2. Hîzb, Kalem Sûresi

Kalem Suresi 44. Ayeti Meali

فَذَرْنِي وَمَن يُكَذِّبُ بِهَذَا الْحَدِيثِ سَنَسْتَدْرِجُهُم مِّنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَ
Feżernî vemen yukeżżibu bihâżâ-lhadîś(i)(s) senestedricuhum min hayśu lâ ya’lemûn(e)
1
fe
o zaman, artık
2
zer-nî
bana bırak, ilgilenme
3
ve men
ve kimse
4
yukezzibu
yalanlıyor
5
bi hâzâ
bunu
6
el hadîsi
söz
7
se-nestedricu-hum
tedricen (derece derece), yavaş yavaş (azaba) yaklaştıracağız
8
min haysu
yerden
9
lâ ya’lemûne
bilmiyorlar

Diyanet İşleri (Ey Muhammed!) Bu sözü (Kur’an’ı) yalanlayanlarla beni baş başa bırak. Biz onları bilemeyecekleri biçimde adım adım helâka yaklaştıracağız.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Bu sözü yalanlayanı bana bırak. Onları bilmedikleri yönden derece derece azaba yaklaştıracağız.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) O halde Bana bırak bu sözü yalanlayanları! Biz onları bilmeyecekleri yönden derece derece azap uçurumuna yuvarlarız.
Elmalılı Hamdi Yazır O halde bana bırak bu sözü tekzib edenleri, biz onları istidrac ile çıkarır, bilemiyecekleri cihetten yuvarlarız.
Diyanet Vakfı (Resûlüm!) Sen bu sözü (Kur'an'ı) yalan sayanı bana bırak (kendini üzme). Biz onları, bilmedikleri bir yönden yavaş yavaş azaba yaklaştırıyoruz.
Abdulbaki Gölpınarlı Artık sen, bu sözü yalanlayanı bırak bana, biz onları yavaş yavaş, hiç bilmedikleri yerden cehenneme çeker dururuz.
Adem Uğur (Resûlüm!) Sen bu sözü (Kur'an'ı) yalan sayanı bana bırak (kendini üzme). Biz onları, bilmedikleri bir yönden yavaş yavaş azaba yaklaştırıyoruz.
Ahmed Hulusi (Rasûlüm) artık beni ve bu olayı yalanlayanı (başbaşa) bırak! Onları hiç bilmedikleri yönden aşama aşama helâka götüreceğiz!
Ahmet Tekin Bu sözü, Kur’ân’ı yalanlayanları bana bırak. Onları bilmedikleri, farkına varmadıkları yerlerden kademe kademe alçaltacağız, azâba yaklaştıracağız.
Ahmet Varol Bu sözü yalanlayanı sen bana bırak. Biz onları bilmedikleri bir yönden yavaş yavaş (azaba) yaklaştıracağız.
Ali Fikri Yavuz O halde (Ey Rasûlüm), bu Kur’an’ı yalan sayanları bana bırak, (sen kalbini onlarla meşgul etme. Ben onların hakkından gelirim). Biz, onları, bilemiyecekleri yönden derece derece azaba yaklaştırırız; (Onlara sıhhat ve bol nimet veririz de, onu haklarında iyi zannederler. Halbuki o kâfirlere verdiğimiz bu mühletin sonu fecidir).
Bekir Sadak Kuran'i yalanlayanlari Bana birak; Biz onlari bilmedikleri yerden yavas yavas azaba yaklastiracagiz.
Celal Yıldırım Artık bu sözü yalanlayanı bana bırak; biz, onları bilmedikleri cihetten kademe kademe sürükleyip (azaba) yaklaştırırız.
Diyanet İşleri 2 Kuran'ı yalanlayanları Bana bırak; Biz onları bilmedikleri yerden yavaş yavaş azaba yaklaştıracağız.
Fizilil Kuran Bu sözü yalanlayanı bana bırak; onları bilmedikleri yerden derece derece azaba yaklaştıracağız.
Gültekin Onan Artık bu sözü yalan sayanı sen bana bırak. Biz onları, bilmeyecekleri bir yönden derece derece (azaba) yaklaştıracağız.
