2. Hîzb, Kalem Sûresi

Kalem Suresi 22. Ayeti Meali

أَنِ اغْدُوا عَلَى حَرْثِكُمْ إِن كُنتُمْ صَارِمِينَ
Eni-ġdû ‘alâ harśikum in kuntum sârimîn(e)
1
en ıgdû
erkenden gitmek, gitmek
2
alâ
üzere, …e
3
harsi-kum
tarlanız
4
in
eğer
5
kuntum
siz iseniz
6
sârımîne
devşiriciler, devşirecek olanlar

Diyanet İşleri (21-22) Derken, sabahleyin birbirlerine, “Haydi, eğer ürününüzü devşirecekseniz erkenden gidin” diye seslendiler.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) «Haydi, devşirecekseniz erkenden ekininize gidin» diye.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Haydi, kesecekseniz harsinize (ekininize) erkence koşun! dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır Haydin kesecekseniz harsinize irkence koşun dediler.
Diyanet Vakfı (21-22) (Beri tarafta ise) onlar, sabah olurken: Madem devşireceksiniz, hadi erkenden mahsülünüzün başına gidin! diye birbirlerine seslendiler.
Abdulbaki Gölpınarlı Mahsûlünüzü kesip devşirecekseniz erkence koşun, gidin.
Adem Uğur Madem devşireceksiniz, hadi erkenden mahsülünüzün başına gidin! diye.
Ahmed Hulusi "Eğer kesip devşirecekseniz, ekininize erken gidin!" (diye).
Ahmet Tekin 'Kesecekseniz, toplayacaksanız eğer, tarlanıza, mahsulünüzün başına erken gidin.' dediler.
Ahmet Varol 'Eğer devşirecekseniz erkenden ürününüze gidin' diye.
Ali Fikri Yavuz “Haydin devşirecekseniz, ürününüzü toplamaya erken çıkın!”
Bekir Sadak (21-22) Sabah erken: «Urunlerinizi devsirecekseniz erken cikin» diye birbirlerine seslendiler.
Celal Yıldırım Devşirecekseniz, haydi durmayın erkenden ürünlerinizin başına gidiniz !
Diyanet İşleri 2 (21-22) Sabah erken: 'Ürünlerinizi devşirecekseniz erken çıkın' diye birbirlerine seslendiler.
Fizilil Kuran Haydi ürünleri toplayacaksanız erkenden ekininize gidin diye.
Gültekin Onan "Eğer ürününüzü devşirecekseniz erkence kalkıp çıkın."
Hasan Basri Cantay «Devşirecekseniz erkence mahsulünüzü (devşirmiye) çıkın» diye.
Hayat Neşriyat (21-22) Nihâyet sabaha ulaşan kimseler iken: 'Eğer (bahçenizi) devşirecek olanlarsanız, erkenden mahsûlünüzün başına gidin!' diye birbirlerine seslendiler.
Ibni Kesir Mahsullerinizi devşirecekseniz erkence çıkın, diye.
Muhammed Esed "Meyve toplamak istiyorsanız erkenden tarlanıza gidin!"
Ömer Nasuhi Bilmen (22-23) «Eğer kesip devşirecek iseniz (bostanınıza) sabahleyin erken varınız.» Artık aralarında gizlice söyleşerek gidiverdiler.
Ömer Öngüt "Madem devşireceksiniz, hadi erkenden mahsulünüzün başına gidin!"
Şaban Piris (22-23) -Mahsulü toplayacaksanız, erkenden yola çıkın! diye gizlice konuşarak yola düştüler.
Suat Yıldırım (21-22) Onlar ise olup bitenden habersiz, neşeli neşeli birbirlerine seslendiler: "Haydi, mâdem devşireceksiniz, çabuk ekininizin başına!"
Tefhim-ül Kuran «Eğer ürününüzü devşirecekseniz erkence kalkın, çıkın.»
Ümit Şimşek 'Devşirecekseniz, erkenden ürününüzün başına geçin.'

