2. Hîzb, Kalem Sûresi

Kalem Suresi 20. Ayeti Meali

فَأَصْبَحَتْ كَالصَّرِيمِ
Feasbehat ke-ssarîm(i)
1
fe
böylece
2
asbahat
oldu
3
ke
gibi
4
es sarîmi
simsiyah, kara toprak

Diyanet İşleri Böylece bahçe, (anızı) yakılmış toprağa döndü.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Bahçe simsiyah kesiliverdi.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Sabaha kadar o bağ sırıma (biçilmiş tarlaya) dönmüştü.
Elmalılı Hamdi Yazır Sabaha kadar o bağ sırıma dönüvermişti
Diyanet Vakfı (19-20) Fakat onlar daha uykudayken Rabbinin katından (gönderilen) kuşatıcı bir âfet (ateş) bahçeyi sarıverdi de, bahçe kapkara kesildi.
Abdulbaki Gölpınarlı Derken bahçe, bütün mahsûlü kesilip biçilmiş, kupkuru çorak bir yere, bir çöle dönmüştü.
Adem Uğur Bahçe kapkara kesildi.
Ahmed Hulusi Kuruyup kararıverdi (o bahçe)!
Ahmet Tekin Bağlar, bahçeler yangın yerine dönmüş, simsiyah kesilmişti.
Ahmet Varol Böylece (bahçe) kapkara oluverdi.
Ali Fikri Yavuz O bahçe, kapkara kesiliverdi, (kökünden yandı gitti).
Bekir Sadak (19-20) Ama onlar daha uykudayken Rabbinin katindan gonderilen bir salgin o bahceyi sarivermisti de bahce kapkara kesilmisti.
Celal Yıldırım Sabaha doğru bahçe (yok olup) siyah bir kül (yığını halin)e döndü.
Diyanet İşleri 2 (19-20) Ama onlar daha uykudayken Rabbinin katından gönderilen bir salgın o bahçeyi sarıvermişti de bahçe kapkara kesilmişti.
Fizilil Kuran Bahçe simsiyah olmuştu.
Gültekin Onan Sonunda (bahçe) kökünden kuruyup kapkara kesildi.
Hasan Basri Cantay (O bağçe) simsiyah kesiliverdi.
Hayat Neşriyat Derken (bahçe tamâmen yanarak) kapkara kesildi.
Ibni Kesir O, kupkuru kesildi.
Muhammed Esed ve ertesi gün (bütün bitkiler) sararıp kurumuştu.
Ömer Nasuhi Bilmen (20-21) Artık o bostan yanarak simsiyah kesilmiş gibi bir hale dönüverdi. Derken sabahladıkları vakit birbirlerine seslendiler.
Ömer Öngüt Bahçe kapkara kesildi.
Şaban Piris Sabaha bahçe kapkara kesildi.
Suat Yıldırım (19-20) Fakat onlar henüz uykuda iken, Rabbin tarafından gönderilen bir afet bahçeyi kapladı. Bahçe sabahleyin siyah kül haline geliverdi.
Tefhim-ül Kuran Sonunda (bahçe) kökünden kuruyup kapkara kesildi.
Ümit Şimşek Bağ simsiyah küle döndü.