Hasan Basri Cantay Artık bu sözü yalan sayanları bana bırak. Biz onları, kendilerinin bilmeyecekleri bir cihetden, derece derece azaba yaklaşdırıyoruz.
Hayat Neşriyat (Ey Resûlüm!) Artık bu sözü (Kur’ân’ı) yalanlayanları bana bırak! Yakında onları, bilmedikleri yerden yavaş yavaş (azâba) yaklaştıracağız!
Ibni Kesir Bu sözü yalanlayanları Bana bırak. Biz; onları, kendilerinin bilmeyecekleri bir yönden derece derece azaba yaklaştıracağız.
Muhammed Esed O halde bu haberi yalanlayanları Bana bırak. Onları, ne olup bittiğini fark etmeyecekleri şekilde, yavaş yavaş alçaltacağız;
Ömer Nasuhi Bilmen Artık bu kelâmı tekzîp edenleri bana bırak. Onları bilmedikleri bir taraftan derece derece (azaba) yaklaştıracağız.
Ömer Öngüt Bu sözü yalan sayanlarla beni başbaşa bırak! Biz onları bilmeyecekleri bir cihetten derece derece azaba yaklaştıracağız.
Şaban Piris Bu sözü yalan sayanları bana bırak. Onları bilmedikleri bir yerden ağır ağır azaba yaklaştıracağız.
Suat Yıldırım (44-45) O halde sen bu şerefli sözü, Kur’ân’ı yalan sayanı Bana bırak! Biz onları, bilmedikleri, farkına varmadıkları bir yerden, yavaş yavaş azaba yaklaştırırız. Ben onlara mühlet veriyorum! Doğrusu Ben’im düzenim, pek sağlamdır.
Tefhim-ül Kuran Artık bu sözü yalan sayanı sen bana bırak. Biz onları, bilmeyecekleri bir yönden derece derece (günahla yükletip azaba) yaklaştıracağız.
Ümit Şimşek Bu sözü yalanlayanı Bana bırak. Onları ummadıkları yönden yavaş yavaş helâke yaklaştıracağız.

Diyanet Tefsiri “Bu söz” diye çevirdiğimiz “hadîs” kelimesi “ilâhî vahiy, Kur’an” veya “yeniden dirilmeyi ve âhiret hesabını bildiren ilâhî haber” şeklinde yorumlanabilir. 44. âyetteki “Bu sözü yalan sayanı bana bırak” cümlesi, vahiy ve âhireti inkâr edenleri cezalandırma yetkisinin yalnız Allah’a mahsus olduğunu ifade eder. “Biz onları, bilemeyecekleri bir şekilde yavaş yavaş azaba doğru çekeceğiz” diye çevirdiğimiz cümle ise kısaca şunu anlatıyor: Allah verdikçe onlar şımarır; fakat O, imtihan sebebiyle vermeye devam eder. Bu durum İslâmî literatürde “istidrâc” terimiyle ifade edilmiştir (bk. A‘râf 7/182). 45. âyette “plan” diye çevirdiğimiz keyd kelimesi, Allah için kullanıldığında, İslâmiyet ve müslümanlar aleyhinde çalışan inkârcıların planlarını boşa çıkaran Allah’ın adaletli ve hikmetli planını ifade eder. Yüce Allah kendi planı uyarınca, âyetlerini yalan sayanları hemen cezalandırmayıp onlara mühlet verdiğini, kendilerine bazı imkân ve fırsatlar tanıdığını, fakat onların bu fırsatı değerlendirmeyip derece derece kurtuluşu olmayan bir yıkıma doğru gittiklerini ifade buyurmaktadır (bk. A‘râf 7/182-183; ayrıca krş. En‘âm 6/44).

Kurdî / کوردی / Kürtçe Îdî (Muhemmed!) tu ewanê, ku vê (Qur´an ê) didine derewdêrandinê ji min ra bihêle (dest ji wan berde) emê ewn bi pêpelîk di wî cîyî qe ewan pê nizanbin nêzîkê (aşîtê) bikin.
