1. Hîzb, Kalem Sûresi

Kalem Suresi 10. Ayeti Meali

وَلَا تُطِعْ كُلَّ حَلَّافٍ مَّهِينٍ
Velâ tuti’ kulle hallâfin mehîn(in)
1
ve lâ tutı’
ve itaat etme
2
kulle
her, hepsi (hiçbiri)
3
hallâfin
çok yemin edenler
4
mehînin
bayağı, basit, lüzumsuz, adi

Diyanet İşleri (10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Şunların hiçbirine boyun eğme: Yemin edip duran aşağılık,
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Tanıma şunların hiç birini; çok yemin eden o aşağılık,
Elmalılı Hamdi Yazır Ve tanıma şunların hiç birini: çok yemin edici, değersiz
Diyanet Vakfı (10-14) (Resûlüm!) Alabildiğine yemin eden, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan lâf götürüp getiren, iyiliği hep engelleyen, mütecâviz, günaha dadanmış, kaba ve haşin, bütün bunlardan sonra bir de soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbirine, mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
Abdulbaki Gölpınarlı Ve itâat etme çok yemin edenlerin, reyinde isâbet bulunmayanların hiçbirine.
Adem Uğur Şunların hiçbirine itâat etme: Yemin edip duran, aşağılık,
Ahmed Hulusi UYMA! Çokça yemin eden (Allâh'tan ve Sünnetullâh'tan kozalı olduğu için) basit, düşüncesiz her kişiye;
Ahmet Tekin Durmadan, olur olmaz yeminler eden, düşünme ve temyiz kabiliyetleri kıt aşağılıklara boyun eğme.
Ahmet Varol Sürekli yemin edip duran, aşağılık hiçbir kimseye itaat etme.
Ali Fikri Yavuz Bir de tanıma (haklı haksız) her çok yemin edeni, değersizi;
Bekir Sadak (10-14) Diliyle igneleyen, kovuculuk eden, iyiligi daima onleyen, asiri giden, suc isleyen, cok yemin eden alcak zorbaya, butun bunlar disinda bir de soysuzlukla damgalanmis kimseye, mal ve ogullari vardir diye aldiris etmeyesin.
Celal Yıldırım (10-11-12-13-14) Çok yemin eden, değersiz alçak, kusur araştırıp leke süren, ikiyüzlülük edip söz götürüp getiren, hayra hep engel olan, saldırgan olup hakları çiğneyen, günah işleyen, kaba ve şerefsiz ve sonra da soysuz olan hiçbir kimseye —mal ve oğullar sahibi de olsa— boyun eğme.
Diyanet İşleri 2 (10-14) Diliyle iğneleyen, kovuculuk eden, iyiliği daima önleyen, aşırı giden, suç işleyen, çok yemin eden alçak zorbaya, bütün bunlar dışında bir de soysuzlukla damgalanmış kimseye, mal ve oğulları vardır diye aldırış etmeyesin.
Fizilil Kuran Şunların hiçbirine itaat etme: Yemin edip duran aşağılık.
Gültekin Onan Şunların hiçbirine itaat etme: Yemin edip duran, aşağılık,
Hasan Basri Cantay (10-11-12-13) (Doğruya da, eğriye de) alabildiğine yemîn eden, izzet-i nefsi bulunmayan, (ötekini berikini) dâima ayıblayan, (gammazlıkla) lâf getirib götürmiye koşan, (insanları) hayırdan durmayıb men'eyleyen aşırı zaalim, çok günahkâr, kaba, haşin, bütün bunlardan başka da kulağı kesik (damgalı soysuz) olan her kişiyi tanıma (onlara boyun eğme)!
Hayat Neşriyat (10-14) (Habîbim, yâ Muhammed!) Çok yemîn eden, aşağılık (kıymetli bir görüşe sâhib olmayan), dâimâ ayıplayan (insanların arkasından dudak büken), hep koğuculuk peşinde gezen, her zaman hayra mâni' olan, haddi aşan (hakkı çiğneyen), alabildiğine günahkâr, zorba; bun(lar)dan sonra (bir de) soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbirine, mal ve oğullar sâhibi oldu diye itâat etme!
Ibni Kesir Sen; yemin edip duran, izzet-i nefsi bulunmayana uyma.
Muhammed Esed Ayrıca, yemin edip duran alçağa uyma,
Ömer Nasuhi Bilmen (10-12) Ve itaat gösterme her çok yemîn edene, âdî fikirli olana. Daima kusur arayana. Lâf götürüp getirene. Hayırdan men'e çalışıp durana, haddi tecavüz edene, çok günahkâr olana.
Ömer Öngüt Resulüm! Sakın itaat (ve iltifat) etme, alabildiğine yemin eden aşağılığa.
Şaban Piris Yemin edip duran alçağa itaat etme!
Suat Yıldırım (10-16) Sakın uyma: Servet ve hanedan sahibi diye, o bol bol yemin eden, değersiz adama! O gammaz, söz gezdiren, hayrın önünü kesene, o saldırgana, günaha dadanmışa! Şerefsiz, kaba, hem de soysuz olana! Kendisine âyetlerimiz okunduğunda "Bu eski insanların masalları!" diyene, yakında onun burnunu dağlayıp damga basarız.
Tefhim-ül Kuran Şunların hiçbirine itaat etme: Yemin edip duran, aşağılık,
Ümit Şimşek Uyma sen çok yemin edene, aşağılık kimseye,

