2. Hîzb, Kalem Sûresi

Kalem Suresi 27. Ayeti Meali

بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ
Bel nahnu mahrûmûn(e)
1
bel
bilâkis, aksine, hayır
2
nahnu
biz
3
mahrûmûne
mahrum olan kimseler

Diyanet İşleri (Gerçeği anlayınca da), “Hayır, meğer biz mahrum bırakılmışız!” dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) «Yok, biz mahrum edilmişiz.» (dediler).
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Yok, biz mahrum edilmişiz.» dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır Yok biz mahrum edilmişiz
Diyanet Vakfı Yok yok, doğrusu biz mahrum bırakılmışız!
Abdulbaki Gölpınarlı Hayır dediler, biz mahrûm olup gitmişiz.
Adem Uğur Yok yok, doğrusu biz mahrum bırakılmışız!
Ahmed Hulusi "Hayır, (doğru yerdeyiz ama) biz yitirmişleriz!" (dediler).
Ahmet Tekin 'Yok, yok, biz yoksul bırakılmışız.' dediler.
Ahmet Varol 'Hayır. Doğrusu biz mahrum bırakıldık.'
Ali Fikri Yavuz (Etrafa bakınıp kendi bahçeleri olduğunu anladıkları zaman da): “-Hayır, (bahçenin bereketinden) biz mahrum edilmişiz.” dediler.
Bekir Sadak (26-27) Bahceyi gorduklerinde: «Herhalde yolumuzu sasirmis olacagiz; belki de biz yoksun birakildik» dediler.
Celal Yıldırım (26-27) Bahçeyi görünce : «Biz şüphesiz şaşırıp (başka yere) sapmışız, hayır biz mahrum kalmışız» dediler.
Diyanet İşleri 2 (26-27) Bahçeyi gördüklerinde: 'Herhalde yolumuzu şaşırmış olacağız; belki de biz yoksun bırakıldık' dediler.
Fizilil Kuran Hayır doğrusu biz mahrum bırakıldık.
Gültekin Onan "Hayır, biz (her şeyden ve bütün servetimizden) yoksun bırakıldık."
Hasan Basri Cantay (Sonra hakıykatı anlayınca da) «Hayır, biz mahrum (kalmış) larız».
Hayat Neşriyat (Kendi bahçeleri olduğunu kabûllenince de:) 'Hayır! (O fakirler değil, asıl) biz (bu ni'metten) mahrum bırakılmış kimseleriz!' (dediler.)
Ibni Kesir Hayır, belki de biz mahrum bırakıldık.
Muhammed Esed (ve sonra da) "Hayır, galiba elimizden çıkmış!" (dediler).
Ömer Nasuhi Bilmen (26-27) Vaktâ ki o bostanlarını (o halde) gördüler, dediler ki: «Şüphe yok bizler elbette sapık kimseleriz. Hayır, biz mahrum kimseleriz.»
Ömer Öngüt "Yok yok! Doğrusu biz mahrum bırakılmışız. "
Şaban Piris -Hayır, Biz mahrum bırakıldık.
Suat Yıldırım Çok geçmeden işi anlayınca: "Hayır! dediler, Doğrusu felakete uğramışız!"
Tefhim-ül Kuran «Hayır, biz (her şeyden ve bütün servetimizden) yoksun bırakıldık.»
Ümit Şimşek 'Yok, yanlış gelmedik; mahrum kaldık.'

