2. Hîzb, Kalem Sûresi

Kalem Suresi 18. Ayeti Meali

وَلَا يَسْتَثْنُونَ
Velâ yesteśnûn(e)
1
ve
ve
2
lâ yestesnûne
istisna yapmıyorlar

Diyanet İşleri (Bunu tasarlarken) istisna da yapmıyorlardı. (“İnşaallah” demiyorlardı.)
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) İstisna da etmiyorlardı («inşaallah» demiyorlardı).
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) (Allah izin verirse, diye) bir istisna da yapmıyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır Bir istisna da yapmıyorlardı
Diyanet Vakfı (17-18) Biz, vaktiyle «bahçe sahipleri»ne belâ verdiğimiz gibi, onlara da belâ verdik. Hani onlar (bahçe sahipleri), sabah olurken (kimse görmeden) onu (mahsullerini) devşireceklerine yemin etmişlerdi. Onlar istisna da etmiyorlardı.
Abdulbaki Gölpınarlı Ve Tanrı dilerse de dememişlerdi.
Adem Uğur Onlar istisna da etmiyorlardı.
Ahmed Hulusi (İnşâAllâh diye) istisna yapmıyorlardı!
Ahmet Tekin Yeminlerini 'Allah izin verirse...' ile kayıtlamıyorlar, muhtaçları bile istisna etmiyorlardı.
Ahmet Varol Hiç istisna da etmiyorlardı. [3]
Ali Fikri Yavuz İstisna da yapmıyorlaradı, (İnşaallah demiyorlardı).
Bekir Sadak (17-18) Biz bunlari, vaktiyle bahce sahiplerini denedigimiz gibi denedik. Sahipleri daha sabah olmadan, bahceyi devsireceklerine bir istisna payi birakmaksizin yemin etmislerdi.
Celal Yıldırım (17-18) Şüphesiz ki biz, onları ürünlerini sabahladıklarında devşireceklerine yemin eden ve hiçbir istisna yapmayan bahçe sahiplerini belâya uğratıp denediğimiz gibi belâya uğratıp denedik.
Diyanet İşleri 2 (17-18) Biz bunları, vaktiyle bahçe sahiplerini denediğimiz gibi denedik. Sahipleri daha sabah olmadan, bahçeyi devşireceklerine bir istisna payı bırakmaksızın yemin etmişlerdi.
Fizilil Kuran Onlar istisna da etmiyorlardı.
Gültekin Onan (Bu konuda) Hiçbir istisna yapmıyorlardı.
Hasan Basri Cantay (Bu babda) istisna da yapmıyorlardı.
Hayat Neşriyat (İnşâallah diyerek) istisnâ da yapmıyorlardı.
Ibni Kesir Bir istisna da yapmıyorlardı.
Muhammed Esed ve onlar (Allah'ın iradesi ile ilgili) hiçbir istisnai kayıt da koymamışlardı:
Ömer Nasuhi Bilmen (18-19) Bir istisnada da bulunmuyorlardı. Derken onlar uykuda iken o bostanın üzerine Rabbin tarafından bir azap (beliyye) dolaşıverdi.
Ömer Öngüt Bir istisna da yapmıyorlardı.
Şaban Piris Hiçbir istisna da yapmıyorlardı.
Suat Yıldırım (17-18) Biz tıpkı o bahçe sahiplerini sınadığımız gibi, bunları da sınadık. Onlar sabah erken mahsulü devşireceklerini yeminle pekiştirip kesin söylemiş, (inşaallah dememiş), Allah’ın iznine bağlamamışlardı. Ayrıca fakirlerin payını düşünmemişlerdi.
Tefhim-ül Kuran (Bu konuda) Hiçbir istisna da yapmıyorlardı.
Ümit Şimşek Bir istisna da yapmamışlardı.

