1. Hîzb, Kalem Sûresi

Kalem Suresi 3. Ayeti Meali

وَإِنَّ لَكَ لَأَجْرًا غَيْرَ مَمْنُونٍ
Ve-inne leke le-ecran ġayra memnûn(in)
1
ve inne
ve muhakkak ki
2
leke
senin, senin için
3
le
mutlaka, elbette
4
ecren
ecir, mükâfat
5
gayre
olmayan,
6
memnûnin
kesilen, devam etmeyen

Diyanet İşleri Şüphesiz sana tükenmez bir mükâfat vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Kuşkusuz senin için tükenmez bir ecir var.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Ve muhakkak senin için tükenmez bir mükafat var.
Elmalılı Hamdi Yazır Ve tükenmez bir ecir var muhakkak senin için
Diyanet Vakfı Hiç şüphesiz senin için bitip tükenmeyen bir mükâfat vardır.
Abdulbaki Gölpınarlı Ve sana, tükenmez, minnetsiz bir mükâfat var.
Adem Uğur Hiç şüphesiz senin için bitip tükenmeyen bir mükâfat vardır.
Ahmed Hulusi Muhakkak ki senin için ardı kesilmeyen bir mükâfat vardır.
Ahmet Tekin Sana, sadece sana, elbette bitmez tükenmez mükâfatlar vardır.
Ahmet Varol Senin için kesintisiz bir ecir vardır.
Ali Fikri Yavuz Ve muhakkak sana tükenmez bir sevap var...
Bekir Sadak Dogrusu sana kesintisiz bir ecir vardir.
Celal Yıldırım Şüphesiz ki senin için ardı arkası kesilmez bir ecir vardır.
Diyanet İşleri 2 Doğrusu sana kesintisiz bir ecir vardır.
Fizilil Kuran Senin için kesintisiz bir mükafat vardır.
Gültekin Onan Gerçekten senin için kesintisi olmayan bir ecir vardır.
Hasan Basri Cantay Senin için muhakkak ve muhakkak tükenmeyen bir mükâfat vardır.
Hayat Neşriyat Hem şübhesiz ki senin için, elbette kesintiye uğramayacak olan bir mükâfât vardır.
Ibni Kesir Doğrusu senin için tükenmeyen bir mükafat vardır.
Muhammed Esed Ve senin için kesintisiz bir ödül vardır;
Ömer Nasuhi Bilmen Ve şüphe yok ki senin için bir tükenmez mükâfaat vardır.
Ömer Öngüt Senin için tükenmeyen bir mükâfat var.
Şaban Piris Senin için sonsuz bir ecir vardır.
Suat Yıldırım Hem senin ecrin, mükâfatın hiç kesilmez!
Tefhim-ül Kuran Gerçekten senin için kesintisi olmayan bir ecir vardır.
Ümit Şimşek Senin için ardı arkası kesilmeyecek bir ödül vardır.

