4. Hîzb, Kâfirûn Sûresi

Kâfirûn Suresi 2. Ayeti Meali

لَا أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ
Lâ a’budu mâ ta’budûn(e)
1
lâ a’budu
ben kul olmam, tapmam
2
mâ ta’budûne
sizin kul olduğunuz, taptığınız şeyler

Diyanet İşleri “Ben sizin kulluk ettiklerinize kulluk etmem.”
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Sizin taptıklarınıza ben tapmam.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) tapmam o taptıklarınıza!
Elmalılı Hamdi Yazır Tapmam o tapdıklarınıza
Diyanet Vakfı (1-2) (Resûlüm!) De ki: Ey kâfirler! Ben sizin tapmakta olduklarınıza tapmam.
Abdulbaki Gölpınarlı Tapmam sizin taptıklarınıza.
Adem Uğur Ben sizin tapmakta olduklarınıza tapmam.
Ahmed Hulusi "Sizin tapındığınıza ben tapınmam!"
Ahmet Tekin 'Sizin taptığınız putları ben ilâh olarak tanımıyacağım, kulluk ve ibadet etmeyeceğim, sizin bağlandığınız düzene boyun eğmeyeceğim.'
Ahmet Varol Ben sizin taptıklarınıza tapmam.
Ali Fikri Yavuz Ben, sizin ibadet etmekte olduklarınıza (putlara) tapmam.
Bekir Sadak «Ben sizin taptiklariniza tapmam.»
Celal Yıldırım Sizin taptığınıza tapmam.
Diyanet İşleri 2 'Ben sizin taptıklarınıza tapmam.'
Fizilil Kuran Ben sizin taptıklarınıza tapmam.
Gültekin Onan "Ben sizin taptıklarınıza tapmam."
Hasan Basri Cantay «ben, sizin tapmakda olduklarınıza tapmam».
Hayat Neşriyat '(Sizin) tapmakta olduğunuz şeylere (ben) tapmam!'
Ibni Kesir Ben, sizin tapmakta olduklarınıza tapmam.
Muhammed Esed Ben tapmam sizin taptığınıza,
Ömer Nasuhi Bilmen «Ben sizin ibadet ettiğinize ibadet etmem.»
Ömer Öngüt Ben sizin taptıklarınıza tapmam.
Şaban Piris Ben sizin kulluk ettiğinize kulluk etmem.
Suat Yıldırım Ben sizin ibadet ettiklerinize ibadet etmem.
Tefhim-ül Kuran «Ben sizin taptıklarınıza tapmam.»
Ümit Şimşek Sizin tapmakta olduklarınıza ben tapacak değilim.

