3. Hîzb, İsrâ Sûresi

İsrâ Suresi 98. Ayeti Meali

ذَلِكَ جَزَآؤُهُم بِأَنَّهُمْ كَفَرُواْ بِآيَاتِنَا وَقَالُواْ أَئِذَا كُنَّا عِظَامًا وَرُفَاتًا أَإِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقًا جَدِيدًا
Żâlike cezâuhum bi-ennehum keferû bi-âyâtinâ ve kâlû e-iżâ kunnâ ‘izâmen verufâten e-innâ lemeb’ûśûne ḣalkan cedîdâ(n)
1
zâlike
işte bu
2
cezâu-hum
onların cezası
3
bi enne-hum
onların olması dolayısıyla, sebebiyle
4
keferû
inkâr ettiler
5
bi âyâti-nâ
âyetlerimizi
6
ve kâlû
ve dediler
7
e izâ kunnâ
biz olduğumuz zaman mı
8
izâmen
kemik
9
ve rufâten
ve toz haline gelmiş (toprak)
10
e innâ
gerçekten biz mi
11
le meb’ûsûne
mutlaka beas edileceğiz, diriltileceğiz
12
halkan
yaratılış
13
cedîden
yeni olarak

Diyanet İşleri Bu, onların cezasıdır. Çünkü onlar âyetlerimizi inkâr ettiler ve, “Biz bir yığın kemik, bir yığın ufantı olduktan sonra mı yeniden bir yaratılışla diriltilecekmişiz, biz mi?” dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) Bu onların cezasıdır! Çünkü onlar, âyetlerimizi inkâr etmişler ve: «Sahi bizler, bir yığın kemik ve ufalanmış toz olduğumuz zaman mı, yeni bir yaratılışla diriltilmiş olacağız?» demişlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 1) Bu, onların cezasıdır, çünkü onlar ayetlerimizi inkar ettiler ve: «Sahi biz bir yığın kemik ve ufalanıp tozduğumuz zaman mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?» dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır O onların cezalarıdır, çünkü onlar âyetlerimize küfrettiler de: ya biz bir yığın kemik olduğumuz ve ufalanıp tozduğumuz vakıt mı, biz mi cidden yeni bir hılkatle ba'solunacağız? dediler.
Diyanet Vakfı Cezaları işte budur! Çünkü onlar, âyetlerimizi inkâr etmişler ve: «Sahi bizler, bir kemik yığını ve kokuşmuş toprak olduktan sonra yeni bir yaratılışla diriltilmiş mi olacağız?» demişlerdir.
Abdulbaki Gölpınarlı Bu da, delillerimizi inkâr edip kemik haline geldikten, toz olup gittikten sonra mı yeniden yaratılacağız da dirileceğiz demelerinin karşılığı.
Adem Uğur Cezaları işte budur! Çünkü onlar, âyetlerimizi inkâr etmişler ve: "Sahi bizler, bir kemik yığını ve kokuşmuş toprak olduktan sonra yeni bir yaratılışla diriltilmiş mi olacağız?" demişlerdir.
Ahmed Hulusi İşte bu onların yaptıklarının sonucudur! Çünkü onlar kendilerindeki işaretlerimizi, hakikat bilgisini inkâr edenlerdi ve: "Biz kemik yığını ve toz toprak olduğumuzda mı, gerçekten yepyeni bir yaradılış ile bâ'solunacaklarız?" dediler.
Ahmet Tekin Âyetlerimizi, kâinattaki kudretimizi, birliğimizi gösteren açık delilleri inkârda ısrar edip küfre saplanmaları,
'Sahi bizler, bir kemik yığını ve kokuşmuş toz toprak olduktan sonra mı, yepyeni bir yaratılışla mı, yeniden diriltileceğiz?' demeleri sebebiyle cezaları budur.
Ahmet Varol Bu, ayetlerimizi inkar etmelerine ve: 'Kemikler ve ufalanmış toz haline geldikten sonra mı, biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?' demelerine karşılık onların cezalarıdır.
Ali Fikri Yavuz Bu, onların cezasıdır; çünkü onlar, âyetlerimizi inkâr ettiler ve şöyle dediler: “- Biz, bir yığın kemik ve ufalanmış toz olduğumuz zaman mı, gerçekten yeni bir yaratılışla diriltileceğiz!...”
