2. Hîzb, Meâric Sûresi

Meâric Suresi 1. Ayeti Meali

سَأَلَ سَائِلٌ بِعَذَابٍ وَاقِعٍ
Se-ele sâ-ilun bi’ażâbin vâki’(in)
1
seele
sordu, istedi
2
sâilun
soran, isteyen, talep eden, talep sahibi
3
bi azâbin
azabı
4
vâkıın
vuku bulacak vaka (azap)

Diyanet İşleri (1-3) Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kâfirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Bir isteyen, olacak azabı istedi.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) İsteyen biri, olacak bir azabı istedi.
Elmalılı Hamdi Yazır İstedi bir sâil bir azâbı ki olacak
Diyanet Vakfı (1-3) Birisi, yükselme derecelerinin sahibi olan Allah katından inkârcılara gelecek olan ve hiç kimsenin savamayacağı azabı istedi!
Abdulbaki Gölpınarlı İsteyen biri, istedi gelip çatacak azâbı.
Adem Uğur Bir soran inecek azabı sordu:
Ahmed Hulusi Sorgulayan, gerçekleşecek azabını sordu!
Ahmet Tekin Birisi alay ederek, apansız kesin gerçekleşecek, sizin hesaplarınıza göre bir günü elli bin yıl tutan azâbı istedi.
Ahmet Varol Bir isteyen kesin gerçekleşecek olan bir azabı istedi.
Ali Fikri Yavuz İnecek olan bir azabı, istedi bir isteyen;
Bekir Sadak (1-3) Birisi, yuksek derecelere sahip olan Allah katindan, inkarcilara gelecek ve savunulmasi imkansiz olacak azabi soruyor.
Celal Yıldırım (1-2-3) Bir soran, yükselme yollarının ve basamaklarının sahibi Allah'tan kâfirlerin başına gelecek ve hiçbir kimsenin savamayacağı azabı soruyor.
Diyanet İşleri 2 (1-3) Birisi, yüksek derecelere sahip olan Allah katından, inkarcılara gelecek ve savunulması imkansız olacak azabı soruyor.
Fizilil Kuran Bir isteyen, inecek azabı istedi.
Gültekin Onan İstekte bulunan biri, (muhakkak) gerçekleşecek olan bir azabı istedi.
Hasan Basri Cantay İsteyen biri inecek azâbı istedi.
Hayat Neşriyat Bir isteyici, vâki' olacak olan bir azâbı istedi.
Ibni Kesir İsteyen birisi, inecek azabı istedi.
Muhammed Esed Sorup araştırmak isteyen biri, (öteki dünyada) başa gelecek azabı sorabilir,
Ömer Nasuhi Bilmen (1-2) Bir talip, vaki olacak azabı taleb etti. Kâfirler için onu bertaraf edecek yoktur.
Ömer Öngüt İsteyen birisi inecek azabı istedi.
Şaban Piris Araştıran biri, inecek azap hakkında bilgi istedi.
Suat Yıldırım Biri çıkıp gelecek azabı sordu.
Tefhim-ül Kuran İstekte bulunan biri, (muhakkak) gerçekleşecek olan bir azabı istedi.
Ümit Şimşek İsteyen biri, başına gelecek azabı istedi.

Diyanet Tefsiri “Huzuruna yükselmenin birçok yolu” diye çevirdiğimiz meâric (tekili: mi‘rec) “yükselme vasıtaları” demektir. Bazı müfessirler bu kelimeye, “meleklerin yükseldiği gökler, Allah’ın mahlûkata lutfettiği nimetlerin mertebeleri, cennetteki dereceler, mânevî ve ruhanî mertebeler” gibi açıklamalar getirmişlerdir (Elmalılı, XIII, 5352). Bir kısım müfessirler ise meârici mecaz olarak insanı Allah’ın varlığını kavramaya ve O’nunla mânevî yakınlık kurmaya götüren yollar olarak yorumlamışlardır (bk. Âlûsî, Rûhu’l-me‘ânî, XXIX, 56; Esed, III, 1186). Bizim “istedi” diye çevirdiğimiz sûrenin ilk kelimesi “sormak” mânasına da geldiği için bunu “Birisi ... sordu” şeklinde çeviren ve anlayanlar da olmuştur.Rivayete göre müşriklerin ileri gelenleri, Hz. Peygamber’e, alaylı bir üslûpla, haber verdiği azabın gelip gelmeyeceğini, gelecekse bunun ne zaman gerçekleşeceğini soruyorlardı. Bir rivayete göre bu soruları soran Nadr b. Hâris idi (bk. İbn Âşûr, XXIX, 153). 2. âyet bizim tercih ettiğimiz mânayı desteklemektedir. Buna göre inkârcılar Hz. Peygamber’in getirdiği kitap doğru ise Allah tarafından başlarına taş yağdırılmasını veya büyük bir ceza ile cezalandırılmalarını istemişlerdi. Müşriklerin, aslında alay ve inkâr yollu ortaya koydukları bu tür sorularına ve isteklerine cevap olmak üzere 2. âyette, onlar ihtimal vermese de, vakti geldiğinde Hz. Peygamber’in haber verdiği azabın mutlaka gerçekleşeceği, bunu hiç kimsenin önleyemeyeceği bildirilmiştir. Müfessirlere göre 4. âyette geçen “ruh”tan maksat Cebrâil’dir; “miktarı elli bin yıl olan gün”den ne kastedildiği konusunda farklı görüşler ileri sürülmüştür. Bazı müfessirler buradaki elli bin yılı dünyanın ömrü, bazıları kıyametin oluş süresi, kimileri de âhirette kulların hesap vereceği süre olarak açıklamışlardır. Bir görüşe göre kıyametin müddeti inkârcılar için elli bin sene, müminler için sadece bir günün muayyen bölümü kadar sürecektir. Elli bin senenin, âhiret hayatının toplam süresi olduğunu ileri sürenler de vardır. Ancak bize göre bu yorumların hiçbirinin kabul edilebilir bir mesnedi ve gerçekliği yoktur. Bir önceki âyette geçen “huzuruna yükselmenin birçok yolu bulunan” şeklindeki ifadenin ardından burada da “Melekler, miktarı elli bin sene olan bir gün içinde O’na yükselmektedirler” buyurulmuştur. Görüldüğü gibi bu ifadenin kıyamet ve uhrevî hesapla, dünya veya âhiretin süresiyle bir ilgisi yoktur; sadece meleklerin Allah’a yükselmesinden söz edilmektedir. Şevkânî’nin naklettiği bir yorumda da belirtildiği gibi bu âyetteki elli bin sayısı bu mertebelerin ne kadar yüce olduğunu zihinlerde canlandırmayı amaçlayan temsilî bir anlatımdır (V, 332; krş. Hac 22/47).

