” All-llahu është i fortë, ngadhnjyes.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Allah (lövhi-məhfuzda): “And olsun ki, Mən və peyğəmbərlərim qalib gələcəyik!” – deyə yazmışdır. Həqiqətən, Allah yenilməz qüvvət sahibi, qüdrət sahibidir!
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Allah je zapisao: "Ja i poslanici Moji sigurno ćemo pobijediti!" – Allah je, zaista, moćan i silan.
Bulgarian / Български / Bulgarca Аллах предписа: “Аз ще надвия, и Моите пратеници.” Аллах е всесилен, всемогъщ.
Chinese / 中文 / Çince 真主已經制定:我和我的眾使者,必定勝利。真主確是至­隤滿A確是萬能的 。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 真主已经制定:我和我的众使者,必定胜利。真主确是至刚的,确是万能的。
Czech / Česky / Çekçe A Bůh napsal: "Věru že zvítězím Já i poslové Moji!", vždyť Bůh vskutku je silný a mocný.
Dutch / Nederlands / Hollandaca God heeft geschreven: waarlijk, ik en mijn gezant zullen overwinnen; want God is sterk en machtig.
Farsi / فارسی / Farsça الله مقرر داشته است که یقیناً من و رسولانم پیروز می‌شویم؛ بی‌گمان الله نیرومند شکست‌ناپذیر است.
Finnish / Suomi / Fince Jumala on sanonut: »Totisesti olen Minä voittava, Minä ja sananjulistajani.» Totisesti on Jumala voimakas, mahtava.
French / Français / Fransızca Allah a prescrit : "Assurément, Je triompherai, moi ainsi que Mes Messagers". En vérité Allah est Fort et Puissant.
German / Deutsch / Almanca Gott hat vorgeschrieben: "Ich werde siegen, desgleichen Meine Gesandten." Gott ist allmächtig und gewaltig.
Hausa / Hausa Dili Allah Ya rubũta cẽwa," Lalle zan rinjãya, Nĩ da ManzanniNa." Lalle Allah Mai ƙarfi ne, Mabuwãyi.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Allah telah menetapkan: "Aku dan rasul-rasul-Ku pasti menang". Sesungguhnya Allah Maha Kuat lagi Maha Perkasa.
Italian / Italiano / Italyanca Allah ha scritto: «Invero vincerò, Io e i Miei messaggeri». In verità Allah è forte, eccelso.
Japanese / 日本語 / Japonca アッラーは,「われとわが使徒たちは必ず勝つ。」と規定なされた。本当にアッラーは,強大にして偉力ならびなき御方であられる。
Korean / 한국어 / Korece 하나님께서 기록하셨나니 나와 그분은 선지자들이 승리하니라말씀이 있었노라 실로 하나님은 강하심과 권능으로 충만하심이라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Allah telah menetapkan: "Sesungguhnya Aku dan Rasul-rasulKu tetap mengalahkan (golongan yang menentang) ". Sesungguhnya Allah Maha Kuat, lagi Maha kuasa.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili തീര്‍ച്ചയായും ഞാനും എന്‍റെ ദൂതന്‍മാരും തന്നെയാണ്‌ വിജയം നേടുക. എന്ന്‌ അല്ലാഹു രേഖപ്പെടുത്തിയിരിക്കുന്നു. തീര്‍ച്ചയായും അല്ലാഹു ശക്തനും പ്രതാപിയുമാകുന്നു.
Maranao / mәranaw Inisorat o Allah a: "Mataan a phakadaag Ako dn, Sakn ago so manga sogo Akn. Mataan! a so Allah na Mabagr, a Domadaag."
Norwegian / Norsk / Norveççe Gud har skrevet: «Jeg vil visselig seire, Jeg og Mine sendebud.» Gud er sterk, mektig.
Polski / Polish / Polonya Dili Napisał Bóg: "Z pewnością zwyciężę Ja i Moi posłańcy!" Zaprawdę, Bóg jest mocny, potężny!
Portuguese / Português / Portekizce Deus decretou: Venceremos, Eu e os Meus mensageiros! Em verdade, Deus é Poderoso, Fortíssimo.
Romanian / Română / Rumence Nu vei afla oameni ce cred în Dumnezeu şi în Ziua de Apoi care să le arate prietenie celor care se împotrivesc lui Dumnezeu şi trimisului Său, chiar de sunt taţii lor, fiii lor, fraţii lor ori obştea lor. Dumnezeu le-a scris în inimi credinţa şi i-a întărit cu duhul Său. El îi va lăsa să intre în Grădinile pe sub care curg râuri, unde vor veşnici. Dumnezeu este mulţumit de ei, iar ei sunt mulţumiţi de El. Aceştia sunt iubitorii lui Dumnezeu. Iubitorii lui Dumnezeu nu sunt oare cei fericiţi?
Russian / Россия / Rusça Аллах предписал: "Победу непременно одержим Я и Мои посланники!" Воистину, Аллах - Всесильный, Могущественный.
Somali / Somalice Eebe wuxuu xugmiyey inuu adkaado isaga iyo Rasuulkiisa, maxaa yeelay waa xoog badane adkaade ah.
Spanish / Español / Ispanyolca Alá ha escrito: «¡Venceré, en verdad! ¡Yo y Mis enviados!» Alá es fuerte, poderoso.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Mwenyezi Mungu ameandika: Hapana shaka Mimi na Mtume wangu tutashinda. Hakika Mwenyezi Mungu ni Mwenye nguvu, Mwenye kushinda.
Svenska / Swedish / Isveççe Gud har slagit fast: "Helt visst är det Jag, Jag och Mina sändebud, som skall segra!" - Hos Gud finns all styrka, all makt!
Tatarça / Tatarish / Tatarca Аллаһ тәкъдир кылды вә язды: "Мин, әлбәттә, һәр эштә җиңәрмен, өстен булырмын һәм расүлләрем дә дошманнарын җиңәрләр", – дип. Әлбәттә, Аллаһ куәтле вә җиңүчедер
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili อัลลอฮฺ ทรงกำหนดไว้ว่า แน่นอนข้าและร่อซูลของข้าจะมีชัยชนะเหนือกว่า แท้จริงอัลลอฮฺ นั้นเป็นผู้ทรงพลัง ผู้ทรงอำนาจเหนือ
Urdu / اردو / Urduca خدا کا حکم ناطق ہے کہ میں اور میرے پیغمبر ضرور غالب رہیں گے۔ بےشک خدا زورآور (اور) زبردست ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Аллоҳ, Мен ва Менинг Расулларим ғалаба қиламиз, деб ҳукм қилган. Албатта, Аллоҳ қувватли ва ғолибдир.
Bengali / বাংলা / Bengalce আল্লাহ লিখে দিয়েছেনঃ আমি এবং আমার রসূলগণ অবশ্যই বিজয়ী হব। নিশ্চয় আল্লাহ শক্তিধর, পরাক্রমশালী।
Tamil / தமிழர் / Tamilce "நானும் என்னுடைய தூதர்களும் நிச்சயமாக மிகைத்து விடுவோம்" என்று அல்லாஹ் விதித்துள்ளான்; நிச்சயமாக அல்லாஹ் மிக்க சக்தியுடையவன், யாவரையும் மிகைத்தவன்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>