1. Hîzb, Kalem Sûresi

Kalem Suresi 2. Ayeti Meali

مَا أَنتَ بِنِعْمَةِ رَبِّكَ بِمَجْنُونٍ
Mâ ente bini’meti rabbike bimecnûn(in)
1
değil
2
ente
sen
3
bi ni’meti
ni’meti ile, ni’meti sayesinde
4
rabbi-ke
senin Rabbin, Rabbinin
5
bi mecnûnin
mecnun

Diyanet İşleri (1-2) Nûn. (Ey Muhammed) Andolsun kaleme ve satır satır yazdıklarına ki, sen Rabbinin nimeti sayesinde, bir deli değilsin.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Sen Rabbinin nimetiyle mecnun değilsin.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) sen Rabbinin nimeti sayesinde, deli değilsin.
Elmalılı Hamdi Yazır Sen rabbının ni'meti ile, mecnun değilsin
Diyanet Vakfı (1-2) Nûn. Kaleme ve (kalem tutanların) yazdıklarına andolsun ki (Resûlüm), sen -Rabbinin nimeti sayesinde- mecnun değilsin.
Abdulbaki Gölpınarlı Sen, Rabbinin nîmeti sâyesinde deli değilsin.
Adem Uğur Sen -Rabbinin nimeti sayesinde- mecnun değilsin.
Ahmed Hulusi Sen, Rabbinin nimeti olarak, bir cin (görünmeyen varlık türlerinden biri) hükmü altında olan değilsin!
Ahmet Tekin Rabbinin vahyi, sana ihsan ettiği peygamberlik nimeti sebebiyle, sana deli de, cinlere mahkûm olmuş biri de diyemezler. Sen deli de, cinlere mahkûm olmuş biri de değilsin.
Ahmet Varol Rabbinin nimetiyle sen bir mecnun değilsin.
Ali Fikri Yavuz Sen (Ey Rasûlüm, ikram edildiğin) Rabbinin (peygamberlik) nimeti ile bir mecnûn değilsin;
Bekir Sadak (1-2) Nun; kalem ve onunla yazilanlara and olsun ki, sen Rabbinin nimetine ugramis bir kimsesin, deli degilsin.
Celal Yıldırım Sen, Rabbin nîmetiyle (şımarıp dengeni kaybeden) bir çılgın değilsin.
Diyanet İşleri 2 (1-2) Nun; kalem ve onunla yazılanlara and olsun ki, sen Rabbinin nimetine uğramış bir kimsesin, deli (cinlenmiş) değilsin.
Fizilil Kuran Sen, Rabbinin nimetiyle cinlenmiş değilsin.
Gültekin Onan Sen, rabbinin nimetiyle bir mecnun değilsin.
Hasan Basri Cantay (Habîbim) sen, Rabbinin ni'meti sayesinde, bir mecnun değilsin.
Hayat Neşriyat (Ey Habîbim!) Rabbinin ni'meti sâyesinde, sen bir mecnun değilsin!
Ibni Kesir Sen, nimeti sayesinde bir deli değilsin.
Muhammed Esed Sen bir deli değilsin, Rabbinin nimeti sayesinde!
Ömer Nasuhi Bilmen Sen Rabbinin nîmeti sayesinde mecnûn değilsin.
Ömer Öngüt Resulüm! Andolsun ki sen Rabbinin nimeti sayesinde mecnun (deli) değilsin.
Şaban Piris Sen Rabbinin nimeti sayesinde cinlenmiş değilsin.
Suat Yıldırım Rabbinin lütfuyla, deli değilsin.
Tefhim-ül Kuran Sen, Rabbinin nimetiyle bir mecnun değilsin.
Ümit Şimşek Rabbinin nimeti sayesinde, sen bir mecnun değilsin.