Bekir Sadak Bu, ayetlerimizi inkar etmelerinin ve: «Kemik ve ufalanmis toprak oldugumuzda mi yeniden dirilecegiz?» demelerinin cezasidir.
Celal Yıldırım Bu, onların âyetlerimizi inkâr etmeleri ve «biz kemikler ve ufalıp toz-toprak haline geldikten sonra mı yeni bir yaratık olarak dirilip kaldırılacağız ?» demelerine karşılık cezalarıdır.
Diyanet İşleri 2 Bu, ayetlerimizi inkar etmelerinin ve: 'Kemik ve ufalanmış toprak olduğumuzda mı yeniden dirileceğiz?' demelerinin cezasıdır.
Fizilil Kuran Onların cezaları budur. Çünkü ayetlerimizi yalanlamışlar ve «Biz kemik ve toz haline dönüştükten sonra diriltilerek yaratılışın yeni bir aşamasına mı geçeceğiz?» demişlerdi
Gültekin Onan Bu, şüphesiz, onların ayetlerimize küfretmelerine ve: "Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?" demelerine karşılık cezalarıdır.
Hasan Basri Cantay Bu, onların cezasıdır. Çünkü, onlar âyetlerimizi tanımayarak kâfir oldular, «Bir yığın kemik ve kırıntı olunca mı, hakıykaten biz mi yeni bir yaratılışla diriltilecekmişiz?» dediler.
Hayat Neşriyat İşte bu, onların cezâsıdır; çünki onlar, âyetlerimizi inkâr ettiler ve: '(Biz) bir kemik yığını ve ufalanmış bir toprak hâline geldiğimiz zaman mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltilecek kimseleriz?' dediler.
Ibni Kesir Bu, onların cezasıdır. Çünkü onlar; ayetlerimize küfrettiler ve: Kemik, ufalanmış toprak olduğumuzdan sonra mı, biz mi, yeniden bir yaratılışla diriltileceğiz? dediler.
Muhammed Esed Bu, onların mesajlarımızı inkar ederek ve "Demek, biz kemiğe, toza toprağa dönüştükten sonra gerçekten yepyeni bir yaratma eylemiyle diriltileceğiz, öyle mi?" diyerek hak ettikleri bir karşılık olacak.
Ömer Nasuhi Bilmen Bu onların cezasıdır. Çünkü onlar Bizim âyetlerimizi inkar ettiler ve dediler ki, «Biz birtakım kemikler ve parçalanmış nesneler olduğumuz vakit mi, biz mi yeni bir yaratılmış olarak diriltileceğiz?»
Ömer Öngüt Onların cezaları işte budur! Çünkü onlar âyetlerimizi inkâr ettiler ve: “Biz bir yığın kemik ve ufalanmış toprak olduktan sonra mı, biz mi yeni bir yaratılışla diriltilmiş olacağız?” dediler.
Şaban Piris Bu, ayetlerimizi inkar etmeleri ve “Kemik haline gelip, ufalanıp toprak olduktan sonra yeni bir yaratılışla tekrar mı diriltileceğiz?” demeleri sebebiyle onların cezasıdır.
Suat Yıldırım İşte onların cezaları budur! Çünkü onlar âyetlerimizi inkâr ediyorlar ve:"Bir kemik yığını ve ufalanan kırıntı haline geldikten sonra mı biz diriltilip yeniden yaratılacağız!" diye dinle alay ediyorlardı.
Tefhim-ül Kuran Bu, şüphesiz, onların ayetlerimizi inkâr etmelerine ve: «Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?» demelerine karşılık cezalandırır.
Ümit Şimşek Bu onların cezasıdır; çünkü onlar âyetlerimizi inkâr etmişler ve 'Biz kemik olup toza toprağa karıştıktan sonra mı yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?' demişlerdi.

