2. Hîzb, Kalem Sûresi

Kalem Suresi 23. Ayeti Meali

فَانطَلَقُوا وَهُمْ يَتَخَافَتُونَ
Fentalekû vehum yeteḣâfetûn(e)
1
fe
bundan sonra
2
intalekû
ayrıldılar
3
ve
ve
4
hum
onlar
5
yetehâfetûne
gizli gizli konuşuyorlar

Diyanet İşleri (23-24) Bunun üzerine, “Sakın, bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın” diye fısıldaşarak yola koyuldular.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Derken fırladılar, aralarında fısıldaşıyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Hemen fırladılar, şöyle mızırdaşıyorlardı (fısıldaşıyorlardı):
Elmalılı Hamdi Yazır Hemen fırladılar, şöyle mızırdaşıyorlardı:
Diyanet Vakfı (23-24) Derken: Aman, bugün orada hiçbir yoksul yanınıza sokulmasın! diye fısıldaşa fısıldaşa yola koyuldular.
Abdulbaki Gölpınarlı Derken yola düştüler ve birbirlerine de gizlice diyorlardı ki.
Adem Uğur Derken yürüyorlardı; fısıldaşıyorlardı.
Ahmed Hulusi Aralarında fısıldanarak yola koyulup gittiler.
Ahmet Tekin Aralarında fısıldaşarak fırladılar.
Ahmet Varol Derken aralarında fısıldaşarak yola çıktılar.
Ali Fikri Yavuz Hemen fırladılar; aralarında şöyle fısıldaşıyorlardı:
Bekir Sadak (23-24) «ugun orada, hicbir duskun kimse yanimiza sokulmasin» diye gizli gizli konusarak yuruyorlardi.
Celal Yıldırım (23-24) Derken hemen yola koyuldular ve şöyle fısıldaştılar: «Sakın bugün ürünlerimizin orada aramıza bir yoksul sokulmasın.»
Diyanet İşleri 2 (23-24) 'Bugün orada, hiçbir düşkün kimse yanımıza sokulmasın' diye gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.
Fizilil Kuran Derken yürüdüler ve şöyle fısıldaşıyorlardı:
Gültekin Onan Derken, aralarında fısıldaşarak çıkıp gittiler:
Hasan Basri Cantay Derken onlar aralarında fısıldaşarak gitdiler:
Hayat Neşriyat (23-24) 'Sakın, bugün orada bir fakir yanınıza sokulmasın!' diye kendi aralarında gizli gizli konuşarak hemen gittiler.
Ibni Kesir Ve gizli gizli konuşarak yürüyorlardı.
Muhammed Esed Derken yola koyuldular, giderken fısıldaşıyorlardı:
Ömer Nasuhi Bilmen (22-23) «Eğer kesip devşirecek iseniz (bostanınıza) sabahleyin erken varınız.» Artık aralarında gizlice söyleşerek gidiverdiler.
Ömer Öngüt Derken fısıldaşa fısıldaşa yola koyuldular:
Şaban Piris (22-23) -Mahsulü toplayacaksanız, erkenden yola çıkın! diye gizlice konuşarak yola düştüler.
Suat Yıldırım (23-24) Hemen yola koyuldular. Bir taraftan da aralarında şöyle fiskos ediyorlardı: "Sakın, bugün yanımıza fakir fukara gelmesin, onların bahçeye girmelerine hiç imkân vermeyin!"
Tefhim-ül Kuran Derken, aralarında fısıldaşarak çıkıp gittiler:
Ümit Şimşek Giderken fısıldaşıyorlardı:

Diyanet Tefsiri Bu âyetlerdeki kıssada bir bahçe olayı örnek gösterilerek Allah’ın verdiği nimetlere şükretmeyen Mekke müşrikleri uyarılmaktadır. Rivayete göre geçmişte dindar bir adamın her türlü meyve, ekin ve hurma ağaçları bulunan bir bahçesi vardı. Hasat zamanı geldiğinde fakirleri çağırır, bahçenin ürünlerinden onlara ikramda bulunurdu. Adam ölünce oğulları, aile fertlerinin çokluğunu ileri sürerek yoksulların payını kesmeye ve bahçenin ürününü sabahleyin erkenden gizlice toplamaya karar vermişler, ancak gece gelen bir âfet ürünü imha etmişti (bk. Râzî, XXX, 87). Yüce Allah, Kur’an’da birçok yerde, verdiği nimete şükredenlere daha fazla nimet vereceğini, nankörlük edenleri de cezalandıracağını haber vermiştir (meselâ bk. Nisâ 4/147; İbrâhim 14/7; Lokmân 31/12). Nitekim Hz. Peygamber’i yalancılıkla itham edip getirdiği mesajı reddeden Mekke müşrikleri de peygamber aralarından ayrıldıktan sonra eski refahlarını, özellikle ticarî imkânlarını giderek kaybetmişler, sonunda müslümanlar karşısında varlıkları son bulmuştur. Müfessirlerin çoğunluğu 18. âyeti, “Bahçe sahipleri ‘Allah izin verirse’ demeden ertesi gün yapacakları iş hakkında karar verdiler” şeklinde açıklamışlardır ‘(“Allah izin verirse” gibi) bir kayıt koymaksızın’ diye çevirdiğimiz bölüm hakkında “yoksulların payını ayırmaksızın” şeklinde de bir yorum vardır (Şevkânî, V, 312). Gelecekte bir işi yapmaya niyet ederken “inşaallah” diyerek işi Allah’ın iradesine bağlamak gerekir. Nitekim bu konuda yüce Allah Hz. Peygamber’i şöyle uyarmıştır: “‘Allah izin verirse’ demeden hiçbir şey için ‘Şu işi yarın yapacağım’ deme!” (Kehf 18/23-24); “Hiç kimse yarın ne elde edeceğini bilemez” (Lokmân 31/34). Zira bir şeyin meydana gelmesi için sadece insanın irade ve gücü yeterli değildir, Allah’ın da onu dilemesi gerekir. 28. âyette geçen “rabbin şanını yüceltmek”ten maksat 18. âyette bildirilen “Allah izin verirse” “istisna”, yani demek, işi Allah’ın iznine bağlamaktır. Bu uyarı, “Fakirler hakkındaki niyetleri ve takındıkları tavırdan dolayı Allah’tan af dilemeleri” şeklinde de açıklanmıştır (bk. Şevkânî, V, 314). 28-32. âyetlerden anlaşıldığına göre bu kişiler içlerinden aklı başında birinin haklı uyarılarını dikkate almamışlar, fakat bahçelerinin mahvolduğunu görünce onun haklı olduğunu anlamışlar, nasihatine kulak vermişler ve yaptıklarına pişman olup tövbe etmişler; ancak iş işten geçmiş, bahçeleri yanmıştı.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Îdî ewan rabûne çûne, di nava hev da bi dizî axiftin e.
Sahih International / English / Ingilizce So they set out, while lowering their voices,
M.Pickthall / English / Ingilizce So they went off, saying one unto another in low tones:
Muhsin Khan / English / Ingilizce So they departed, conversing in secret low tones (saying),
Yusuf Ali / English / Ingilizce So they departed, conversing in secret low tones, (saying)-
Shakir / English / Ingilizce So they went, while they consulted together secretly,
Dr. Ghali / English / Ingilizce So they went off, speaking together in hushed voices,
Albanian / Shqip / Arnavutça Dhe ata vajtënduke pëshpëritur në mes vete ( të mos i dëgjojnë kush).
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Nəhayət, yola düşdülər, (yol boyu) bir-birinə xəlvətcə belə deyirdilər:
Bosnian / Bosanski / Bosnakca I oni krenuše tiho razgovarajući:
Bulgarian / Български / Bulgarca И се отправиха, шепнейки един на друг:
Chinese / 中文 / Çince 他怢咫F,途中悄悄地商議說:
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 他们走了,途中悄悄地商议说:
Czech / Česky / Çekçe A na cestu se vydali a vzájemně si šeptali:
Dutch / Nederlands / Hollandaca Daarop gingen zij, terwijl zij elkander toefluisterden:
Farsi / فارسی / Farsça پس آنها (به سوی کشتزار) حرکت کردند. در حالی که آهسته باهم می گفتند:
Finnish / Suomi / Fince Ja he lähtivät puhellen hiljaa keskenään:
French / Français / Fransızca Ils allèrent donc, tout en parlent entre eux à vois basse :
German / Deutsch / Almanca Sie begaben sich hin und flüsterten einander zu:
Hausa / Hausa Dili Sai suka tafi sunã shãwara a ɓõye (sunã cẽwa).
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Maka pergilah mereka saling berbisik-bisik.
Italian / Italiano / Italyanca Andarono parlando tra loro a bassa voce:
Japanese / 日本語 / Japonca そこでかれらは低声に囁き合って出かけた。
Korean / 한국어 / Korece 그들은 떠나며 낮은 비밀의 목소리로 속삭이더라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Lalu berjalanlah mereka sambil berbisik (katanya):
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili അവര്‍ അന്യോന്യം മന്ത്രിച്ചു കൊണ്ടു പോയി.
Maranao / mәranaw Na lomiyalakaw siran, a siran na ipphnanay ran tharo:
Norwegian / Norsk / Norveççe Så drog de av gårde, idet de hvisket til hverandre.
Polski / Polish / Polonya Dili I wyruszyli w drogę, rozmawiając cicho między sobą:
Portuguese / Português / Portekizce Foram, pois, sussurrando:
Romanian / Română / Rumence “Astăzi, nu cumva să intre vreun sărman peste voi!”
Russian / Россия / Rusça Они отправились туда, разговаривая шепотом:
Somali / Somalice wayna tageen iyagoo Codka hoos u dhigi.
Spanish / Español / Ispanyolca Y se pusieron en camino, cuchicheando:
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Basi walikwenda na huku wakinong'onezana,
Svenska / Swedish / Isveççe Och när de gick sade de sinsemellan med låg röst:
Tatarça / Tatarish / Tatarca Алар яшерен генә сөйләшкән хәлләрендә бакчага киттеләр.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili แล้วพวกเขาพากันออกไป แล้วพวกเขาพูดกระซิบซึ่งกันและกันอย่างเบา ๆ
Urdu / اردو / Urduca تو وہ چل پڑے اور آپس میں چپکے چپکے کہتے جاتے تھے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Бас, паст овозла гаплашиб, юриб кетдилар.
Bengali / বাংলা / Bengalce অতঃপর তারা চলল ফিসফিস করে কথা বলতে বলতে,
Tamil / தமிழர் / Tamilce எனவே அவர்கள் (பிறர் அறியாது) மெதுவாகப் பேசிக் கொண்டு சென்றனர்,

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>