Diyanet Tefsiri Bu âyetlerdeki kıssada bir bahçe olayı örnek gösterilerek Allah’ın verdiği nimetlere şükretmeyen Mekke müşrikleri uyarılmaktadır. Rivayete göre geçmişte dindar bir adamın her türlü meyve, ekin ve hurma ağaçları bulunan bir bahçesi vardı. Hasat zamanı geldiğinde fakirleri çağırır, bahçenin ürünlerinden onlara ikramda bulunurdu. Adam ölünce oğulları, aile fertlerinin çokluğunu ileri sürerek yoksulların payını kesmeye ve bahçenin ürününü sabahleyin erkenden gizlice toplamaya karar vermişler, ancak gece gelen bir âfet ürünü imha etmişti (bk. Râzî, XXX, 87). Yüce Allah, Kur’an’da birçok yerde, verdiği nimete şükredenlere daha fazla nimet vereceğini, nankörlük edenleri de cezalandıracağını haber vermiştir (meselâ bk. Nisâ 4/147; İbrâhim 14/7; Lokmân 31/12). Nitekim Hz. Peygamber’i yalancılıkla itham edip getirdiği mesajı reddeden Mekke müşrikleri de peygamber aralarından ayrıldıktan sonra eski refahlarını, özellikle ticarî imkânlarını giderek kaybetmişler, sonunda müslümanlar karşısında varlıkları son bulmuştur. Müfessirlerin çoğunluğu 18. âyeti, “Bahçe sahipleri ‘Allah izin verirse’ demeden ertesi gün yapacakları iş hakkında karar verdiler” şeklinde açıklamışlardır ‘(“Allah izin verirse” gibi) bir kayıt koymaksızın’ diye çevirdiğimiz bölüm hakkında “yoksulların payını ayırmaksızın” şeklinde de bir yorum vardır (Şevkânî, V, 312). Gelecekte bir işi yapmaya niyet ederken “inşaallah” diyerek işi Allah’ın iradesine bağlamak gerekir. Nitekim bu konuda yüce Allah Hz. Peygamber’i şöyle uyarmıştır: “‘Allah izin verirse’ demeden hiçbir şey için ‘Şu işi yarın yapacağım’ deme!” (Kehf 18/23-24); “Hiç kimse yarın ne elde edeceğini bilemez” (Lokmân 31/34). Zira bir şeyin meydana gelmesi için sadece insanın irade ve gücü yeterli değildir, Allah’ın da onu dilemesi gerekir. 28. âyette geçen “rabbin şanını yüceltmek”ten maksat 18. âyette bildirilen “Allah izin verirse” “istisna”, yani demek, işi Allah’ın iznine bağlamaktır. Bu uyarı, “Fakirler hakkındaki niyetleri ve takındıkları tavırdan dolayı Allah’tan af dilemeleri” şeklinde de açıklanmıştır (bk. Şevkânî, V, 314). 28-32. âyetlerden anlaşıldığına göre bu kişiler içlerinden aklı başında birinin haklı uyarılarını dikkate almamışlar, fakat bahçelerinin mahvolduğunu görünce onun haklı olduğunu anlamışlar, nasihatine kulak vermişler ve yaptıklarına pişman olup tövbe etmişler; ancak iş işten geçmiş, bahçeleri yanmıştı.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Bi rastî em di berê da ji wî (bostanî) hatine bê par kirinê
Sahih International / English / Ingilizce Rather, we have been deprived."
M.Pickthall / English / Ingilizce Nay, but we are desolate!
Muhsin Khan / English / Ingilizce (Then they said): "Nay! Indeed we are deprived of (the fruits)!"
Yusuf Ali / English / Ingilizce "Indeed we are shut out (of the fruits of our labour)!"(5612)
Shakir / English / Ingilizce Nay! we are made to suffer privation.
Dr. Ghali / English / Ingilizce No indeed, (but) we are dispossessed!"
Albanian / Shqip / Arnavutça Jo, (ne nuk kemi humbur rrugën) por pakemi mbetur pa të!
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Xeyr, biz (bağımızın bərəkətindən) məhrum olmuşuq!”
Bosnian / Bosanski / Bosnakca ali ne, ne – svega smo lišeni!"
Bulgarian / Български / Bulgarca Не, ние сме лишени.”
Chinese / 中文 / Çince 不然,我怓O被暽靰滿I」
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 不然,我们是被剥夺的!�
Czech / Česky / Çekçe Ba co víc, vždyť nezbylo nám vůbec nic!"
Dutch / Nederlands / Hollandaca (Maar toen zij bevonden dat het hun eigen tuin was), riepen zij uit: Waarlijk, het is ons niet geoorloofd (de vruchten daarvan te plukken).
Farsi / فارسی / Farsça نه, بلکه ما (از حاصلان) بی بهره ومحروم هستیم».
Finnish / Suomi / Fince Ei, meille tuli kato!»
French / Français / Fransızca Ou plutôt nous somme frustrés".
German / Deutsch / Almanca Doch, das ist er, aber wir haben alles verloren."
Hausa / Hausa Dili "Ba haka ba, mũ dai, an hana mu ne."
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce bahkan kita dihalangi (dari memperoleh hasilnya)".
Italian / Italiano / Italyanca [Ma poi convennero: ] Siamo rovinati»
Japanese / 日本語 / Japonca いや,わたしたちは(収穫物を)奪われた。」
Korean / 한국어 / Korece 실로 우리는 크게 빼앗긴 자들이요 라고 하더라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca (Setelah mereka perhati dengan teliti, mereka berkata: "Tidak! Kita tidak sesat), bahkan kita orang-orang yang dihampakan (dari hasil kebun kita, dengan sebab ingatan buruk kita sendiri)".
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili അല്ല, നാം നഷ്ടം നേരിട്ടവരാകുന്നു.
Maranao / mәranaw "Kna, ka sktano na piyapas rk tano!"
Norwegian / Norsk / Norveççe – nei, vi er blitt plyndret!»
Polski / Polish / Polonya Dili Wcale nie zostaliśmy wszystkiego pozbawieni!"
Portuguese / Português / Portekizce Em verdade, estamos privados de tudo!
Romanian / Română / Rumence Cel mai cumsecade dintre ei spuse: “Nu v-am spus eu să-l fi preamărit pe Dumnezeu?”
Russian / Россия / Rusça О нет! Мы лишились этого".
Somali / Somalice haddana way isgarteen waxayna dhaheen ma ehee waa la ina hoojiyey.
Spanish / Español / Ispanyolca ¡No, se nos ha despojado!»
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Bali tumenyimwa!
Svenska / Swedish / Isveççe [Men när de insåg vad som hänt ropade de:] "Vi har blivit ruinerade!"
Tatarça / Tatarish / Tatarca Үз бакчаларының шул хәлгә калганын белгәч, юк без адашмаганбыз, бәлки без Аллаһуның нигъмәтеннән тәмам мәхрүм ителгәнбез, Аллаһ безгә бәла җибәргән, диештеләр
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili (บางคนกล่าวว่า) เปล่าดอก พวกเราถูกหวงห้ามสิทธิ์เสียแล้ว
Urdu / اردو / Urduca نہیں بلکہ ہم (برگشتہ نصیب) بےنصیب ہیں
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Балки биз маҳрум бўлгандиримиз, дедилар.
Bengali / বাংলা / Bengalce বরং আমরা তো কপালপোড়া,
Tamil / தமிழர் / Tamilce (பின்னர் கவனித்துப் பார்த்துவிட்டு) "இல்லை! (ஏழை எளியோர்க்கு எதுவும் கிடைக்காமற் செய்து) நாம் தாம் பாக்கியம் இழந்தவர்களாக ஆகிவிட்டோம்" (என்றும் கூறிக்கொண்டனர்.)

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>