Diyanet Tefsiri Bu âyetlerdeki kıssada bir bahçe olayı örnek gösterilerek Allah’ın verdiği nimetlere şükretmeyen Mekke müşrikleri uyarılmaktadır. Rivayete göre geçmişte dindar bir adamın her türlü meyve, ekin ve hurma ağaçları bulunan bir bahçesi vardı. Hasat zamanı geldiğinde fakirleri çağırır, bahçenin ürünlerinden onlara ikramda bulunurdu. Adam ölünce oğulları, aile fertlerinin çokluğunu ileri sürerek yoksulların payını kesmeye ve bahçenin ürününü sabahleyin erkenden gizlice toplamaya karar vermişler, ancak gece gelen bir âfet ürünü imha etmişti (bk. Râzî, XXX, 87). Yüce Allah, Kur’an’da birçok yerde, verdiği nimete şükredenlere daha fazla nimet vereceğini, nankörlük edenleri de cezalandıracağını haber vermiştir (meselâ bk. Nisâ 4/147; İbrâhim 14/7; Lokmân 31/12). Nitekim Hz. Peygamber’i yalancılıkla itham edip getirdiği mesajı reddeden Mekke müşrikleri de peygamber aralarından ayrıldıktan sonra eski refahlarını, özellikle ticarî imkânlarını giderek kaybetmişler, sonunda müslümanlar karşısında varlıkları son bulmuştur. Müfessirlerin çoğunluğu 18. âyeti, “Bahçe sahipleri ‘Allah izin verirse’ demeden ertesi gün yapacakları iş hakkında karar verdiler” şeklinde açıklamışlardır ‘(“Allah izin verirse” gibi) bir kayıt koymaksızın’ diye çevirdiğimiz bölüm hakkında “yoksulların payını ayırmaksızın” şeklinde de bir yorum vardır (Şevkânî, V, 312). Gelecekte bir işi yapmaya niyet ederken “inşaallah” diyerek işi Allah’ın iradesine bağlamak gerekir. Nitekim bu konuda yüce Allah Hz. Peygamber’i şöyle uyarmıştır: “‘Allah izin verirse’ demeden hiçbir şey için ‘Şu işi yarın yapacağım’ deme!” (Kehf 18/23-24); “Hiç kimse yarın ne elde edeceğini bilemez” (Lokmân 31/34). Zira bir şeyin meydana gelmesi için sadece insanın irade ve gücü yeterli değildir, Allah’ın da onu dilemesi gerekir. 28. âyette geçen “rabbin şanını yüceltmek”ten maksat 18. âyette bildirilen “Allah izin verirse” “istisna”, yani demek, işi Allah’ın iznine bağlamaktır. Bu uyarı, “Fakirler hakkındaki niyetleri ve takındıkları tavırdan dolayı Allah’tan af dilemeleri” şeklinde de açıklanmıştır (bk. Şevkânî, V, 314). 28-32. âyetlerden anlaşıldığına göre bu kişiler içlerinden aklı başında birinin haklı uyarılarını dikkate almamışlar, fakat bahçelerinin mahvolduğunu görünce onun haklı olduğunu anlamışlar, nasihatine kulak vermişler ve yaptıklarına pişman olup tövbe etmişler; ancak iş işten geçmiş, bahçeleri yanmıştı.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Ku hûnê herin (daran) daweşînin; zû herin hûn dereng man e, gotine.
Sahih International / English / Ingilizce [Saying], "Go early to your crop if you would cut the fruit."
M.Pickthall / English / Ingilizce Saying: Run unto your field if ye would pluck (the fruit).
Muhsin Khan / English / Ingilizce Saying: "Go to your tilth in the morning, if you would pluck the fruits."
Yusuf Ali / English / Ingilizce "Go ye to your tilth (betimes) in the morning,(5609) if ye would gather the fruits."
Shakir / English / Ingilizce Saying: Go early to your tilth if you would cut (the produce).
Dr. Ghali / English / Ingilizce (Saying), "Go forth early upon your tillage, in case you would wrest away (the fruit)!"
Albanian / Shqip / Arnavutça Ngrihuni herët te prodhimet e tuaja, nëse doni t’i vilni!