Diyanet Tefsiri Putperestlerin kendi bâtıl inançlarında ısrar etmeleri, İslâm’a ve müslümanlara karşı düşmanca tutumlarını sürdürmeleri Hz. Peygamber’i derinden üzüyor; bu sebeple onların mutlaka müslüman olmalarını arzuluyor; onca delile ve gösterdiği gayrete rağmen bu hususta sonuç alamaması üzüntüsünü daha da arttırıyordu. Bu üzüntüsü dolayısıyla Hz. Peygamber’i teselli maksadı taşıyan 97. âyette risâletin mahiyeti üzerinde akıl ve insaf ölçülerinde düşünüp taşınacakları yerde, duygularına kapılıp inkârda inat edenlere Allah’ın hidayet nasip etmeyeceği, O’nun sapkınlıkla başbaşa bıraktıklarına, peygamber de dahil olmak üzere hiç kimsenin yardım edemeyeceği, kurtuluş sağlayamayacağı bildirilmektedir (İbn Âşûr, XV, 214-215). Ayrıca, Allah’ın âyetlerini ve öldükten sonra tekrar dirilmeyi alaycı bir tavırla inkâr eden dik başlı müşriklerin âhirette nasıl yüzüstü sürünerek, aşağılık bir görüntü içinde mahşer yerine getirilecekleri; dünyada iken İslâm ve müslümanlar karşısında her türlü haksız ve insafsız sözleri sarfetmelerinin, yaymalarının, bu uğurda faaliyet göstermelerinin bir cezası olarak mahşerde kör, dilsiz ve sağır bırakılacakları, nihayet varıp kalacakları yerin cehennem olduğu ve orada hiç azalmayan bir azapla cezalandırılacakları ifade edilmektedir.

Kurdî / کوردی / Kürtçe Celata wan eva ye, loma ewan bi beratên me bûne file û ewan gotibûne: "Heke gava em bibine hestî û arişt jî, qey emê ji nû da bêne afirandinê, dîsa bêne civandinê?"
Sahih International / English / Ingilizce That is their recompense because they disbelieved in Our verses and said, "When we are bones and crumbled particles, will we [truly] be resurrected [in] a new creation?"
M.Pickthall / English / Ingilizce That is their reward because they disbelieved Our revelations and said: When we are bones and fragments shall we, forsooth, be raised up as a new creation?
Muhsin Khan / English / Ingilizce That is their recompense, because they denied Our Ayat (proofs, evidences, verses, lessons, signs, revelations, etc.) and said: "When we are bones and fragments, shall we really be raised up as a new creation?"
Yusuf Ali / English / Ingilizce That is their recompense, because they rejected Our signs, and said, "When we are reduced to bones and broken dust, should we really be raised up (to be) a new Creation?"(2304)
Shakir / English / Ingilizce This is their retribution because they disbelieved in Our communications and said What! when we shall have become bones and decayed particles, shall we then indeed be raised up into a new creation?
Dr. Ghali / English / Ingilizce That is their recompense for that they disbelieved in Our signs and said, "Is it (true) that when we are bones and decomposed remains, surely will we indeed be made to rise again as a new creation?"
Albanian / Shqip / Arnavutça Ai (dënim) është meritë e tyre, ngase ata mohuan argumentet tona dhe thanë: “A pasi të bëhemi eshtra e pluhur do të ringjallemi krijesë e re?”
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice Bu, ayələrimizi inkar etdiklərinə və: “Sür-sümük, çürüyüb ovxalanmış torpaq olduğumuz halda, biz dirildilib yeni bir məxluqmu olacağıq?” – dediklərinə görə onların cəzasıdır.
Bosnian / Bosanski / Bosnakca To će im biti kazna zato što u dokaze Naše nisu vjerovali i što su govorili: "Zar kada postanemo kosti i prah, zar ćemo kao nova stvorenja, doista, biti oživljeni?"
Bulgarian / Български / Bulgarca Това е тяхното възмездие, защото не повярваха в Нашите знамения и казваха: “Нима след като станем кости и пръст, нима наистина ще бъдем възкресени в ново творение?”
Chinese / 中文 / Çince 這是他怐熙纗S,因為他怳ㄚH我的蹟象,並且說:「我旼雃足骨和塵土後,難 道我怳@定會被復活成新人嗎?」
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince 这是他们的报酬,因为他们不信我的迹象,并且说:�我们变成枯骨和尘土后,难道我们一定会被复活成新人吗?��
Czech / Česky / Çekçe Toto odměnou jejich bude za to, že ve znamení Naše nevěřili a říkali: Až staneme se kostmi a prachem, budeme vzkříšeni nějakým novým stvořením?