Diyanet Tefsiri Sûrenin başında bulunan “nûn” harfi, “hurûf-ı mukattaa”dan olup bu tür harflerin ilk inenidir. Bakara sûresinin ilk âyetinde bunlar hakkında geniş bilgi verilmiştir. Mekke müşrikleri şair, kâhin ve sihirbazların cinlerden bilgi ve ilham aldıklarına inanırlardı. Hz. Peygamber’in de onlar gibi cinlerin etkisi altına girdiğine ve söylediklerinin ona cinler tarafından telkin edildiğine inandıkları için ona şair, kâhin, sihirbaz ve mecnun diyorlardı (krş. Hicr 15/6; Tûr 52/29-30; Müddessir 74/24 ve bu sûrenin 51. âyeti). Bu sebeple Allah Teâlâ kaleme ve kalem ehlinin yazdığı satırlara yemin ederek onun, iddia edildiği gibi mecnun olmadığını, aksine Allah’ın lutfuna yani peygamberlik gibi bir şerefe erdiğini ifade buyurdu (Şevkânî, V, 308). Elmalılı buradaki bir anlam inceliğine dikkat çekerken özetle şunları söyler: “(Yazanların) yazdıklarına” diye çevrilen cümledeki fiilin kalıbı, yazanların, gerçekte kalemler değil, akıl ve idrak sahibi varlıklar olduğunu gösterir. İfadenin akışı dikkate alındığında burada kalemden maksadın da bu nesnenin kendisi değil onun yazdıkları olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde kalem ve yazılardan, akıl ve anlamlar âlemini, bunlardan da onları beşer aklına yazan ilk kalemi, bundan da onun sahibi olan rabbü’l-âlemîni anlamak gerekir. Öte yandan bu fiilin, “yazmakta oldukları ve yazacakları” anlamlarını birlikte anlattığı da gözden kaçırılmamalıdır (VIII, 5266-5267). “Kalemden maksat vahyi yazan kalem, yazdıklarından maksat Kur’an’dır” diyenler de olmuştur; ancak âyeti genel anlamda değerlendirmek daha doğru olur. Burada kalem ile simgelenen yazının, insanın düşünce, tecrübe ve kavrayışlarının kayıtlar aracılığıyla bireyden bireye, kuşaktan kuşağa ve bir kültür çevresinden diğerine aktarılmasında önemli bir etken; bilginin yazılıp korunmasında, ilim ve irfanın gelişmesinde, dolayısıyla toplumların aydınlanmasında vazgeçilmez bir araç olduğuna işaret vardır. Kur’ân-ı Kerîm’in ilk inen sûresine (Alak) “oku!” buyruğuyla başlandığı gibi ikinci inen bu sûrenin ilk âyetinde de Allah Teâlâ tarafından yazı aracı olan kaleme ve kalem ehlinin onunla yazdıkları üzerine yemin edilmiş olup bu durum, İslâm’ın okuma yazmaya, bilime ve yazılı kültüre verdiği önemi göstermesi açısından oldukça anlamlıdır. Hz. Peygamber’e verilen “bitip tükenmeyen ödül”, dünyada peygamberlik görevini yerine getirirken her türlü engellere karşı yanında bulduğu Allah’ın yardımı, âhirette ise Allah’ın ona lutfedeceği müstesna mükâfatlardır (İbn Âşûr, XXIX, 62-63). 4. âyetteki “üstün ahlâk” ise Hz. Peygamber’in sahip olduğu Kur’an ahlâkıdır. Nitekim Hz. Âişe bir soru münasebetiyle Hz. Peygamber’in ahlâkının Kur’an ahlâkı olduğunu belirtmiş (Müslim, “Müsâfirîn”, 139); kendisi de güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildiğini ifade buyurmuşlardır (Muvatta’, “Hüsnü’lhuluk”, 8). Bu açıklamalar, Hz. Peygamber’in, müşriklerin iddia ettiği gibi mecnun değil, aksine Allah’ın lutfuna mazhar olmuş yüksek bir şahsiyete ve üstün bir ahlâka sahip, her yönüyle mükemmel, insanlık için örnek bir önder ve güvenilir bir rehber olduğunu gösterir. 5-6. âyetler ise Hz. Peygamber’e mecnun diyenlere karşı bir cevap ve uyarı içermektedir. Burada inkârcıların, hak ettikleri cezaya çarptırıldıkları zaman Hz. Peygamber’i mi yoksa kendilerini mi cin çarpmış olduğunu görecekleri sert bir üslûpla ifade edilmiştir. Nitekim Bedir Savaşı’nda müslümanlardan beklemedikleri darbeyi yiyince cin çarpmışa dönmüşler ve neye uğradıklarını bilememişlerdir. 7. âyet, önceki âyetlerin gerekçesini anlatmaktadır; buna göre inkârcılar hem dünyada hem de âhirette kendilerine fayda sağlayacak ve mutlu kılacak olan Allah’ın dininden ve O’nun yolundan saptıkları için asıl mecnun kendileridir.

