1. Hîzb, Kalem Sûresi

Kalem Suresi 14. Ayeti Meali

أَن كَانَ ذَا مَالٍ وَبَنِينَ
En kâne żâ mâlin ve benîn(e)
1
en kâne
olması
2
sahip olma
3
mâlin
mal, mallar
4
ve benîne
ve oğullar

Diyanet İşleri (10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Mal ve oğulları var diye (böyle davranır).
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) mal ve oğulları var diye.
Elmalılı Hamdi Yazır Mal sahibi olmuş ve oğulları var diye
Diyanet Vakfı (10-14) (Resûlüm!) Alabildiğine yemin eden, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan lâf götürüp getiren, iyiliği hep engelleyen, mütecâviz, günaha dadanmış, kaba ve haşin, bütün bunlardan sonra bir de soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbirine, mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
Abdulbaki Gölpınarlı Mal mülk ve evlât sâhibi bile olsa.
Adem Uğur Mal ve oğullar sahibi olmuş diye (böyle yolunu şaşırmış)
Ahmed Hulusi Zengin ve oğulları var diye mi (ona uyacaksın)!
Ahmet Tekin 'Demek güvendikleri malları, oğulları, güçleri, iktidarları varmış!'
Ahmet Varol Mal ve oğullar sahibidir diye.
Ali Fikri Yavuz Mal sahibidir ve oğulları vardır diye, (bunlara itaat etme).
Bekir Sadak (10-14) Diliyle igneleyen, kovuculuk eden, iyiligi daima onleyen, asiri giden, suc isleyen, cok yemin eden alcak zorbaya, butun bunlar disinda bir de soysuzlukla damgalanmis kimseye, mal ve ogullari vardir diye aldiris etmeyesin.
Celal Yıldırım (10-11-12-13-14) Çok yemin eden, değersiz alçak, kusur araştırıp leke süren, ikiyüzlülük edip söz götürüp getiren, hayra hep engel olan, saldırgan olup hakları çiğneyen, günah işleyen, kaba ve şerefsiz ve sonra da soysuz olan hiçbir kimseye —mal ve oğullar sahibi de olsa— boyun eğme.
Diyanet İşleri 2 (10-14) Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
Fizilil Kuran Mal ve oğullar sahibi olmuş diye (yolunu şaşırmış)
Gültekin Onan Mal (servet) ve çocuklar sahibi oldu diye,
Hasan Basri Cantay (Öylesini tanıma) mal ve oğullar saahibi olmuş diye.
Hayat Neşriyat (10-14) (Habîbim, yâ Muhammed!) Çok yemîn eden, aşağılık (kıymetli bir görüşe sâhib olmayan), dâimâ ayıplayan (insanların arkasından dudak büken), hep koğuculuk peşinde gezen, her zaman hayra mâni' olan, haddi aşan (hakkı çiğneyen), alabildiğine günahkâr, zorba; bun(lar)dan sonra (bir de) soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbirine, mal ve oğullar sâhibi oldu diye itâat etme!
Ibni Kesir Mal ve oğullar sahibi olmuş diye.
Muhammed Esed Onun mal mülk ve çocuk sahibi olmasından mıdır
Ömer Nasuhi Bilmen (13-15) Bunun ötesinde de kötü sözlü olup fenalıklarla tanışmış bulunana. Mal ve oğullar sahibi olmuş diye. Ona karşı Bizim âyetlerimiz okunduğu zaman dedi ki: «Evvelkilerin meseleleridir.»
Ömer Öngüt Çok mal ve oğulları var diye.
Şaban Piris Mal ve oğul sahibi olması sebebiyle.
Suat Yıldırım (10-16) Sakın uyma: Servet ve hanedan sahibi diye, o bol bol yemin eden, değersiz adama! O gammaz, söz gezdiren, hayrın önünü kesene, o saldırgana, günaha dadanmışa! Şerefsiz, kaba, hem de soysuz olana! Kendisine âyetlerimiz okunduğunda "Bu eski insanların masalları!" diyene, yakında onun burnunu dağlayıp damga basarız.
Tefhim-ül Kuran Mal (servet) ve çocuklar sahibi oldu diye,
Ümit Şimşek Malları, oğulları var diye onlara uyma.

Diyanet Tefsiri Müşriklerin ileri gelenleri hakkında inen bu âyetler, onların genel karakterlerinin güzel bir özetidir. “Ne idüğü belirsiz” diye çevirdiğimiz 13. âyetteki zenîm kelimesine müfessirler “bir toplumdan olmadığı halde onlara yamanmış olan, babası bilinmeyen, kötülüğü ile tanınan, lüzumsuz kimse, faydasız şey” anlamlarını vermişlerdir (bk. Râzî, XXX, 84-85). Zenîm kelimesinin burada özellikle günah işlemekten, haksızlık yapmaktan, zarar vermekten utanıp çekinmeyecek kadar tabiatı bozulmuş, insanlığını kaybetmiş, bu anlamda soysuzlaşmış kişiyi ifade ettiği söylenebilir. Bu âyetlerde Hz. Peygamber ve ona iman edenler uyarılarak anılan kötü niteliklerin tümünü veya bir kısmını taşıyan kimseye mal ve oğulları var diye yani zengin ve güçlü olduğu için boyun eğmemeleri istenmektedir. “Yakında onun alnına (cehennemlik) damgasını vuracağız” diye çevirdiğimiz 16. âyet mecazi bir anlatım olup, güç ve zenginliğinden dolayı şımararak Allah, peygamber ve kitap tanımayan kimseyi yüce Allah’ın zelil ve perişan edeceğini, kibir ve gururunu kıracağını ifade eder

