4. Hîzb, Maûn Sûresi

Maûn Suresi 5. Ayeti Meali

الَّذِينَ هُمْ عَن صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ
Elleżîne hum ‘an salâtihim sâhûn(e)
1
ellezîne
ki onlar, onlar ki
2
hum
onlar
3
an salâti-him
namazlarından
4
sâhûne
gâfil olanlar

Diyanet İşleri Onlar namazlarını ciddiye almazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Kıldıkları namazın değerine aldırış etmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) namazlarında yanılmaktadırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır Namazlarından yanılmaktadırlar
Diyanet Vakfı (4-5) Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, onlar namazlarını ciddiye almazlar.
Abdulbaki Gölpınarlı Öylesine namaz kılanların ki namazlarını unuturlar.
Adem Uğur Onlar namazlarını ciddiye almazlar.
Ahmed Hulusi Onlar, (iman edenin mi'râcı olan) salâtlarından (okunanların mânâsını yaşamaktan) kozalıdırlar (gâfildirler)!
Ahmet Tekin Namazlarını terketmeyi umursamayanların, başka şeylerle meşgul olmayı namaza tercih edenlerin, vakitlerine ve şartlarına riâyet etmeyenlerin, gaflet içinde, geçiştirerek namaz kılanların vay haline!
Ahmet Varol Ki onlar namazlarından habersizdirler,
Ali Fikri Yavuz Onlar, namazlarından gâfildirler,
Bekir Sadak Onlar kildiklari namazdan gafildirler.
Celal Yıldırım Namazlarında gaflet içindeler!.
Diyanet İşleri 2 Onlar kıldıkları namazdan gafildirler.
Fizilil Kuran Onlar kıldıkları namazdan gafildirler.
Gültekin Onan Ki onlar, namazlarında yanılgıdadırlar.
Hasan Basri Cantay onlar namazlarından gaafildirler,
Hayat Neşriyat Ki onlar, namazlarından gaflet edenlerdir (ona ehemmiyet vermezler)!
Ibni Kesir Ki onlar; kıldıkları namazdan gafildirler.
Muhammed Esed onlar ki kalpleri namazlarına yabancıdır,
Ömer Nasuhi Bilmen O kimseler ki, onlar namazlarında yanılanlardır.
Ömer Öngüt Ki onlar kıldıkları namazdan gâfildirler.
Şaban Piris Kıldıkları namazdan gafil olanlara.
Suat Yıldırım (5-7) Ki onlar namazlarından gafildirler (Kıldıkları namazın değerini bilmez, namaza gereken ihtimamı göstermezler). İbadetlerini gösteriş için yapar, zekât ve diğer yardımlarını esirger, vermezler.
Tefhim-ül Kuran Ki onlar, namazlarında yanılgıdadırlar,
Ümit Şimşek Namazlarından gafildirler,