Kurdî / کوردی / Kürtçe (Muhemmed!) tu bi qencîneke Xuda yê xwe tepa nakebî.
Sahih International / English / Ingilizce You are not, [O Muhammad], by the favor of your Lord, a madman.
M.Pickthall / English / Ingilizce Thou art not, for thy Lord's favour unto thee, a madman.
Muhsin Khan / English / Ingilizce You (O Muhammad SAW) are not, by the Grace of your Lord, a madman.
Yusuf Ali / English / Ingilizce Thou art not, by the Grace of thy Lord, mad or possessed.(5594)
Shakir / English / Ingilizce By the grace of your Lord you are not mad.
Dr. Ghali / English / Ingilizce In no way are you, by the favor of your Lord, a madman.
Albanian / Shqip / Arnavutça Ti, me dhuratën pejgamber) e Zotit tënd, nuk je i çmendur!
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Sən (ya Rəsulum!) Rəbbinin ne’məti sayəsində divanə deyisən!
Bosnian / Bosanski / Bosnakca ti nisi, milošću Gospodara svoga, lud;
Bulgarian / Български / Bulgarca Ти [о, Мухаммад] -; по милостта на твоя Господ -; не си луд.
Chinese / 中文 / Çince 你為主的恩典,你絕不是一蚨,
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 你为主的恩典,你绝不是一个疯人,
Czech / Česky / Çekçe díky milosti Pána svého ty blázen žádný nejsi!
Dutch / Nederlands / Hollandaca Gij, o Mahomet! zijt, door de genade van uwen Heer, geen bezetene.
Farsi / فارسی / Farsça که تو (ای پیامبر) به نعمت (وفضل) پروردگارت دیوانه نیستی.
Finnish / Suomi / Fince Sinä et ole, Herrasi armosta, mikään hourailija,
French / Français / Fransızca Tu (Muhammad) n'est pas, par la grâce de ton Seigneur, un possédé.
German / Deutsch / Almanca Du, der du mit der Gnade deines Herrn Prophet bist, bist doch kein Wahnsinniger.
Hausa / Hausa Dili Kai, sabõda ni'imar Ubangijinka, bã mahaukaci kake ba.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce berkat nikmat Tuhanmu kamu (Muhammad) sekali-kali bukan orang gila.
Italian / Italiano / Italyanca Per Grazia di Allah tu non sei un folle,
Japanese / 日本語 / Japonca 主の恩恵において,あなたは気違いではない。
Korean / 한국어 / Korece 그대가 미친자가 아닌 것은 주님의 은혜로서
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Engkau (wahai Muhammad) - dengan sebab nikmat pemberian Tuhanmu - bukanlah seorang gila (sebagaimana yang dituduh oleh kaum musyrik, bahkan engkau adalah seorang yang bijaksana).
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili നിന്‍റെ രക്ഷിതാവിന്‍റെ അനുഗ്രഹം കൊണ്ട്‌ നീ ഒരു ഭ്രാന്തനല്ല.
Maranao / mәranaw Sabap ko limo o Kadnan ka (ya Mohammad) na kna a ba ka pmbthanga.
Norwegian / Norsk / Norveççe Du er ikke besatt, takket være Guds nåde.
Polski / Polish / Polonya Dili Ty nie jesteś, z łaski twego Pana, człowiekiem opętanym!
Portuguese / Português / Portekizce Que tu (ó Mensageiro) não és, pela graça do teu Senhor, um energúmeno!
Romanian / Română / Rumence O răsplată necurmată vei avea!
Russian / Россия / Rusça Ты по милости своего Господа не являешься одержимым.
Somali / Somalice Ee Nabiyow Nicmada Eebe darteed lama waallid.
Spanish / Español / Ispanyolca ¡Por la gracia de tu Señor, que tú no eres un poseso!
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Kwa neema ya Mola wako Mlezi wewe si mwendawazimu.
Svenska / Swedish / Isveççe Tack vare din Herres nåd är du inte besatt!
Tatarça / Tatarish / Tatarca Ий Мухәммәд г-м, син мәҗнүн түгелсең, бәлки Раббыңнан пәйгамбәрлек нигъмәте белән хөрмәтләнгәнсең.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili ด้วยความโปรดปรานแห่งพระเจ้าของเจ้า เจ้ามิได้เป็นผู้เสียสติ
Urdu / اردو / Urduca کہ (اے محمدﷺ) تم اپنے پروردگار کے فضل سے دیوانے نہیں ہو
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Сен Роббинг неъмати ила мажнун эмассан.
Bengali / বাংলা / Bengalce আপনার পালনকর্তার অনুগ্রহে আপনি উম্মাদ নন।
Tamil / தமிழர் / Tamilce உம்முடைய இறைவன் அருட்கொடையால், நீர் பைத்தியக்காரர் அல்லர்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>