4. Hîzb, Kevser Sûresi

Kevser Suresi 3. Ayeti Meali

إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْأَبْتَرُ
İnne şâni-eke huve-l-ebter(u)
1
inne
muhakkak
2
şânie-ke
sana buğzetti
3
huve
o
4
el ebteru
ebter, soyu kesik

Diyanet İşleri Doğrusu sana buğzeden, soyu kesik olanın ta kendisidir.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Muhakkak ki sonu kesik olan, sana buğzedendir.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Doğrusu sana kin besleyendir soyu kesik olan!
Elmalılı Hamdi Yazır doğrusu sana buğz edendir ebter.
Diyanet Vakfı (1-3) (Resûlüm!) Kuşkusuz biz sana Kevser'i verdik. Şimdi sen Rabbine kulluk et ve kurban kes. Asıl sonu kesik olan, şüphesiz sana hınç besleyendir.
Abdulbaki Gölpınarlı Şüphesiz, sana buğzeden yok mu, odur nesli kesilen.
Adem Uğur Asıl sonu kesik olan, şüphesiz sana hınç besleyendir.
Ahmed Hulusi Muhakkak ki sana hıncı olan var ya, asıl odur ebter (soyu kesik)!
Ahmet Tekin Asıl sana buğzedenin, hınç duyanın, işte onun soyu kurumuş, ocağı sönmüştür, dünyevî ve uhrevî hayırdan yoksundur.
Ahmet Varol Doğrusu asıl sonu kesik olan, sana kin besleyendir.
Ali Fikri Yavuz Doğrusu, sana (evlâdsız, nesli kesik deyip) dil uzatandır; hayırsız nesli kesik...
Bekir Sadak Dogrusu adi sani ortadan kalkacak olan, sana kin tutan kimsedir. *
Celal Yıldırım Asıl soyu kesilen, ismi unutulan, sana kin besleyip düşmanlık eden kimsedir.
Diyanet İşleri 2 Doğrusu adı sanı ortadan kalkacak olan, sana kin tutan kimsedir.
Fizilil Kuran Doğrusu adı sanı ortadan kalkacak olan sana kin tutan kimsedir.
Gültekin Onan Doğrusu, asıl ebter (soyu kesik) olan sana kin duyandır.
Hasan Basri Cantay Sana buğzeden (yok mu? İşte asıl) zürriyetsiz olan şübhesiz Odur.
Hayat Neşriyat Doğrusu asıl ebter (nesli kesik) olan, sana kin besleyendir.
Ibni Kesir Sana buğzeden; şüphesiz ki zürriyetsiz olan, işte odur.
Muhammed Esed Şu gerçek ki, senden nefret eden, (her türlü iyilik ve güzellikten) kesilmektedir!
Ömer Nasuhi Bilmen Muhakkak ki o sana buğz edendir, (asıl) ebter (olan).
Ömer Öngüt Doğrusu adı sanı ortadan kalkacak olan, sana kin tutan dil uzatan kimsedir.
Şaban Piris Gerçek şu ki sana kin besleyen /düşmanının soyu kesiktir.
Suat Yıldırım Doğrusu, seni kötüleyendir ebter!
Tefhim-ül Kuran Senin düşmanın, asıl sonu kesik (ebter) olandır.
Ümit Şimşek Asıl soyu kesik olan, sana kin besleyendir.

Diyanet Tefsiri Kevser kelimesi “çokluk” mânasına gelen “kesret” kökünden türemiş olup çok değerli ve çok önemli şeyleri ifade eder. Tefsirlerde kevser, “çok hayır, Kur’ân-ı Kerîm, Kur’an’la ilgili ilimler ve mümine dinî hayatında tanınan kolaylıklar, peygamberlik, makam-ı mahmûd (bk. İsrâ 17/79), cennetteki bir nehir veya havuz, Hz. Peygamber’in nesli, ashabının ve ümmetinin çokluğu, duasının kabul olması, şanının yüceliği, başkasını kendine tercih etme, kalbin nuru, şefaat, mûcizeler, kelime-i tevhid, din konusundaki bilgi, beş vakit namaz, İslâm dini” gibi çeşitli anlamlarda yorumlanmıştır (bk. Taberî, XXX, 208-209; Şevkânî, V, 593). Ancak biz, bunlar içinde Şevkânî’nin de uygun bulduğu, “çok hayır” anlamına uygun düşen “bitip tükenmez iyilik” şeklindeki kapsamlı anlamı tercih ettik. Râzî, buradaki kevser kelimesiyle Duhâ sûresinden buraya kadar doğrudan veya dolaylı ifadelerle Cenâb-ı Hakk’ın, resulüne lutfettiği, her biri dünyalara değer nimetlerin, şan ve şeref sebeplerinin kastedildiğini belirterek, dolaylı bir ifadeyle ona, “Sen de bu lutufkâr rabbine ibadet etmek ve kullarını kendileri için en iyi olan yola çağırmakla meşgul ol” buyurulduğunu söyler. Aynı müfessire göre kevser kelimesi, Allah’ın, Resûl-i Ekrem’i düşmanlarına karşı koruyup kendisine zaferler nasip edeceği, dünya ve âhirette bol nimetler bağışlayacağı yönünde müjdeler de içermektedir (daha fazla bilgi ve başka yorumlar için bk. Râzî, XXXII, 119-128). Erkek çocuğu yaşamadığı için kendisine “sonu yok, nesli kesik” diyen müşriklerin sözlerinden dolayı üzülmüş olan Hz. Peygamber’e kevser, yani bitip tükenmez nimetler verildiği müjdelenerek üzüntüsü giderilmiş, müşriklerin bu konudaki dedikoduları reddedilmiş ve Hz. Peygamber’in şanının yüceliği gösterilmiştir. 