Diyanet Tefsiri Bu âyetlerdeki kıssada bir bahçe olayı örnek gösterilerek Allah’ın verdiği nimetlere şükretmeyen Mekke müşrikleri uyarılmaktadır. Rivayete göre geçmişte dindar bir adamın her türlü meyve, ekin ve hurma ağaçları bulunan bir bahçesi vardı. Hasat zamanı geldiğinde fakirleri çağırır, bahçenin ürünlerinden onlara ikramda bulunurdu. Adam ölünce oğulları, aile fertlerinin çokluğunu ileri sürerek yoksulların payını kesmeye ve bahçenin ürününü sabahleyin erkenden gizlice toplamaya karar vermişler, ancak gece gelen bir âfet ürünü imha etmişti (bk. Râzî, XXX, 87). Yüce Allah, Kur’an’da birçok yerde, verdiği nimete şükredenlere daha fazla nimet vereceğini, nankörlük edenleri de cezalandıracağını haber vermiştir (meselâ bk. Nisâ 4/147; İbrâhim 14/7; Lokmân 31/12). Nitekim Hz. Peygamber’i yalancılıkla itham edip getirdiği mesajı reddeden Mekke müşrikleri de peygamber aralarından ayrıldıktan sonra eski refahlarını, özellikle ticarî imkânlarını giderek kaybetmişler, sonunda müslümanlar karşısında varlıkları son bulmuştur. Müfessirlerin çoğunluğu 18. âyeti, “Bahçe sahipleri ‘Allah izin verirse’ demeden ertesi gün yapacakları iş hakkında karar verdiler” şeklinde açıklamışlardır ‘(“Allah izin verirse” gibi) bir kayıt koymaksızın’ diye çevirdiğimiz bölüm hakkında “yoksulların payını ayırmaksızın” şeklinde de bir yorum vardır (Şevkânî, V, 312). Gelecekte bir işi yapmaya niyet ederken “inşaallah” diyerek işi Allah’ın iradesine bağlamak gerekir. Nitekim bu konuda yüce Allah Hz. Peygamber’i şöyle uyarmıştır: “‘Allah izin verirse’ demeden hiçbir şey için ‘Şu işi yarın yapacağım’ deme!” (Kehf 18/23-24); “Hiç kimse yarın ne elde edeceğini bilemez” (Lokmân 31/34). Zira bir şeyin meydana gelmesi için sadece insanın irade ve gücü yeterli değildir, Allah’ın da onu dilemesi gerekir. 28. âyette geçen “rabbin şanını yüceltmek”ten maksat 18. âyette bildirilen “Allah izin verirse” “istisna”, yani demek, işi Allah’ın iznine bağlamaktır. Bu uyarı, “Fakirler hakkındaki niyetleri ve takındıkları tavırdan dolayı Allah’tan af dilemeleri” şeklinde de açıklanmıştır (bk. Şevkânî, V, 314). 28-32. âyetlerden anlaşıldığına göre bu kişiler içlerinden aklı başında birinin haklı uyarılarını dikkate almamışlar, fakat bahçelerinin mahvolduğunu görünce onun haklı olduğunu anlamışlar, nasihatine kulak vermişler ve yaptıklarına pişman olup tövbe etmişler; ancak iş işten geçmiş, bahçeleri yanmıştı.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Qey ewan tu tişt ji hev venediqetandin (ne digotin: Heke Xuda hez bike).
Sahih International / English / Ingilizce Without making exception.
M.Pickthall / English / Ingilizce And made no exception (for the will of Allah);
Muhsin Khan / English / Ingilizce Without saying: Insha' Allah (If Allah will).
Yusuf Ali / English / Ingilizce But made no reservation, ("If it be Allah.s Will").(5607)
Shakir / English / Ingilizce And were not willing to set aside a portion (for the poor).
Dr. Ghali / English / Ingilizce And made no exception (for the Will of Allah).
Albanian / Shqip / Arnavutça E nuk thanë (kur u betuan): “Në dashtë All-llahu - inshaell -llahu!”
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Və heç bir istisna yeri də qoymamışdılar (inşallah deməmişdilər).
Bosnian / Bosanski / Bosnakca a nisu rekli: "Ako Bog da!"
Bulgarian / Български / Bulgarca И да не правят изключение.
Chinese / 中文 / Çince 並不留一部分給貧民。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 并不留一部分给贫民。
Czech / Česky / Çekçe však nepronesli: "Bude-li Bůh chtít!"
Dutch / Nederlands / Hollandaca En er de uitzondering niet bijvoegden: Indien het Gode behaagt.
Farsi / فارسی / Farsça و ان شاء الله (گر خدا بخواهد) نگفتند.
Finnish / Suomi / Fince mutta eivät varanneet mitään osuutta (köyhille).
French / Français / Fransızca sans dire : "Si Allah le veut". .
German / Deutsch / Almanca ohne an Gottes Willen zu denken und entsprechende Vorbehalte einzuräumen.
Hausa / Hausa Dili Kuma (suka yi niyya), bã su kõ tõgẽwa.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce dan mereka tidak menyisihkan (hak fakir miskin),
Italian / Italiano / Italyanca senza formulare riserva.
Japanese / 日本語 / Japonca (アッラーの御望・ならば)と,条件を付けることをしなかった。
Korean / 한국어 / Korece 그러나 그들은 은혜를 베풀지 아니 했으니
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Serta mereka tidak menyebut pengecualian.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili അവര്‍ ( യാതൊന്നും ) ഒഴിവാക്കി പറഞ്ഞിരുന്നില്ല.
Maranao / mәranaw "Go di siran phanabiya;"
Norwegian / Norsk / Norveççe uten å gjøre unntagelsen («om Gud vil»).
Polski / Polish / Polonya Dili A nie uczynili żadnego zastrzeżenia.
Portuguese / Português / Portekizce Sem a invocação (do nome de Deus).
Romanian / Română / Rumence O urgie de la Domnul tău a trecut peste ea, în vreme ce ei dormeau,
Russian / Россия / Rusça но не сделали оговорки (не сказали: "Если того пожелает Аллах").
Somali / Somalice Iyagoon dhihin haddii Eebe idmo.
Spanish / Español / Ispanyolca sin hacer salvedad.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Wala hawakusema: Mungu akipenda!
Svenska / Swedish / Isveççe utan att göra förbehåll [för Guds vilja].
Tatarça / Tatarish / Tatarca Ләкин алар Аллаһ теләсә димәделәр.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili และพวกเขามิได้กล่าวคำว่า “อินชาอัลลอฮฺ”
Urdu / اردو / Urduca اور انشاء الله نہ کہا
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Ва истисно қилмадилар.
Bengali / বাংলা / Bengalce ইনশাআল্লাহ না বলে।
Tamil / தமிழர் / Tamilce அல்லாஹ் நாடினால் என்று அவர்கள் கூறவில்லை,

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>