Diyanet Tefsiri Müşriklerin ileri gelenleri hakkında inen bu âyetler, onların genel karakterlerinin güzel bir özetidir. “Ne idüğü belirsiz” diye çevirdiğimiz 13. âyetteki zenîm kelimesine müfessirler “bir toplumdan olmadığı halde onlara yamanmış olan, babası bilinmeyen, kötülüğü ile tanınan, lüzumsuz kimse, faydasız şey” anlamlarını vermişlerdir (bk. Râzî, XXX, 84-85). Zenîm kelimesinin burada özellikle günah işlemekten, haksızlık yapmaktan, zarar vermekten utanıp çekinmeyecek kadar tabiatı bozulmuş, insanlığını kaybetmiş, bu anlamda soysuzlaşmış kişiyi ifade ettiği söylenebilir. Bu âyetlerde Hz. Peygamber ve ona iman edenler uyarılarak anılan kötü niteliklerin tümünü veya bir kısmını taşıyan kimseye mal ve oğulları var diye yani zengin ve güçlü olduğu için boyun eğmemeleri istenmektedir. “Yakında onun alnına (cehennemlik) damgasını vuracağız” diye çevirdiğimiz 16. âyet mecazi bir anlatım olup, güç ve zenginliğinden dolayı şımararak Allah, peygamber ve kitap tanımayan kimseyi yüce Allah’ın zelil ve perişan edeceğini, kibir ve gururunu kıracağını ifade eder

Kurdî / کوردی / Kürtçe (Muhemmed!) hemî (kesên) sond xwarin e riswa
Sahih International / English / Ingilizce And do not obey every worthless habitual swearer
M.Pickthall / English / Ingilizce Neither obey thou each feeble oath monger,
Muhsin Khan / English / Ingilizce And obey not everyone who swears much, and is considered worthless,
Yusuf Ali / English / Ingilizce Heed not the type of despicable men,-(5599) ready with oaths,(5600)
Shakir / English / Ingilizce And yield not to any mean swearer
Dr. Ghali / English / Ingilizce And do not obey every most contemptible (person), constantly swearing,
Albanian / Shqip / Arnavutça Mos e respekto askë që betohet shumë dhe është i poshtër!
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice (Ya Peyğəmbər!) İtaət etmə (yalan yerə) hər and içənə, alçağa;
Bosnian / Bosanski / Bosnakca i ne slušaj nijednog krivokletnika, prezrena,
Bulgarian / Български / Bulgarca И не се покорявай на онзи, който все се кълне и е жалък,
Chinese / 中文 / Çince 你不n順從每茼k誓的、卑賤的、
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 你不要顺从每个妄誓的、卑贱的、
Czech / Česky / Çekçe Neposlouchej žádného křivopřísežníka hnusného,
Dutch / Nederlands / Hollandaca Maar geloof niemand die ieder oogenblik zweert en een verachtelijke is.
Farsi / فارسی / Farsça و از هر فرمایه ای که بسیار سوگند (دروغ) یاد می کند, اطاعت مکن.
Finnish / Suomi / Fince Älä tottele ainoatakaan halpamaista vannojaa,
French / Français / Fransızca Et n'obéis à aucun grand jureur, méprisable,
German / Deutsch / Almanca Höre auf keinen Niederträchtigen, der unablässig schwört,
Hausa / Hausa Dili Kada ka bi dukkan mai yawan rantsuwa, walãkantacce.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Dan janganlah kamu ikuti setiap orang yang banyak bersumpah lagi hina,
Italian / Italiano / Italyanca Non dare ascolto ad alcun miserabile spergiuro,
Japanese / 日本語 / Japonca あなたは,卑劣な誓いをたてるどんな者にも屈従してはならない。
Korean / 한국어 / Korece 비열한 그들의 맹세에 귀를 기울지 말라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Dan janganlah engkau (berkisar dari pendirianmu yang benar, dan jangan) menurut kemahuan orang yang selalu bersumpah, lagi yang hina (pendapatnya dan amalannya), -
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili അധികമായി സത്യം ചെയ്യുന്നവനും, നീചനുമായിട്ടുള്ള യാതൊരാളെയും നീ അനുസരിച്ചു പോകരുത്‌.
Maranao / mәranaw Na ding ka pagonoti so oman i balisapaan, a Hina,
Norwegian / Norsk / Norveççe Hør ikke etter hver foraktelig storsverger,
Polski / Polish / Polonya Dili Nie słuchaj więc: żadnego skorego do przysięgi, nędznego;
Portuguese / Português / Portekizce E jamais escutes a algum perjuro desprezível,
Romanian / Română / Rumence şi nici clevetitorului care umblă cu bârfa,
Russian / Россия / Rusça Не повинуйся всякому расточителю клятв, презренному,
Somali / Somalice Ha maqlin dhaar badane dhammaantiis oo dullaysan.
Spanish / Español / Ispanyolca ¡No obedezcas a ningún vil jurador.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Wala usimt'ii kila mwingi wa kuapa wa kudharauliwa,
Svenska / Swedish / Isveççe Och lyssna inte till den som är färdig att svära på allt
Tatarça / Tatarish / Tatarca Итагать итмә һәр күп ант итүче җиңел гакыллы ялганчыга.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili และเจ้าอย่าปฏิบัติตามทุกคนที่เป็นนักสาบานที่ต่ำช้า
Urdu / اردو / Urduca اور کسی ایسے شخص کے کہے میں نہ آجانا جو بہت قسمیں کھانے والا ذلیل اوقات ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Итоат қилма! Ҳар бир қасамхўр, пасткашга.
Bengali / বাংলা / Bengalce যে অধিক শপথ করে, যে লাঞ্ছিত, আপনি তার আনুগত্য করবেন না।
Tamil / தமிழர் / Tamilce அன்றியும், இழிவானவனான அதிகம் சத்தியம் செய்யும் ஒவ்வொருவனுக்கும் நீர் வழிபடாதீர்;

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>