2. âyette, kendisine pek çok hayır lutfedilmiş olan Hz. Peygamber’in bu nimetlerin şükrünü eda etmek üzere sadece Allah’a yönelerek namaz kılması ve O’nun rızâsı için değerli mallarından kurban kesmesi emredilmiş; bu suretle putlar için kurban kesen müşriklerin çok tanrılı inancını silip tevhid inancını yerleştirmesi ve kesilen kurbanlar sayesinde sosyal yardımın sağlanması amaçlanmıştır. Bilindiği gibi namaz, azdan çoğa göre arttırılarak Mekke döneminde, yaygın kanaate göre hicretten üç yıl kadar önce gerçekleşen mi‘rac olayı sırasında farz kılınmış; kurban ibadeti ise Hz. Peygamber tarafından hicretten iki yıl sonra uygulanmaya başlanmıştır. Bu âyette geçen namazın beş vakit namaz mı, bayram namazı mı olduğu konusunda farklı tesbit ve değerlendirmeler vardır. Âyetteki kurbanın da vâcip veya sünnet kurban mı yoksa nâfile de dahil mutlak kurban mı olduğu tartışmalıdır. Bize göre âyette vurgulanan husus, belli bir namaz ve kurban olmayıp bütün namaz, kurban ibadetlerinin, yalnızca Allah’a, bütün nimetlerin sahibine özgü kılınması, yalnızca rabbe ibadet edilmesidir. “Kurban kes” diye çevirdiğimiz cümleye, “Namaz kılarken göğsün kıbleye dönük olsun, tekbirlerde ellerini göğüs hizasına kadar kaldır” mânaları da verilmiştir (Şevkânî, V, 594). Araplar erkek çocuğu olmayan kimseyi “sonu yok, soyu kesik” gibi sıfatlarla niteler ve bu tür lakaplarla anarlardı. Tefsirlerde anlatıldığına göre Hz. Peygamber’in erkek çocukları ölünce müşrikler onu da ebter lakabıyla anmaya başlamışlar ve “Bırakın onu; o, sonu gelmeyecek, soyu kesik bir adamdır!” diyerek hakaret etmek istemişlerdir (bk. Taberî, XXX, 212). İşte 3. âyet, onların bu davranışlarını kınamakta, her ne kadar erkek çocukları bulunsa da asıl soyu kesileceklerin kendileri olduğunu haber vermektedir. Çünkü onlar kıyamete kadar lânetle anılırken Hz. Peygamber rahmetle anılmakta, ismi dünyanın her tarafında günde beş vakit ezanda Allah’ın adıyla birlikte okunmaktadır. Mekke putperestleri, olayların sadece dış yüzüne baktıkları için Hz. Peygamber’i arkasız ve güçsüz, kendilerini kalabalık ve güçlü görür ve buna dayanarak Resûl-i Ekrem’in davasının sonuçsuz kalacağından emin olduklarını söylerlerdi. Ama –Râzî’nin ifadesiyle– “Allah durumu onların aleyhine çevirdi; asıl güçlü olanın, Allah’ın destekledikleri ve güçsüz olanların da Allah’ın zillete uğrattıkları olduğunu bildirdi. Böylece kesret ve kevser (geniş topluluk ve bol nimet) Hz. Muhammed’in olurken ona düşman olanların payına da ebterlik, alçalış ve zillet düştü” (XXXII, 134). Bu ifadeler, dolaylı olarak Hz. Peygamber’in yolunu izleyen, inanç ve kararlılığını devam ettiren müminler için de bir müjdedir.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Birastî hey dexesê te bi xweberin poçik birne bêdûmdan in.
Sahih International / English / Ingilizce Indeed, your enemy is the one cut off.
M.Pickthall / English / Ingilizce Lo! It is thy insulter (and not thou) who is without posterity.
Muhsin Khan / English / Ingilizce For he who makes you angry (O Muhammad (Peace be upon him)), - he will be cut off (from every good thing in this world and in the Hereafter).
Yusuf Ali / English / Ingilizce For he who hateth thee,(6288) he will be cut off (from Future Hope).
Shakir / English / Ingilizce Surely your enemy is the one who shall be without posterity,
Dr. Ghali / English / Ingilizce Surely your antagonist is he who is without offspring (Literally: curtailed).