Diyanet Tefsiri Sûrenin başında bulunan “nûn” harfi, “hurûf-ı mukattaa”dan olup bu tür harflerin ilk inenidir. Bakara sûresinin ilk âyetinde bunlar hakkında geniş bilgi verilmiştir. Mekke müşrikleri şair, kâhin ve sihirbazların cinlerden bilgi ve ilham aldıklarına inanırlardı. Hz. Peygamber’in de onlar gibi cinlerin etkisi altına girdiğine ve söylediklerinin ona cinler tarafından telkin edildiğine inandıkları için ona şair, kâhin, sihirbaz ve mecnun diyorlardı (krş. Hicr 15/6; Tûr 52/29-30; Müddessir 74/24 ve bu sûrenin 51. âyeti). Bu sebeple Allah Teâlâ kaleme ve kalem ehlinin yazdığı satırlara yemin ederek onun, iddia edildiği gibi mecnun olmadığını, aksine Allah’ın lutfuna yani peygamberlik gibi bir şerefe erdiğini ifade buyurdu (Şevkânî, V, 308). Elmalılı buradaki bir anlam inceliğine dikkat çekerken özetle şunları söyler: “(Yazanların) yazdıklarına” diye çevrilen cümledeki fiilin kalıbı, yazanların, gerçekte kalemler değil, akıl ve idrak sahibi varlıklar olduğunu gösterir. İfadenin akışı dikkate alındığında burada kalemden maksadın da bu nesnenin kendisi değil onun yazdıkları olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde kalem ve yazılardan, akıl ve anlamlar âlemini, bunlardan da onları beşer aklına yazan ilk kalemi, bundan da onun sahibi olan rabbü’l-âlemîni anlamak gerekir. Öte yandan bu fiilin, “yazmakta oldukları ve yazacakları” anlamlarını birlikte anlattığı da gözden kaçırılmamalıdır (VIII, 5266-5267). “Kalemden maksat vahyi yazan kalem, yazdıklarından maksat Kur’an’dır” diyenler de olmuştur; ancak âyeti genel anlamda değerlendirmek daha doğru olur. Burada kalem ile simgelenen yazının, insanın düşünce, tecrübe ve kavrayışlarının kayıtlar aracılığıyla bireyden bireye, kuşaktan kuşağa ve bir kültür çevresinden diğerine aktarılmasında önemli bir etken; bilginin yazılıp korunmasında, ilim ve irfanın gelişmesinde, dolayısıyla toplumların aydınlanmasında vazgeçilmez bir araç olduğuna işaret vardır. Kur’ân-ı Kerîm’in ilk inen sûresine (Alak) “oku!” buyruğuyla başlandığı gibi ikinci inen bu sûrenin ilk âyetinde de Allah Teâlâ tarafından yazı aracı olan kaleme ve kalem ehlinin onunla yazdıkları üzerine yemin edilmiş olup bu durum, İslâm’ın okuma yazmaya, bilime ve yazılı kültüre verdiği önemi göstermesi açısından oldukça anlamlıdır. Hz. Peygamber’e verilen “bitip tükenmeyen ödül”, dünyada peygamberlik görevini yerine getirirken her türlü engellere karşı yanında bulduğu Allah’ın yardımı, âhirette ise Allah’ın ona lutfedeceği müstesna mükâfatlardır (İbn Âşûr, XXIX, 62-63). 4. âyetteki “üstün ahlâk” ise Hz. Peygamber’in sahip olduğu Kur’an ahlâkıdır. Nitekim Hz. Âişe bir soru münasebetiyle Hz. Peygamber’in ahlâkının Kur’an ahlâkı olduğunu belirtmiş (Müslim, “Müsâfirîn”, 139); kendisi de güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildiğini ifade buyurmuşlardır (Muvatta’, “Hüsnü’lhuluk”, 8). Bu açıklamalar, Hz. Peygamber’in, müşriklerin iddia ettiği gibi mecnun değil, aksine Allah’ın lutfuna mazhar olmuş yüksek bir şahsiyete ve üstün bir ahlâka sahip, her yönüyle mükemmel, insanlık için örnek bir önder ve güvenilir bir rehber olduğunu gösterir. 5-6. âyetler ise Hz. Peygamber’e mecnun diyenlere karşı bir cevap ve uyarı içermektedir. Burada inkârcıların, hak ettikleri cezaya çarptırıldıkları zaman Hz. Peygamber’i mi yoksa kendilerini mi cin çarpmış olduğunu görecekleri sert bir üslûpla ifade edilmiştir. Nitekim Bedir Savaşı’nda müslümanlardan beklemedikleri darbeyi yiyince cin çarpmışa dönmüşler ve neye uğradıklarını bilememişlerdir. 7. âyet, önceki âyetlerin gerekçesini anlatmaktadır; buna göre inkârcılar hem dünyada hem de âhirette kendilerine fayda sağlayacak ve mutlu kılacak olan Allah’ın dininden ve O’nun yolundan saptıkları için asıl mecnun kendileridir.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Bi rastî ji bona te ra kiryeke bê paşî heye.
Sahih International / English / Ingilizce And indeed, for you is a reward uninterrupted.