Diyanet Tefsiri Bu âyetlerdeki kıssada bir bahçe olayı örnek gösterilerek Allah’ın verdiği nimetlere şükretmeyen Mekke müşrikleri uyarılmaktadır. Rivayete göre geçmişte dindar bir adamın her türlü meyve, ekin ve hurma ağaçları bulunan bir bahçesi vardı. Hasat zamanı geldiğinde fakirleri çağırır, bahçenin ürünlerinden onlara ikramda bulunurdu. Adam ölünce oğulları, aile fertlerinin çokluğunu ileri sürerek yoksulların payını kesmeye ve bahçenin ürününü sabahleyin erkenden gizlice toplamaya karar vermişler, ancak gece gelen bir âfet ürünü imha etmişti (bk. Râzî, XXX, 87). Yüce Allah, Kur’an’da birçok yerde, verdiği nimete şükredenlere daha fazla nimet vereceğini, nankörlük edenleri de cezalandıracağını haber vermiştir (meselâ bk. Nisâ 4/147; İbrâhim 14/7; Lokmân 31/12). Nitekim Hz. Peygamber’i yalancılıkla itham edip getirdiği mesajı reddeden Mekke müşrikleri de peygamber aralarından ayrıldıktan sonra eski refahlarını, özellikle ticarî imkânlarını giderek kaybetmişler, sonunda müslümanlar karşısında varlıkları son bulmuştur. Müfessirlerin çoğunluğu 18. âyeti, “Bahçe sahipleri ‘Allah izin verirse’ demeden ertesi gün yapacakları iş hakkında karar verdiler” şeklinde açıklamışlardır ‘(“Allah izin verirse” gibi) bir kayıt koymaksızın’ diye çevirdiğimiz bölüm hakkında “yoksulların payını ayırmaksızın” şeklinde de bir yorum vardır (Şevkânî, V, 312). Gelecekte bir işi yapmaya niyet ederken “inşaallah” diyerek işi Allah’ın iradesine bağlamak gerekir. Nitekim bu konuda yüce Allah Hz. Peygamber’i şöyle uyarmıştır: “‘Allah izin verirse’ demeden hiçbir şey için ‘Şu işi yarın yapacağım’ deme!” (Kehf 18/23-24); “Hiç kimse yarın ne elde edeceğini bilemez” (Lokmân 31/34). Zira bir şeyin meydana gelmesi için sadece insanın irade ve gücü yeterli değildir, Allah’ın da onu dilemesi gerekir. 28. âyette geçen “rabbin şanını yüceltmek”ten maksat 18. âyette bildirilen “Allah izin verirse” “istisna”, yani demek, işi Allah’ın iznine bağlamaktır. Bu uyarı, “Fakirler hakkındaki niyetleri ve takındıkları tavırdan dolayı Allah’tan af dilemeleri” şeklinde de açıklanmıştır (bk. Şevkânî, V, 314). 28-32. âyetlerden anlaşıldığına göre bu kişiler içlerinden aklı başında birinin haklı uyarılarını dikkate almamışlar, fakat bahçelerinin mahvolduğunu görünce onun haklı olduğunu anlamışlar, nasihatine kulak vermişler ve yaptıklarına pişman olup tövbe etmişler; ancak iş işten geçmiş, bahçeleri yanmıştı.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Îdî rêz û baxê wan wekî pirêzên zevîyan man e.
Sahih International / English / Ingilizce And it became as though reaped.
M.Pickthall / English / Ingilizce And in the morning it was as if plucked.
Muhsin Khan / English / Ingilizce So the (garden) became black by the morning, like a pitch dark night (in complete ruins).
Yusuf Ali / English / Ingilizce So the (garden) became, by the morning, like a dark and desolate spot, (whose fruit had been gathered).
Shakir / English / Ingilizce So it became as black, barren land.
Dr. Ghali / English / Ingilizce So (in the morning) it became as if it were a garden wrested away.
Albanian / Shqip / Arnavutça Dhe ai gdhiu si të ishte i vjelë.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Və o (yanıb) qapqara qaraldı (külə döndü).
Bosnian / Bosanski / Bosnakca i ona osvanu opustošena.
Bulgarian / Български / Bulgarca И тя стана като черна нощ.
Chinese / 中文 / Çince 一旦之間變成焦土一樣。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 一旦之间变成焦土一样。
Czech / Česky / Çekçe takže za jitra zahrada jak očesána byla.
Dutch / Nederlands / Hollandaca En des ochtends was die, als een tuin waarvan de vruchten reeds verzameld waren.
Farsi / فارسی / Farsça پس آن باغ (سبز وخرم) همچون شب سیاه شد.
Finnish / Suomi / Fince niin että se oli musta kuin palon jäljiltä.
French / Français / Fransızca et le matin, ce fut comme si tout avait été rasé.
German / Deutsch / Almanca Und am Morgen sah er verwüstet und schwarz aus wie die finstere Nacht.
Hausa / Hausa Dili Sai ta wãyi gari (baƙa ƙirin) kamar dare.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce maka jadilah kebun itu hitam seperti malam yang gelap gulita.
Italian / Italiano / Italyanca e al mattino fu come se [il giardino] fosse stato falciato.
Japanese / 日本語 / Japonca それで朝には,それは摘・取られたようになった。
Korean / 한국어 / Korece 그리하여 그 정원은 검은 불모지가 되어 버렸으니
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Lalu menjadilah ia sebagai kebun yang telah binasa semua buahnya.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili അങ്ങനെ അത്‌ മുറിച്ചെടുക്കപ്പെട്ടത്‌ പോലെ ആയിത്തീര്‍ന്നു.
Maranao / mәranaw Na miyabaloy a lagid o gagawii a malibotng;.
Norwegian / Norsk / Norveççe og om morgenen var den som en stubbmark.
Polski / Polish / Polonya Dili I rankiem był on całkowicie ścięty.
Portuguese / Português / Portekizce E, ao amanhecer, estava (o pomar) como se houvesse sido ceifado.
Romanian / Română / Rumence Sculându-se de dimneaţă, au început să se strige:
Russian / Россия / Rusça К утру сад был подобен мрачной ночи (был погублен).
Somali / Somalice Waxayna noqotay wax la shafay oo kale.
Spanish / Español / Ispanyolca y amaneció como si hubiera sido arrasado.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Likawa kama usiku wa giza.
Svenska / Swedish / Isveççe och följande morgon låg [den] tom som ett redan skördat sädesfält.
Tatarça / Tatarish / Tatarca Ул бакча агачсыз, җимешсез коры җир булып әверелде.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili ครั้นในตอนเช้า มันก็กลายเป็นเช่นถูกตัดอย่างราบเรียบ
Urdu / اردو / Urduca تو وہ ایسا ہوگیا جیسے کٹی ہوئی کھیتی
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Бас, у худди меваси териб олинганга ўхшаб қолди.
Bengali / বাংলা / Bengalce ফলে সকাল পর্যন্ত হয়ে গেল ছিন্নবিচ্ছিন্ন তৃণসম।
Tamil / தமிழர் / Tamilce (நெருப்புக் கரித்து விட்ட படியால் அத்தோட்டம்) காலையில் கருத்த சாம்பலைப் போல் ஆயிருந்தது.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>