Albanian / Shqip / Arnavutça E s’ka dyshim se urrejtësi yt është farësosur.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice (Ya Peyğəmbər! Oğlun Qasim, yaxud İbrahim vəfat etdiyi zaman sənə sonsuz, arxası kəsik, nəsli kəsilmiş deyən) sənin düşməninin (As ibn Vailin) özü sonsuzdur! (Sənin nəslin qiyamətə qədər törəyib artacaq, adına isə həmişə rəhmət oxunacaqdır!)
Bosnian / Bosanski / Bosnakca onaj koji tebe mrzi sigurno će on bez spomena ostati.
Bulgarian / Български / Bulgarca Твоят ненавистник -; той е лишеният.
Chinese / 中文 / Çince 怨恨你者 ,確是絕后的。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 怨恨你者 ,确是绝后的。  
Czech / Česky / Çekçe Vždyť ten, jenž nenávidí tě,bez mužských potomků je věru!
Dutch / Nederlands / Hollandaca Waarlijk, hij die u haat, zal kinderloos wezen.
Farsi / فارسی / Farsça بدون شک دشمن تو, بریده نسل وبی عقب است.
Finnish / Suomi / Fince Vihollisesi totisesti kuuluu niihin, joilta hyvä riistetään.
French / Français / Fransızca Celui qui te hait sera certes, sans postérité.
German / Deutsch / Almanca Dein Hasser ist es, dem alle Bande zum Guten abgeschnitten sind.
Hausa / Hausa Dili Lalle mai aibanta ka shi ne mai yankakkiyar albarka.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Sesungguhnya orang-orang yang membenci kamu dialah yang terputus.
Italian / Italiano / Italyanca In verità sarà colui che ti odia a non avere seguito.
Japanese / 日本語 / Japonca 本当にあなたを憎悪する者こそ,(将来の希望を)断たれるであろう。
Korean / 한국어 / Korece 실로 그대의 적은 모든 희망 으로부터 단절된 자들이라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Sesungguhnya orang yang bencikan engkau, Dia lah yang terputus (dari mendapat sebarang perkara yang diingininya).
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili തീര്‍ച്ചയായും നിന്നോട്‌ വിദ്വേഷം വെച്ച്‌ പുലര്‍ത്തുന്നവന്‍ തന്നെയാകുന്നു വാലറ്റവന്‍ ( ഭാവിയില്ലാത്തവന്‍ ).
Maranao / mәranaw Mataan! a so pkhararangit rka na skaniyan i da a tondas iyan.
Norwegian / Norsk / Norveççe Sannelig, han som har lagt deg for hat, han har intet etter seg.
Polski / Polish / Polonya Dili Zaprawdę, ten, kto ciebie nienawidzi - pozostanie bez potomstwa!
Portuguese / Português / Portekizce Em verdade, quem te insultar não terá posteridade.
Romanian / Română / Rumence şi lipsit de urmaşi va fi cel care te urăşte!
Russian / Россия / Rusça Воистину, твой ненавистник сам окажется бездетным.
Somali / Somalice Ruuxii ku necebna waa mid cidhib beelay.
Spanish / Español / Ispanyolca Sí, es quien te odia el privado de posteridad.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Hakika anaye kuchukia ndiye aliye mpungufu.
Svenska / Swedish / Isveççe Det är den som är full av hat mot dig, som är utestängd [från Guds nåd].
Tatarça / Tatarish / Tatarca Тәхкыйк, сине әбетәр дип кимсетүче дошманың үзе әбетәрдер – нәселе бетүчедер. (Мухәммәд г-мнең ир балалары үлеп бетүләре сәбәпле мөшрикләр, Мухәммәднең ир балалары калмый, нәселе бетә, койрыксыз дип көлгәннәр. Бу сүрә шул хакта инде. Мухәммәд г-мнең нәселе дә һәм өммәте дә бетмәде). Бервакыт мөшрикләр пәйгамбәр алдына килеп: "Ий Мухәммәд син безнең сынымнарыбызга бераз вакыт гыйбадәт кыл, без дә сннең Раббыңа бераз вакыт гыйбадәт кылырбыз. Әгәр синең динең яхшы булып чыкса, без сиңа иярербез, әгәр безнең динебез яхшы булып чыкса, син безгә иярерсең", – диделәр. Бу сүрә шул хакта иңде.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili แท้จริงศัตรูของเจ้านั้นเขาเป็นผู้ถูกตัดขาด
Urdu / اردو / Urduca کچھ شک نہیں کہ تمہارا دشمن ہی بےاولاد رہے گا
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Албатта, сени ёмон кўриб, айбловчининг орқаси кесикдир.
Bengali / বাংলা / Bengalce যে আপনার শত্রু, সেই তো লেজকাটা, নির্বংশ।
Tamil / தமிழர் / Tamilce நிச்சயமாக உம்முடைய பகைவன் (எவனோ) அவன்தான் சந்ததியற்றவன்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>