1. Hîzb, Kalem Sûresi

Kalem Suresi 9. Ayeti Meali

وَدُّوا لَوْ تُدْهِنُ فَيُدْهِنُونَ
Veddû lev tudhinu feyudhinûn(e)
1
veddû
temenni ettiler (istediler)
2
lev tudhinu
eğer sen musamaha gösterirsen
3
fe
o zaman
4
yudhinûne
onlar müsamaha gösterecekler

Diyanet İşleri İstediler ki, yumuşak davranasın, böylece onlar da yumuşak davransınlar.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Onlar istediler ki yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Arzu ettiler ki, sen (onları) yağlasan onlar da sana yağ yapacaklardı.
Elmalılı Hamdi Yazır Arzu ettiler ki müdahene etsen, o vakıt müdahene edeceklerdi
Diyanet Vakfı Onlar isterler ki, sen yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar.
Abdulbaki Gölpınarlı Onlara yumuşaklık göstermeni arzularlar, öyle hareket etsen onlar da yumuşaklık gösterirler.
Adem Uğur Onlar isterler ki, sen yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar.
Ahmed Hulusi Arzu ettiler ki, sen yumuşak (tavizkâr) davranasın da, onlar da (sana karşı) hoşgörülü davransınlar!
Ahmet Tekin Senin göstermelik hoşgörülü, gayr-ı ciddi davranmanı; kendilerinin de hileli, tuzaklı göstermelik davranışlarını devam ettirmelerini temenni ederler.
Ahmet Varol İstediler ki sen yumuşak davranasın da onlar da (sana) yumuşaklık göstersinler. [1]
Ali Fikri Yavuz Arzu ettiler ki, (kendilerine) yumuşaklık göstersen, onlar da sana yumuşak davransalar.
Bekir Sadak (Onlar sana indirilen ayetlerden begenmediklerini birakman suretiyle senin) kendilerine yumusak davranmani isterler; boyle yapsan, onlar da seni over, yumusak davranirlar.
Celal Yıldırım Onlar senin yapmacık da olsa (kendilerine) yumuşak ve müsamahalı davranmanı, kendilerinin de sana yapmacık yumuşaklık göstereceklerini isterler.
Diyanet İşleri 2 (Onlar sana indirilen ayetlerden beğenmediklerini bırakman suretiyle senin) kendilerine yumuşak davranmanı isterler; böyle yapsan, onlar da seni över, yumuşak davranırlar.
Fizilil Kuran Onlar istediler ki, sen yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar.
Gültekin Onan Onlar, senin kendilerine yaranmanı (uzlaşmanı) arzu ettiler; o zaman onlar da sana yaranıp uzlaşacaklardı.
Hasan Basri Cantay Onlar arzuu etdiler ki sen yumuşak davranasın da kendileri de yumuşaklık göstersinler.
Hayat Neşriyat (Onlar) arzu ettiler ki, (sen, kendilerine) yumuşak davranasın da, (onlar da sana hoşgörülü ve) yumuşak davransınlar!
Ibni Kesir Onlar isterler ki; sen yumuşak davranasın da kendileri de yumuşaklık göstersinler.
Muhammed Esed Onlar senin (kendilerine) yumuşak davranmanı isterler ki kendileri de (sana) yumuşak davransınlar.
Ömer Nasuhi Bilmen (7-9) Şüphe yok ki Rabbindir, O'dur. O'nun yolundan sapıtmış olanı en ziyâde bilen ve O'dur hidâyete ereni de en ziyâde bilen. Artık o tekzîp edenlere itaat etmemekte devam et. Onlar arzu ettiler ki sen yaltaklanıvermiş olsa idin. O zaman onlar da yaltaklanacaklardı.
Ömer Öngüt Onlar senin yumuşak ve müsamahalı davranmanı isterler ki, kendileri de sana yumuşak davransınlar.
Şaban Piris Onlar ister ki, sen müsamaha gösteresin de onlar da müsamaha göstersinler.
Suat Yıldırım İsterler ki sen gevşeyesin de, böylece kendileri de yumuşasınlar.
Tefhim-ül Kuran Onlar, senin kendilerine yaranıp onlarla uzlaşmanı arzu ettiler; o zaman onlar da sana yaranıp uzlaşacaklardı.
Ümit Şimşek Onlara yaltaklanmanı isterler, tâ ki onlar da sana yaltaklansınlar.