Sahih International / English / Ingilizce So leave Me, [O Muhammad], with [the matter of] whoever denies the Qur'an. We will progressively lead them [to punishment] from where they do not know.
M.Pickthall / English / Ingilizce Leave Me (to deal) with those who give the lie to this pronouncement. We shall lead them on by steps from whence they know not.
Muhsin Khan / English / Ingilizce Then leave Me Alone with such as belie this Quran. We shall punish them gradually from directions they perceive not.
Yusuf Ali / English / Ingilizce Then leave Me(5625) alone with such as reject this Message: by degrees shall We punish them from directions they perceive not.(5626)
Shakir / English / Ingilizce So leave Me and him who rejects this announcement; We will overtake them by degrees, from whence they perceive not:
Dr. Ghali / English / Ingilizce So leave Me (to deal) with him who cries lies to this discourse! We will soon draw them gradually (to punishment) from where they do not know,
Albanian / Shqip / Arnavutça Pra më lë Mua dhe ata që e mohojnë këtë Kur’an. Ne do t’i afrojmë ata dalëngadalë te dënimi prej nga nuk presin.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice (Ya Peyğəmbər!) Artıq bu kəlamı (Qur’anı) yalan sayanları Mənə tapşır. Biz onları özləri də bilmədən tədriclə əzaba giriftar edərik.
Bosnian / Bosanski / Bosnakca Zato ostavi Mene i one koji ovaj Govor poriču, Mi ćemo ih postepeno odakle se i ne nadaju patnji približavati
Bulgarian / Български / Bulgarca Остави на Мен [о, Мухаммад] взимащите за лъжа тази Вест! Постепенно ще ги въвлечем [в погибел], без да разберат.
Chinese / 中文 / Çince 你讓我懲治否認這訓辭的人吧!我將使他怳ㄙ黎?惘a漸趨於毀滅。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 你让我惩治否认这训辞的人吧!我将使他们不知不觉地渐趋於毁灭。
Czech / Česky / Çekçe Nech mne s těmi, kdož toto vyprávění za lež prohlásili; postupně zkázu k nim přivedu, aniž místo, odkud přišla, tušit budou.
Dutch / Nederlands / Hollandaca Spreek dus niet ten gunste van hen, die deze openbaring van bedrog beschuldigen. Wij zullen hen allengs tot de vernietiging voeren, langs wegen die zij niet kennen.
Farsi / فارسی / Farsça پس (ای پیامبر) مرا با آن کسی که این سخن (قرآن) را تکذیب می کند واگذار, ما آنان را از آنجای که نمی دانند بتدریج خواهیم گرفت.
Finnish / Suomi / Fince Siispä jätä Minun pideltävikseni ne, jotka väittävät valheeksi näitä sanomia. Me johdamme heitä askel askeleelta heidän huomaamattaan,
French / Français / Fransızca Laisse-Moi donc avec quiconque traite de mensonge ce discours; Nous allons les mener graduellement par où ils ne savent pas !
German / Deutsch / Almanca Klage mir nichts mehr vor, und sage mir nichts über die Leute, die die Offenbarung der Lüge bezichtigten! Wir werden sie Schrittt für Schritt zur qualvollen Strafe ziehen, ohne daß sie sich dessen bewußt sind.
Hausa / Hausa Dili Sabõda haka ka bar Ni da mai ƙaryata wanna lãbãri (Alƙur'ãni). Zã Mu yi musu istidrãji daga inda ba su sani ba.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Maka serahkanlah (ya Muhammad) kepada-Ku (urusan) orang-orang yang mendustakan perkataan ini (Al Quran). Nanti Kami akan menarik mereka dengan berangsur-angsur (ke arah kebinasaan) dari arah yang tidak mereka ketahui,
Italian / Italiano / Italyanca LasciaMi solo con coloro che tacciano di menzogna questo Discorso. Li condurremo passo passo per vie che non conoscono.