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Əgər (məhsul) yığacaqsınızsa, bağınıza tez gedin!”
Bosnian / Bosanski / Bosnakca "Poranite u bašču svoju ako je mislite obrati!"
Bulgarian / Български / Bulgarca “Тръгнете към своята реколта в зори, ако ще берете!”
Chinese / 中文 / Çince 「你抪磽b曲嶁黺曏怚h,如果你帔想收獲。」
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince �你们当在早晨到园里去,如果你们要想收获。�
Czech / Česky / Çekçe "Pojďme časně na svá pole, abychom všechno sklidili!"
Dutch / Nederlands / Hollandaca Ga vroeg naar uwe beplanting, indien gij voornemens zijt de vruchten daarvan te verzamelen.
Farsi / فارسی / Farsça که اگر می خواهید درو کنید, به سوی کشتزار (وباغ) خویش بروید.
Finnish / Suomi / Fince sanoen: »Kunkin on käytävä varhain pellolleen, jos mieli korjata sato!»
French / Français / Fransızca "Partez tôt à votre champ si vous voulez le récolter".
German / Deutsch / Almanca "Geht früh zur Arbeit, wenn ihr euch vorgenommen habt, die Früchte zu pflücken!"
Hausa / Hausa Dili Cẽwa ku yi sammakõ ga amfãnin gõnarku, idan kun kasance mãsu girbewa.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce "Pergilah diwaktu pagi (ini) ke kebunmu jika kamu hendak memetik buahnya".
Italian / Italiano / Italyanca «Andate di buonora alla vostra piantagione, se volete raccogliere».
Japanese / 日本語 / Japonca 「もし収穫するのならあなたがたの畑に急ぎましょう。」
Korean / 한국어 / Korece 과일을 수확코자 한다면 아 침 일찍 과수원으로 나가라 하니
Malay / Bahasa Melayu / Malayca (Setengahnya berkata): "Pergilah pada pagi-pagi ke kebun kamu, kalau betul kamu mahu memetik buahnya".
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili നിങ്ങള്‍ പറിച്ചെടുക്കാന്‍ പോകുകയാണെങ്കില്‍ നിങ്ങളുടെ കൃഷിസ്ഥലത്തേക്ക്‌ നിങ്ങള്‍ കാലത്തുതന്നെ പുറപ്പെടുക.
Maranao / mәranaw "Pangabalaga kano ko pangomaan iyo o skano na phragon kano."
Norwegian / Norsk / Norveççe «Kom dere tidlig av gårde til deres marker, om dere skal høste.»
Polski / Polish / Polonya Dili "Chodźcież na wasze pole wcześnie, jeśli się zabieracie do ścinania!"
Portuguese / Português / Portekizce Ide aos vossos campos, se quereis colher!
Romanian / Română / Rumence Şi plecară la drum şuşotind între ei:
Russian / Россия / Rusça "Ступайте на вашу пашню, если вы хотите сорвать плоды!"
Somali / Somalice iyagoo leh kallaha oo beerta goosta.
Spanish / Español / Ispanyolca «¡Vamos temprano a nuestro campo, si queremos coger los frutos!»
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Ya kwamba nendeni kondeni mwenu ikiwa mnataka kuvuna.
Svenska / Swedish / Isveççe "Vi bör gå tidigt till trädgården om vi vill skörda [frukten]!"
Tatarça / Tatarish / Tatarca Бакчагызга иртәрәк барыгыз, әгәр җимешләрегезне кисеп җыярга теләсәгез.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili จงเข้าไปในสวนของพวกท่านในตอนเช้าตรู่เถิด หากพวกท่านต้องการจะเก็บผลไม้
Urdu / اردو / Urduca اگر تم کو کاٹنا ہے تو اپنی کھیتی پر سویرے ہی جا پہنچو
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe «Агар терадиган бўлсангиз, экинзорингизга эртароқ боринг», деб.
Bengali / বাংলা / Bengalce তোমরা যদি ফল আহরণ করতে চাও, তবে সকাল সকাল ক্ষেতে চল।
Tamil / தமிழர் / Tamilce "நீங்கள் (விளைந்த) கனிகளைக் கொய்பவர்களாக இருந்தால் உங்கள் தோட்டத்திற்கு அதிகாலையில் செல்லுங்கள்" (என்று கூறிக் கொண்டனர்).

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>