Diyanet Tefsiri Resûlullah’ın şahsında bütün müminlere hitap edilerek peygamberi yalancılıkla itham eden ve hakkı yalan sayanlara boyun eğmemeleri, onların iradelerine teslim olmamaları istenmektedir. Çünkü inkârcılar Hz. Peygamber’in ahlâkî prensipler ve mânevî değerler konusunda tâviz vermesini, bu anlamda uzlaşmacı davranmasını ve İslâm’ın kendilerine ters gelen, çıkarlarıyla çatışan yönlerinin bırakılmasını istiyor; buna karşılık kendilerinin de tâviz vereceklerini ve ona engel olmayacaklarını söylüyorlardı. Hatta bir müddet Hz. Peygamber’in kendi ilâhlarına tapmasını, bir müddet de kendilerinin Hz. Peygamber’in ilâhı olan bir Allah’a tapmalarını teklif etmişlerdi (Şevkânî, V, 309). Allah Teâlâ onların bu tutum ve beklentilerine karşı Hz. Peygamber’in tâvizsiz davranmasını, gevşeklik göstermemesini istemektedir. Zira doğru yol O’nun yoludur ve hak ile bâtıl birbirine karıştırılamaz.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Ewan hiz kirine, ku tu bi wan ra bi nermayî derbas bikî, îdî ewan jî bi wa ra bi nermayî derbas bikin (carna tu bi gotina wan, carna jî ewan bi gotina te bikin)
Sahih International / English / Ingilizce They wish that you would soften [in your position], so they would soften [toward you].
M.Pickthall / English / Ingilizce Who would have had thee compromise, that they may compromise.
Muhsin Khan / English / Ingilizce They wish that you should compromise (in religion out of courtesy) with them, so they (too) would compromise with you.
Yusuf Ali / English / Ingilizce Their desire is that thou shouldst be pliant: so would they be pliant.
Shakir / English / Ingilizce They wish that you should be pliant so they (too) would be pliant.
Dr. Ghali / English / Ingilizce They would like (if) you would dissimulate, then they would dissimulate.
Albanian / Shqip / Arnavutça Ata kanë dëshirë që ti të bësh lajka.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice (Müşriklər) istərdilər ki, sən onlara yumşaqlıq göstərəsən, onlar da sənə yumşaqlıq göstərsinlər! (Sən onların bütləri barəsində pis söz deməyəsən, onlar da sənə əziyyət verməsinlər və ya sən onların bütlərinə tapınasan, onlar da sənin Allahına ibadət etsinlər!)
Bosnian / Bosanski / Bosnakca oni bi jedva dočekali da ti popustiš, pa bi i oni popustili,
Bulgarian / Български / Bulgarca Желаят, ако се смекчиш, и те да се смекчат.
Chinese / 中文 / Çince 他怬瑽A柔順,他怳]柔順。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 他们希望你柔顺,他们也柔顺。
Czech / Česky / Çekçe Rádi by, abys jim lichotil, a pak i oni by ti lichotili.
Dutch / Nederlands / Hollandaca Zij begeeren, dat gij hen met zachtheid zoudt behandelen, en dan zouden zij u ook met zachtheid behandelen.
Farsi / فارسی / Farsça آنها دوست دارند (و می خواهند) که نرمی (ومدارا) کنی, پس آنها (نیز) نرمی (ومدارا) کنند.
Finnish / Suomi / Fince He toivovat sinun osoittavan velttoutta, jotta myös he voisivat olla velttoja.
French / Français / Fransızca Ils aimeraient bien que tu transiges avec eux afin qu'ils transigent avec toi.
German / Deutsch / Almanca Sie möchten gern, daß du nachgibst, deswegen geben sie scheinbar etwas nach.
Hausa / Hausa Dili Sunã fatar ka sassauta, su kuma sũ sassauta.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Maka mereka menginginkan supaya kamu bersikap lunak lalu mereka bersikap lunak (pula kepadamu).
Italian / Italiano / Italyanca Vorrebbero che tu fossi accondiscente e allora sarebbero accondiscendenti anche loro.
Japanese / 日本語 / Japonca かれらの願いは,あなたが歩・寄ることで,そうなればかれらも妥協したいのである。
Korean / 한국어 / Korece 그들이 순응하는 척 하며 그 대가 순응하기를 그들은 원하고 있노라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Mereka suka kalaulah engkau bertolak ansur (menurut kemahuan mereka), supaya mereka juga bertolak ansur berlemah-lembut (pada zahirnya terhadapmu).
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili നീ വഴങ്ങികൊടുത്തിരുന്നെങ്കില്‍ അവര്‍ക്കും വഴങ്ങിത്തരാമായിരുന്നു എന്നവര്‍ ആഗ്രഹിക്കുന്നു.
Maranao / mәranaw Na kabaya iran a oba ka bo plokha: ka an siran makalokha.
Norwegian / Norsk / Norveççe De ønsker at du viser kompromissvilje, så vil de gjøre det samme.
Polski / Polish / Polonya Dili Oni by chcieli, żebyś był łagodny, to i oni byliby łagodni.
Portuguese / Português / Portekizce Porque anseiam para que sejas flexível, para o serem também.
Romanian / Română / Rumence Nu da ascultare celui care se tot jură, însă este om de nimic,
Russian / Россия / Rusça Они хотели бы, чтобы ты был уступчив, и тогда они тоже стали бы уступчивы.
Somali / Somalice Waxay jecel yihiin inaad u iilato iyana kuu soo iishaan.
Spanish / Español / Ispanyolca Desearían que fueras condescendiente, para serlo ellos también.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Wanatamani lau unge lainisha ili nao wakulainishie.
Svenska / Swedish / Isveççe de skulle vilja att du gick dem till mötes för att då visa sig tillmötesgående [mot dig].
Tatarça / Tatarish / Tatarca Мөшрикләр синең аларны ислам диненә һәм аларның батыл динен яманламыйча аларга йомшаклык кылуыңны телиләр, әгәр син аларга йомшаклык кылсаң алар да сиңа йомшаклык кылырлар, үзләренә ияртү өчен.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili พวกเขาใคร่ที่จะเห็นว่า หากเจ้าอ่อนข้อ แล้วพวกเขาก็จะอ่อนข้อตาม
Urdu / اردو / Urduca یہ لوگ چاہتے ہیں کہ تم نرمی اختیار کرو تو یہ بھی نرم ہوجائیں
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Агар сен муроса қилсанг, улар ҳам муроса қилишни орзу қиларлар.
Bengali / বাংলা / Bengalce তারা চায় যদি আপনি নমনীয় হন, তবে তারাও নমনীয় হবে।
Tamil / தமிழர் / Tamilce (சன்மார்க்க போதனையை) நீர் தளர்த்தினால், தாங்களும் தளர்ந்து போகலாம் என்று அவர்கள் விரும்புகின்றனர்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>