4. Hîzb, Maûn Sûresi

Maûn Suresi 3. Ayeti Meali

وَلَا يَحُضُّ عَلَى طَعَامِ الْمِسْكِينِ
Velâ yehuddu ‘alâ ta’âmi-lmiskîn(i)
1
ve lâ yahuddu
ve teşvik etmez
2
alâ taâmi
doyurmaya
3
el miskîni
miskin, yoksul, çalışmaya gücü olmayan

Diyanet İşleri (2-3) İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Yoksulu doyurmaya önayak olmaz.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Yoksulu doyurmaya teşvik etmez.
Elmalılı Hamdi Yazır Ve kayırmaz doyurmak üzere miskîni
Diyanet Vakfı Yoksulu doyurmaya teşvik etmez;
Abdulbaki Gölpınarlı Ve doyurmaz da, önayak olmaz da doyurmaya yoksulu.
Adem Uğur Yoksulu doyurmaya teşvik etmez;
Ahmed Hulusi Yoksulları doyurmaya teşvik etmez (cimri, bencil)!
Ahmet Tekin İşte o çevresi, çaresi olmayan yoksulları doyurmaya teşvik etmeyendir.
Ahmet Varol Yoksulu doyurmaya teşvik etmez.
Ali Fikri Yavuz Yoksulu yedirmeğe de teşvik etmez (kimseyi)...
Bekir Sadak (2-3) Oksuzu kakistiran, yoksulu doyurmaga yanasmayan kimse iste odur.
Celal Yıldırım (2-3) İşte odur yetimi itip kakan, yoksulu yedirmeyi teşvîk etmeyen.
Diyanet İşleri 2 (2-3) Öksüzü kakıştıran, yoksulu doyurmaya yanaşmayan kimse işte odur.
Fizilil Kuran Yoksulu doyurmaya önayak olmaz.
Gültekin Onan Yoksulu doyurmayı teşvik etmeyen odur.
Hasan Basri Cantay yoksulu doyurmayı teşvik etmeyen odur.
Hayat Neşriyat Yoksulu doyurmağa da teşvîk etmez.
Ibni Kesir Yoksulu doyurmaya teşvik etmeyen,
Muhammed Esed yoksulu doyurma arzusu/gayreti duymayan.
Ömer Nasuhi Bilmen Ve yoksula yemek yedirilmesi için teşvikte bulunmaz.
Ömer Öngüt Yoksulu doyurmaya teşvik etmez.
Şaban Piris Düşkünü doyurmaktan hoşlanmaz.
Suat Yıldırım Muhtacı doyurmayı hiç teşvik etmez.
Tefhim-ül Kuran Yoksulu doyurmayı teşvik etmeyen odur.
Ümit Şimşek Yoksulu doyurmaya önayak olmaz.