Japanese / 日本語 / Japonca そこでこの御言葉(クルアーン)を虚偽であるとする者をわれに任せよ。われはかれらが気付かない方面から,一歩一々(堕落に)導き,
Korean / 한국어 / Korece 그러므로 이 메세지를 거역 한 자들을 나에게 맡기라 그들이 인식하지 못하는 방향으로부터 점차로 벌을 주리라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Biarkanlah Aku sahaja (wahai Muhammad) dengan orang yang mendustakan keterangan Al-Quran ini, Kami akan menarik mereka sedikit demi sedikit (ke jurang kebinasaan), dari arah yang mereka tidak mengetahuinya.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili ആകയാല്‍ എന്നെയും ഈ വര്‍ത്തമാനം നിഷേധിച്ചു കളയുന്നവരെയും കുടി വിട്ടേക്കുക. അവര്‍ അറിയാത്ത വിധത്തിലൂടെ നാം അവരെ പടിപടിയായി പിടികൂടിക്കൊള്ളാം.
Maranao / mәranaw Na botawani akong ka ago so taw a gii niyan pakambokhagn angkai a tothol: Zagintonn Ami siran dn somiksa sa di iran katawan.
Norwegian / Norsk / Norveççe Overlat til Meg dem som fornekter dette budskap! Vi skal la dem gå videre, litt etter litt, uten at de er klar over det.
Polski / Polish / Polonya Dili Pozostaw Mnie więc z tymi, którzy za kłamstwo uznali to opowiadanie! My poprowadzimy ich stopniowo tak, iż oni wcale nie będą wiedzieli.
Portuguese / Português / Portekizce Deixe-Me, pois, a sós com os que desmentem esta Mensagem. Logo os aproximaremos do castigo, gradualmente, de onde menos esperam.
Romanian / Română / Rumence Eu le mai dau un răgaz. Vicleşugul meu este fără greş!
Russian / Россия / Rusça Оставь же Меня с теми, кто считает ложью это повествование. Мы завлечем их так, что они даже не осознают этого.
Somali / Somalice Isu kaana daa aniga iyo kuwa beeniyey Quraanka waana sasabi iyagoon ogeyn.
Spanish / Español / Ispanyolca ¡Déjame a solas con quienes desmienten este discurso! Les conduciremos paso a paso, sin que sepan cómo.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Basi niache na wanao kadhibisha maneno haya! Tutawavutia kidogo kidogo kwa mahali wasipo pajua.
Svenska / Swedish / Isveççe Lämna nu åt Mig [att ta itu med] dem som förnekar sanningen i detta budskap; Vi skall föra dem mot undergången steg för steg, utan att de inser vad [som sker];
Tatarça / Tatarish / Tatarca Ий Мухәммәд г-м, Коръәнне ялганга тотучыларны минем белән калдыр, ягъни Коръән сүзләрен катлап-катлап ишетеп тә аны инкяр итүче динсезләрне Миңа тапшыр да алардан кисел, тиздән аларны ґәзабка тартырбыз алар белмәгән юл белән.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili ดังนั้นจงปล่อยให้ข้าเถิด สำหรับผู้ที่ปฏิเสธต่ออัลกุรอาน เราจะนำพวกเขาลงสู่ (การลงโทษ) ทีละขั้น โดยที่พวกเขาไม่รู้
Urdu / اردو / Urduca تو مجھ کو اس کلام کے جھٹلانے والوں سے سمجھ لینے دو۔ ہم ان کو آہستہ آہستہ ایسے طریق سے پکڑیں گے کہ ان کو خبر بھی نہ ہوگی
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Бу гапни ёлғонга чиқарувчиларни Менинг Ўзимга қўйиб қўй. Биз уларни ўзлари билмаган тарафдан аста-секин оламиз.
Bengali / বাংলা / Bengalce অতএব, যারা এই কালামকে মিথ্যা বলে, তাদেরকে আমার হাতে ছেড়ে দিন, আমি এমন ধীরে ধীরে তাদেরকে জাহান্নামের দিকে নিয়ে যাব যে, তারা জানতে পারবে না।
Tamil / தமிழர் / Tamilce எனவே, என்னையும், இந்தச் செய்தியைப் பொய்யாக்குவோரையும் விட்டு விடுவீராக! அவர்களே அறியாத விதத்தில் படிப்படியாகப் பிடிப்போம்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>