Dutch / Nederlands / Hollandaca Dit zal hunne vergelding zijn, omdat zij niet in onze teekens gelooven, en zeggen: als wij tot beenderen en stof veranderd zullen zijn, zullen wij dan zekerlijk als nieuwe schepselen opstaan?
Farsi / فارسی / Farsça این کیفر آنهاست، به (خاطر) این که به آیات ما کافر شدند، و گفتند : «آیا هنگامی که ما استخوانهایی (پوسیده) و پراکنده ای شدیم، آیا دگر بار با آفرینش تازه ای برانگیخته خواهیم شد ؟!» .
Finnish / Suomi / Fince Tämä on heidän palkkansa, koska he kielsivät Meidän merkkimme ja sanoivat: »Kuinka meidät herätettäisiin uuteen elämään senjälkeen kuin olemme muuttuneet luiksi ja tomuksi?»
French / Français / Fransızca Telle sera leur sanction parce qu'ils ne croient pas en Nos preuves et disent : "Quand nous serons ossements et poussière, serons-nous ressuscités en une nouvelle création ? "
German / Deutsch / Almanca Das ist ihr Lohn dafür, daß sie Unsere Zeichen verleugnet und gesagt haben: "Sollen wir denn, wenn wir (bereits) Knochen und Überreste geworden sind, fürwahr wieder als neue Schöpfung auferweckt werden?"
Hausa / Hausa Dili Wancan ne sãkamakonsu sabõda lalle sũ, sun kãfirta da ãyõ yinMu, kuma suka ce: "Shin idan muka kasance ƙasũsuwa da nĩƙaƙƙun gaɓũɓuwa, shin lalle mũ, haƙĩ ka, waɗanda ake tãyarwa ne a cikin wata halitta sãbuwa?"
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce Itulah balasan bagi mereka, karena sesungguhnya mereka kafir kepada ayat-ayat Kami dan (karena mereka) berkata: "Apakah bila kami telah menjadi tulang belulang dan benda-benda yang hancur, apakah kami benar-benar akan dibangkitkan kembali sebagai makhluk baru?"
Italian / Italiano / Italyanca Sarà il loro compenso, perché tacciano di menzogna i Nostri segni e dicono: "Quando saremo ossa e polvere saremo resuscitati a nuova creazione?".
Japanese / 日本語 / Japonca これはかれらが,わが印を信じない応報である。かれらはまた言う。「わたしたちが骨と砕けた土になった後,本当に新たな生き者として甦るのでしょうか。」
Korean / 한국어 / Korece 이것이 그들을 위한 보상이 니 이것은 그들이 하나님의 예중 을 불신하였기 때문이라 그들이 말하였거늘 뼈만 남아 흙으로 돌 아갈 때 진실로 우리가 새로이 부 활된단 말이뇨
Malay / Bahasa Melayu / Malayca Balasan mereka yang sedemikian, ialah kerana mereka kufur ingkarkan ayat-ayat Kami, dan mereka berkata: "Adakah sesudah Kami menjadi tulang dan benda yang reput, adakah Kami akan dibangkitkan semula dalam kejadian yang baharu?"
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili അവര്‍ നമ്മുടെ ദൃഷ്ടാന്തങ്ങളെ നിഷേധിച്ചതിനും, ഞങ്ങള്‍ എല്ലുകളും ജീര്‍ണാവശിഷ്ടങ്ങളും ആയിക്കഴിഞ്ഞിട്ടാണോ പുതിയൊരു സൃഷ്ടിയായി ഞങ്ങള്‍ ഉയിര്‍ത്തെഴുന്നല്‍പിക്കപ്പെടുന്നത്‌ എന്ന്‌ അവര്‍ പറഞ്ഞതിനും അവര്‍ക്കുള്ള പ്രതിഫലമത്രെ അത്‌.
Maranao / mәranaw Giyoto man i balas kiran, sabap sa mataan! a siran na inongkir iran so manga ayat Ami, go pitharo iran: "Ino amay ka mbaloy kami a manga tolan go botha, ba mataan! a skami na khawyag kami dn sa kaadn a bago?."
Norwegian / Norsk / Norveççe Dette er deres belønning for at de ikke trodde på Vårt ord og sa: «Når vi er morkne ben, skal vi da gjenoppvekkes i ny skapning?»
