1. Hîzb, Kalem Sûresi

Kalem Suresi 15. Ayeti Meali

إِذَا تُتْلَى عَلَيْهِ آيَاتُنَا قَالَ أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ
İżâ tutlâ ‘aleyhi âyâtunâ kâle esâtîru-l-evvelîn(e)
1
izâ
olduğu zaman
2
tutlâ
okundu
3
aleyhi
ona
4
âyâtu-nâ
bizim âyetlerimiz
5
kâle
dedi
6
esâtîru
(satırlar) masallar
7
el evvelîne
evvelkiler

Diyanet İşleri Âyetlerimiz kendisine okunduğu zaman, “Öncekilerin masalları!” der.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Kendisine âyetlerimiz okunduğunda: «Eskilerin masalları» der.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Karşısında ayetlerimiz okunurken: «Eskilerin masalları.» dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır Karşısında âyetlerimiz okunurken «eskilerin masalları» dedi
Diyanet Vakfı Ona âyetlerimiz okunduğu zaman o, «Öncekilerin masalları!» der.
Abdulbaki Gölpınarlı Ona âyetlerimizi okuyunca eskilere âit masallar dedi.
Adem Uğur Ona âyetlerimiz okunduğu zaman o, "Öncekilerin masalları!" der.
Ahmed Hulusi Âyetlerimiz ona bildirildiğinde: "Öncekilerin masallarıdır" dedi.
Ahmet Tekin Kendilerine âyetlerimiz, Kur’ânımız okunduğu zaman:
'Öncekilerin masalları.' derler.
Ahmet Varol Kendisine ayetlerimiz okunduğunda: 'Öncekilerin masalları' der.
Ali Fikri Yavuz Ona âyetlerimiz (Kur’an) okunduğu zaman; “- Eskilerin masalları...” demiştir.
Bekir Sadak Ayetlerimiz ona okundugu zaman: «Oncekilerin masallari» der.
Celal Yıldırım Onun karşısında âyetlerimiz okunurken: «Öncekilerin masallarıdır» der.
Diyanet İşleri 2 Ayetlerimiz ona okunduğu zaman: 'Öncekilerin masalları' der.
Fizilil Kuran Kendisine ayetlerimiz okunduğu zaman: «Eskilerin masalları» dedi.
Gültekin Onan Kendisine ayetlerimiz okunduğu zaman: "(Bunlar) Eskilerin uydurma masallarıdır" diyen.
Hasan Basri Cantay Karşısında âyetlerimiz okunduğu zaman o, «Evvelkilerin masalları» demişdir.
Hayat Neşriyat Ona (onlardan birine), âyetlerimiz okunduğu zaman: 'Evvelkilerin masalları!' dedi.
Ibni Kesir Ayetlerimiz ona okunduğu zaman; öncekilerin masalları, der.
Muhammed Esed ki ne zaman mesajlarımız böyle birine iletildiyse, "Bunlar eski zaman hikayeleri!" demişti?
Ömer Nasuhi Bilmen (13-15) Bunun ötesinde de kötü sözlü olup fenalıklarla tanışmış bulunana. Mal ve oğullar sahibi olmuş diye. Ona karşı Bizim âyetlerimiz okunduğu zaman dedi ki: «Evvelkilerin meseleleridir.»
Ömer Öngüt Ona âyetlerimiz okunduğu zaman: "Eskilerin masallarıdır!" der.
Şaban Piris Ona ayetlerimiz okunduğu zaman: -Eskilerin masalları!.. der.
Suat Yıldırım (10-16) Sakın uyma: Servet ve hanedan sahibi diye, o bol bol yemin eden, değersiz adama! O gammaz, söz gezdiren, hayrın önünü kesene, o saldırgana, günaha dadanmışa! Şerefsiz, kaba, hem de soysuz olana! Kendisine âyetlerimiz okunduğunda "Bu eski insanların masalları!" diyene, yakında onun burnunu dağlayıp damga basarız.
Tefhim-ül Kuran Kendisine ayetlerimiz okunduğu zaman: «(Bunlar) Eskilerin uydurma masallarıdır» diyen.
Ümit Şimşek Ona âyetlerimiz okunduğunda, 'Eskilerin efsaneleri' der.