Diyanet Tefsiri Tevhid ilkesinin sembolü olarak Mekke döneminin ilk yıllarında inen bu sûrede Mekkeli müşriklerin şahsında bütün putperestlere ilân edilmek üzere iman ile şirkin ayrı şeyler olduğu, bu iki inanç sistemi arasında bir benzerlik bulunmadığı, dolayısıyla ikisinin birlikte bulunmasının, iki inanç arasında bir uzlaşmaya gidilmesinin mümkün olmadığı kesin olarak ifade edilmiştir. Bazı müfessirlere göre 2-3. âyetlerde, gelecekte Hz. Peygamber’in müşriklerin taptığına tapmayacağı, onların da Hz. Peygamber’in taptığına tapmayacakları ifade edilmiş; 4-5. âyetlerde ise halihazırda da onların tutumlarının farklı olmadığı bildirilmiştir. Ancak Şevkânî bu yorumu reddetmekte, 4-5. âyetlerin 2-3. âyetlerdeki gerçeği pekiştirdiğini söylemekte; bu tekrarlara dil kurallarından ve Arap şiirinden örnekler getirmekte, Hz. Peygamber’in hadislerinde de benzer tekrarların bulunduğunu ifade etmektedir (bk. V, 599-600). Bizim tercihimiz de bu yöndedir. Zira 2-3. âyetlerde Hz. Peygamber’in şahsında müminlerin sadece bir Allah’a kulluk etmeleri emredilmiş, Allah’a ortak koşanlarla gerek inanç gerekse ibadet bakımından hiçbir şekilde benzerliklerinin bulunmadığı vurgulanmıştır. 4-5. âyetlerde ise Hz. Peygamber’i kendi dinlerine döndürmek isteyen putperestlerin ümidini kırmak maksadıyla söz tekrar edilmiştir. “Sizin dininiz size, benim dinim banadır” şeklinde tercüme ettiğimiz 6. âyet, daha geniş kapsamlı ve daha vurgulu bir şekilde önceki âyetleri tekit eder ve bu iki din arasında uzlaşmanın olamayacağını gösterir. Zira bu iki dini uzlaştırmak, hak ile bâtılı uzlaştırmak anlamına gelir. Son âyetten din, vicdan ve ibadet özgürlüğünün esas olduğu, kimsenin herhangi bir dine girmeye zorlanamayacağı anlamının da çıkarılabileceğini düşünen bir kısım müfessirler bu âyetin müşriklere karşı savaşılmasını emreden âyetle (bk. Tevbe 9/36) neshedildiğini yani hükmünün kaldırıldığını ileri sürmüşlerdir. Ancak bizim de katıldığımız görüşe göre âyetin hükmü kaldırılmamıştır; çünkü burada bir emir veya yasak değil, bir vâkıanın tesbiti ve ifade edilmesi (haber) söz konusudur; haber ise Allah’tan olduğu için gerçektir, hükmü değişmez (bk. Şevkânî, V, 600). Bu âyet, bir vâkıa tesbiti olduğu ve müslümanların zayıf durumda bulundukları bir dönemde indiği için ondan din ve vicdan özgürlüğü anlamının çıkarılamayacağı da düşünülebilir. Kuşkusuz İslâm’da din, vicdan ve ibadet özgürlüğü vardır; ancak bu özgürlükler Medine döneminde inen âyetlerde ifade edilmiş, müslümanların hâkim oldukları zaman ve mekânlarda uygulanmış, hayata geçirilmiştir.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Tişta, ku hûn jê ra perestî dikin ez ji bona wî ra perestî nakim.
Sahih International / English / Ingilizce I do not worship what you worship.
M.Pickthall / English / Ingilizce I worship not that which ye worship;
Muhsin Khan / English / Ingilizce "I worship not that which you worship,
Yusuf Ali / English / Ingilizce I worship not that which ye worship,
Shakir / English / Ingilizce I do not serve that which you serve,
Dr. Ghali / English / Ingilizce I do not worship what you worship,
Albanian / Shqip / Arnavutça Unë nuk adhuroj atë që ju e adhuroni!
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Mən sizin ibadət etdiklərinizə (bütlərə) ibadət etmərəm!
Bosnian / Bosanski / Bosnakca ja se neću klanjati onima kojima se vi klanjate,
Bulgarian / Български / Bulgarca аз не служа на това, на което вие служите,
Chinese / 中文 / Çince 我不崇拜你­怍珣R拜的 ,
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 我不崇拜你们所崇拜的 ,
Czech / Česky / Çekçe Já nebudu uctívat to, co vy uctíváte,
Dutch / Nederlands / Hollandaca Ik zal niet aanbidden wat gij aanbidt,
Farsi / فارسی / Farsça من نمی پرستم آنچه را که شما می پرستید.
Finnish / Suomi / Fince En palvele sitä, mitä te palvelette,
French / Français / Fransızca Je n'adore pas ce que vous adorez.
German / Deutsch / Almanca Ich diene nicht dem, was ihr dient.
Hausa / Hausa Dili "Bã zan bautã wa abin da kuke bautã wa ba."
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Aku tidak akan menyembah apa yang kamu sembah.
Italian / Italiano / Italyanca Io non adoro quel che voi adorate
Japanese / 日本語 / Japonca わたしは,あなたがたが崇めるものを崇めない。
Korean / 한국어 / Korece 너희가 숭배하는 것을 내가 숭배하지 아니하며
Malay / Bahasa Melayu / Malayca "Aku tidak akan menyembah apa yang kamu sembah.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili നിങ്ങള്‍ ആരാധിച്ചുവരുന്നതിനെ ഞാന്‍ ആരാധിക്കുന്നില്ല.
Maranao / mәranaw Kna a ba akn dii zoasoata so gii niyo zoasoatn;
Norwegian / Norsk / Norveççe Ikke kommer jeg til å tilbe det dere tilber,
Polski / Polish / Polonya Dili Ja nie czczę tego, co wy czcicie,
Portuguese / Português / Portekizce Não adoro o que adorais,
Romanian / Română / Rumence Eu nu mă închin la ceea ce vă închinaţi voi.
Russian / Россия / Rusça Я не поклоняюсь тому, чему поклоняетесь вы,
Somali / Somalice Ma caabudayo waxaad caabudaysaan.
Spanish / Español / Ispanyolca Yo no sirvo lo que vosotros servís,
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Siabudu mnacho kiabudu;
Svenska / Swedish / Isveççe Jag dyrkar inte vad ni dyrkar.
Tatarça / Tatarish / Tatarca Сез гыйбадәт кыла торган сынымнарга мин гыйбадәт кылмыймын.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili ฉันจะไม่เคารพภักดีสิ่งที่พวกท่านเคารพภักดีอยู่
Urdu / اردو / Urduca جن (بتوں) کو تم پوچتے ہو ان کو میں نہیں پوجتا
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Мен сиз ибодат қилган нарсаларга ибодат қилмасман.
Bengali / বাংলা / Bengalce আমি এবাদত করিনা, তোমরা যার এবাদত কর।
Tamil / தமிழர் / Tamilce நீங்கள் வணங்குபவற்றை நான் வணங்கமாட்டேன்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>