Kurdî / کوردی / Kürtçe Yekê pirsa wê şapata (bi serê wan da) tê, kirîye.
Sahih International / English / Ingilizce A supplicant asked for a punishment bound to happen
M.Pickthall / English / Ingilizce A questioner questioned concerning the doom about to fall
Muhsin Khan / English / Ingilizce A questioner asked concerning a torment about to befall
Yusuf Ali / English / Ingilizce A questioner asked(5675) about a Penalty to befall-
Shakir / English / Ingilizce One demanding, demanded the chastisement which must befall
Dr. Ghali / English / Ingilizce A questioner asked of a befalling torment.
Albanian / Shqip / Arnavutça Një lutës e kerkoi dënimin e pashmangshëm,
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice (Kafirlərdən) biri vaqe olacaq əzab (qiyamət əzabının nə vaxt və kimə üz verəcəyi) barədə soruşdu.
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Neko je zatražio da se kazna izvrši
Bulgarian / Български / Bulgarca Един човек попита за неизбежното мъчение.
Chinese / 中文 / Çince 有人曾請求一種將發生的刑罰。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 有人曾请求一种将发生的刑罚。
Czech / Česky / Çekçe Ptal se tázající na trest, jenž dopadne
Dutch / Nederlands / Hollandaca Iemand vraagt en roept om wraak.
Farsi / فارسی / Farsça تقاضاکننده‌ای، تقاضای عذابی وقوع یافتنی کرد.
Finnish / Suomi / Fince Eräs tiedonhaluinen kyseli, millainen on kuritus, joka on tuleva
French / Français / Fransızca Un demandeur a réclamé un châtiment inéluctable,
German / Deutsch / Almanca Es fragte jemand nach der qualvollen Strafe, die wirklich eintreffen wird
Hausa / Hausa Dili Wani mai tambaya yã yi tambaya game da azãba, mai aukuwa.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Seseorang telah meminta kedatangan azab yang akan menimpa,
Italian / Italiano / Italyanca Un tale ha chiesto un castigo immediato.
Japanese / 日本語 / Japonca 或る者が,下るべき懲罰に就いて問う。
Korean / 한국어 / Korece 한 질문자가 있을 응벌에 관하여 질문하였나니
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Salah seorang (dari kalangan orang-orang kafir Makkah, secara mengejek-ejek) meminta kedatangan azab yang (dijanjikan) akan berlaku,
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili സംഭവിക്കാനിരിക്കുന്ന ഒരു ശിക്ഷയെ ഒരു ചോദ്യകര്‍ത്താവ്‌ അതാ ആവശ്യപ്പെട്ടിരിക്കുന്നു.
Maranao / mәranaw Piyangni o miyangni a so siksa na makatana,
Norwegian / Norsk / Norveççe En som spør, etterlyser den tilstundende straff
Polski / Polish / Polonya Dili Zapytał żądający wyjaśnienia o karę spadającą
Portuguese / Português / Portekizce Alguém inquiriu sobre um castigo iminente,
Romanian / Română / Rumence asupra tăgăduitorilor şi nimeni să nu-i poată sta în cale,
Russian / Россия / Rusça Просящий просил мучения, которые постигают
Somali / Somalice Midbaa wuxuu Eebe warsaday in Caddibaad ku dhacda Gaalada (loo soo dedejiyo).
Spanish / Español / Ispanyolca Alguien ha pedido un castigo inmediato
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Muulizaji aliuliza juu ya adhabu itakayo tokea,
Svenska / Swedish / Isveççe EN MAN frågade om ett straff som väntar
Tatarça / Tatarish / Tatarca Бер сораучы кәфер сорады киләчәк ґәзабны вә әйтте: "Әгәр ул Мухәммәд хәбәр биргән ґәзаб хак булса, ий Аллаһ безгә күктән таш яудыр" – дип.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili มีคนหนึ่งได้ขอการลงโทษที่จะต้องเกิดขึ้นอย่างแน่นอน
Urdu / اردو / Urduca ایک طلب کرنے والے نے عذاب طلب کیا جو نازل ہو کر رہے گا
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Сўровчи воқеъ бўлувчи азоб ҳақида сўради.
Bengali / বাংলা / Bengalce একব্যক্তি চাইল, সেই আযাব সংঘটিত হোক যা অবধারিত-
Tamil / தமிழர் / Tamilce (நிராகரிப்போருக்கு) சம்பவிக்கப் போகும் வேதனை பற்றி கேள்வி கேட்பவன் ஒருவன் (ஏளனமாகக்) கேட்கிறான்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>