Polski / Polish / Polonya Dili Oto ich zapłata za to, iż nie wierzyli w Nasze znaki, i mówili: "Kiedy będziemy kośćmi i prochem, to czyż naprawdę będziemy wskrzeszeni w nowym stworzeniu?"
Portuguese / Português / Portekizce Isso será o seu castigo, porque negam os Nosso versículos e dizem: Quê! Quando estivermos reduzidos a ossos e pó,seremos, acaso, reencarnados em uma nova criação?
Romanian / Română / Rumence Ei nu-şi dau seama că Dumnezeu care a creat cerurile şi pământul poate crea iarăşi alţii asemenea lor? El le-a hotărât un soroc, fără nici o îndoială asupra-i, însă cei nedrepţi refuză orice, în afară de a fi tăgăduitori.
Russian / Россия / Rusça Таково возмездие им за то, что они не уверовали в Наши знамения и говорили: "Неужели после того, как мы превратимся в прах и частички, мы будем воскрешены в новом творении?"
Somali / Somalice taasina waa Abaalkooda ah inay ka gaaloobeen Aayaadkanaga, oy dheheen markaan lafo noqonno iyo burbur miyaa nala soo bixin Abuur Cusub.
Spanish / Español / Ispanyolca Ésa será su retribución por no haber creído en Nuestros signos y por haber dicho: «Cuando seamos huesos y polvo, ¿es verdad que se nos resucitará a una nueva creación?»
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili Hayo ni malipo yao kwa sababu walizikataa ishara zetu, na wakasema: Hivyo tukisha kuwa mifupa na mapande yaliyo vurugika tutafufuliwa kwa umbo jipya?
Svenska / Swedish / Isveççe Detta är den lön [som väntar dem] på grund av deras vägran att tro på Våra budskap och för deras ord: "Skall vi, efter att ha blivit ben och sönderfrätta rester, återuppstå i en ny skapelse?"
Tatarça / Tatarish / Tatarca Аларны бу рәвешчә ґәзаб кыйлуыбыз Без иңдергән Коръән белән гамәл кыйлуны инкяр иткәннәре өчендер, һәм без үлеп, сөякләребез череп таралып беткәннән соң, әлбәттә, тереләчәк түгелбез дигәннәре өчендер.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili นั่นคือการตอบแทนของพวกเขา โดยแน่นอน พวกเขาปฏิเสธศรัทธาต่อโองการทั้งหลายของเรา และพวกเขากล่าวว่า“เมื่อเราเป็นกระดูกและร่วนยุ่ยแล้ว แท้จริงเราจะถูกให้ฟื้นขึ้นเพื่อกำเนิดใหม่ได้อย่างไร ?”
Urdu / اردو / Urduca یہ ان کی سزا ہے اس لئے کہ وہ ہماری آیتوں سے کفر کرتے تھے اور کہتے تھے کہ جب ہم (مر کر بوسیدہ) ہڈیاں اور ریزہ ریزہ ہوجائیں گے تو کیا ازسرنو پیدا کئے جائیں گے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe Ана ўша, Бизнинг оятларимизга куфр келтирганлари ва «Агар суяк ва титилган тупроқ бўлсак ҳам, албатта, янгитдан яратилиб, қайта тирилтирилурмизми?!» деганлари учун жазоларидир.
Bengali / বাংলা / Bengalce এটাই তাদের শাস্তি। কারণ, তারা আমার নিদর্শনসমূহ অস্বীকার করেছে এবং বলেছেঃ আমরা যখন অস্থিতে পরিণত ও চুর্ণ-বিচুর্ণ হয়ে যাব, তখনও কি আমরা নতুনভাবে সৃজিত হয়ে উত্থিত হব?
Tamil / தமிழர் / Tamilce அவர்கள் தம் வசனங்களை நிராகரித்து, "நாம் (மரித்து) எலும்புகளாகவும், உக்கி மண்ணோடு மண்ணாகவும் ஆகிவிடுவோமாயின், (மீண்டும்) புதியதொரு படைப்பாக எழுப்பப்படுவோமா?" என்றும் சொல்லிக் கொண்டிருந்தார்களே அதற்காக அவர்களுடைய கூலி இது தான்.

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * olarak işaretlendi

Bu HTML etiketlerini ve özniteliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>