Diyanet Tefsiri “Gördün mü?” sorusu, burada şaşılacak bir tutumdan söz edileceğine, dolayısıyla konunun önemine dikkat çekmeyi amaçlamaktadır. Âyetteki din kelimesi, bilinen anlamı yanında “Allah’ın hükmü” veya “uhrevî yargı” mânasında da anlaşılabilir (bk. Taberî, XXX, 310). Ancak bunların birini inkâr eden diğerlerini de inkâr etmiş olacağı için sonuç değişmemektedir. Genellikle insanlar bir dine inandıklarını, dolayısıyla doğru yolda olduklarını, sonuçta mutlu olacaklarını, kendi dinlerine inanmayanların ise yanlış yolda olduklarını, dolayısıyla bedbaht olacaklarını söylerler. Nitekim Hz. Peygamber zamanındaki yahudiler, hıristiyanlar hatta putperest Araplar bile böyle olduklarını iddia ediyorlardı (bk. Bakara 2/113). Yüce Allah bu sûrede asıl dini yalan sayıp inkâr edenleri tarif ederek bunların kimler olduklarını ortaya koymuştur. Bunlar kimsesiz ve yardıma muhtaç durumda bulunan yetimi küçümseyerek onu itip kakan, yoksullara kendisi yardım etmediği gibi başkalarını da buna teşvik etmeyen kimselerdir. Kuşkusuz bu özellikler birer örnektir; dini yahut âhiret sorgusu ve yargısını inkâr edenlerin başka özellikleri de bulunmakla birlikte burada Hz. Peygamber dönemindeki inkârcıların toplumsal ahlâkla ilgili en belirleyici ve yıkıcı tutumlarına iki örnek zikredilmiştir. Nitekim âyetin, putperestlerin tipik şahsiyetlerinden olan Âs b. Vâil hakkında indiği belirtilir (Râzî, XXXII, 111). Bununla birlikte âyetin genel amacı, insan sevgisinden mahrumiyetin en belirgin tezahürleri olan bu tür davranışları sergileyenleri kınamak ve bu yaptıklarının Allah katında en büyük kötülüklerden olduğuna, bunların temelinde dini, Allah’ın hükümlerini yahut âhireti inkâr etmenin bulunduğuna insanların dikkatini çekmektir (İbn Âşûr, XXX, 564). Yetim ve yoksul, toplumun zayıf ve himayeye muhtaç kesimlerini temsil eder. Bunları küçümseyerek hakaret eden, itip kakan kimse toplumdaki zayıfların haklarını çiğniyor demektir. Dinin insanlığa yönelik en büyük hedefi ise insanlar arasında sevgi ve dayanışmayı, paylaşmayı sağlamak, sıkıntıların da mutlulukların da paylaşıldığı bir insanlık bilinci oluşturmaktır. Bu âyetler, bir taraftan bu tür davranışlar sergileyenleri kınarken diğer taraftan da gerçek dindarları yetim ve yoksullar gibi himayeye muhtaç olanlara yardım etmeye özendirmekte; ihtiyaç sahiplerine yardım konusunda başkalarını teşvik etmenin, hatta bunun için hayır kurumları oluşturarak sosyal yardımı daha verimli, düzenli ve sürekli hale getirmenin gereğini vurgulamaktadır.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Û ewa ji bona xurekdana belangazan jî helana nade (maldaran).
Sahih International / English / Ingilizce And does not encourage the feeding of the poor.
M.Pickthall / English / Ingilizce And urgeth not the feeding of the needy.
Muhsin Khan / English / Ingilizce And urges not the feeding of AlMiskin (the poor),
Yusuf Ali / English / Ingilizce And encourages not(6282) the feeding of the indigent.
Shakir / English / Ingilizce And does not urge (others) to feed the poor.
Dr. Ghali / English / Ingilizce And does not urge the (offering) of food to the indigent.
Albanian / Shqip / Arnavutça Dhe që nuk nxit për të ushqyer të varfërin.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Və (xalqı) yoxsulu yedirtməyə rəğbətləndirməz (nə özü fəqiri yedirdər, nə də özgəsini qoyar).
Bosnian / Bosanski / Bosnakca i koji da se nahrani siromah – ne podstiče.
Bulgarian / Български / Bulgarca и не подканва да бъде нахранен нуждаещият се.
Chinese / 中文 / Çince 且不勉勵人賑濟貧民的人。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 且不勉励人赈济贫民的人。
Czech / Česky / Çekçe a k nakrmení chudáka nepobízí.
Dutch / Nederlands / Hollandaca En anderen niet aanspoort den arme te voeden.
Farsi / فارسی / Farsça و (دیگران را) به اطعام بینوا (ومسکین) ترغیب وتشویق نمی کند.
Finnish / Suomi / Fince eikä kehoita ruokkimaan köyhiä.
French / Français / Fransızca et qui n'encourage point à nourrir le pauvre.
German / Deutsch / Almanca und nicht dazu anhält, dem Bedürftigen zu essen zu geben.
Hausa / Hausa Dili Kuma bã ya kwaaitarwa bisa bãyar da abinci ga matalauci.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce dan tidak menganjurkan memberi makan orang miskin.
Italian / Italiano / Italyanca e non esorta a sfamare il povero.
Japanese / 日本語 / Japonca また貧者に食物を与えることを勧めない者である。
Korean / 한국어 / Korece 불쌍한 자에게 음식을 제공하지 아니한 자이니
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Dan ia tidak menggalakkan untuk memberi makanan yang berhak diterima oleh orang miskin.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili പാവപ്പെട്ടവന്‍റെ ഭക്ഷണത്തിന്‍റെ കാര്യത്തില്‍ പ്രോത്സാഹനം നടത്താതിരിക്കുകയും ചെയ്യുന്നവന്‍.
Maranao / mәranaw Go di niyan iphamintal so kapakakana ko miskin.
Norwegian / Norsk / Norveççe og ikke oppfordrer til å gi den fattige mat.
Polski / Polish / Polonya Dili Który nie zachęca do nakarmienia biednego.
Portuguese / Português / Portekizce E não estimula (os demais) à alimentação dos necessitados.
Romanian / Română / Rumence şi nu lasă să fie hrănit sărmanul.
Russian / Россия / Rusça и не побуждает накормить бедняка.
Somali / Somalice Aan kuna boorrinaynin quudinta miskiinka.
Spanish / Español / Ispanyolca Y no anima a dar de comer al pobre.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Wala hahimizi kumlisha masikini.
Svenska / Swedish / Isveççe och som inte uppmanar [någon] att ge dem som lider nöd att äta.
Tatarça / Tatarish / Tatarca Үзене һәм башкаларны кызыктырмас фәкыйрьләргә аш вә садака бирергә.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili และไม่สนับสนุนในการให้อาหารแก่ผู้ขัดสน
Urdu / اردو / Urduca اور فقیر کو کھانا کھلانے کے لیے( لوگوں کو) ترغیب نہیں دیتا
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Ва мискинларга таом беришга қизиқтирмайдир.
Bengali / বাংলা / Bengalce এবং মিসকীনকে অন্ন দিতে উৎসাহিত করে না।
Tamil / தமிழர் / Tamilce மேலும், ஏழைக்கு உணவளிப்பதின் பேரிலும் அவன் தூண்டுவதில்லை.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>