Diyanet Tefsiri Müşriklerin ileri gelenleri hakkında inen bu âyetler, onların genel karakterlerinin güzel bir özetidir. “Ne idüğü belirsiz” diye çevirdiğimiz 13. âyetteki zenîm kelimesine müfessirler “bir toplumdan olmadığı halde onlara yamanmış olan, babası bilinmeyen, kötülüğü ile tanınan, lüzumsuz kimse, faydasız şey” anlamlarını vermişlerdir (bk. Râzî, XXX, 84-85). Zenîm kelimesinin burada özellikle günah işlemekten, haksızlık yapmaktan, zarar vermekten utanıp çekinmeyecek kadar tabiatı bozulmuş, insanlığını kaybetmiş, bu anlamda soysuzlaşmış kişiyi ifade ettiği söylenebilir. Bu âyetlerde Hz. Peygamber ve ona iman edenler uyarılarak anılan kötü niteliklerin tümünü veya bir kısmını taşıyan kimseye mal ve oğulları var diye yani zengin ve güçlü olduğu için boyun eğmemeleri istenmektedir. “Yakında onun alnına (cehennemlik) damgasını vuracağız” diye çevirdiğimiz 16. âyet mecazi bir anlatım olup, güç ve zenginliğinden dolayı şımararak Allah, peygamber ve kitap tanımayan kimseyi yüce Allah’ın zelil ve perişan edeceğini, kibir ve gururunu kıracağını ifade eder