Diyanet Tefsiri Yukarıda insanlara karşı insanlık görevini yerine getirmeyenler kınanmıştı; burada ise Allah’a karşı gerçek anlamda kulluk görevlerini yerine getirmeyenler eleştirilmektedir. Burada namaz kılmalarına rağmen kınananların olumsuz tutumlarına üç örnek sıralanmıştır: a) Namazlarının özünden uzak olmaları, b) İbadetlerinde halka gösteriş yapmaları, c) Hayra engel olmaları. “(Namazlarının) özünden uzaktırlar” diye çevirdiğimiz sâhûn kelimesinin sözlük anlamı “unutanlar” olup bu bağlamda, “namazlarını vaktinde kılmayanlar” şeklinde yorumlayanlar bulunmuşsa da Taberî, bizim de meâlde esas aldığımız yorumunda sâhûn kelimesini, “namazı ciddiye almayanlar, başka şeylerle meşgul olmayı namaz kılmaya tercih edenler” şeklinde anlamanın daha isabetli olduğunu, bunun vaktinde kılınmaması veya büsbütün terkedilmesiyle ilgili yorumu da kapsadığını belirtmiştir (XXX, 312). Bir kimsenin namazı ciddiye almamasının, namaz kılıyor görünse bile onun özünden uzak kalmasının önemli bir sebebi, 6. âyette riyâ kavramıyla ifade edilen “halka gösteriş yapma” eğilimidir. Riyâ, özellikle dinî davranışlarla ilgili bir terim olup “bir kimsenin, kendisinde bulunmayan dinî ve ahlâkî bir meziyeti, bir erdemi varmış gibi göstermesi, iyilik yapıyormuş gibi görünmesine rağmen yaptıklarıyla –iyiliğin din ve ahlâktaki karşılığından öte– maddî veya manevî bir çıkar amaçlaması” anlamına gelir. İşte âyette bu tutum eleştirilmektedir. “Hayır” diye çevirdiğimiz son âyetteki mâûn kelimesini Taberî, “insanın yararına olan her şey” şeklinde tanımlar ve kelimenin âyetteki anlamının “zekât, farz olan sadaka, diğer malî yükümlülükler, insanların kendi aralarında birbirine yararlandırmadıkları nimetler, hak, ödünç, mal” gibi anlamlara geldiğine dair görüşler naklettikten sonra kendisi mâûn kelimesinin bu bağlamda insanlara iyilik, hayır, nimetlerin paylaşılması gibi anlamları kuşatan genel bir ifade olduğunu belirtir (XXX, 313-320). Bu sebeple biz de meâlde mâûnu geniş bir kavram olan “hayır” kelimesiyle ifade etmeyi uygun bulduk. Sûrede dikkati çeken önemli bir nokta şudur: İbadetlerde şekil şartları da vazgeçilmez olmakla birlikte, en az şekil kadar özen gösterilmesi gereken husus, imanla birlikte niyet, ihlâs, huşû, takvâ gibi kavramlarla ifade edilen öz ve içeriktir. Kur’an’a göre ibadetlerde niyet ve ihlâs, tevhid ilkesinin ibadetteki yansımasıdır (meselâ bk. Fâtiha 1/5; Âl-i İmrân3/64). Bunu Hz. Peygamber, “Allah’ı görüyormuşçasına ibadet etmek” şeklinde belirtmiştir (Buhârî, “Îmân”, 37). İşte 4-6. âyetlerde, “Vay haline o namaz kılanlara ki, onlar namazlarının özünden uzaktırlar; halka gösteriş yaparlar” meâlindeki eleştiriyle verilmek istenen mesaj budur. Sûrede dikkati çeken diğer önemli bir nokta da Allah’a gönülden ibadet etmekle yardımlaşma ve dayanışmanın dindarlıkta birbirinden ayrılmazlığının vurgulanmış olmasıdır. Buna göre gerçekten dine inanan ve âhiret sorumluluğu taşıyan insan hem Allah’a hem de yaratılmışlara karşı ödevlerinin bilincinde olup bunları tam bir ihlâs ve samimiyetle yerine getiren, kendisi iyilikler yaptığı gibi herkesin de iyilik yapmasına ön ayak olan, yardımlaşma ve dayanışmanın önünü tıkayan değil, aksine gelişip yaygınlaşmasına, bireyselliği aşarak toplumsal ve kurumsal bir yapı kazanmasına katkıda bulunan insandır. İslâm’ın hâkim kılmak istediği gerçek ahlâk ve üstün insanlık işte budur.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Ku ewan (merivênwusanin qe tu rûmetê) nadin e nimeja xwe.
Sahih International / English / Ingilizce [But] who are heedless of their prayer -
M.Pickthall / English / Ingilizce Who are heedless of their prayer;
Muhsin Khan / English / Ingilizce Who delay their Salat (prayer) from their stated fixed times,
Yusuf Ali / English / Ingilizce Who are neglectful of their Prayers,(6283)
Shakir / English / Ingilizce Who are unmindful of their prayers,
Dr. Ghali / English / Ingilizce Who are they that are unmindful of their prayer,
Albanian / Shqip / Arnavutça të cilët ndaj namazit të tyre janë të pakujdesshëm.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Onlar öz namazlarından qafildirlər (səhlənkarlıqları üzündən namazlarını vaxtlı-vaxtında qılmazlar);
Bosnian / Bosanski / Bosnakca molitvu svoju kako treba ne izvršavaju,
Bulgarian / Български / Bulgarca които своята молитва [съзнателно] пренебрегват,
Chinese / 中文 / Çince 他­怓O忽視拜功的 ,
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 他们是忽视拜功的 ,
Czech / Česky / Çekçe modlitbu svou se nestarají,
Dutch / Nederlands / Hollandaca Maar die achteloos in hun gebed zijn;
Farsi / فارسی / Farsça همان کسانی که از نماز شان غافلند.
Finnish / Suomi / Fince jotka eivät sen enempää rukouksista huolehdi,
French / Français / Fransızca tout en négligeant (et retardant) leur Salat,
German / Deutsch / Almanca die während des Gebets geistesabwesend sind,
Hausa / Hausa Dili Waɗanda suke masu shagala daga sallarsu.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce (yaitu) orang-orang yang lalai dari shalatnya,
Italian / Italiano / Italyanca e sono incuranti delle loro orazioni,
Japanese / 日本語 / Japonca 自分の礼拝を忽せにする者。
Korean / 한국어 / Korece 이들은 그들의 기도생활을 태만히 하면서
Malay / Bahasa Melayu / Malayca (laitu) mereka yang berkeadaan lalai daripada menyempurnakan sembahyangnya;
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili തങ്ങളുടെ നമസ്കാരത്തെപ്പറ്റി ശ്രദ്ധയില്ലാത്തവരായ
Maranao / mәranaw A so siran na so sambayang iran na pakalilipatan iran,
Norwegian / Norsk / Norveççe men som ikke samler seg om den,
Polski / Polish / Polonya Dili Którzy są niedbali w swojej modlitwie,
Portuguese / Português / Portekizce Que são negligentes em suas orações,
Romanian / Română / Rumence ce în rugăciunea lor stau nepăsători!
Russian / Россия / Rusça которые небрежны к своим намазам,
Somali / Somalice Ee haddana halmaansan Salaaddooda.
Spanish / Español / Ispanyolca distraídamente,
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Ambao wanapuuza Sala zao;
Svenska / Swedish / Isveççe utan att deras hjärtan deltar i bönen,
Tatarça / Tatarish / Tatarca Алар намазларыннан гафилләр, вакытында укымаслар һәм намазның рүкеннәрен хөрмәт кылмаслар, намазларының вакытыннан кичегүенә кайгырмаслар.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili ผู้ที่พวกเขาละเลยต่อการละหมาดของพวกเขา
Urdu / اردو / Urduca جو نماز کی طرف سے غافل رہتے ہیں
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Улар ўз намозларини унитувчилардир.
Bengali / বাংলা / Bengalce যারা তাদের নামায সম্বন্ধে বে-খবর;
Tamil / தமிழர் / Tamilce அவர்கள் எத்தகையோர் என்றால் தம் தொழுகையில் பராமுகமாக(வும், அசிரத்தையாக)வும் இருப்போர்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>