Kurdî / کوردی / Kürtçe Ji ber ku bi mal û kur in, tu bi gotina (wan) neke. Loma, ewan ji tuxûbê xwe borîne rast nînin).
Sahih International / English / Ingilizce Because he is a possessor of wealth and children,
M.Pickthall / English / Ingilizce It is because he is possessed of wealth and children
Muhsin Khan / English / Ingilizce (He was so) because he had wealth and children.
Yusuf Ali / English / Ingilizce Because(5602) he possesses wealth and (numerous) sons.
Shakir / English / Ingilizce Because he possesses wealth and sons.
Dr. Ghali / English / Ingilizce For that he has (Literally: for that he owns) wealth and sons,
Albanian / Shqip / Arnavutça (Mos e respekto) Vetëm pse ka pasuri e djem!
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice O, mal-dövlət, oğul-uşaq sahibi olsa belə!
Bosnian / Bosanski / Bosnakca samo zato što je bogat i što ima mnogo sinova,
Bulgarian / Български / Bulgarca А тъй като има богатство и синове,
Chinese / 中文 / Çince 那是因為他是有財產和子嗣的。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 那是因为他是有财产和子嗣的。
Czech / Česky / Çekçe - i když je majetný a syny obdařen!
Dutch / Nederlands / Hollandaca Zelfs indien hij rijkdommen en vele kinderen heeft.
Farsi / فارسی / Farsça بدان خاطر که صاحب مال و فرزندان بسیار است (مبادا از او اطاعت کنی!).
Finnish / Suomi / Fince siksi, että hänellä on rikkautta ja poikia!
French / Français / Fransızca Même s'il est doté de richesses et (de nombreux) enfants.
German / Deutsch / Almanca einfach, weil er Vermögen und Söhne hat!.
Hausa / Hausa Dili Sabõda yã kasance mai dũkiya da ɗiya.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce karena dia mempunyai (banyak) harta dan anak.
Italian / Italiano / Italyanca [Non dargli ascolto, ] anche se possiede ricchezze e progenie.
Japanese / 日本語 / Japonca 富と(多くの)子女を持っているために(そうである,これらの者に従ってはならない)。
Korean / 한국어 / Korece 이는 그가 재물과 많은 자손들을 가졌기 때문이뇨
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Adakah kerana ia seorang hartawan dan ramai anak-pinaknya (maka ia mendustakan ugama Kami)? -
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili അവന്‍ സ്വത്തും സന്താനങ്ങളും ഉള്ളവനായി എന്നതിനാല്‍ (അവന്‍ അത്തരം നിലപാട്‌ സ്വീകരിച്ചു.)
Maranao / mәranaw Kagiya adn a tamok iyan, ago manga wata.
Norwegian / Norsk / Norveççe fordi han har rikdom og sønner.
Polski / Polish / Polonya Dili Nawet gdy on posiada majątek i synów!
Portuguese / Português / Portekizce Ainda que possua bens e (numerosos) filhos,
Romanian / Română / Rumence Când versetele Noastre îi sunt citite, el spune: “Poveşti de-ale celor dintâi!”
Russian / Россия / Rusça даже если он будет богат и будет иметь сыновей.
Somali / Somalice inuu Xoolo iyo Wiilal uu leeyahay darteed (yuu saas u falay).
Spanish / Español / Ispanyolca so pretexto de poseer hacienda e hijos varones!
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Ati kwa kuwa ana mali na watoto!
Svenska / Swedish / Isveççe [Högmodig över] sin rikedom och sina [talrika] söner
Tatarça / Tatarish / Tatarca Ул күп мал вә күп бала иясе булганы өчен генә аңа һич итагать итмә һәм дус булма!
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili โดยถือว่าเขาเป็นผู้มีทรัพย์สินและมีบุตรหลานมาก
Urdu / اردو / Urduca اس سبب سے کہ مال اور بیٹے رکھتا ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Моли ва ўғиллари кўп бўлганидан.
Bengali / বাংলা / Bengalce এ কারণে যে, সে ধন-সম্পদ ও সন্তান সন্ততির অধিকারী।
Tamil / தமிழர் / Tamilce பெரும் செல்வமும், (பல) ஆண் மக்களும் உள்ளவனாக அவனிருப்பதால்

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>