Kurdî / کوردی / Kürtçe Gava berateyên me ji wî ra tê xwundinê (aha) dibêje,"Evanan çîvanokê berêne."
Sahih International / English / Ingilizce When Our verses are recited to him, he says, "Legends of the former peoples."
M.Pickthall / English / Ingilizce That, when Our revelations are recited unto him, he saith: Mere fables of the men of old.
Muhsin Khan / English / Ingilizce When Our Verses (of the Quran) are recited to him, he says: "Tales of the men of old!"
Yusuf Ali / English / Ingilizce When to him are rehearsed Our Signs,(5603) "Tales of the ancients",(5604) he cries!
Shakir / English / Ingilizce When Our communications are recited to him, he says: Stories of those of yore.
Dr. Ghali / English / Ingilizce When Our ayat (Verses, signs) are recited to him, he says, "Myths of the earliest (people)."
Albanian / Shqip / Arnavutça Kur atij i lexohen ajetet Tona, ai thotë: “Legjenda të të parëve!”
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Ayələrimiz ona oxunduğu zaman o: “(Bunlar) qədimlərin əfsanələridir!” – dedi.
Bosnian / Bosanski / Bosnakca koji govori, kad mu se ajeti Naši kazuju: "To su samo naroda drevnih priče!"
Bulgarian / Български / Bulgarca когато му бъдат четeни Нашите знамения, казва: “Легенди на предците!”
Chinese / 中文 / Çince 有人對他宣讀我的跡象時,他就說G「這是古人的故事。」
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 有人对他宣读我的迹象时,他就说:�这是古人的故事。�
Czech / Česky / Çekçe Když jsou před ním přednášeny naše verše, volá: "Povídačky starých!"
Dutch / Nederlands / Hollandaca Als hem onze teekenen herinnerd worden, zegt hij: Dit zijn fabelen van de ouden.
Farsi / فارسی / Farsça هنگامی که آیات ما براو خواند شود, گوید: «(اینها) افسانه های گذشتگان است.
Finnish / Suomi / Fince Kun tunnusmerkkimme luetellaan hänelle, hän sanoo: »Muinaisjuttuja.»
French / Français / Fransızca Quand Nos versets lui sont récités, il dit : "Des contes d'anciens".
German / Deutsch / Almanca Wenn ihm Unsere Zeichen vorgetragen werden, sagt er: "Das sind Legenden der Vorfahren."
Hausa / Hausa Dili Idan ana karanta masa ãyõyinMu, sai ya ce: "Tatsũniyõyin mutãnen farko ne."
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Apabila dibacakan kepadanya ayat-ayat Kami, ia berkata: "(Ini adalah) dongeng-dongengan orang-orang dahulu kala".
Italian / Italiano / Italyanca Quando i nostri versetti gli sono recitati, dice: «Favole degli antichi!»
Japanese / 日本語 / Japonca かれにわが印が読唱されると,「それは昔の物語です。」と言う。
Korean / 한국어 / Korece 하나님의 말씀이 그에게 계 시될 때마다 그것은 옛 선조들은 우화들이라고 말하였더라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Apabila dibacakan kepadanya ayat-ayat keterangan Kami, ia berkata: " (Ini ialah) cerita-cerita dongeng orang-orang dahulu kala".
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili നമ്മുടെ ദൃഷ്ടാന്തങ്ങള്‍ അവന്ന്‌ വായിച്ചുകേള്‍പിക്കപ്പെട്ടാല്‍ അവന്‍ പറയും; പൂര്‍വ്വികന്‍മാരുടെ പുരാണകഥകള്‍ എന്ന്‌.
Maranao / mәranaw Igira a pphangadian on so manga ayat Ami, na gii niyan tharoon a: "Manga iringa a kabokhag o miyanga oona!"
Norwegian / Norsk / Norveççe Når Vårt ord fremleses for ham, sier han: «Fabler fra gamle dager.»
Polski / Polish / Polonya Dili Kiedy mu są recytowane Nasze znaki, on mówi: "To są baśnie dawnych przodków!"
Portuguese / Português / Portekizce Aquele que, quando lhe são recitados os Nossos versículos, diz: São fábulas dos primitivos,
Romanian / Română / Rumence Atunci, Noi îl vom însemna pe nas!
Russian / Россия / Rusça Когда ему читают Наши аяты, он говорит: "Сказки древних народов!"
Somali / Somalice Marka Quraankannaga lagu akhriyana wuxuu dhahaa waa dadkii hore warkoodii.
Spanish / Español / Ispanyolca Cuando se le recitan Nuestras aleyas, dice: «¡Patrañas de los antiguos!»
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Anapo somewa Aya zetu, husema: Hizi ni simulizi za uwongo za watu wa zamani!
Svenska / Swedish / Isveççe säger han, när han hör Våra budskap läsas upp: "[Detta är ingenting annat än] sagor från förfädernas tid!"
Tatarça / Tatarish / Tatarca Әгәр аңа Безнең аятьләребез укылса, ул явыз әйтәдер: "Бу әүвәлгеләрдән калган әкият", – дип.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili เมื่ออายาต (อัลกุรอาน) ทั้งหลายของเราถูกสาธยายแก่เขา เขากล่าวว่าเป็นนิยายเหลวไหลสมัยก่อน
Urdu / اردو / Urduca جب اس کو ہماری آیتیں پڑھ کر سنائی جاتی ہیں تو کہتا ہے کہ یہ اگلے لوگوں کے افسانے ہیں
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Бизнинг оятларимиз Унгаўқилган пайтда, аввалгиларнинг афсоналари, деганга.
Bengali / বাংলা / Bengalce তার কাছে আমার আয়াত পাঠ করা হলে সে বলে; সেকালের উপকথা।
Tamil / தமிழர் / Tamilce நம் வசனங்கள் அவனிடம் ஓதப்பட்டால், "இவை முன்னோர்களின் கட்டுக்கதைகள்" என்று அவன் கூறுகின்றான்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>