M.Pickthall / English / Ingilizce And lo! thine verily will he a reward unfailing.
Muhsin Khan / English / Ingilizce And verily, for you (O Muhammad SAW) will be an endless reward.
Yusuf Ali / English / Ingilizce Nay, verily for thee is a Reward unfailing:(5595)
Shakir / English / Ingilizce And most surely you shall have a reward never to be cut off.
Dr. Ghali / English / Ingilizce And surely you will have indeed a reward bountifully unfailing.
Albanian / Shqip / Arnavutça Dhe se ti, padyshim do të kesh shpërblim të pandërprerë!
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Və həqiqətən, səni minnətsiz (tükənmək bilməyən) mükafat gözləyir!
Bosnian / Bosanski / Bosnakca ti ćeš, sigurno, nagradu neprekidnu dobiti,
Bulgarian / Български / Bulgarca За теб има несекваща награда.
Chinese / 中文 / Çince 你必得享受不斷的報酬。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 你必得享受不断的报酬。
Czech / Česky / Çekçe A věru tě očekává odměna neupomínaná,
Dutch / Nederlands / Hollandaca Waarlijk, er is u eene eeuwige belooning gereed gemaakt;
Farsi / فارسی / Farsça وبی گمان برای تو (ای پیامبر) پاداشی بی پایان (وعظیم) است.
Finnish / Suomi / Fince vaan totisesti odottaa Sinua ehtymätön palkka,
French / Français / Fransızca Et il y aura pour toi certes, une récompense jamais interrompue.
German / Deutsch / Almanca Dir steht ein Lohn zu, der dir für immer gebührt.
Hausa / Hausa Dili Kuma, lalle, haƙĩƙa kanã da lãdar da bã ta yankewa.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Dan sesungguhnya bagi kamu benar-benar pahala yang besar yang tidak putus-putusnya.
Italian / Italiano / Italyanca e in verità ci sarà per te infinita ricompensa,
Japanese / 日本語 / Japonca いや,本当にあなたには,尽きない報奨があろう。
Korean / 한국어 / Korece 진실로 그대에게는 한없는 보상이 주어지리라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Dan sesungguhnya engkau tetap beroleh pahala yang amat besar, yang tidak putus-putus, (sebagai balasan bagi menjalankan ajaran Islam);
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili തീര്‍ച്ചയായും നിനക്ക്‌ മുറിഞ്ഞ്‌ പോകാത്ത പ്രതിഫലമുണ്ട്‌.
Maranao / mәranaw Na mataan! a rk ka so mala a balas a di pthaman;
Norwegian / Norsk / Norveççe Du har velfortjent lønn i vente.
Polski / Polish / Polonya Dili Zaprawdę, dla ciebie będzie z pewnością nagroda należyta!
Portuguese / Português / Portekizce Em verdade, ser-te-á reservada uma infalível recompensa.
Romanian / Română / Rumence Tu ai o fire prea-înălţată.
Russian / Россия / Rusça Воистину, награда твоя неиссякаема.
Somali / Somalice Waxaana kuu sugnaaday Ajri aan go'ayn.
Spanish / Español / Ispanyolca Tendrás, ciertamente, una recompensa ininterrumpida.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Na kwa hakika wewe una malipo yasiyo katika.
Svenska / Swedish / Isveççe Helt visst kommer din belöning att vara i evighet.
Tatarça / Tatarish / Tatarca Сиңа, әлбәттә, һич киселми торган әҗер вә нигъмәт бардыр.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili และแท้จริงสำหรับเจ้านั้นมีรางวัลอย่างมิขาดสาย
Urdu / اردو / Urduca اور تمہارے لئے بے انتہا اجر ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Ва албатта, сенга миннат қилинмайдиган ажр бордур.
Bengali / বাংলা / Bengalce আপনার জন্যে অবশ্যই রয়েছে অশেষ পুরস্কার।
Tamil / தமிழர் / Tamilce இன்னும், உமக்குக் குறைவே இல்லாத நற்கூலி நிச்சயமாக இருக்கிறது.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>